Ana Sayfa / Rehberler / Karar Kütüphanesi

Karar Kütüphanesi

Sitedeki rehber yazılarda atıf yapılan bütün mahkeme kararları burada toplanıyor: Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu, İçtihadı Birleştirme kararları, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri ile Uyuşmazlık Mahkemesi. Mahkemeye, yıla veya anahtar kelimeye göre süzebilir; her kararın hangi yazıda hangi bağlamda kullanıldığını görüp kaynak yazıya tek tıkla geçebilirsiniz. Aynı karar birden çok yazıda anılıyorsa her yazı için ayrı bir kart olarak görünür — yukarıdaki sayaçta karar benzersiz künyeyi, atıf kart sayısını gösterir.

Kartların çoğunda kararın koyduğu kural bir cümleyle özetleniyor, altında kararın kendi cümlesi birebir alıntılanıyor ve alıntının kararın neresinden geldiği yazıyor: dairenin gerekçesi mi, karşı oy mu, onanan bölge adliye mahkemesi kararı mı, kararda aktarılan bir kanun hükmü mü. Alıntıların tamamı kararın tam metniyle harfi harfine karşılaştırılarak doğrulanıyor. Değerlendirmesi kalıp onamadan ibaret olan kararlarda alıntı yer almaz; kart yalnızca künyeyi ve kullanıldığı bağlamı taşır.

Bu sayfa kararların özeti değildir: alıntılar bağlamından koparılmadan okunmalı, bir karar tamamı görülmeden dayanak yapılmamalıdır. Tam metin için künyeyi kopyalayıp Yargıtay Karar Arama ya da UYAP Emsal üzerinde aratabilirsiniz.

Yargıtay 2. HD
E. 2023/5287 · K. 2024/2746

Bu kural emredicidir ve malik olan eşi bağlar; yani tapuda konut yalnızca bir eşin üzerine kayıtlı olsa dahi, tek başına satış veya ipotek işlemi yapamaz. Rıza, işleme özgü ve açık olmalıdır; genel bir vekâlet veya örtülü kabul kural olarak yeterli sayılmaz. Nitekim Yargıtay, ipotek tesisine verilen rızanın devir işlemine de rıza sayılmayacağı gerekçesiyle verilen bir bölge adliye mahkemesi kararı…

Kaynak: Aile Konutu Şerhi →
Yargıtay 2. HD
E. 2012/8889 · K. 2013/4048

KONUT ÜZERİNDE İPOTEK TESİS EDİLMİŞ OLMASI, TAPU KÜTÜĞÜNE AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMASINA ENGEL DEĞİLDİR

“Konut üzerine ipotek tesis edilmiş olması tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulasına engel teşkil etmez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Aile Konutu Şerhi →
Yargıtay HGK
E. 2019/765 · K. 2022/1369

AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMAMIŞ OLSA DA EŞLERİN BİRLİKTE YAŞADIĞI KONUT ÜZERİNDEKİ FİİL EHLİYETLERİ SINIRLANMIŞTIR

“Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlan…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Aile Konutu Şerhi →
Yargıtay 2. HD
E. 2021/8535 · K. 2021/10155

EŞİN RIZASI OLMADAN YAPILAN AİLE KONUTU DEVRİ BAŞTAN KESİN HÜKÜMSÜZDÜR; BU HÜKÜMSÜZLÜK, SONRADAN TESİS EDİLEN İPOTEĞİ DE — YENİ MALİKİN EŞİNİN RIZASI ALINMIŞ OLSA BİLE — GEÇERSİZ KILAR

“her ne kadar ipotek tesis edilirken malik olan Atilla'nın eşinin rızası alınmışsa da, başından itibaren kesin hükümsüz olan işlem, devamında tesis edilen ipotek işlemini de hükümsüz hale getirecektir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Aile Konutu Şerhi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/12210 · K. 2016/5436

YAZILI RIZA OLMADAN YAPILAN DEVİRDE DEVRALAN FUZULİ ŞAGİLDİR; KİRACIYA OTUZ GÜNLÜK İHTAR ZORUNLU OLSA DA ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDAKİ FUZULİ ŞAGİL İÇİN İHTAR GEREKMEZ

“kiracının akde aykırı olarak kiralananı başkasına devretmesi halinde kiraya verenin sözleşmeye aykırılık sebebiyle tahliye davası açabilmesi için TBK.'nun 316. maddesi uyarınca kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi halde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve bu bildirimin sonuçsuz kalması gerekiyor ise de, kiracı dışında üçüncü kişi konumunda olan fuzuli şagil hakkında ihtar çekilmesine gerek yoktur…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/5282 · K. 2017/16600

KİRA BEDELİNİN DEVRALAN TARAFINDAN KİRAYA VERENİN HESABINA ÖDENMESİ, DEVRE ONAY VERİLDİĞİNİ GÖSTERMEZ

“Kira bedellerinin davalı tarafından davacıların banka hesabına ödenmesi de davacının sözleşmenin devrine onay verdiğini göstermez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/3415 · K. 2025/2813

KİRACI, KİRAYA VERENİN YAZILI RIZASINI ALMADIKÇA KİRA İLİŞKİSİNİ DEVREDEMEZ; İŞYERİ KİRALARINDA KİRAYA VEREN HAKLI SEBEP OLMADIKÇA BU RIZAYI VERMEKTEN KAÇINAMAZ VE DEVREDEN KİRACI EN FAZLA İKİ YIL MÜTESELSİLEN SORUMLU KALIR

“maddesi gereğince, kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez. İşyeri kiraları bakımından kiraya veren, haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Yine, işyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam edecektir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/3400 · K. 2025/4478

İşletmeyi bütün hâlinde devrediyorsanız durum değişir. Ticari işletme, 6102 sayılı TTK m. 11/3 uyarınca malvarlığı unsurlarının ayrı ayrı devri için zorunlu tasarruf işlemleri yapılmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve "aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını , ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletm…

Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/1425 · K. 2024/1638

SÖZLEŞMENİN DEVRİ İÇİN YA ÜÇ TARAFLI BİR DEVİR SÖZLEŞMESİ YAPILMALI YA DA DEVREDEN İLE DEVRALAN ARASINDAKİ SÖZLEŞMEYE SÖZLEŞMEDE KALAN TARAFIN ONAYI EKLENMELİDİR

“Bunun için ya sözleşmede kalan ile sözleşmeyi devretmek isteyen ve sözleşmeyi devralacak üçüncü kişinin bir araya gelip, üç taraflı bir hukuki işlem olarak devir sözleşmesi yapmaları ya da devretmek isteyen ile sözleşmeyi devralmak isteyen üçüncü kişi arasında yapılan sözleşmeye, sözleşmede kalan tarafın onay vermesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/594 · K. 2024/904

DEVİR SÖZLEŞMESİ ANCAK KİRAYA VERENİN YAZILI ONAYININ ALINMASIYLA HÜKÜM VE SONUÇLARINI DOĞURUR

“maddesine göre, "Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez. Kiraya veren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz." denilmekle ancak kiraya verenin yazılı onayının alınmasıyla taraflar arasındaki devir sözleşmesi hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4495 · K. 2017/12244

Kira bedelinin devralan tarafından ödenmesi, rıza yerine geçmez — alt kirada olduğu gibi devirde de zımni rıza kabul edilmez (Yargıtay 3. HD, 19.09.2017, 2017/4495 E., 2017/12244 K. : "Kira bedellerinin başkası tarafından ödenmiş olması başlı başına kira sözleşmesinin devrine kiraya verenin muvafakat ettiğini göstermez"; kararda elektrik-su aboneliği ve vergi kaydının devralana geçmiş olması da ye…

Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4343 · K. 2017/12797

YAZILI RIZA OLMADAN DEVİR HÂLİNDE DEVRALAN FUZULİ ŞAGİLDİR; TBK M. 316'DAKİ OTUZ GÜNLÜK İHTAR YALNIZCA KİRACIYA GÖNDERİLİR, FUZULİ İŞGALCİ İÇİN İHTAR ŞARTI YOKTUR

“Bu durumda davalının fuzuli şagil olduğunun kabulü gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun 316.maddesinde belirtilen otuz gün süreli eski hale getirme ihtarnamesinin kiracılara gönderilmesi gerekmektedir. Kiralananı fuzuli işgal eden davalı için yasada ihtar şartı düzenlenmemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4692 · K. 2017/12798

KİRAYA VERENİN YAZILI RIZASI YOKSA DEVRALANIN FUZULİ ŞAGİL OLDUĞU KABUL EDİLİR VE İHTAR GÖNDERİLMEDEN TAHLİYESİ İSTENEBİLİR

“kiraya verenin yazılı rızasının bulunmaması halinde ilgili davalının fuzuli şagil olduğunun kabulünün gerekeceği, bu durumda da Türk Borçlar Kanunu'nun 316.maddesinde belirtilen otuz gün süreli eski hale getirme ihtarnamesinin sadece kiracılara gönderilmesi gerekeceğinin belirtilmesi karşısında, kiralananı fuzuli işgal eden davalı için ihtar gönderilmeden tahliye istenebileceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 6. HD
E. 2010/9709 · K. 2010/14244

KİRALANANIN KİRAYA VERENİN RIZASI OLMADAN DEVRİ YALNIZCA FESİH SEBEBİ DEĞİLDİR; DEVREDEN KİRACI HAKKINDA DA AKDE AYKIRILIK NEDENİYLE TAHLİYEYE KARAR VERİLMELİDİR

“Taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesi ve 6570 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca kiracı ...'nın da akde aykırılık nedeniyle tahliyesine karar vermek gerekirken bu aykırılığın sadece sözleşmenin feshini gerektireceği gerekçesiyle bu davalı yönünden tahliye isteminin reddi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Alt Kira ve Kira İlişkisinin Devri →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/3407 · K. 2025/2532

ALT KİRACI, ASIL KİRAYA VERENE KARŞI YALNIZCA KULLANMA AMACINA AYKIRILIKTAN VE VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLUDUR; KİRA BEDELLERİNDEN ANCAK KENDİ KİRAYA VERENİNE KARŞI SORUMLUDUR

“alt kiracının asıl kiraya verene karşı sorumluluğu, kiralananın ilk kira sözleşmesindeki kullanma amacına aykırı davranılması ve kiralanana vermiş olduğu zararlar nedeniyle ilk kira sözleşmesinin kiracısı ile birlikte sorumluluk kapsamıyla sınırlıdır. Alt kiracı, ancak kendi kiraya verenine karşı kira bedellerini ödemekle sorumludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Belirli/Belirsiz Kira Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/6177 · K. 2026/2951

BELİRLİ SÜRELİ KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRASI SÜRE BİTİMİNDE KENDİLİĞİNDEN SONA ERMEZ; KİRAYA VEREN SÖZLEŞMEYİ SÜRENİN BİTİMİNE DAYANARAK SONA ERDİREMEZ

“belirli süreyle yapılan konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmesi süre bitiminde kanundaki fesih ve sona erme hallerinin bulunmaması halinde sözleşme aynı koşullarla birer yıl süreyle yenilenmiş sayılır. Kiraya veren tarafından sözleşmede kararlaştırılan sürenin bitimine bağlı olarak sona erdirilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Belirli/Belirsiz Kira Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/4166 · K. 2025/1495

BELİRLİ SÜRELİ KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRASINDA KİRACI BİTİMDEN ON BEŞ GÜN ÖNCE FESİH BİLDİRİMİ YAPMAZSA SÖZLEŞME BİR YIL UZAR

“347/1 maddesi uyarınca; konut ve çatılı iş yeri kiralarında, belirli süreli olarak yapılan kira sözleşmelerinde, kiracı bitim tarihinden itibaren 15 gün önce sözleşmeyi feshedeceğine dair bildirimde bulunmaz i…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Belirli/Belirsiz Kira Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/5395 · K. 2026/1304

Süreye uyulmalıdır. Fesih bildirim süresine uyulmadan yapılan beyan, sözleşmeyi belirtilen tarihte sona erdirmez; bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur (TBK m. 328/2). Yargıtay 3. HD bu kuralı yukarıda anılan 2024/3407 E. ve 2025/2532 K. sayılı bozma kararında uygulamış — fesih bildiriminin tebliğ tarihi belgelenemediğinden bildirimin izleyen dönem için sonuç doğuracağını kabul etmiş…

Kaynak: Belirli/Belirsiz Kira Feshi →
Yargıtay 8. HD
E. 2015/16133 · K. 2016/6077

KİŞİSEL MALLARIN GELİRLERİ EDİNİLMİŞ MAL NİTELİĞİNDEDİR VE TASFİYEYE TABİDİR

“219/4.madde uyarınca; kişisel malların gelirleri edinilmiş mal niteliğinde olup tasfiyeye tabidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2015/11803 · K. 2017/2296

KİŞİSEL MALIN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN GELİR VE BU GELİRLE EDİNİLEN MALVARLIĞI DA KİŞİSEL MAL SAYILIR

“Bu kanuni düzenlemelere göre, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malın satışından elde edilen gelir ve bu gelir kullanılarak edinilen malvarlığı da kişisel mal sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2021/8490 · K. 2022/6224

TOPTAN ÖDEME YERİNE İRAT BAĞLANMIŞ OLSAYDI, REJİMİN SONA ERDİĞİ TARİHTE SONRAKİ DÖNEME AİT İRADIN PEŞİN SERMAYEYE ÇEVRİLMİŞ DEĞERİ KİŞİSEL MAL SAYILIR

“eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ... boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarın kişisel mal olarak hesaba katılacağı…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2017/12554 · K. 2017/11144

ÇALIŞMA SÜRESİ İKİ REJİM DÖNEMİNE YAYILMIŞSA KIDEM TAZMİNATININ KİŞİSEL VE EDİNİLMİŞ KISIMLARI HER DÖNEME İSABET EDEN SÜRE VE GELİR DURUMUNA GÖRE ORANLANIR

“Eşin çalışma süresinin hem mal ayrılığı hem de edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlere yayılması durumunda ise, her bir döneme isabet eden çalışma süresi ve gelir durumu esas alınarak oranlama yapılmak suretiyle, kıdem tazminatının kişisel ve edinilmiş olan miktarları belirlenir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay HGK
E. 2017/1038 · K. 2021/458

DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYASI KİM TARAFINDAN KİME TAKILIRSA TAKILSIN KADINA BAĞIŞLANMIŞ VE ONUN KİŞİSEL MALI SAYILIR

“Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 3. HD
E. 2016/15340 · K. 2018/5571

İLERİ SÜRDÜĞÜ OLAYDAN KENDİ YARARINA HAK ÇIKARMAK İSTEYEN, İDDİA ETTİĞİ OLAYLARI KANITLAMAK ZORUNDADIR

“Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayları kanıtlaması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay HGK
E. 2021/650 · K. 2023/76

ZİYNET DAVASINDA ÖNCELİKLİ KURAL, DAVA KONUSU ZİYNETLERİN CİNS, SAYI, NİTELİK VE MİKTAR OLARAK VARLIĞININ KANITLANMASIDIR

“Ziynet eşyası davalarında, ispat hukuku yönünden öncelikli kural; davacı kadın eş tarafından dava konusu edilen ziynet eşyalarının, cins, sayı, nitelik ve miktar olarak varlığının kanıtlanmış olması gerekliliğine ilişkindir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2016/19287 · K. 2019/5440

ZİNA VEYA HAYATA KAST NEDENİYLE İNDİRİM YALNIZCA ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞINA UYGULANIR; KATKI PAYI VE DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞINDA UYGULANMAZ

“Bir başka anlatımla, mal ayrılığı rejimindeki katkı payı alacağı ve edinilmiş mallara katılma rejimindeki değer artış payı alacağı (TMK mad. 227) için, TMK'nin 236/2. maddesi uygulama alanı bulmaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2020/2692 · K. 2020/7736

BİR MAL KESİMİNDEN DİĞERİNE KATKIDA BULUNULMUŞSA DENKLEŞTİRME, KATKI ORANINA VE MALIN TASFİYE ZAMANINDAKİ DEĞERİNE GÖRE YAPILIR

“Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2024/1258 · K. 2024/10123

TMK M. 229: REJİMİN SONA ERMESİNDEN ÖNCEKİ BİR YIL İÇİNDE RIZASIZ YAPILAN KARŞILIKSIZ KAZANDIRMALAR VE KATILMA ALACAĞINI AZALTMA KASTIYLA YAPILAN DEVİRLER TASFİYEYE DAHİL EDİLİR

“eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2020/3579 · K. 2021/703

EŞLE BİRLİKTE ÜÇÜNCÜ KİŞİYE DE DAVA AÇILMIŞSA ÜÇÜNCÜ KİŞİYE KARŞI DAVA AYRILIR VE EŞE KARŞI DAVANIN SONUCU BEKLETİCİ SORUN YAPILIR

“167.maddesi uyarınca üçüncü kişiye (davalı ...'ye) karşı açılan dava hakkında "ayırma kararı" verilerek davanın ayrı bir esasa kaydının sağlanması; bu davada eski eşe karşı açılan katılma alacağı davası sonucunun ve alacağa karar verilmiş ise, eşden tahsil edilebilme durumunun HMK'nin 165/1. maddesi gereğince "bekletici sorun" yapılması olması gerektiği…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/6815 · K. 2023/5514

KREDİ ORANLAMASI EDİNME TARİHİNDEKİ TAKSİT SAYISI ÜZERİNDEN YAPILIR; ÖDEME MİKTARLARI ESAS ALINARAK YAPILAN ORANLAMA HATALIDIR

“oranlamaların edinme tarihindeki kredi taksit sayısı üzerinden yapılması gerekirken ödeme miktarları gözetilerek oranlama yapılması hatalı olmuştur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2021/5368 · K. 2021/10234

BOŞANMA DAVA TARİHİNE KADAR ÖDENEN TAKSİT SAYISININ TOPLAM TAKSİT SAYISINA ORANLANMASIYLA KATILMA ALACAĞI BELİRLENİR

“tasfiyeye konu taşınmaz için kullanılan kredinin boşanma dava tarihinde kadar yapılan kredi ödemelerinin (51 aylık taksit) toplam kredi ödemelerine (120 aylık taksit) ve edinme değerlerine oranlaması yapılarak sonucuna göre artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/7910 · K. 2024/840

BOZMADAN SONRA TAHKİKAT BİTİNCEYE KADAR ISLAH MÜMKÜNDÜR; ANCAK HÂKİMİN ISLAH İÇİN TARAFA SÜRE VERMESİ GEREKMEZ

“6100 sayılı Kanun'un 176 ve devamı maddeleri uyarınca bozmadan sonra tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün ise de hakimin ıslah talebi için tarafa süre vermesi gerekmediği, davacı tarafından tahkikat bitinceye kadar ıslah talebin de bulunulmadığı anlaşılmakla…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/4359 · K. 2024/1528

ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI, MALLARIN MAL REJİMİNİN SONA ERDİĞİ TARİHTEKİ DURUMLARINA GÖRE ANCAK TASFİYE TARİHİNDEKİ SÜRÜM DEĞERİ ÜZERİNDEN HESAPLANIR

“Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2025/5698 · K. 2026/331

ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞINDA TASFİYE TARİHİ KARAR TARİHİDİR; TASFİYEYİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YAPMIŞSA ONUN KARAR TARİHİ ESAS ALINIR

“Artık değere katılma alacağı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32\[...\] /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2016/10980 · K. 2018/17131

ŞİRKET PAYINDA ÖNCE MAL REJİMİNİN SONA ERDİĞİ TARİHTEKİ DEĞER BULUNUR, SONRA BU DEĞER KARAR TARİHİNE EN YAKIN TARİHE TÜFE İLE GÜNCELLENİR

“davalının şirketteki hissesinin, mal rejiminin sona erdiği 16.02.2010 tarihi dikkate alınarak, yapılacak hesaplamaya göre bulunacak miktarın, (tasfiye) karar tarihine en yakın tarihe TÜFE ile güncellenmiş değeri dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/25256 · K. 2016/5974

EŞLERDEN BİRİNE AİT MALVARLIĞINDA DİĞER TARAFIN MÜLKİYET VEYA BAŞKA AYNİ HAK TALEBİ SÖZ KONUSU OLAMAZ

“Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2010/3898 · K. 2011/394

BORCUN PARA YA DA AYIN OLARAK ÖDENMESİ YALNIZCA BORÇLU EŞE TANINMIŞ BİR HAKTIR; ALACAKLI EŞE SEÇME YETKİSİ VERMEZ

“maddesi, katılma veya değer artış payı alacağının borçlusu eşe borcunu para veya ayın olarak ödeme imkanı tanımaktadır. Bu hak yalnız borçluya tanınmış olup, alacak hakkı sahibi eşe ödemenin para veya ayın olarak yapılmasını isteme hakkını vermemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2016/3224 · K. 2016/7130

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVALARINDA ON YILLIK GENEL ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANIR

“Dairemiz uygulamalarında da, mal rejiminin tasfiyesi davalarında on yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay HGK
E. 2013/1013 · K. 2013/816

TÜRK MEDENİ KANUNU'NUN YOLLAMASIYLA BORÇLAR KANUNU'NUN ZAMANAŞIMINA İLİŞKİN UYGUN DÜŞEN HÜKMÜ MAL REJİMLERİNDE DE UYGULANIR

“Bu durum karşısında anılan madde gereğince BK'nun zamanaşımına ilişkin uygun düşen hükmünün mal rejimleri konusunda da uygulanabileceği kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/3468 · K. 2022/8924

TÜRK MEDENİ KANUNU TASFİYE DAVALARI İÇİN ZAMANAŞIMI DÜZENLEMEMİŞTİR; TBK M. 146 UYARINCA HER ALACAK ON YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİDİR

“nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için her hangi bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmemiştir. Bu durumda, aynı Kanun'un 5. maddesi yollamasıyla 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanmalıdır. Zira, TBK'nin 646. maddesine göre, Borçlar Kanunu, Medeni Kanunun tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir. TBK'nin 146. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/12969 · K. 2014/10996

ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI BOŞANMA KARARININ KESİNLEŞTİĞİ TARİHTİR

“Yani zamanaşımının başlangıç tarihinin saptanan bu olgu karşısında boşanma kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2020/1448 · K. 2021/2616

AKSİNE ANLAŞMA YOKSA TASFİYENİN SONA ERMESİNDEN BAŞLAYARAK FAİZ YÜRÜTÜLÜR; TASFİYE TARİHİ KARAR TARİHİDİR

“aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…" hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 8. HD
E. 2016/12395 · K. 2018/17537

FAİZ KARAR TARİHİNDEN İŞLER; KARARIN KESİNLEŞTİĞİ TARİHTEN FAİZ YÜRÜTÜLMESİ DOĞRU DEĞİLDİR

“Mahkemece, karar tarihi olan 15.03.2016 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, kararın kesinleştiği tarihden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2024/9868 · K. 2025/11945

BOZMA SONRASI DEĞERLER GÜNCELLENİP YENİ HÜKÜM KURULMUŞSA FAİZ, BOZMAYLA ORTADAN KALKAN ESKİ KARAR TARİHİNDEN DEĞİL SON KARAR TARİHİNDEN İŞLER

“Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama ile katılma alacağına esas malların tasfiye anındaki sürüm değeri yeniden belirlenip bu hususta güncel değer üzerinden hüküm kurma cihetine gidildiğine göre son karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamı ile ortadan kalkan hükümdeki karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/6050 · K. 2024/6103

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ İLE ALACAK HAKKINDA KARAR VERİLEBİLMESİ İÇİN EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİNİN SONA ERMİŞ OLMASI GEREKİR

“ın ve Dairemizin devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Yargıtay 2. HD
E. 2024/3935 · K. 2024/10567

TASFİYEDEN KAYNAKLANAN ALACAĞIN DAVA KONUSU YAPILABİLMESİ İÇİN MUACCEL HÂLE GELMESİ GEREKİR; BU DA MAL REJİMİNİN SONA ERMESİYLE GERÇEKLEŞİR

“Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Boşanmada Katkı ve Katılma Alacağı →
Danıştay 4. Daire
E. 2004/463 · K. 2004/1536

YURT DIŞINDA İKAMET EDEN DAR MÜKELLEFİN, TEVKİFAT YAPILMIŞ KİRA GELİRİNİ BEYAN ETME YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTUR

“olayda söz konusu kira gelirinden tevkifat yapılıp vergi dairesine yatırıldığı sabit olduğu gibi 1983 yılından itibaren Amerika'da ikamet ettiği Şikago Başkonsolosluğunca düzenlenen belgeden anlaşılan ve aksi yönde bir tespit bulunmayan dar mükellef davacının kira gelirini beyan etmesi gerekmediğinden yapılan tarhiyatta isabet görülmediği…”Onanan vergi mahkemesi kararından
Kaynak: Dar Mükellefin Gayrimenkul Vergisi →
Danıştay 4. Daire
E. 2005/562 · K. 2005/1437

DAR MÜKELLEFİYETTE GELİR SADECE TEVKİF SURETİYLE VERGİLENDİRİLMİŞ ÜCRET, SERBEST MESLEK KAZANCI, MENKUL-GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI VE KÂR PAYINDAN İBARETSE BEYANNAME VERİLMEZ

“dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece,tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kar paylarından ibaret ise beyanname verilmeyeceği düzenlenmiştir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Dar Mükellefin Gayrimenkul Vergisi →
Danıştay VDDK
E. 2022/526 · K. 2024/18

YALNIZCA SATIŞ İŞLEMLERİNİN ÇOKLUĞUNA DAYANILARAK TİCARİ FAALİYET YÜRÜTÜLDÜĞÜ SONUCUNA VARILAMAZ

“Sadece gayrimenkullerin satış işlemlerinin çokluğuna dayanarak davacının ticari faaliyet yürüttüğü ileri sürülse de, tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının ihtilaf konusu dönemde yaptığı sat…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Dar Mükellefin Gayrimenkul Vergisi →
Danıştay 4. Daire
E. 2020/143 · K. 2022/5218

TİCARİ ORGANİZASYONUN ŞEKLİ VE MADDİ UNSURLARI AÇIKÇA BELLİ DEĞİLSE, FAALİYETİN DEVAMLILIK KASTIYLA YAPILDIĞI BELİRLENİR

“Gayrimenkul alım satımının, şekli ve maddi koşulları ile kurulmuş bir ticari organizasyon içinde yapıldığında ticari faaliyetin unsuru sayılacağı açıktır. Ancak, Danıştay'ın yerleşik hale gelmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde faaliyetin devamlılık kastı ve niyeti ile yapıldığını bel…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Dar Mükellefin Gayrimenkul Vergisi →
Danıştay 4. Daire
E. 2016/19521 · K. 2021/2592

SÜREKLİLİK VE ÇOKLUK ARZ EDEN GAYRİMENKUL ALIM-SATIMI GVK M. 37/4 KAPSAMINDA TİCARİ FAALİYETTİR; DEĞERLENDİRME UYUŞMAZLIK YILI İLE DİĞER YILLAR BİRLİKTE YAPILIR

“uyuşmazlık konusu 2009 yılı ile diğer yıllar birlikte değerlendirildiğinde ticari nitelik taşıyacak sayıda gayrimenkul alımı ve satımının söz konusu olması sebebiyle, ticari faaliyetin unsurları olan süreklilik ve çokluk arz edecek şekilde kazanç sağlamak için faaliyette bulunulduğu, yapılan bu faaliyetin 193 sayılı Kanunun 37/4. maddesi kapsamında ticari faaliyet olduğu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Dar Mükellefin Gayrimenkul Vergisi →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/6762 · K. 2024/330

ECRİMİSİL, ZİLYET OLMAYAN MALİKİN, MALİK OLMAYAN KÖTÜNİYETLİ ZİLYETTEN İSTEYEBİLECEĞİ BİR TAZMİNATTIR

“Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/3751 · K. 2023/5074

FUZULİ İŞGAL KİRA SÖZLEŞMESİNE BENZETİLEMEZ; NİTELİĞİ İTİBARIYLA HAKSIZ BİR EYLEMDİR VE DOĞAN ZARARIN TAZMİNİ GEREKİR

“İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/11798 · K. 2021/1572

KULLANIM RIZAYA DAYANIYORSA (HARİCİ SATIŞ, FİİLÎ TAKSİM, KİRA) RIZA KALKANA KADAR HAKSIZ VE KÖTÜNİYETLİ SAYILMAZ

“Ne var ki; uygulamada taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.) bu gibi hallerde, rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım kabul edilmemektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/5469 · K. 2024/4232

PAYDAŞLAR KURAL OLARAK, İNTİFADAN MEN EDİLMEDİKÇE BİRBİRLERİNDEN ECRİMİSİL İSTEYEMEZ

“Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 1. HD
E. 2011/12668 · K. 2012/2038

ECRİMİSİL, İHTARNAMEDE TANINAN SÜRENİN BİTİMİNDEN DAVA TARİHİNE KADARKİ DÖNEM İÇİN HESAPLANIR

“O halde; hüküm altına alınan ecrimisilin ihtarnamede davalıya tanınan süre olan 30.07.2010 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan süre için hesaplanması gerekirken, önceki dönemi de kapsar şekilde belirlenen ecrimisile karar verilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/4664 · K. 2024/2152

İŞGALİN HANGİ TARİHLERDE VE KİM TARAFINDAN YAPILDIĞI HER TÜRLÜ ŞÜPHEDEN UZAK BİÇİMDE ORTAYA KONMALIDIR

“idare tarafından dava konusu ecrimisil borcuna ilişkin yapılan tespit sonucunda, her türlü şüpheden uzak ve net bir şekilde davacının hangi tarihlerde taşınmazı işgal ettiğinin ortaya konulamadığı…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/15985 · K. 2021/2950

ECRİMİSİLİN KAPSAMINI, KULLANMADAN DOĞAN OLUMLU ZARAR İLE MALİKİN YOKSUN KALDIĞI FAYDA BİRLİKTE BELİRLER

“Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/17311 · K. 2014/1867

İLK DÖNEM ECRİMİSİLİ TAŞINMAZIN O DÖNEMDEKİ SERBEST ŞARTLARDA GETİREBİLECEĞİ KİRA PARASINA GÖRE BELİRLENİR; SONRAKİ DÖNEMLER ÜFE ARTIŞININ TAMAMI YANSITILARAK BULUNUR

“İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/14906 · K. 2021/2713

HER DÖNEM İÇİN BELİRLENEN ECRİMİSİLE, DÖNEM SONU (TAHAKKUK TARİHİ) İTİBARIYLA FAİZ YÜRÜTÜLÜR

“Bilindiği üzere ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2019/5402 · K. 2021/2896

FAİZİN DÖNEM SONUNDAN YÜRÜTÜLMESİ KURALINA AYKIRI HESAP BOZMA SEBEBİDİR

“Bilindiği üzere ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekmektedir. Davacı, dava dilekçesinde dava tarihinden geriye dönük olmak üzere 5 yıl için talep ettiği ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, Mahkemece davacının davasının kısmen kabulü ile 10.02.2009 - 10.02.2014 tarihleri ile ilgili toplam 22.626,00 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine hükmedilmişse de, hükmün bu haliyle infaza elverişli olduğu söylenemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/2494 · K. 2023/3117

HANGİ DÖNEM İÇİN KAÇ LİRA ECRİMİSİL GEREKTİĞİ VE BUNA GÖRE FAİZİN BAŞLAMA TARİHİ, YANİ DÖNEM SONLARI HÜKÜMDE AÇIKÇA BELİRTİLMELİDİR

“O halde; Mahkemece, hangi dönem için kaç lira ecrimisil tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin, diğer bir deyişle dönem sonlarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/3808 · K. 2026/2664

ZAMANAŞIMI DEF'İ SÜRESİNDE İLERİ SÜRÜLMÜŞSE DAVA TARİHİNDEN GERİYE EN FAZLA BEŞ YILLIK DÖNEM İÇİN ECRİMİSİLE HÜKMEDİLİR

“Davalılar tarafından süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu ve davanın 11/08/2014 tarihinde açıldığı gözetildiğinde eldeki davada en fazla 5 yıllık süre için bir başka deyişle 11/08/2009 ilâ 11/08/2014 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken; mahkemece 07.08.2009-20.05.2014 tarihleri arası dönem için ecrimisile hükmedilmesi hatalı olmuştur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 3. HD
E. 2011/4165 · K. 2011/8039

ECRİMİSİLE BİRER YILLIK DÖNEMLER HÂLİNDE, HER DÖNEMİN SONUNDAN İTİBAREN YASAL FAİZ YÜRÜTÜLÜR

“Öte yandan, haksız işgal tazminatı olan ecrimisilde her dönem için belirlenen ecrimisile birer yıllık dönemler halinde dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faize hükmetmek gerekirken, 15.06.2004 tarihinden itibaren başlatılan ecrimisile dönem sonundan değil, bu tarihten itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 3. HD
E. 2013/3343 · K. 2013/4578

FAİZ İŞGALİN BAŞLANGICINDAN DEĞİL, HER DÖNEMİN SONUNDAN İTİBAREN YÜRÜTÜLÜR

“her dönem için belirlenen ecrimisil miktarına talep olması halinde dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekirken, işgalin başlangıcı tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/3418 · K. 2023/4708

HAKSIZ İŞGAL, HAKKIN SONA ERDİĞİ TARİHİ TAKİP EDEN GÜNDEN BAŞLAR; FAİZ DE O TARİHTEN YÜRÜTÜLÜR

“davalının haksız işgali 31.12.2015 tarihini takip eden gün başlayacağından, faizin bu tarih esas alınarak yürütülmesi gerekirken dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/4459 · K. 2024/5510

TAHLİYE YÜKÜMLÜLÜĞÜNE UYULMAMIŞSA HAKSIZ İŞGAL O TARİHİ TAKİP EDEN GÜN BAŞLAR VE FAİZ BU TARİH ESAS ALINARAK YÜRÜTÜLÜR

“davalının haksız işgali 31.12.2015 tarihini takip eden gün başlayacağından, faizin bu tarih esas alınarak yürütülmesi gerekirken dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesinin doğru görülmediği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay HGK
E. 2017/1053 · K. 2019/1236

ECRİMİSİL ALACAĞI HAKSIZ EYLEMDEN DOĞDUĞUNDAN DÖNEM SONLARINDAN İTİBAREN KADEMELİ YASAL FAİZ İSTENEBİLİR

“Eş söyleyişle, ecrimisil alacağı haksız eylemden doğduğundan, davacı her dönem için tahakkuk etmiş olan ecrimisil alacağının dönem sonlarından itibaren kademeli yasal faiziyle birlikte tahsilini talep edebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/12330 · K. 2021/1260

ECRİMİSİL DAVALARINDA İSTEM VARSA HER DÖNEM İÇİN BELİRLENEN MİKTARA DÖNEM SONU (TAHAKKUK TARİHİ) İTİBARIYLA FAİZ YÜRÜTÜLÜR

“Ecrimisil davalarında, istem olması halinde her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/14914 · K. 2019/78

ECRİMİSİLE FAİZ, TALEP DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN İSTENMİŞSE İŞGALİN BAŞLANGICINDAN DEĞİL DAVA TARİHİNDEN YÜRÜTÜLÜR; AKSİ HÂLDE HÜKÜM İNFAZA ELVERİŞLİ OLMAZ

“Bu nedenle hükmün 2. bendindeki " ... işgalin başlangıç tarihinden her yıl veya dönemin tahakkuk tarihleri olan sonlarından başlayarak" bölümünün çıkarılmasına yerine "dava tarihi itibariyle" ibaresinin konulması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/6272 · K. 2023/638

Uygulamanın tümüyle yeknesak olmadığını da belirtmek gerekir: Yargıtay 7. HD'nin 06.02.2023 tarihli, 2022/6272 E. ve 2023/638 K. sayılı kararında, davacı işgalin başlangıcından itibaren kademeli faiz talep ettiğini ileri sürmesine rağmen, faizi dava tarihinden başlatan ilk derece kararı onanmıştır. Bu nedenle talep, hangi dönem için hangi tarihten faiz istendiğini gösterecek açıklıkta yazılmalıdır…

Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/8160 · K. 2013/10497

KULLANIMA MUVAFAKAT EDİLEN HÂLLERDE İHTARNAME ÇEKİLMESİYLE MUVAFAKATİN GERİ ALINDIĞI KABUL EDİLİR

“yle ise, davacıya ait binada yangının çıktığı 2000 yılına kadar fiili kullanma biçiminin oluştuğu, davalıların 2000 yılından 2005 yılına kadarki kullanımlarının muvafakata dayalı olduğu, ihtarname keşide etmekle muvafakatin geri alındığının kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/3801 · K. 2022/7377

FAİZ BAŞLANGICI DAVA TARİHİ DEĞİL, TEMERRÜT DOĞURAN İHTARNAMENİN TEBLİĞ TARİHİDİR

“hükmün 1. numaralı bendinde yer alan "dava tarihi olan 09.04.2015" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 12.11.2014" ibaresinin yazılmasına…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/5032 · K. 2023/5909

FUZULİ İŞGAL HAKSIZ EYLEM OLDUĞUNDAN ECRİMİSİLE TİCARİ FAİZ DEĞİL YASAL FAİZ UYGULANIR

“taşınmazın fuzuli işgali, haksız eylem niteliğinde olduğundan belirlenen ecrimisil bedeline ticari faiz yerine yasal faiz uygulanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle hesap yapılması…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/2616 · K. 2024/3724

ECRİMİSİL DAVALARI BEŞ YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİDİR; SÜRE DAVA TARİHİNDEN GERİYE DOĞRU İŞLER

“25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) →
Yargıtay HGK
E. 2022/820 · K. 2023/1074

DAVACI AYNÎ HAKKINI VE EL ATMAYI, DAVALI İSE EL ATMADIĞINI YA DA EL ATMANIN HAKSIZ OLMADIĞINI İSPATLA YÜKÜMLÜDÜR

“Bu anlamda davacı, aynî hakkını ve davalının aynî hakka el attığını ispatla yükümlüdür. Davalı da aynî hakka el atmadığını veya el atmakla birlikte el atmasının haksız olmadığını (davacının el atmaya katlanmakla yükümlü”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay HGK
E. 2024/101 · K. 2025/299

DAVANIN AMACI AYNÎ HAKKA EL ATMANIN SONA ERDİRİLMESİ VEYA EL ATMA TEHLİKESİNİN ÖNLENMESİDİR

“El atmanın önlenmesi davasının amacı, aynî hakka el atmanın sona erdirilmesi veya el atma tehlikesinin önlenmesidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/3690 · K. 2024/641

MÜLKİYET HAKKI HERKESE KARŞI İLERİ SÜRÜLEBİLİR; MÜDAHALENİN NE ZAMAN GERÇEKLEŞTİĞİNE BAKILMAKSIZIN HER ZAMAN KORUMA İSTENEBİLİR

“Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 8. HD
E. 2022/1349 · K. 2024/3115

EL ATMANIN ÖNLENMESİ DAVASININ ÖN KOŞULU, DAVALININ FİİLÎ BİR EL ATMASININ BULUNMASI VE BU EL ATMANIN HAKSIZ OLMASIDIR

“el atmanın önlenmesi davalarında ön koşul olarak davalı tarafından fiili bir el atmasının olması ve bu el atmanın haksız yere olması gerektiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/1214 · K. 2025/5118

KULLANIM HAKLI BİR YANILGIYA DAYANIYORSA ECRİMİSİL, İHTARNAMENİN TEBLİĞİNE EL ATMANIN SONLANDIRILMASI İÇİN VERİLEN SÜRENİN EKLENMESİYLE BULUNAN TARİHTEN DAVA TARİHİNE KADAR HESAPLANIR

“davalılar aleyhine hükmedilebilecek ecrimisil dönemi, haksız kullanımın başladığı ihtarname tebliğ tarihine el atmanın sonlandırılması için verilen sürenin eklenmesi ile ulaşılan tarih ile dava tarihine kadar olan süredir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 5. HD
E. 2011/20003 · K. 2012/5103

Fiili işgal: Taşınmazın tamamının veya bir bölümünün izinsiz kullanılması — ekilmesi, üzerine yapı ya da baraka konulması, otopark veya depo olarak kullanılması. Sözleşmesiz oturanın çıkarılmasında izlenebilecek tüm yollar için Fuzuli İşgalde Tahliye yazımıza bakabilirsiniz. El atan bir kamu idaresi ise (yol, park, tesis yapımı gibi), kamulaştırma yapılmaksızın gerçekleşen bu müdahaleye karşı da e…

Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 5. HD
E. 2011/8078 · K. 2011/11512

Fiili işgal: Taşınmazın tamamının veya bir bölümünün izinsiz kullanılması — ekilmesi, üzerine yapı ya da baraka konulması, otopark veya depo olarak kullanılması. Sözleşmesiz oturanın çıkarılmasında izlenebilecek tüm yollar için Fuzuli İşgalde Tahliye yazımıza bakabilirsiniz. El atan bir kamu idaresi ise (yol, park, tesis yapımı gibi), kamulaştırma yapılmaksızın gerçekleşen bu müdahaleye karşı da e…

Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 5. HD
E. 2012/24933 · K. 2013/1908

Fiili işgal: Taşınmazın tamamının veya bir bölümünün izinsiz kullanılması — ekilmesi, üzerine yapı ya da baraka konulması, otopark veya depo olarak kullanılması. Sözleşmesiz oturanın çıkarılmasında izlenebilecek tüm yollar için Fuzuli İşgalde Tahliye yazımıza bakabilirsiniz. El atan bir kamu idaresi ise (yol, park, tesis yapımı gibi), kamulaştırma yapılmaksızın gerçekleşen bu müdahaleye karşı da e…

Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 8. HD
E. 2020/799 · K. 2021/4411

Uygulamada en sık gözden kaçan nokta budur. Malikin izin verdiği bir kullanım, ne kadar uzun sürerse sürsün haksız el atma sayılmaz. Yargıtay 8. HD'nin aynı dosyada verdiği 26.05.2021 tarihli, 2020/799 E. ve 2021/4411 K. sayılı bozma ilamında — ki bozmaya uyularak kurulan hüküm Yargıtay 7. HD'nin 26.12.2023 tarihli, 2023/5521 E. ve 2023/6536 K. sayılı kararıyla onanmıştır — davacının davalının dav…

Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/5521 · K. 2023/6536

MALİKİN İZİN VERDİĞİ KULLANIM, RIZA GERİ ALININCAYA KADAR HAKSIZ İŞGAL OLUŞTURMAZ

“davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına izin verdiği sabit olduğuna göre, davalının bu rızanın geri alınmasına kadar kullanımının haksız işgal oluşturmayacağı, bu nedenle Mahkemece davacının yeri edindiği 30.03.2011 tarihinden itibaren belirlenen ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı, tanıkların dinlenerek, tüm delillerle birlikte davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına gösterdiği rızanın ne zaman geri alındığının tespit edilmesi gerektiği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/543 · K. 2025/4931

RIZA İHTARNAMEYLE SONA ERDİRİLDİKTEN SONRA KULLANIM HAKSIZ DURUMA GELİR

“davalının dava konusu taşınmazda davacının rızası ile tarafların beyanları doğrultusunda yaklaşık 23 yıl ikamet ettiği, ancak davacı tarafından davalıya hitaben gönderilen 06.09.2021 tarihli ihtarnamede bu rızanın sona erdirildiği, ihtarnameden sonra davalının müdahalesinin haksız duruma geldiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 1. HD
E. 2012/9581 · K. 2012/13319

HARİCİ SATIŞ KAYIT MALİKİNİ BAĞLAMAZ; HAPİS HAKKI TANINMAKSIZIN EL ATMANIN ÖNLENMESİNE KARAR VERİLMELİDİR

“davacının bayii ile davalı arasındaki harici satışın kayıt maliki davacıyı bağlamayacağı, keza davalının taşınmazın davacıya muvazaalı olarak satıldığı yönündeki savunmasının da bu davanın konusunu teşkil etmediği gözetilmek suretiyle hapis hakkı tanınmaksızın el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/3074 · K. 2024/4599

MÜDAHALE KONUSU YAPI KORUNMASI GEREKEN KÜLTÜR VE TABİAT VARLIĞI NİTELİĞİNDEYSE ESKİ HÂLE GETİRME KARARI VERİLEMEZ

“müdahaleli durumda olan kayadan oyma yerlerin korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olmaması durumunda eski hale getirme şekli konusunda Bölge Koruma Kurulu'ndan da görüş alınarak mahkemece gerektiğinde eski hale getirme kararının verilebileceği, korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olması durumunda ise eski hale getirme kararının verilemeyeceği…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/2803 · K. 2025/1121

DAVA DİLEKÇESİNDE İSTENMEYEN ECRİMİSİL, CEVABA CEVAP DİLEKÇESİYLE EKLENEREK DAVA GENİŞLETİLEMEZ; BU TALEP HAKKINDA KARAR VERİLEMEZ

“davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece el atmanın önlenmesini talep ettiği, cevaba cevap dilekçesinde ayrıca ecrimisil alacağı da talep ederek davayı genişletmek istediği anlaşıldığından ecrimisil istemine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu talebe yönelik karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/582 · K. 2024/1246

FEN BİLİRKİŞİSİ RAPORUNA VE EKİNDEKİ KROKİYE ATIF YAPILMADAN KURULAN HÜKÜM İNFAZDA TEREDDÜT OLUŞTURUR

“mahallinde yapılan keşif sonucunda fen bilirkişilerince ibraz edilen 21.12.2011 tarihli rapor ve eki krokide tecavüzlü 853,69 m²'lik alanın "A" harfiyle gösterildiği, ne var ki mahkemece infazda tereddüt oluşturacak biçimde rapora atıf yapılmadan hüküm kurulduğu…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/9578 · K. 2022/2492

KIYIDA VE SAHİL ŞERİDİNDE PLANLAMA VE UYGULAMA YAPILABİLMESİ İÇİN KIYI KENAR ÇİZGİSİNİN TESPİTİ ZORUNLUDUR

“Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/2371 · K. 2023/2190

KİRALANANIN SATIŞ İÇİN GÖSTERİLMESİNE İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA İZİN VERİLEBİLİR; BELİRLENEN GÜN VE SÜRELER MAHKEMECE HER ZAMAN DEĞİŞTİRİLEBİLİR

“Kiralananların her hafta Çarşamba ve Cuma günü 13.00-15.00 saatleri arasında, 6 ay süre ile satın almak isteyen kişilere davalı tarafından gösterilmesine izin verilmesine, tedbir kararlarının niteliği gereği, tarafların anlaşması veya tarafların talepleri doğrultusunda tedbir kararında belirlenen gün ve sürelerin mahkemece her zaman değiştirilebileceğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/4081 · K. 2025/1441

KİRALANANIN GÖSTERİLMESİNE İZİN DAVALARINDA KOŞULLARI OLUŞTUĞUNDA İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLEBİLİR; SÜRE İLE GÜN VE SAATLER KİRACININ MENFAATLERİ GÖZETİLEREK BELİRLENİR

“TBK 319/2 maddesi uyarınca kiralananın gösterilmesine izin verilmesi istemiyle açılan davalarda, her somut olayın özellikleri ile bildirilen deliller değerlendirilerek mahkemece şartları oluştuğu kanaatine varması halinde, kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/6282 · K. 2015/6125

GÖSTERME İZNİNDE SÜRE İLE GÜN VE SAATLER, KİRACININ ÇALIŞMA KOŞULLARI ARAŞTIRILARAK VE YARARLARI GÖZETİLEREK HAKKANİYETE UYGUN BİÇİMDE BELİRLENİR

“mahkemece, davalı ve eşinin çalışma şartları araştırılarak, kanun maddesinde de açıklandığı üzere, kiracının yararları gözönünde tutularak hakkaniyete uygun olacak şekilde, hem süre, hem de hazır bulundurma gün ve saatlerinin belirlenmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 13. HD
E. 2012/4371 · K. 2012/5265

KİRALANANIN GÖSTERİLMESİNE İZİN MAKUL BİR SÜREYLE SINIRLANMALIDIR; SÜRESİZ İZİN HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASINA YOL AÇAR

“Kiracının taşınmazı göstermeye mahkemece izin verilmesinde bir isabetsiz yok ise de bunu makul bir süre ile sınırlı tuulması gerekirken süresiz göstermeye izin verilmesi bir hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verir nitelikte olduğundan usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/10437 · K. 2016/5849

KİRA İLİŞKİSİ SÜRERKEN KİLİDİ DEĞİŞTİRİP KİRALANANA EL KOYMAK, KİRAYA VERENİN KULLANIMA HAZIR BULUNDURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİDİR

“Davalı kiraya veren tarafından kiracılık ilişkisi devam ederken taşınmaza tespit yaptırıldığı ve anahtarların değiştirilerek taşınmaza el konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesinde düzenlenen kiralayanın kiralananı sözleşme sonuna kadar kullanmaya hazır bulundurma yükümlülüğünün ihlali niteliğindedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 13. HD
E. 2009/3816 · K. 2009/13307

KİŞİNİN ONUR VE SAYGINLIĞI GİBİ KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI HÂLİNDE MANEVİ ZARARIN OLUŞTUĞU KABUL EDİLİR

“Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ev Sahibinin Girme ve Gösterme Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/16417 · K. 2013/17333

ARALARINDA KİRA İLİŞKİSİ BULUNMAYAN KİŞİYE KARŞI TAHLİYE DAVASI AÇILAMAZ; HİÇBİR HUKUKİ SEBEBE DAYANMADAN İŞGAL EDENE KARŞI GENEL HÜKÜMLERE GÖRE EL ATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI AÇILIR

“Davacı ile aralarında kira ilişkisi bulunmayan davalının, kiralanandan tahliyesinin istenilmesi için tahliye davası açılması usul ve yasaya aykırıdır. Bir kimse hiçbir hukuku sebebe dayanmaksızın bir yere girip işgal etmiş ise bu kişi hakkında açılacak dava genel hükümlere göre fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olmalıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 8. HD
E. 2018/6679 · K. 2020/6652

TAŞINMAZI SATIN ALAN YENİ MALİK, ESKİ MALİKİN KİRACISINA KARŞI EL ATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI AÇAMAZ; KİRA SÖZLEŞMESİ KENDİLİĞİNDEN KENDİSİNE GEÇTİĞİNDEN TAHLİYE DAVASI AÇMASI GEREKİR

“Davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi davası değil, 6570 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kiralananın tahliyesi davası açması gerekmektedir. O halde; davalı eski malikin kiracısı olduğunu ispat ettiğine göre, davalının kiracı olması dolayısıyla kullanımı haksız olmadığından davanın reddi gerekir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/5125 · K. 2023/6106

Sözleşmenin yazılı olması gerekmez — ve satışla sona ermez. Uygulamada malikler sıklıkla "elimde yazılı sözleşme yok" veya "taşınmazı yeni aldım, önceki sözleşme beni bağlamaz" düşüncesiyle doğrudan el atmanın önlenmesi davası açar ve kaybeder. Yargıtay 8. HD'nin 02.11.2020 tarihli, 2018/6679 E. ve 2020/6652 K. sayılı bozma ilâmına göre kira sözleşmesinin geçerliliği hiçbir şekil koşuluna bağlı de…

Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/631 · K. 2025/4749

KİRACILIK İDDİASINDA BULUNAN TARAF BUNU İSPAT EDEMEZSE HAKSIZ İŞGALCİ SAYILIR

“davalı vekilince kiracılık iddiasında bulunulmuş ise de buna ilişkin ispata yarar herhangi bir delil gösterilemediği, bu haliyle davalı \[...\]'ın, dava konusu taşınmazda haksız işgalci sıfatı bulunduğu…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/5017 · K. 2025/1087

Taşınmazı satan eski malik boşaltmıyorsa: Satış tamamlandığı hâlde taşınmazda kalmaya devam eden eski malik haksız işgalci konumundadır (Yargıtay 7. HD, 26.02.2025 tarihli, 2024/5017 E. ve 2025/1087 K. ).

Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2095 · K. 2026/563

KESİNLEŞMİŞ TAPU İPTALİ VE TESCİL KARARINA RAĞMEN TAŞINMAZI TAHLİYE ETMEYİP KULLANMAYI SÜRDÜREN KİŞİ İŞGALCİDİR

“Karar sayılı, 27.09.2021 kesinleşme tarihli tapu iptali ve tescil kararına rağmen davalı tarafın taşınmazı tahliye etmediği ve halen işgal etmeye devam ettiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/1183 · K. 2025/4925

PAYLI MÜLKİYETTE TASARRUF OY BİRLİĞİYLE MÜMKÜNDÜR; PAYDAŞLARLA GEÇERLİ SÖZLEŞMESİ OLMAYAN KULLANICININ DİĞER PAYDAŞLARA ECRİMİSİL ÖDEMİŞ OLMASI İŞGALİNİ HAKLI KILMAZ

“maddesine göre paylı mülkiyete konu taşınmaz üzerinde tasarrufların oy birliğiyle alınacak karar ile mümkün bulunduğu, böyle bir kararın mevcut bulunmadığı gibi bir kısım paydaşlarca el atmanın önlenmesi talep edildiği, bu hâliyle davalının, paydaşlar ile geçerli bir sözleşmesinin bulunmadığı, davacının diğer paydaşlara ecrimisil ödemiş olmasının işgalini haklı kılmayacağı, davalının geçerli hukuki bir ilişkiye dayanmadan taşınmazı işgali altında tuttuğu…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/5089 · K. 2025/3992

KARARI İSTİNAF ETMEYEN TARAF, ALEYHİNE YENİ BİR DURUM OLUŞMADIKÇA TEMYİZE BAŞVURAMAZ

“Kararı istinaf etmeyen taraf, aleyhine yeni bir durum oluşmadıkça temyiz yoluna başvuramaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/8979 · K. 2024/1197

KİRA SÖZLEŞMESİ BİTTİĞİ HÂLDE KAMU TAŞINMAZINI KULLANAN FUZULİ ŞAGİLDİR VE 2886 SAYILI KANUN UYARINCA KAYMAKAMLIKÇA TAHLİYE ETTİRİLİR

“Müdürlüğüne ait taşınmazın kira sözleşmesi bittiği halde davacı tarafından kullanıldığı, bu haliyle davacının dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olduğu, 2886 sayılı Kanun uyarınca ...Müdürlüğü... Bölge Müdürlüğünün talebi üzerine Fatih Kaymakamlığınca işgalci konumunda olan davacının tahliyesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Bölge İdare Mah.
E. 2024/1333 · K. 2024/1487

GEÇERLİ BİR KİRA SÖZLEŞMESİNE DAYANILARAK OTURULUYORSA 3091 SAYILI KANUN KAPSAMINDA İŞGAL YOKTUR; TAHLİYE ANCAK İCRA VE İFLAS HUKUKU YOLUYLA İSTENEBİLİR

“eşmesine dayanılarak dava konusu konutta oturdukları anlaşıldığından, varsa koşulları ancak icra iflas hukuku kapsamında kiracının tahliyesi yoluna başvurularak tahliye edilebilecekleri, uyuşmazlıkta 3091 sayılı Kanun hükümleri kapsamında bir işgalin söz konusu olmadığı görüldüğünden, tecavüz ve müdahalenin men'ine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Fuzuli İşgalde Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2021/1183 · K. 2024/1454

KAPALI FATURA BEDELİN ÖDENDİĞİNE KARİNE OLUŞTURUR; ANCAK DAVALI O KALEM BAKIMINDAN ÖDEME SAVUNMASINDA BULUNMUYORSA BU KARİNE UYGULANAMAZ

“bu iki faturada açıklama kısmının hemen altında davacı satıcının imzasının bulunduğu, dolayısıyla faturanın kapalı fatura olarak düzenlendiği görülmekte ise de davalının, satış bedelinin 690.000 TL olarak kararlaştırıldığını, 1.199.981 TL ödeme yaparak aslında fazla ödeme yaptığını, KDV'den sorumlu olmadığını savunduğu, buna göre esasında davacının talep ettiği ve faturalarda yer alan KDV bedellerine ilişkin davalının ödeme savunmasında bulunmadığı anlaşıldığından, bu karinenin somut olaya uygulanabilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/5144 · K. 2023/1475

TAPULU TAŞINMAZ SATIŞI RESMÎ ŞEKİLDE YAPILMAK ZORUNDADIR; HARİCEN YAPILAN SATIŞ SÖZLEŞMELERİ HUKUKEN GEÇERSİZDİR

“Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, TMK'nın 706, TBK'nın 237, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen yapılan satış sözleşmeleri hukuken g…”Kararın "İlgili Hukuk" bölümünden
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/967 · K. 2025/1115

GEÇERLİ OLMAYAN AKİT DOLAYISIYLA ÖDENEN KAPORA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİNE GÖRE GERİ İSTENİR; MENFİ ZARAR TALEP EDİLEMEZ

“tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmelerin resmi şekil şartına tabi bulunduğu, geçerlilik şekline uyulmaksızın yapılan sözleşmelerin hukuken geçersiz olacağı, emsal Yargıtay kararlarına göre geçerli olmayan bir akit dolayısıyla ödenmiş bulunan pey akçesinin (kaporanın) sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri istenebileceği, Mahkemece davalı tarafın takas-mahsup talebi sözleşmeden kaynaklı menfi zararına ilişkin olup, tarafların geçersiz sözleşmeye dayalı olarak menfi zarar talebinde bulunamayacakları…”Kararda aktarılan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
Yargıtay HGK
E. 2017/2618 · K. 2020/184

İADEYE KARAR VERİLİRKEN SATIŞ BEDELİNİN ALIM GÜCÜNÜN İLK ÖDEME TARİHİNDEKİ ALIM GÜCÜNE ULAŞTIRILMASI GEREKİR

“Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
Yargıtay 8. HD
E. 2011/3020 · K. 2011/3784

ŞEKLE AYKIRILIĞIN DÜRÜSTLÜK KURALIYLA AŞILMASI, ADALETE UYGUN HÜKÜM KURMANIN ZORUNLU OLDUĞU HÂLLERDE VE TALÎ OLARAK UYGULANIR

“Bu istisnai durum, adalete uygun düşecek hüküm kurmanın zorunlu olduğu durumlarda kendini gösterir ve talidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
Yargıtay İBK
E. 1987/2 · K. 1988/2

TMK M. 2/2 KURALI TALÎ OLDUĞUNDAN HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI ANCAK FEVKALADE ZARURİ HÂLLERDE UYGULANIR

“ikinci fıkrasında düzenlenen kuralın taliliğinin (ikincilliğinin) tabii bir sonucudur ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralı ancak fevkalade zaruri hallerde uygulama yeri bulabilir.”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Gayrimenkul Satışında Kapora ve Cayma →
AYM
E. 2024/24 · K. 2025/164

SABİT KANUNİ FAİZ KURALI, ALACAĞIN ENFLASYON KARŞISINDAKİ DEĞER KAYBINI TELAFİ EDECEK BİR MEKANİZMA ÖNGÖRMEDİĞİNDEN MÜLKİYET HAKKIYLA BAĞLANTILI ETKİLİ BAŞVURU HAKKINA AYKIRIDIR

“Bu durumda kuralla borcun geç ödenmesi nedeniyle belli bir oranda faiz ödenmesi öngörülmekle birlikte paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi etmek amacıyla enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğramadan ödenmesini sağlayacak mekanizmaların öngörülmediği, hukuk sisteminde alacağın enflasyon karşısında değer kaybının önlenmesi için etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. \32. Bu itibarla kural, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yasal Faiz ve Gecikme Faizi Oranı →
AYM
E. 2025/147 · K. 2025/275

KONUT SİTELERİNDE OYBİRLİĞİNİN YALNIZCA KİRALAMANIN YAPILACAĞI BİNADAN ARANMASI ANAYASA'YA AYKIRI DEĞİLDİR; DİĞER BİNALARIN MALİKLERİ KOMŞULUK HUKUKU VE KAT MÜLKİYETİ HÜKÜMLERİYLE KORUNMAKTADIR

“komşuluk hukukunu düzenleyen veya komşuluk hukukunu ilgilendiren söz konusu düzenlemelerin turizm amacıyla kiraya verilen konutların bulunduğu sitelerde de uygulanacağı, bu itibarla turizm amaçlı kiraya konu bağımsız bölümün bulunduğu bina haricindeki diğer binalarda bulunan kat maliklerinin ve bu kapsamda diğer müstakil konut sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasını sağlayacak mekanizmaların bulunduğu anlaşılmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Günlük (Airbnb) Kiralama İzin Belgesi →
Uyuşmazlık Mah.
E. 2020/175 · K. 2020/237

İDARİ PARA CEZASINA KARŞI BAŞVURULACAK MERCİ İLGİLİ KANUNDA GÖSTERİLMEMİŞSE GÖREVLİ YARGI YERİ KABAHATLER KANUNU'NA GÖRE BELİRLENİR

“idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Günlük (Airbnb) Kiralama İzin Belgesi →
Uyuşmazlık Mah.
E. 2025/194 · K. 2025/373

SALT İDARİ PARA CEZASINA KARŞI AÇILAN DAVADA, İLGİLİ KANUNDA GÖREVLİ MAHKEME GÖSTERİLMEMİŞSE KABAHATLER KANUNU M. 3 VE 27/1 UYARINCA ADLİ YARGI GÖREVLİDİR

“Kabahatler Kanunu'nun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası bir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3-c maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Günlük (Airbnb) Kiralama İzin Belgesi →
Uyuşmazlık Mah.
E. 2025/687 · K. 2026/40

İDARİ PARA CEZASININ YANINDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANINA GİREN BİR İŞLEM DE VARSA, İKİSİ BAĞLANTILI SAYILIR VE DAVA BÜTÜNÜYLE İDARİ YARGIDA GÖRÜLÜR

“1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda tabelanın kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın kaldırılması istemiyle açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Günlük (Airbnb) Kiralama İzin Belgesi →
Yargıtay 12. HD
E. 2023/652 · K. 2023/2014

Genel itiraz yetmez. Borca itiraz etmek, sözleşmenin ve imzanın inkârı sayılmaz; aksine akdin kabulü sonucunu doğurur. Yargıtay 12. HD'nin 23.03.2023 tarihli, 2023/652 E. ve 2023/2014 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararına konu olayda kiracı, itirazında kira ilişkisinin sona erdiğini, borcun toplu ödendiğini ve ihtarname gelmediğini ileri sürmüş; ancak sözleşmedeki imzasına ayr…

Kaynak: İcra Takibi Yoluyla Tahliye →
Yargıtay 12. HD
E. 2023/4792 · K. 2023/5594

İtirazla bağlılık. Kiracı, icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlıdır; itirazını sonradan genişletemez ya da değiştiremez. Yargıtay 12. HD'nin 03.10.2023 tarihli, 2023/4792 E. ve 2023/5594 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararında, tahliye taahhüdündeki imzaya icra dairesinde itiraz etmeyen kiracının icra mahkemesi yargılaması sırasında imzaya itiraz etmesi bu nedenle…

Kaynak: İcra Takibi Yoluyla Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2010/7770 · K. 2010/11648

İTİRAZDA İMZA VE TARİH AÇIKÇA İNKÂR EDİLMEMİŞSE İKRAR EDİLMİŞ SAYILIR; KİRACI İCRA MAHKEMESİNDE ARTIK İNKÂR EDEMEZ

“itiraz ederken sözleşmedeki imzayı ve tarihi ayrıca ve açıkça inkar etmemiş olduğundan imzayı ve tarihi ikrar etmiş sayılır. Bu durumda kiralayan alacaklı İcra İflas Kanunu'nun 275 / II maddesi gereği icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu halde davalı kiracı icra mahkemesinde sözleşmedeki imzayı ve tarihi inkar edemez. Çünkü kiracı itiraz sebepleri ile bağlıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İcra Takibi Yoluyla Tahliye →
Yargıtay 12. HD
E. 2012/33168 · K. 2013/8763

TAHLİYE KARARININ BİR KİRA DÖNEMİNİ AŞAN SÜRE İNFAZI İSTENMEZSE SÖZLEŞME YENİLENMİŞ SAYILIR; İNFAZ ARTIK O TAKİPTE İSTENEMEZ

“Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tahliye kararının bir kira dönemini aşkın süre infazının istenmemesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir. Bu nedenle tahliyenin infazı artık bu takipte istenemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İcra Takibi Yoluyla Tahliye →
Yargıtay 12. HD
E. 2025/4272 · K. 2025/6445

BİR KİRA DÖNEMİ İÇİNDE TAHLİYE İLAMININ İNFAZI İSTENMELİDİR; SÜRE AŞILIRSA SÖZLEŞME YENİLENMİŞ SAYILIR VE İNFAZ MÜMKÜN OLMAZ

“Kural olarak bir kira dönemi içinde alacaklı tarafından tahliye ilamının infazınının istenmesi gerekir. Bu süre aşılarak icra dosyasından tahliyeye yönelik infaz istenmesi bu aşamadan sonra kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir ve infazı mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İcra Takibi Yoluyla Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/2159 · K. 2021/4476

DAVA YALNIZCA KENDİSİ, EŞİ, ALT-ÜST SOYU VE BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİŞİLER İÇİN AÇILABİLİR; İHTİYAÇ GERÇEK, SAMİMİ VE ZORUNLU OLMALIDIR

“Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin, alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut veya iş yeri ihtiyacı için dava açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın; gerçek, samimive zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2022/3136 · K. 2024/2351

GERÇEK KİŞİ, ORTAĞI YA DA YÖNETİCİSİ OLDUĞU ŞİRKETİN İHTİYACINA DAYANARAK TAHLİYE İSTEYEMEZ

“Kanun hükmüne ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre gerçek kişi, şirketin ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunamaz. Eldeki davada davacı yan eşinin sahip olduğu şirketin ihtiyacına dayanarak tahliye talebinde bulunduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2010/5535 · K. 2010/10949

PAYLI MÜLKİYETTE PAY VE PAYDAŞ ÇOĞUNLUĞU, ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE TÜM ORTAKLARIN KATILIMI GEREKİR

“Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/8839 · K. 2012/15757

KİRALAYANLAR BİRDEN FAZLAYSA ARALARINDA ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI VARDIR; DAVA BİRLİKTE AÇILMALIDIR

“ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu durumda davanın kiralayanlar tarafından birlikte açılması ya da tüm kiralayanların davaya katılmalarının sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde terekeye temsilci tayin ettirilmesi ve davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/1639 · K. 2025/856

SÜREKLİLİK TAŞIMAYAN GEÇİCİ İHTİYAÇ İLE HENÜZ DOĞMAMIŞ YA DA UZUN SÜREYE BAĞLI İHTİYAÇ TAHLİYE SEBEBİ OLAMAZ

“Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/122 · K. 2025/539

İHTİYAÇ İDDİASINA DAYALI TAHLİYE DAVASI, BELİRLİ SÜRELİ SÖZLEŞMELERDE SÜRENİN SONUNDA, BELİRSİZ SÜRELİLERDE FESİH BİLDİRİMİ SÜRELERİNE UYULARAK BELİRLENECEK TARİHTEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak 1 ay içinde açılması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/2544 · K. 2024/2490

SÜREKLİLİK GÖSTERMEYEN GEÇİCİ İHTİYAÇ İLE HENÜZ DOĞMAMIŞ VEYA GERÇEKLEŞMESİ UZUN SÜREYE BAĞLI İHTİYAÇ TAHLİYE SEBEBİ OLAMAZ

“Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2022/990 · K. 2023/51

İŞYERİ İHTİYACI KURAL OLARAK DAVA AÇILMADAN ÖNCE DOĞMUŞ OLMALI VE DAVA SONUNA KADAR SÜRMELİDİR

“İşyeri ihtiyacının kural olarak dava açılmadan önce doğmuş olması gerekir. Yakında gerçekleşecek işyeri ihtiyacı için de tahliye davası açılabilir. Dava açıldığında ihtiyacın bulunması, bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, dava sonuna kadar ihtiyacın devam etmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/5438 · K. 2025/3212

İHTİYAÇLININ KİRADA OTURMASI İHTİYACIN BAŞLICA KANITIDIR; KİRA SÖZLEŞMESİNİN SIHHATİ YAN DELİLLERLE DESTEKLENMELİDİR

“Yargıtayın yerleşik kararlarında da kabul edildiği üzere ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın başlıca kanıtıdır. Kira sözleşmesinin sunulması tek başına yeterli olmayıp sözleşmenin sıhhatinin de yan delillerle ispatlanması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/1157 · K. 2024/1036

EŞİNE LOJMAN TAHSİS EDİLMİŞ OLMASI MALİKİN İHTİYACINI ORTADAN KALDIRMAZ; KİMSE LOJMANDA OTURMAYA ZORLANAMAZ

“Davacının eşine apartman görevlisi olarak lojman tahsis edilmiş olması durumunda dahi davacı tahsis edilen bu konutta oturmaya zorlanamaz. Yeni mahalledeki kendi evinde oturabilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/4583 · K. 2024/3289

TİCARETİ GENİŞLETME ZORUNLU İHTİYAÇ SAYILIR; DAVALININ DA O YERE İHTİYACI OLMASI KIYASLAMA SEBEBİ DEĞİLDİR

“özel teşebbüsün ticaretini genişletme amacı ve bu doğrultudaki gereksinimlerinin Türk Borçlar Kanununda tahliye sebebi olarak tanımlanan zorunlu ihtiyaç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalının da mevcut yere ihtiyacının olmasının davanın niteliği itibariyle ihtiyaçların kıyaslanarak sonuca varılması açısından değerlendirilemeyeceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/2622 · K. 2025/4051

YAN YANDAKİ İŞYERİNİ RESTORANINI GENİŞLETMEK İÇİN İSTEYEN MALİKİN İHTİYACI ZORUNLU KABUL EDİLMİŞTİR

“Davacının iş yeri ile davalıya kiralanan iş yerinin yan yana olduğu, davacının restoran olarak işlettiği iş yerini genişletme ihtiyacı olduğunu ileri sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep ettiği, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre; özel teşebbüslerin ticaretini genişletme amacı ve bu doğrultudaki gereksinimlerinin Türk Borçlar Kanunu'nda tahliye sebebi olarak tanımlanan zorunlu ihtiyaç olarak kabul edild…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/729 · K. 2017/774

KİRA SÖZLEŞMESİ TAPUYA ŞERH EDİLMİŞSE YENİ MALİK İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE SEBEBİNE BİLE DAYANAMAZ

“Bu durumda yeni malik satın almayla sözleşmenin tarafı olacak tapu siciline şerh verilmesi durumunda ihtiyaç nedeniyle tahliye nedenine bile dayanamayacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/3813 · K. 2024/2569

İHTİYACIN ZORUNLU, GERÇEK VE SAMİMİ OLDUĞU İSPATLANMIŞSA AKSİNİ İSPAT YÜKÜ DAVALIDADIR

“Davacının davaya konu kiralananı konut ihtiyacı nedeniyle tahliye edilmesini istediği, ihtiyacının zorunlu, gerçek ve samimi olduğunun ispatlandığı, tapu kayıtları ve davacı tarafın beyanları ile de bu durumun sabit olduğu, kaldı ki davacının dava konusu mecur için dava açmasına hukuki bir engel bulunmadığı, iddiaların aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4122 · K. 2019/282

TBK M. 355 TAZMİNATI İÇİN TAŞINMAZIN YARGI KARARI YA DA İCRA YOLUYLA TAHLİYE EDİLMİŞ OLMASI GEREKİR

“Davalı kiraya veren gereksinim, yeniden inşaa ve imar amacıyla bir tahliye davası açmamıştır. Davacı kiracı taşınmazı bir yargı kararı veya icra marifetiyle tahliye etmemiştir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 355. maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/3099 · K. 2025/3540

YENİDEN KİRALAMA YASAĞININ UYGULANABİLMESİ İÇİN KİRAYA VERENİN MAHKEME KARARINI UYGULATARAK TAHLİYEYİ SAĞLAMASI GEREKİR; KİRACI İCRA OLMAKSIZIN KENDİSİ ÇIKMIŞSA TAZMİNAT KOŞULLARI OLUŞMAZ

“kiralama yasağının başlayabilmesi için ön koşulun, kiraya verenin, aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle, kiracının kiralanandan tahliyesini sağlaması gerektiğinin açıkça belirtilmesine, bu durumda davacının icra marifeti olmaksızın kiralananı tahliye etmesi nedeniyle maddede öngörülen tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/3239 · K. 2017/6395

GEÇERLİ MUACCELİYET ŞARTI NEDENİYLE İLK İHTARLA İSTENEBİLECEK BİR KİRA BEDELİ AYRI İHTARA KONU YAPILAMAZ; BU HÂLDE İKİ HAKLI İHTAR ŞARTI OLUŞMAZ

“sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince ilk ihtar tarihi olan 29/04/2014 tarihinde icra takibine konu edilen Haziran 2014 ayı kira bedeli muaccel hale gelmiş olup bu ilk ihtar ile istenebilecek iken ayrı ihtara konu yapılmasına olanak bulunmadığından mahkemece iki haklı ihtar şartının oluşmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2018/5827 · K. 2018/9394

BİR YILDAN UZUN SÜRELİ KİRALARDA DAVA, İHTARLARIN YAPILDIĞI KİRA YILININ BİTİMİNDEN BAŞLAYARAK BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/9293 · K. 2015/9914

BİR YILDAN UZUN SÜRELİ KİRALARDA DAVA, İHTARLARIN YAPILDIĞI KİRA YILININ BİTİMİNDEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/14760 · K. 2017/13258

İHTAR TEBLİĞİNDEN SONRA YAPILAN ÖDEME İKİ HAKLI İHTARIN OLUŞMASINI ENGELLEMEZ; BUNA KARŞILIK SÜRESİZ SÖZLEŞMELERDE VE KİRANIN YILLIK ÖDENDİĞİ HÂLLERDE İKİ HAKLI İHTAR OLUŞMAZ

“İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2009/2036 · K. 2009/5622

TAKİBİN İTİRAZA UĞRAMASI, SULH HUKUK MAHKEMESİNDEN TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE İSTENMESİNE ENGEL DEĞİLDİR

“Takibin itiraza uğraması Borçlar Kanunu'nun 260.maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinden kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesinin istenmesine engel değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/11179 · K. 2018/5354

Bölme yasağı burada da geçerlidir. İlk icra takibi sırasında zaten muaccel olan (vadesi gelmiş) bir kira alacağı, daha sonra ayrı bir icra takibine konu edilerek "ikinci haklı ihtar" yaratılamaz. Yargıtay 3. HD'nin 2017/11179 E. ve 2018/5354 K. sayılı kararına konu dosyada temmuz ayı kirası, sözleşmedeki ödeme gününe göre ilk icra takibinin başlatıldığı gün muaccel olmuştu; Daire, bu bedelin "bölü…

Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/11328 · K. 2018/4872

İHTAR TEBLİĞİNDEN SONRA YAPILAN ÖDEME İKİ HAKLI İHTARIN OLUŞMASINA ENGEL DEĞİLDİR; SÜRESİZ VE YILLIK ÖDEMELİ SÖZLEŞMELERDE İKİ HAKLI İHTAR OLUŞMAZ

“İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/6196 · K. 2017/14055

BİR YILDAN UZUN SÜRELİ KİRALARDA DAVA, İHTARLARIN YAPILDIĞI KİRA YILININ BİTİMİNDEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 1. HD
E. 2020/3222 · K. 2021/4145

İNANÇ SÖZLEŞMESİ, İADENİN ŞARTLARINI DA BELİRLEYEN BAĞIMSIZ VE BORÇLANDIRICI BİR İŞLEMDİR; MÜLKİYETİN NAKLİNİN HUKUKİ SEBEBİNİ OLUŞTURUR

“inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/20644 · K. 2015/6689

İNANÇLI İŞLEM İDDİASININ İSPATI ŞEKLE BAĞLI OLMAYAN YAZILI DELİLDİR; BELGE SÖZLEŞMENİN TARAFLARININ İMZASINI TAŞIMALIDIR

“İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi gereklidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay İBK
İBK 20/6

NAM-I MÜSTEAR BİR İSTİHKAK VE MÜLKİYET DAVASIDIR; RESMÎ SENET VE ŞEKİL ŞARTI ARANMAZ

“Gerek menkule gerekse gayrimenkule taalluk etsin namı müstear hadiselerinde mesele bir istihkak ve mülkiyet davası mahiyetini geçemeyeceğinden ne resmi senet ne de şekil meselesi bahis mevzuu olamaz. Nitekim; ötedenberi mahkemeler vaki olan bu kabil ikrarlara müsteniden hüküm vermekte ve meselede bir şekil meselesi görmemektedirler.”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/4250 · K. 2024/5601

BORÇ SÜREDE ÖDENMEZSE MÜLKİYETİN İNANILANDA KALACAĞINI ÖNGÖREN KAYIT, TMK M. 873 VE 863'E AYKIRI OLDUĞUNDAN GEÇERSİZDİR

“Keza kararlaştırılan süre içerisinde borcun ödenmemesi halinde inanç konusunun inanılana geçeceği, inananın dava açamayacağı yönünde inananın müzayakasından yararlanılarak sözleşmeye konulan böyle bir koşul TMK'nın 873 ve 863. maddelerinin buyurucu hükümlerine aykırı düşeceğinden geçersiz olup sözleşme serbestisi kuralına dayanılamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/6991 · K. 2013/9375

TAŞINMAZ REHNİNE İLİŞKİN TMK M. 873, İNANÇ SÖZLEŞMESİNE DAYALI TEMLİKE KONU TAŞINMAZLARA UYGULANMAZ

“Bu durumda; gayrimenkul rehni bakımından geçerliliği olan M.K.nun 873. maddesinin inanç sözleşmelerine dayalı temlike konu taşınmazlar bakımından uygulama yeri olmadığı da kuşkusuzdur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/7451 · K. 2013/10700

TARAFLARCA DÜZENLENEN "PROTOKOL" BAŞLIKLI BELGE DE İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARININ ARADIĞI İNANÇLI İŞLEM BELGESİ SAYILIR

“taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan 5.12.1997 tarihli protokol başlıklı belgenin, 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan, inançlı işlemin belgesi niteliğinde olduğu tartışmasızdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2011/528 · K. 2011/5628

İNANAN, TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEYEBİLMEK İÇİN ÖNCE KENDİ EDİMİNİ YERİNE GETİRMEK ZORUNDADIR

“Ancak, davacının karşılıklı edimleri içeren inanç sözleşmesine dayanarak inanç konusu taşınmazının tapu kaydının iptalini ve adına tescilini isteyebilmesi için Borçlar Kanunu'nun 81.maddesi uyarınca öncelikle kendi edimini yerine getirmesi zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay HGK
E. 2013/671 · K. 2014/441

BORÇ VADESİNDE ÖDENMEZSE ALACAKLI, TEMİNAT İÇİN DEVREDİLENİ KENDİSİNDE ALIKOYABİLİR YA DA SATIP BEDELİNDEN ALACAĞINI ALABİLİR

“İnanç sözleşmesine ve buna bağlı işlemle alacaklı olan taraf, ödeme günü gelince alacağını elde etmek için dilerse; teminat için temlik edilen şeyi " ifa uğruna edim" olarak kendisinde alıkoyabileceği gibi; o şeyi, açık artırma yoluyla veya serbestçe satıp satış bedelinden alma yoluna da başvurabilir. Bu sonuçlar kendine özgü bu akdin tabiatında mevcuttur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 13. HD
E. 2014/39590 · K. 2015/11888

TEMİNAT TAŞINMAZINI SATAN ALACAKLI HESAP VERİR: RAYİÇ BEDELDEN BORÇ DÜŞÜLÜR, BAKİYE İNANANA ÖDENİR

“O halde, mahkemece 2.2.2006 tarihli inançlı işleme konu taşınmazların, davalı tarafça dava dışı üçüncü kişilere satış tarihi itibarı ile rayiç bedellerinin belirlenerek, davacının sözleşmede geçen 80.000 TL'lik borç miktarı ile satış bedelinin bir kısmını aldığını beyan ettiği 15.000 TL ve 12.500 TL olmak üzere toplam 22.500 TL'nin belirlenen rayiç bedelden düşüldükten sonraki bakiye miktarın davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay HGK
E. 2017/1829 · K. 2021/635

MAHKEME BORCU BELİRLEYİP DEPO İÇİN SÜRE VERİR; SÜRE İÇİNDE YATIRILIRSA DAVA KABUL, YATIRILMAZSA REDDEDİLİR

“Böyle olunca, eldeki davanın niteliği gereği TBK'nın 97. (BK'nın 81.) maddesindeki koşullar oluştuğunda, yani davacının edimini yerine getirmesi durumunda her zaman açılabileceği, bu anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı gözetilerek, öncelikle yanlar arasındaki sözleşme uyarınca davacının ödemekle yükümlü olduğu borç miktarının belirlenmesi, ondan sonra belirlenen miktarı mahkeme veznesine yatırması için gerekli olan sürenin kendisine tanınması, verilecek süre içerisinde edimini yerine getirmesi hâlinde davanın kabulüne, getirmemesi hâlinde ise reddine karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2019/128 · K. 2021/664

YAZILI BELGESİ OLMAYAN DAVACIYA, DİLEKÇESİNDE YEMİN DELİLİNE DAYANMIŞSA YEMİN TEKLİF ETME HAKKI HATIRLATILMALIDIR

“eğer davacının iddiasını ispat bakımından yazılı belgesi yoksa, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığından davacıya yemin teklif etme hakkının varlığının hatırlatılması…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/114 · K. 2023/1383

DELİL BAŞLANGICI VARSA İNANÇ SÖZLEŞMESİ TANIK DAHİL HER DELİLLE İSPATLANABİLİR; O DA YOKSA İKRAR VE YEMİN YOLU AÇIKTIR

“bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) "delil başlangıcı" niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK'nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya "delil başlangıcı" yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2017/4413 · K. 2019/3895

CEZA SORUŞTURMASINDAKİ İKRARI İÇEREN TUTANAK, İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI'NIN ARADIĞI BELGE SAYILIR

“Bilindiği üzere ikrar, 6100 sayılı HMK. nun 188. (1086 sayılı HUMK. nun 236. ) maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre, ikrarın, ikrarda bulunan taraf aleyhine delil teşkil edeceği, maddi bir hatadan olduğu anlaşılmadıkça ikrardan dönülemeyeceği, kesin delil niteliğinde bir ispat vasıtası olduğu tartışmasız olup, bu konudaki beyanları içeren soruşturma tutanaklarının da İçtihadı Birleştirme Kararı'nın aradığı belge mahiyetinde olduğu açıktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay HGK
E. 2022/544 · K. 2023/1117

OKUL ARKADAŞLIĞI VE KOMŞU TAŞINMAZLARDA FAALİYET, ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DURUMU BİLEBİLECEK KONUMDA OLDUĞUNU GÖSTERİR

“davacı tanıklarının beyanlarından, davacı ...'nın eşi aynı zamanda davacı şirketin yetkilisi olan ... ile son kayıt maliki davalı ...'nin okul arkadaşı oldukları, komşu taşınmazlarda faaliyet gösterdikleri…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay İBK
E. 1990/4 · K. 1991/3

KÖTÜNİYET İDDİASI İTİRAZ NİTELİĞİNDEDİR; İDDİA VE SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİ YASAĞINA TABİ OLMADAN HER ZAMAN İLERİ SÜRÜLEBİLİR

“Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmaz malı iktisap eden kimseye karşı Medeni Kanun'un 931. maddesinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle açılan tapu iptali davalarında, dava açma iradesinin iktisabın kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığına; kaldı ki öyle olmasabile buradaki kötü niyet iddiasının hukuki mahiyeti itibariyle itiraz niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle de yargılama sona erinceye kadar iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadan her zaman ileri sürülebileceğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay İBK
E. 1949/17 · K. 1951/1

İYİNİYET İDDİASINDA BULUNAMAYACAK DURUMU BELİRMİŞ KİŞİNİN KÖTÜNİYETİ AYRICA İSPAT ETTİRİLMEZ; MAHKEME RESEN GÖZETİR

“Vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötüniyetin diğer tarafa ispat ettirilmesine artık sebep ve vecih kalmayacağına ve dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi ve kötüniyetin bu durumda mahkemece resen nazara alınabileceğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/8188 · K. 2023/417

ÖNCE İNANÇLI İŞLEM İDDİASI KANITLANMALI; SONRAKİ TEMLİKLERDEKİ MUVAZAA ANCAK ONDAN SONRA DEĞERLENDİRİLİR

“iddianın içeriği ve taşınmazda gerçekleştirilen işlemler gözetildiğinde öncelikle inançlı işlem iddiasının kanıtlanması, bu iddia açıklığa kavuşturulduktan sonra daha sonraki temliklerdeki muvazaa iddiasının değerlendirilmesi gerektiği…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/3225 · K. 2024/4055

HÂKİM TALEPLE BAĞLIDIR: DAVADA TARAF OLMAYAN TAKYİDAT LEHTARLARININ HAKKINI ORTADAN KALDIRACAK HÜKÜM KURULAMAZ

“24 üncü maddesine göre hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Yine, HMK'nın 26 ncı maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Bu hükümlerin sonucu olarak, davada yer almayan kişilerin hakkını bertaraf edecek şekilde bir hüküm kurulması mümkün değildir. Mahkemece, davacı tarafından takyidatların kaldırılması istenmediği ve takyidat lehtarları davada taraf kılınmadı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İnançlı İşlem-Nam-ı Müstear Tapu İptali →
Yargıtay 12. HD
E. 2013/14653 · K. 2013/23252

SÖZLEŞMEDE ŞAHSEN KULLANMA ŞARTI YOKSA VE DURUMDAN DA ANLAŞILMIYORSA İNTİFA HAKKI ŞAHSA BAĞLI SAYILMAZ; DEVREDİLEBİLİR, HACZEDİLEBİLİR VE SATILABİLİR

“Bu durumda, intifa hakkı şahsa bağlı olmadığından, başkasına devredilmesinde, haczedilmesinde ve satılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İntifa Hakkı ve Oturma (Sükna) Hakkı →
Danıştay 9. Daire
E. 2020/2096 · K. 2020/3917

TAPUDA 'İNTİFA' KELİMESİ GEÇMESE DE TESCİL EDİLEN KULLANIM HAKKI NİTELİKÇE İNTİFA İSE HAK SAHİBİ, TESCİLİ İZLEYEN YILBAŞINDAN İTİBAREN EMLAK VERGİSİ MÜKELLEFİDİR

“vergilendirmede olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, kullanım hakkının tapuya tescilinde intifa kelimesine yer verilmemesinin hakkın mahiyetini değiştirmeyeceği ve davacıya verilen kullanım hakkının karşılığının irtifak hakları içinde yer alan intifa hakkı olduğu sonucuna varıldığından, bu hakkın tapuya tescil tarihini takip eden yılın başından itibaren davacının emlak vergisi mükellefi sayılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İntifa Hakkı ve Oturma (Sükna) Hakkı →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/4242 · K. 2022/10524

OTURMA (SÜKNA) HAKKINI ORTADAN KALDIRMAK AMACIYLA YAPILAN MUVAZAALI DEVİRDE TAPU KAYDI İPTAL EDİLİR VE HAK SAHİBİ LEHİNE OTURMA HAKKI YENİDEN TESİS EDİLİR

“muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline, davacı lehine evleninceye kadar geçerli olmak kaydıyla, oturma hakkı tesis edilmesine karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İntifa Hakkı ve Oturma (Sükna) Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2013/4609 · K. 2013/6299

İPOTEK BELİRLİ SÜRE İÇİN KURULMUŞSA SÜRENİN SONUNDA KENDİLİĞİNDEN SONA ERMEZ; ANCAK TERKİNLE SONA ERER

“Kamuya açıklık kuralı taşınmaz ipoteğinin sona ermesinde de geçerli olduğundan ipoteğin belirli bir süre için kurulmuş olması halinde, bu sürenin sonunda ipoteğin kendiliğinden sona ermeyeceği ancak terkin ile sona ereceğinin kabu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 12. HD
E. 2023/4454 · K. 2024/2101

İCRA MÜDÜRLÜKLERİNİN VE DAR YETKİLİ İCRA HUKUK MAHKEMELERİNİN İİK M. 153 DIŞINDA İPOTEĞİN KALDIRILMASINA KARAR VERME YETKİSİ YOKTUR; İSTEM GENEL MAHKEMEDEN TALEP EDİLİR

“gerek icra müdürlüklerinin gerekse dar yetkili icra hukuk mahkemelerinin İİK'nın 153. maddesi uygulaması dışında ipoteğin kaldırılmasına karar verme yetki ve görevi bulunmadığı, İİK'nın 153. maddesinin ise somut olayda uygulanamayacağı, ipoteğin kaldırılması isteminin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemelerden talep edilebileceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 11. HD
E. 2023/125 · K. 2024/3851

ALACAKLI TERKİN TALEBİNDEN KAÇINIRSA MALİK TAPU SİCİLİNİ DÜZELTME DAVASI AÇABİLİR; O DAVADA VERİLEN KARAR TESPİT EDİCİ (AÇIKLAYICI) NİTELİKTEDİR

“lıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği, bu takdirde, alacaklının talepte bulunmaktan kaçınması halinde, malikin tapu sicilini düzeltme davası açabileceği, o davada sonucunda verilen kararın, tespit edici (açıklayıcı) nitelikte olduğu…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 13. HD
E. 2013/12696 · K. 2013/21040

GEÇERLİ OLARAK TESCİL EDİLMİŞ VE İPOTEKLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ ALACAKLAR ZAMANAŞIMINA UĞRAMAZ

“Anılan yasa maddesi gereğince geçerli olarak tescil edilmiş ve ipotekle güvence altına alınmış alacaklar zamanaşımına uğramaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 11. HD
E. 2021/5985 · K. 2023/901

REHNİN TAPU KÜTÜĞÜNE TESCİLİNDEN SONRA TEMİNATINI SAĞLADIĞI ALACAK İÇİN ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ

“maddesinde yer alan "rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra, teminatını sağladığı alacak için zamanaşımı işlemez" şeklindeki açık düzenleme karşısında davalıların zamanaşımına ilişkin istinaf isteminin yerinde görülmediği…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/965 · K. 2025/162

TAŞINMAZ ÜZERİNE İPOTEK KONULDUĞUNA GÖRE İPOTEĞİN KALDIRILDIĞI TARİHE KADAR ZAMANAŞIMININ İŞLEMEYECEĞİ KABUL EDİLİR

“Taşınmaz üzerine ipotek konulduğuna göre, ipoteğin kaldırıldığı tarihe kadar zamanaşımının işlemeyeceğinin kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 2. HD
E. 2012/8889 · K. 2013/4048

KONUT ÜZERİNDE İPOTEK TESİS EDİLMİŞ OLMASI, TAPU KÜTÜĞÜNE AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMASINA ENGEL DEĞİLDİR

“Konut üzerine ipotek tesis edilmiş olması tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulasına engel teşkil etmez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 13. HD
E. 2018/4377 · K. 2020/2694

HARCA ESAS DEĞER İPOTEK BEDELİDİR; BU BEDEL ÜZERİNDEN NİSPİ HARCA HÜKMEDİLMELİDİR

“Bu durumda, davada ipotek bedeli olan 60.000,00 TL üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 2. HD
E. 2021/186 · K. 2021/2416

İPOTEĞİN KALDIRILMASI İSTEMLERİ NİSPİ HARCA TABİDİR; DAVANIN DEĞERİ İPOTEK MİKTARI OLDUĞUNDAN BU BEDEL ÜZERİNDEN HARÇ TAMAMLATTIRILMADAN İŞLEM YAPILAMAZ

“İpoteğin kaldırılmasına ilişkin istemler nispi harca tabi olup, davanın değeri ipotek miktarı olduğundan bu bedel üzerinden nispi harç tamamlattırılmadan, müteakip işlemler yapılamaz…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 2. HD
E. 2013/7899 · K. 2013/30567

YARGI İŞLEMLERİNDEN ALINACAK HARÇLAR ÖDENMEDİKÇE YARGILAMAYA DEVAM EDİLEMEZ

“Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe yargılamaya devam edilemez (Harçlar Kanunu md. 32).”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 11. HD
E. 2014/4716 · K. 2014/11710

İPOTEĞİN TERKİNİ İSTEMİNDE DAVA DEĞERİ İPOTEK TUTARI KADARDIR; HARÇ VE VEKÂLET ÜCRETİ DE BU TUTAR ÜZERİNDEN HESAPLANIR

“ipoteğin terkini isteminde dava değeri ipotek tutarı kadar olup harç ve vekalet ücretinin de ipotek tutarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 13. HD
E. 2017/9899 · K. 2018/1402

DAVA NİTELİĞİ İTİBARIYLA NİSPİ HARCA TABİDİR; KABUL EDİLEN DAVA DEĞERİ ÜZERİNDEN KARAR VE İLAM HARCINA HÜKMEDİLMELİDİR

“Dava niteliği itibariyle nisbi harca tabi davalardan olup, buna göre kabul edilen dava değeri üzerinden 3.415,50 TL karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 19. HD
E. 2014/20620 · K. 2015/11128

DAVA KONUSUZ KALDIĞINDA DA DAVANIN REDDİNDEKİ GİBİ MAKTU HARCA HÜKMEDİLİR

“Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması halinde davanın reddinde olduğu gibi maktu harca hükmedilmesi gerektiği halde nispi harca hükmedilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/3764 · K. 2024/1642

İPOTEK FEK HARCI ZORUNLU BİR GİDER OLARAK KABUL EDİLEMEZ

“Dava konusu edilen 19,20 TL tutarındaki ipotek fek harcı zorunlu bir gider olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/2118 · K. 2025/543

İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ TAKİBİNDE DAVA KAYIT KABUL SAYILMAZ VE MAKTU HARCA TABİ OLMAZ; FBK ŞERHİYLE SÜRESİZ TESİS EDİLEN İPOTEKTE ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ

“takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip türü olduğu, bu nedenle davanın kayıt kabul olarak görülmesi ve maktu harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, tapu kaydında "FBK (Fekki Bildirilinceye Kadar)" şerhi bulunduğundan, ipoteğin süresiz olarak tesis edildiği, TMK'nın 864. maddesi uyarınca da rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra, teminatını sağladığı alacak için zamanaşımı işlemeyeceğinden davalının zaman aşımı konusundaki istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/8425 · K. 2023/1419

6217 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 2. MADDESİNDEKİ ERTELEME, KİRACININ TACİR OLDUĞU TÜM İŞYERİ KİRALARI BAKIMINDAN GEÇERLİDİR

“6353 sayılı Kanun ile değişik 6217 sayılı Kanun'un geçici 2 inci maddesinin kiracının tacir olduğu tüm işyeri kiraları için geçerli olacağının anlaşılmasına göre…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kiralarına Özgü Farklar →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1727 · K. 2025/5399

KİRACININ, SÖZLEŞMEDE TEK TARAFLI ÇIKMA HAKKI TANINMADIĞI HÂLDE HAKLI BİR SEBEP OLMAKSIZIN KİRALANANI ERKEN TAHLİYE ETMESİ SÖZLEŞMEYE AYKIRILIKTIR VE CEZAİ ŞART BORCUNU MUACCEL KILAR

“davalı kiracının kiralananı süre bitmeden tek taraflı olarak tahliye etme hak ve yetkisi tanınmamasına rağmen, davacı kiraya verenin rızası olmaksızın ve haklı bir nedene de dayanmaksızın sözleşmeyi feshederek kiralananı tahliye etmiş olmasının sözleşmeye aykırı davranış teşkil etmesine…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kiralarına Özgü Farklar →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/8109 · K. 2016/76

KİRACISI TACİR OLAN İŞYERİ KİRASINDA MUACCELİYET KAYDI, TBK M. 346'NIN ERTELENMİŞ OLMASI NEDENİYLE ERTELEME DÖNEMİNDE GEÇERLİDİR

“Bu durumda tacir kiracı-şirket hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilerek muacceliyet koşulunun geçerli olduğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kiralarına Özgü Farklar →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/1105 · K. 2024/567

ERTELEME DÖNEMİNDE KURULAN İŞYERİ KİRASINDA, KİRACININ ERKEN TAHLİYESİ HÂLİNDE BAKİYE KİRALARIN MUACCEL OLACAĞINA İLİŞKİN CEZAİ ŞART KAYDI KİRACIYI BAĞLAR

“kiracı aleyhine düzenleme yasağı getiren 6098 sayılı TBK'nın 346 ncı maddesinin, kiralananın iş yeri niteliğinde olması ve davalı kiracının özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle 6217 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca yürürlüğünün 01.07.2020 tarihine kadar ertelendiğinden sözleşme hükmünün kiracıyıda bağlayacağı…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: İşyeri Kiralarına Özgü Farklar →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/2915 · K. 2021/5408

TÜFE ON İKİ AYLIK ORTALAMA SINIRI, KANUNUN YAYIMINDAN ÖNCE YAPILMIŞ KİRA SÖZLEŞMELERİNİN YENİLENMESİNDE DE DERHAL UYGULANIR

“7161 sayılı kanunun 59. maddesi ile 6217 sayılı kanunun geçici 2. maddesinde, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranının esas alınacağına ilişkin hükmün, akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde de uygulanacağı açıkça belirtilmiş olup, kanunun yayın tarihinden itibaren derhal uygulanması gerekeceğinden…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kiralarına Özgü Farklar →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/2679 · K. 2023/367

HAPİS HAKKI, ALACAĞI GÜVENCE ALTINA ALAN ÖZEL BİR TAŞINIR REHNİ TÜRÜDÜR

“Hapis hakkı; alacaklının alacak hakkını güvence altına alan, özel bir taşınır rehni türü olup…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/281 · K. 2024/2348

DAHA ÖNCE AYRI BİR İCRA TAKİBİNE KONU EDİLMİŞ KİRA ALACAKLARI, İİK M. 270 KAPSAMINDAKİ HAPİS HAKKININ KAPSAMINDA SAYILAMAZ

“İİK'nun 270. maddesi kapsamında önceden icra takibine konu alacakların hapis hakkı kapsamında yer almasının mümkün olmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/13705 · K. 2023/4033

Yan giderler: TBK m. 336 güvenceyi "kira bedeli" üzerinden tanımlar; elektrik, su, ortak gider, pazarlama fonu gibi sözleşmeden doğan yan giderlerin de kapsamda olduğu uygulamada kabul görmektedir. Yargıtay 12. HD'nin 07.06.2023 tarihli, 2022/13705 E. ve 2023/4033 K. sayılı kararına konu takipte hapis hakkı bu kalemleri de içerecek biçimde kullanılmış, itirazın kaldırılması kararı istinaftan ve te…

Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Yargıtay CGK
E. 2014/406 · K. 2018/260

KİRACI TAŞINIRLARI BAŞKA YERE TAŞIMAK İSTERSE KİRAYA VEREN ALACAĞINI GÜVENCE ALTINA ALACAK ÖNLEMİ ALDIRABİLİR

“Kiracı, taşınmak veya kiralananda bulunan taşınırları başka bir yere taşımak istediği takdirde, kiraya veren, alacağını güvence altına almasını sağlayacak…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Yargıtay 21. HD
E. 2008/17088 · K. 2009/16429

ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN EŞYASI HAPİS HAKKINA KARŞI ANCAK KİRAYA VERENİN EŞYANIN KİRACIYA AİT OLMADIĞINI BİLDİĞİ VEYA BİLMESİ GEREKTİĞİ HÂLDE KORUNUR; SALT MÜLKİYET İSPATI YETMEZ

“Borçlar Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca kiracıya ait olmadığı kiralayanın bildiği veya bilmesi gerektiği eşya üzerindeki 3. kişinin hakları kiralayanın hapis hakkına karşı dahi korunmaktadır. Davacı hapsedilen eşyanın kiracıya ait olmadığını kiralayan alacaklının bildiğini yahutta bilmesi gerektiğini ileri sürmemiştir. Mücerret eşyanın kendisine ait olduğunu ispat etmesi davanın kabulü için yeterli bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Yargıtay 12. HD
E. 2024/8129 · K. 2025/1436

HAPİS HAKKINA DAYALI OLARAK TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İLAMSIZ TAKİP YAPILABİLİR

“Alacaklının, kira alacağından kaynaklanan hapis hakkına dayalı olarak başlattığı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte, borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: İşyeri Kirasında Hapis Hakkı →
Yargıtay İBK
İBK 1/6

İdarenin, kamulaştırma yapmadan ve bedel ödemeden özel mülkiyetteki taşınmaza müdahale etmesidir. Kurum, 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile hukukumuza girmiştir. İki biçimde ortaya çıkar:

Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
AYM
E. 2022/83 · K. 2023/69

KAMULAŞTIRMA BEDELİNE KANUNİ FAİZ ÖNGÖREN KURAL ANAYASA M. 13, 35 VE 46'YA AYKIRIDIR

“Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 5. HD
E. 2023/10168 · K. 2024/3147

İPTAL KARARLARI GERİYE YÜRÜMEDİĞİNDEN HER DAVA AÇILDIĞI TARİHTEKİ FİİLÎ VE HUKUKİ DURUMA GÖRE KARARA BAĞLANIR

“maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
AYM
E. 2024/4 · K. 2024/129

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA TAZMİNATLARINDA AYNI YÖNDE UYGULANAN GEÇİCİ M. 19 HÜKMÜ DE ANAYASA'YA AYKIRIDIR VE İPTALİ GEREKİR

“Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. IV. HÜKÜM 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen geçici 19. maddenin birinci fıkrasının dördüncü cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 27/6/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/10742 · K. 2026/3774

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA TAZMİNATINA YALNIZCA YASAL FAİZ İŞLETİLMESİ İDAREYİ AVANTAJLI KILDIĞINDAN ANAYASA'YA VE HUKUK DEVLETİ İLKESİNE AYKIRIDIR

“k oranda faiz işletildiği, hal böyle iken kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan haksız bir müdahale sonucu açılan tazminat davasında genel hükümler çerçevesinde değerlendirilerek yasal faize hükmedilmek suretiyle davalı idarenin daha avantajlı bir konuma gelmesi Anayasa'ya aykırı olduğu gibi hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmadığı, bu itibarla hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/3168 · K. 2025/12794

1 AĞUSTOS 2023'TEN SONRA AÇILAN DAVADA TESPİT EDİLEN BEDELE DAVA TARİHİNDEN KARAR TARİHİNE KADAR EN YÜKSEK ORANDA FAİZ UYGULANIR

“kuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, bu nedenle tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/590 · K. 2025/10815

KAMULAŞTIRMA BEDELİNE DAVA TARİHİNDEN KARAR TARİHİNE KADAR ANAYASA M. 46/SON UYARINCA KAMU ALACAKLARI İÇİN ÖNGÖRÜLEN EN YÜKSEK FAİZ UYGULANIR

“ştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesinde yer alan; "…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/649 · K. 2025/11860

1 AĞUSTOS 2023'TEN ÖNCE AÇILAN DAVADA DAVA TARİHİNDEN DÖRT AY SONRASINDAN KARAR TARİHİNE KADAR YASAL FAİZ İŞLETİLİR; EN YÜKSEK FAİZE HÜKMEDİLMESİ BOZMA NEDENİDİR

“nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilip kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
AYM
E. 2024/135 · K. 2025/20

UYGULAMA İMAR PLANININ YÜRÜRLÜĞÜNDEN BEŞ YIL SONRA KISITLANAN TAŞINMAZ HAKKINDA KAMULAŞTIRMA KARARI VERİLMELİ YA DA KISITLILIĞI KALDIRAN PLAN DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMALIDIR

“Buna göre uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre sonunda, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında kamulaştırma kararının verilmesi veya mülkiyet hakkının kullanılmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliğinin yapılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma →
Yargıtay 6. HD
E. 2022/4677 · K. 2024/1424

KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN GERİYE ETKİLİ FESHİNDE, YÜKLENİCİYE VERİLECEK OLUP ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE DEVREDİLEN TAŞINMAZLARIN TAPULARI DA İPTAL EDİLİR

“sözleşmenin geriye etkili feshi halinde sözleşme kapsamında yükleniciye verilecek olan ve davalılara devredilen taşınmazların tapularının iptalinin gerekeceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay İBK
İBK 3/1

Kat karşılığı sözleşmelerde feshin en tartışmalı yönü, sonuçlarının geriye mi (sözleşme hiç yapılmamış gibi, karşılıklı iade) yoksa ileriye mi (yapılan kısım korunarak) etkili olacağıdır. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ölçütü inşaatın geldiği seviyeye bağlar: İnşaat henüz başlangıç aşamasındaysa (uygulamada genellikle %90'ın altındaki oranlarda) fesih kural olarak geriye etkilidir ; taraflar aldı…

Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2023/1603 · K. 2023/3341

Terk edilen eski görüş: Önceki içtihatlarda yükleniciye yapılan pay devri "avans" niteliğinde sayılır, ondan daire alan üçüncü kişi yüklenicinin halefi kabul edilirdi; yüklenici edimini tamamlamazsa üçüncü kişinin iyiniyet savunması dinlenmez, talebi yüklenicinin ifa oranıyla sınırlı kalırdı (Yargıtay 6. HD'nin 17.10.2023 tarihli, 2023/1603 E. ve 2023/3341 K. sayılı kararı). Bu çizgi 16.05.2025 ta…

Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2024/1363 · K. 2025/2123

İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI, ÖNCESİNDE AKSİ YÖNDE BOZMA OLSA BİLE USULİ KAZANILMIŞ HAKKIN İSTİSNASI OLARAK UYGULANIR

“İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2023/4150 · K. 2025/2518

YÜKLENİCİDEN ARSA PAYI YA DA BAĞIMSIZ BÖLÜM SATIN ALAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İYİNİYETLİ OLDUĞU KANUN GEREĞİ KARİNE SAYILIR

“maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyi niyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2025/742 · K. 2025/3422

ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ TAPUYA ŞERH EDİLMİŞSE, ŞERHE RAĞMEN BAĞIMSIZ BÖLÜM SATIN ALAN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN İYİNİYET İDDİASI DİNLENMEZ

“tapu kaydındaki şerhe rağmen bağımsız bölümleri satın alan davalı üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/3513 · K. 2018/5076

KAT MALİKİ, KARARA AYKIRI OY VERDİYSE ÖĞRENMEDEN İTİBAREN BİR AY, HER HÂLDE KARAR TARİHİNDEN İTİBAREN ALTI AY İÇİNDE İPTAL DAVASI AÇABİLİR; YOK VEYA MUTLAK BUTLAN HÂLİNDE SÜRE KOŞULU ARANMAZ

“arak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz"…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay HGK
E. 2019/34 · K. 2022/654

TOPLANTI VE KARAR NİSABINA İLİŞKİN HÜKÜMLER EMREDİCİ VE KAMU DÜZENİNE İLİŞKİNDİR; SAYI VE PAY ÇOĞUNLUĞU SAĞLANMADAN ALINMIŞ YÖNETİCİ SEÇİMİ KARARINDAN SÖZ EDİLEMEZ

“toplantı ve karar nisabına ilişkin bu hükümler emredici ve kamu düzenine ilişkin olup KMK 30 ve 34. madde anlamında sayı ve pay çoğunluğu sağlanmadan kanuna uygun olarak alınmış bir yönetici seçimi kararından bahsetmek mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay 5. HD
E. 2022/1086 · K. 2022/6865

YÖNETİM PLANI KAT MALİKLERİNİN 4/5 ÇOĞUNLUĞUYLA DEĞİŞTİRİLEBİLİR; NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKLA ALINMAMIŞ KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR VE İPTALİNDE SÜRE ARANMAZ

“maddesi gereğince yönetim planı tüm kat maliklerinin 4/5 çoğunluğu ile değiştirilebileceği, maddede belirtilen nitelikli çoğunlukla alınmamış kararın yok hükmünde bir karar olacağı, bu nedenle bu tür kararların iptalinde süre koşulu aranmayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay 23. HD
E. 2012/6343 · K. 2013/515

MUTLAK BUTLANLA MALUL KARARDA MAHKEMECE İPTAL DEĞİL GEÇERSİZLİK KARARI VERİLMELİDİR

“Ancak anılan gerekçelerle söz konusu kararların geçersizliğine karar verilmesi gerekirken iptaline hükmedilmiş olması doğru değil…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay HGK
E. 2005/59 · K. 2005/130

ÖZEL VE MUTLAK NİSAP ÖNGÖRÜLEN HUSUSLAR DIŞINDAKİ MUTAD YÖNETİM KARARLARI, İPTAL EDİLMEDİKÇE BÜTÜN KAT MALİKLERİNİ BAĞLAR

“Kat Mülkiyeti Yasasının özel ve mutlak nisap öngördüğü hususlara ilişkin kararlar dışındaki, aidatların belirlenmesi gibi mutad yönetim işlerine ilişkin kat malikleri kurulu kararlarının iptal edilmedikçe Yasanın 32.maddesinin ikinci fıkrasının buyurucu hükmü gereği olarak bütün kat maliklerini bağlayacağı kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay 18. HD
E. 2010/1969 · K. 2010/3268

KURUL KARARININ İPTALİNİ İSTEME HAK VE YETKİSİ KAT MALİKLERİNE TANINMIŞTIR; BAĞIMSIZ BÖLÜM MALİKİ OLMAYANIN AKTİF DAVA EHLİYETİ YOKTUR

“maddesi gereğince kat malikleri kurulu kararının iptalini isteme hak ve yetkisi kat maliklerine tanınmıştır. Buna göre bağımsız bölüm maliki olmayan davacının böyle bir davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay 20. HD
E. 2019/3269 · K. 2019/6235

KAT MALİKİ OLMAYANIN KURULA KARŞI DAVA AÇABİLMESİ İÇİN KARARIN ÖZEL BİR ÇIKARIYLA İLGİLİ OLMASI VE HAK VE YARARLARINI DOĞRUDAN ZEDELEMESİ GEREKİR

“Bu kişilerin kat malikleri kuruluna karşı dava açmak için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay 5. HD
E. 2020/7905 · K. 2020/11579

DAVACININ KAT MALİKİ OLUP OLMADIĞI, TOPLANTIYA KATILIP KATILMADIĞI VE İPTALİNİ İSTEDİĞİ KARARLARA MUHALİF KALIP KALMADIĞI ARAŞTIRILMALIDIR

“Davacının kat maliki olduğunun tespiti halinde toplantıya katılıp katılmadığının, iptalini istediği kararlara muhalif kalıp kalmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Malikleri Kurulu Kararı İptali →
Yargıtay HGK
E. 2017/3018 · K. 2022/6

YASAKLAYICI HÜKÜM OLMASA DA EVDE KEDİ VEYA KÖPEK BESLEYEN MALİK, KOMŞULARINI RAHATSIZ ETMEYECEK TEDBİRLERİ ALMALIDIR

“Bu konuda bir yasaklayıcı hüküm olmasa da evde kedi veya köpek besleyen bağımsız bölüm sahiplerinin bundan dolayı komşularını rahatsız etmeyecek tedbirleri de alması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Yönetim Uyuşmazlıkları →
Yargıtay 5. HD
E. 2021/12684 · K. 2021/15128

KAT MALİKLERİ 4/5 ÇOĞUNLUKLA ORTAK YERLERDE TESİS YAPILMASINA KARAR VEREBİLİR; ANCAK KARAR MİMARİ PROJEDE OYBİRLİĞİ GEREKTİREN ESASLI DEĞİŞİKLİK YAPMAMALI, İMAR MEVZUATINA AYKIRI OLMAMALI VE DİĞER MALİKLERİN KULLANIMINI ENGELLEMEMELİDİR

“yine kat malikleri 4/5 çoğunluğun yazılı rızası ile ortak yerlerde inşaat veya tesis yapılmasına karar verebilir. Ancak bu kararın mimari projede oybirliğini gerektiren esaslı değişiklik yapmaması, imar mevzuatına aykırı olmaması ve diğer bağımsız bölüm maliklerinin bağımsız bölüm veya eklentilerini kullanımını engellememesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Yönetim Uyuşmazlıkları →
Yargıtay 18. HD
E. 2013/17665 · K. 2014/8780

KAT MÜLKİYETİNİN DEVRİ KOŞULLARINDAN BİRİ DİĞER KAT MALİKLERİNİN SAYI VE ARSA PAYI ÇOĞUNLUĞUYLA KARAR VERMESİDİR

“Kat mülkiyetinin devri zorunluluğu getiren bu maddede sayılı koşullardan biri de diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Yönetim Uyuşmazlıkları →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/9149 · K. 2019/1201

YÖNETİM PLANI KAT MALİKLERİ ARASINDA SÖZLEŞME NİTELİĞİNDEDİR VE TARAFLARI BAĞLAR; ÖNCE ONUN HÜKÜMLERİ UYGULANIR

“yönetim planı kat malikleri arasında yapılan bir sözleşme niteliğinde olup tarafları bağlayacağından öncelikle dava konusu anataşınmaza ait yönetim planında kat maliklerinin borç ve yükümlülüklerine ilişkin hükümleri varsa onların uygulanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 12. HD
E. 2015/19043 · K. 2015/29931

KAT MÜLKİYETİ TEK PARSEL ÜZERİNDEKİ YAPILARDA KULLANILABİLİR; YÖNETİM PLANI TEK PARSELE AİTSE KMK, BİRDEN ÇOK PARSEL VARSA GENEL HÜKÜMLER UYGULANIR

“634 sayılı Kanunda öngörülen kat mülkiyeti ancak, tek parsel üzerindeki yapı veya yapılarda kullandırılabileceğinden yönetim planı tek parsel üzerindeki kat malikleri arasında yapılmış ise uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, birden ço…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/343 · K. 2017/463

GECİKME TAZMİNATININ BAŞLANGICI, KAT MALİKİ TOPLANTIYA KATILMIŞSA KARAR TARİHİ; KATILMAMIŞSA KARARIN VEYA İŞLETME PROJESİNİN TEBLİĞ EDİLDİĞİ YA DA BORCU ÖĞRENDİĞİ TARİHTİR

“Dava konusu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu toplantısına davalı katılmışsa karar tarihi, kararın alındığı toplantıya katılmamışsa bu kararın veya işletme projesinin kendisine tebliğ edildiği veyahut başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih esas alınmalıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 18. HD
E. 2012/7394 · K. 2012/8456

GİDER VE AVANS PAYININ TAMAMINI ÖDEMEYEN KAT MALİKİ, GECİKTİĞİ GÜNLER İÇİN AYLIK %10 (14.11.2007'DEN SONRA %5) HESABIYLA GECİKME TAZMİNATI ÖDER

“maddesine göre gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık % 10 (14.11.2007 gün ve 5711 sayılı Yasa uyarınca bu tarihten sonra % 5) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 18. HD
E. 2014/18325 · K. 2014/17518

GECİKME TAZMİNATI, ASIL ALACAĞIN GÜNÜNDE ÖDENMEMESİNDEN DOĞAN ZARARIN KARŞILIĞIDIR

“Gecikme tazminatı, asıl alacağın gününde ödenmemesi durumunda geç ödemeden dolayı alacaklının gerçekleşeceği kabul edilen zararının karşılığıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 20. HD
E. 2018/2544 · K. 2018/3964

GECİKME TAZMİNATININ BAŞLANGIÇ GÜNÜNÜN AÇIKÇA SAPTANMIŞ OLMASI GEREKİR

“ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 18. HD
E. 2014/4628 · K. 2014/9746

DÖNEMSEL EDİMLERE İLİŞKİN DAVALAR BEŞ YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİDİR

“madde ve bendine göre dönemsel edimler hakkındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 5. HD
E. 2022/14520 · K. 2023/8417

KAT MALİKİ AİDAT VE ORTAK GİDERLERDEN YALNIZCA SATIŞ TARİHİNE KADAR SORUMLUDUR; BU TARİHTEN SONRA DOĞAN GİDERLERDEN YENİ MALİK SORUMLUDUR

“Bu durumda davalı aidat ve ortak giderlerden satış tarihine kadar sorumlu olup bu tarihten sonra sorumluluk bağımsız bölümün yeni malikine ait olacaktır. Eldeki dava mantolama ortak giderine ilişkin olup mantolamaya ilişkin yapım sözleşmesinin 2012 tarihli olduğu gözetildiğinde dahili davalılar murisi ... ın bu giderden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 5. HD
E. 2020/8098 · K. 2021/7567

BAĞIMSIZ BÖLÜMDEN DEVAMLI YARARLANANLAR GİDER VE AVANS BORCUNDAN MÜTESELSİLEN SORUMLUDUR; KİRACININ SORUMLULUĞU ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİRA MİKTARIYLA SINIRLIDIR VE ÖDEDİĞİ KİRA BORCUNDAN DÜŞÜLÜR

“madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira, miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Bölge Adliye Mah.
E. 2021/179 · K. 2024/193

KOOPERATİF İLE ORTAĞI ARASINDAKİ PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER VE DÖNEMSEL EDİMLERDE ZAMANAŞIMI BEŞ YILDIR VE BU SÜRE BORCUN MUACCEL OLDUĞU TARİHTEN BAŞLAR

“Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda ve dönemsel edimlerde uygulanacak olan 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıl olup, bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay HGK
E. 2011/633 · K. 2011/620

TEK PARSEL ÜZERİNDE KURULU BLOKLARDAN OLUŞAN SİTELERDE ANA TAŞINMAZA YÖNETİCİ ATANMIŞ OLMASI, BLOKLARIN KENDİ YÖNETİCİSİNİ TAYİN ETMESİNE ENGEL DEĞİLDİR

“tek parsel üzerinde kurulu bloklardan oluşan sitelerde ana taşınmaz yönünden yönetici atanmış olması, blokların kendi aralarında yönetici tayin etmesine engel değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/3871 · K. 2018/5402

YÖNETİM PLANINDA TEK YÖNETİM ÖNGÖRÜLMÜŞSE PLAN DEĞİŞTİRİLMEKSİZİN HER BLOKA AYRI YÖNETİCİ ATANMASI VE YÖNETİMLERİN AYRILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Yönetim planında tek yönetim öngörülmesine rağmen kat malikleri kurulunda yönetim planı değişikliği yapılmaksızın, her bloka ayrı yönetici atanması ve yönetimlerin bu şekilde ayrılması KMK ve yönetim planı kapsamında mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kat Mülkiyetinde Aidat ve Giderler →
AYM
E. 2009/58 · K. 2011/52

ZİLYEDİN TESCİL İSTEYEBİLMESİ İÇİN MİRASÇILARIN, OLAĞANÜSTÜ ZAMANAŞIMI TAMAMLANMADAN AÇIKLAYICI TESCİL YAPTIRMAMIŞ OLMALARI DA GEREKİR

“Zilyet tarafından mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilebilmesini isteyebilmek için maddede belirtilen koşullar yanında mirasçıların, olağanüstü zamanaşımının tamamlanmasından önce açıklayıcı tescil yaptırmamış olmaları da gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay HGK
E. 2022/229 · K. 2023/1071

TAPUSUZ TAŞINMAZIN ZAMANAŞIMIYLA KAZANILMASI İÇİN ÖZEL MÜLKİYETE ELVERİŞLİ OLMASI, YASAKLAYAN HÜKÜM BULUNMAMASI VE DEVLETE KALAN TAŞINMAZLARDAN OLMAMASI GEREKİR

“Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zamanaşımına dayanılarak kazanılabilmesi için taşınmazın özel mülkiyete elverişli olması, zamanaşımı ile kazanılmasını yasaklayan bir kanun hükmünün bulunmaması ve taşınmazın kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazlardan olmaması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/4442 · K. 2022/3769

TAŞINMAZ YİRMİ YILI AŞKIN SÜREDİR NİZASIZ, ARALIKSIZ VE MALİK SIFATIYLA KULLANILIYOR VE DEVLETİN HÜKÜM VE TASARRUFU ALTINDAKİ YERLERDEN DEĞİLSE ZİLYETLİKLE KAZANMA KOŞULLARI OLUŞUR

“dava konusu taşınmazın 25 yıldır ve halen davacı tarafından ev ve bahçesi olarak nizasız, aralıksız ve malik sıfatıyla kullanıldığı, dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma süresi ile koşullarının oluştuğu…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 8. HD
E. 2022/5065 · K. 2024/3304

TAŞINMAZIN EKONOMİK AMACA UYGUN KULLANILIYOR OLMASI, ZİLYETLİĞİN KİMDE BULUNDUĞU YÖNÜNDEN GÜÇLÜ DELİLDİR

“her 3 taşınmazın da öncesinde ve halen davalı tespit malikleri, murisleri ve mirasçıları tarafından kullanılmasının ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin davalı taraflarda olduğunu gösterdiği, bu durumun eldeki davada güçlü delil teşkil ettiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/3851 · K. 2024/1064

HAVA FOTOĞRAFLARI İLE MAHALLİ BİLİRKİŞİ VE TANIK BEYANLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLEREK EKLEMELİ ZİLYETLİKLE İKTİSAP SAPTANIR

“dava konusu taşınmaz üzerinde "A" harfi ile gösterilen alan yönünden incelenen hava fotoğrafları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından zilyetlikle iktisap koşullarının eklemeli zilyetlik yolu ile davacılar lehine oluştuğu…”Kararda aktarılan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay HGK
E. 2011/714 · K. 2012/78

OLAĞANÜSTÜ ZAMANAŞIMIYLA KAZANMANIN BİRİNCİ KOŞULU TAŞINMAZIN TAPUDA KAYITLI OLMAMASIDIR

“Olağanüstü zamanaşımı yoluyla taşınmaz mal mülkiyetini kazanma koşullarına gelince; Birinci koşul; taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 8. HD
E. 2021/7890 · K. 2024/3684

Ormanlar ve orman sayılan alanlar — bitki örtüsü sonradan tahrip edilmiş veya yer fiilen tarım arazisi olarak kullanılıyor olsa dahi bu vasıf değişmez (Yargıtay 8. HD'nin 27.05.2024 tarihli, 2021/7890 E. ve 2024/3684 K. sayılı kararı),

Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2024/1310 · K. 2024/2227

KIYI KENAR ÇİZGİSİ, GÖZLEM ÇUKURLARI AÇILIP VERİLERİ İNCELENEREK VE TOPOĞRAFİK MEMLEKET HARİTALARINDAN YARARLANILARAK TESPİT EDİLİR

“te gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve topoğrafik memleket haritalarından da yararlanılarak kıyı- kenar çizgisinin tespiti için gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve topoğrafik memleket haritalarından da yararlanılarak kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/4814 · K. 2022/5964

KADASTRO KANUNU M. 14/1'E GÖRE TAPUSUZ TAŞINMAZ, SULU TOPRAKTA 40, KURU TOPRAKTA 100 DÖNÜME KADAR OLMAK ÜZERE, YİRMİ YILLIK ÇEKİŞMESİZ VE ARALIKSIZ MALİK SIFATIYLA ZİLYETLİĞİN İSPATI HÂLİNDE ZİLYEDİ ADINA TESPİT EDİLİR

“Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/5544 · K. 2023/219

FARKLI DÖNEMLERE AİT EN AZ ÜÇ YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ HAVA FOTOĞRAFI GETİRTİLMELİ, SONRA YEREL BİLİRKİŞİ VE TANIKLAR DİNLENMELİDİR

“dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına idari yoldan tescil edildiği 2008 yılından 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlere ait yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının en az 3 adedi getirtilerek dosya arasına konulmalı…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 20. HD
E. 2015/512 · K. 2015/1279

TAPULAMA DIŞI BIRAKILAN YERİN KAZANILMASI İÇİN ÖNCE İMAR-İHYA EDİLDİĞİNİN, SONRA YİRMİ YIL KESİNTİSİZ VE ÇEKİŞMESİZ MALİK SIFATIYLA ZİLYET OLUNDUĞUNUN İSPATI GEREKİR

“çekişmeli taşınmaz genel arazi kadastrosunda fundalık olarak tapulama dışı bırakıldığından, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilebilmesi için öncelikle imar ihya edildiği, imar ihya bittikten sonra 20 yıl süreyle kesintisiz ve çekişmesiz malik sıfatıyla zilyet edildiğinin davacı tarafından ispatı gerektiği…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay İBK
E. 1997/5 · K. 1997/3

KIYI KENAR ÇİZGİSİNİ KURAL OLARAK ADLİ YARGI BELİRLER; ANCAK İDARENİN BELİRLEMESİ TEBLİĞE RAĞMEN DAVA EDİLMEYİP KESİNLEŞMİŞSE ADLİ YARGI ONA UYMAK ZORUNDADIR

“Kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi görevinin adli yargıya ait olduğuna; ancak, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu'nun 9.maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idari yargı tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında, bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin adli yargı tarafından saptanması gerektiğin…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/3828 · K. 2022/845

KIYI KENAR ÇİZGİSİ KURAL OLARAK UZMAN BİLİRKİŞİ KURULUNDAN YARARLANILARAK ADLİYE MAHKEMESİNCE BELİRLENİR

“Çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi için "kıyı kenar çizgisinin" de saptanması gerekmektedir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddelerinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekte olan davalarda uygulanması zorunlu bulunan 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kıyı kenar çizgisi kural olarak, uzman bilirkişi kurulundan yararlanılmak suretiyle Adliye Mahkemesince belirlenmeli…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 8. HD
E. 2023/6065 · K. 2025/7386

YÜZ DÖNÜM SINIRI AŞILIYORSA HANGİ TAŞINMAZIN TESCİL EDİLECEĞİ KONUSUNDA DAVACIYA TERCİH HAKKI TANINIR

“ne var ki 100 dönüm sınırlaması dikkate alındığında, yalnızca 627, 6 98\[...\] sayılı parseller ile 645 sayılı parselin 1000.00 m²lik kısmının vergi kaydı kapsamında kaldığı, diğer taşınmazların ise senetsiz olarak değerlendirilmeleri gerektiği, bu nedenle davacıya tercih hakkı tanındığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/2869 · K. 2013/3115

MİKTAR SINIRLAMALARI HAZİNE VE İLGİLİ KAMU TÜZEL KİŞİLERİNE KARŞI AÇILAN DAVALARDA GÖZ ÖNÜNDE TUTULUR

“Kural olarak, miktar sınırlamaları ... ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarda göz önünde tutulmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/5199 · K. 2023/2325

BİR ARAZİNİN KULLANIM SÜRESİ, NİTELİĞİ VE İMAR-İHYANIN TAMAMLANDIĞI TARİHİN EN İYİ BELİRLEME YÖNTEMİ HAVA FOTOĞRAFLARIDIR

“Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/4347 · K. 2022/2514

ZİLYETLİKLE İKTİSAP KOŞULLARI İÇİN DAVA TARİHİNDEN GERİYE 15-20-25 YIL ÖNCESİNE AİT HAVA FOTOĞRAFLARI GETİRTİLİP UZMAN BİLİRKİŞİ ELİYLE İNCELENMELİDİR

“çekişmeli taşınmazın dava tarihinden geriye 15-20-25 yıl önceki hava fotoğraflarının getirtilerek uzman bilirkişi eliyle incelenmesi ve zirai olarak davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay HGK
E. 2019/694 · K. 2021/157

KADASTRO KANUNU M. 14'TEKİ BELGELER MÜLKİYET BELGESİ DEĞİL TASARRUF BELGESİDİR; ZİLYETLİKLE BİRLEŞMEYEN VERGİ KAYDINA DEĞER VERİLEMEZ

“3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki yazılı belgeler, mülkiyet belgesi olmayıp, ispat hukuku bakımından delil niteliği bulunan tasarruf belgeleridir. Kazanmayı sağlayan zilyetlik bakımından tek başına bir değer taşımazlar. Kazanma bakımından dayanılan vergi kaydının nazara alınması için vergi kaydı mükellefi ile zilyet arasında bağlantının kurulması gerekir. Zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemez…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Yargıtay 8. HD
E. 2009/4819 · K. 2010/1268

ÖNCEKİ HÜKÜMLE BELİRLENEN TAŞINMAZ NİTELİĞİ, KESİN HÜKÜM SAYILMASA DA SONRAKİ DAVADA TANIK BEYANLARINA ÜSTÜN TUTULUR

“Davacı söz konusu davada taraf sıfatını almamış olduğundan anılan hükmün kesin hüküm olduğu söylenemez ise de, 1991 yılında hükmen belirlenen nitelik karşısında dava konusu taşınmazın Hazine adına tescil edildiği 1994 yılına kadar davacı yararına imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hükümlerine dayalı kazanma koşullarının oluştuğuna ilişkin yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil →
Danıştay 6. Daire
E. 2021/6350 · K. 2021/8837

Doğrudan tespit işlemine karşı — kural olarak ehliyet yok: İdare mahkemeleri, itiraz ve dava açma yetkisinin mülkiyete dayalı tasarruf yetkisi çerçevesinde münhasıran maliklere tanındığı, işlemin doğrudan muhatabı olmayan kiracının riskli yapı tespitine karşı iptal davası açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı ehliyetten reddetmekte; bölge idare mahkemeleri de bu kararları kesin olarak o…

Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Danıştay 4. Daire
E. 2024/2888 · K. 2024/5576

RİSKLİ YAPI TESPİTİNE İTİRAZ HAKKI YALNIZCA MALİKLERE VE KANUNİ TEMSİLCİLERİNE TANINMIŞTIR; İŞLEMİN DOĞRUDAN MUHATABI OLMAYAN KİRACININ DAVA AÇMA EHLİYETİ YOKTUR

“dava konusu yapı hakkında tesis edilen riskli yapı tespit işlemi ile ilgili itiraz hakkının sadece maliklere ve kanuni temsilcilerine tanındığı, işlemin doğrudan muhatabı olmayan kiracı olan davacının, riskli yapı tespitine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Danıştay İDDK
E. 2021/244 · K. 2021/518

SUBJEKTİF DAVA AÇMA EHLİYETİNİN KABULÜ İÇİN İDARİ KARARIN DAVACININ MEŞRU, ŞAHSİ VE GÜNCEL BİR MENFAATİNİ İHLAL ETMESİ GEREKİR

“Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Danıştay İDDK
E. 2021/3373 · K. 2021/3109

RİSKLİ ALAN SINIRLARI İÇİNDE İKAMET EDENLERİN DAVA AÇMA EHLİYETİ BULUNUR

“belirtilen davacıların riskli alan sınırları içinde ikamet ettikleri anlaşıldığından, dava açma ehliyetlerinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Danıştay 14. Daire
E. 2011/9654 · K. 2012/2931

YIKIMI KARARLAŞTIRILAN YAPIDA FAALİYETTE BULUNAN KİRACININ İŞLEMİN İPTALİNİ İSTEMEDE MEŞRU, KİŞİSEL VE GÜNCEL İLİŞKİSİ VE DAVA AÇMA EHLİYETİ VARDIR

“faaliyette bulunan davacı şirketin olumsuz etkileneceği açıktır. Bu durumda, davacı şirketin dava konusu işlemlerin iptalini istemede meşru, kişisel ve güncel bir ilişkisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Bölge İdare Mah.
E. 2017/939 · K. 2017/663

KİRACI, RİSKLİ YAPI TESPİTİNE KARŞI DAVA AÇMA EHLİYETİNE SAHİP OLMASA DA YIKIM, TAHLİYE VE ELEKTRİK/GAZ/SU KESME İŞLEMLERİNE KARŞI DOĞRUDAN DAVA AÇABİLİR

“Riskli yapı kararının malikin tasarruf hakkı alanında kalması sebebiyle davacının ehliyet bulunmasa da yapının yıkım ve tahliyesi ile elektrik, gaz ve suyun kesilmesi işlemlerinde menfaati bulunduğundan bu işlemlere karşı doğrudan dava açma hakkı vardır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4122 · K. 2019/282

TBK M. 355 TAZMİNATI İÇİN TAŞINMAZIN YARGI KARARI YA DA İCRA YOLUYLA TAHLİYE EDİLMİŞ OLMASI GEREKİR

“Davalı kiraya veren gereksinim, yeniden inşaa ve imar amacıyla bir tahliye davası açmamıştır. Davacı kiracı taşınmazı bir yargı kararı veya icra marifetiyle tahliye etmemiştir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 355. maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/3548 · K. 2024/3863

TAHLİYEYE İLİŞKİN İCRA İŞLEMİ OLMADAN TAŞINMAZ TAHLİYE EDİLMİŞSE TBK M. 355 UYARINCA TAZMİNAT KOŞULLARI OLUŞMAZ

“Davacı, tahliyeye ilişkin icra işlemi olmadan taşınmazı tahliye ettiğinden 6098 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/3099 · K. 2025/3540

YENİDEN KİRALAMA YASAĞININ UYGULANABİLMESİ İÇİN KİRAYA VERENİN MAHKEME KARARINI UYGULATARAK TAHLİYEYİ SAĞLAMASI GEREKİR; KİRACI İCRA OLMAKSIZIN KENDİSİ ÇIKMIŞSA TAZMİNAT KOŞULLARI OLUŞMAZ

“kiralama yasağının başlayabilmesi için ön koşulun, kiraya verenin, aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle, kiracının kiralanandan tahliyesini sağlaması gerektiğinin açıkça belirtilmesine, bu durumda davacının icra marifeti olmaksızın kiralananı tahliye etmesi nedeniyle maddede öngörülen tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Uyuşmazlık Mah.
E. 2024/413 · K. 2024/333

İDARE 6306 SAYILI KANUN UYARINCA KAMU GÜCÜNÜ KULLANARAK RESEN VE TEK TARAFLI İŞLEM TESİS ETMİŞSE UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ İDARİ YARGIYA AİTTİR

“davalı idarenin, proje uygulamalarına başlamadan önce riskli yapıların yıktırılması amacıyla, 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu gücünü kullanarak, resen ve tek taraflı olarak işlem tesis ettiği,diğer taraftan, davacının talebinin, bu işlem nedeniyle söz konusu taşınmazı kullanamamaktan kaynaklanan zararın tazmini niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünün, idari işlemlerden dolayı davacının haklarının ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesine bağlı bulunduğu, bu belirlemenin ise, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde idari yargı yerlerince yapılabilecek nit…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşüm Nedeniyle Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2023/648 · K. 2025/512

ARSA PAYLARI BAĞIMSIZ BÖLÜMLERİN DEĞERLERİYLE ORANLI TAHSİS EDİLMEMİŞSE HER KAT MALİKİ YENİDEN DÜZENLEME İSTEYEBİLİR; SONRADAN OLUŞAN DEĞER DEĞİŞİMİ PAYI DEĞİŞTİRMEZ

“Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2023/6446 · K. 2024/3375

Davanın kapsamını Yargıtay 5. HD'nin 19.03.2024 tarihli, 2023/6446 E. ve 2024/3375 K. sayılı kararı tanımlamaktadır: dava "tarafların kat maliki oldukları anagayrımenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tesciline ilişkindir". Yani dava iki aşamalıdır — önce orantısızlığın tespiti, sonra yeni payların tescili…

Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2022/3766 · K. 2022/14315

ARSA PAYI DÜZELTİMİNDE AÇIKTA ARSA PAYI BIRAKILAMAZ; TÜM KAT MALİKLERİ DAVAYA DÂHİL EDİLMELİ VE DEĞERLENDİRME KAT İRTİFAKININ KURULDUĞU TARİHE GÖRE YAPILMALIDIR

“aynı parsel üzerinde bağımsız bölümlere farklı paydalar üzerinden arsa paylarına hükmedilmesi hatalıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca açıkta arsa payı bırakılamayacağından ve hükmün bu yönüyle infaza elverişli bulunmaması nedeniyle kabul kararı yerinde görülmemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2020/9600 · K. 2021/13198

DEĞERLENDİRMEDE CİNS, KAT, ALAN, ISINMA, AYDINLANMA, MİMARİ KULLANIM, CEPHE VE MANZARA ESAS ALINIR; SONRAKİ DEĞİŞİKLİKLER DİKKATE ALINMAZ

“Söz konusu işlem yapılırken de, bağımsız bölümlerin cinsi, bulunduğu kat, alanı, ısınma sistemi, aydınlanması, mimari kullanımı ve konumu, cephesi ve manzarası gibi hususlar değerlendirme için esas alınır; değerlendirmeye esas alınacak tarihten sonraki imar durumu ile cins ve manzara değişiklikleri, bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle meydana gelen değer artış ve eksilmeleri dikkate alınmaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 20. HD
E. 2018/3199 · K. 2018/7012

ARSA PAYI DÜZELTİMİNDE BİLİRKİŞİ RAPORUNDA HER BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DEĞERİNE ETKİLİ UNSURLAR TEK TEK AÇIKLANMALI VE DEĞERLER AYRI AYRI HESAPLANMALIDIR; SOYUT DEĞERLENDİRME YETMEZ

“her bir bağımsız bölümün kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulduğu tarihteki değerlerine etkili olabilecek diğer unsurlar tek tek yazılıp açıklanmamış ve bu bağımsız bölümlerin değerleri ayrı ayrı hesaplanmamış, soyut bir biçimde değerlendirme yapılarak arsa payları yeniden belirlenmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2023/11838 · K. 2024/1592

ARSA PAYLARININ ORANTISIZ DAĞITILDIĞI BELİRTİLSE DE, TESPİTTE DİKKATE ALINMAYAN SOMUT VE HAKLI NEDENLER ORTAYA KONULMALIDIR

“bilirkişi raporunda kat mülkiyetine geçiş tarihi olan 20.12.1968 tarihinde arsa paylarının orantılı olarak dağıtılmadığı belirtilmişse de bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2022/9023 · K. 2022/18354

ARSA PAYLARINI DAVACININ MURİSİ DÜZENLEMİŞSE İYİNİYET VE UZUN SÜRE İTİRAZ EDİLMEMİŞ OLMASI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLİR; ORANTISIZLIK SOMUT DELİLLE ORTAYA KONURSA KAT MÜLKİYETİ TESİSİ TARİHİNE GÖRE YENİ PAYLAR BELİRLENİR

“Anagayrımenkulde kat mülkiyetinin 1987 tarihinde tesis edildiği gözetilerek aradan geçen uzunca süre kapsamında itiraz olmadığı da dikkate alındığında tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek arsa paylarında orantısızlık iddiasının somut veri ve deliller ile ortaya konması durumunda kat mülkiyeti tesisi tarihi esas alınarak yeni arsa paylarının belirlenmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/3862 · K. 2018/3552

KAT MÜLKİYETİ TERKİN EDİLDİKTEN SONRA AÇILAN ARSA PAYI DÜZELTİM DAVASI, GENEL HÜKÜMLERE DAYALI MALVARLIĞI DAVASIDIR

“davanın 04.04.2016 tarihinde açılmış olduğu, kat mülkiyetinin 10.02.2016 tarihinde terkin edildiği, davanın genel hükümlere dayalı olarak malvarlığına ilişkin olup arsa paylarının düzeltilmesine yönelik olduğu anlaşılmakla…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2024/10020 · K. 2025/9552

Yargıtay 5. HD'nin 24.06.2025 tarihli, 2024/10020 E. ve 2025/9552 K. sayılı kararıyla onanan ilk derece kararında dava, "son yıllarda gündeme gelen kentsel dönüşüm uygulamaları çerçevesinde bu davanın açılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından ve tespit edilen yeni arsa payları incelemesinde davacıların arsa payı düzeltim talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyl…

Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/1664 · K. 2025/6769

Zamanlama tek başına belirleyici olabilmektedir. Yargıtay 5. HD'nin 30.04.2025 tarihli, 2025/1664 E. ve 2025/6769 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararında, "dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılması istemiyle açılan davadan sonra bu davanın açıldığı, bu durumun da iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı" tespitiyle ret sonucuna varılmıştır. Acele kamulaştırma veya riskli yapı te…

Kaynak: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Dağıtımı →
Danıştay 6. Daire
E. 2019/2540 · K. 2021/6205

KİRA YARDIMINDAN YARARLANMAK İÇİN YIKILMADAN ÖNCE YAPIDA FİİLEN İKAMET ŞARTI ARAYAN KILAVUZ HÜKÜMLERİ HUKUKA UYGUNDUR

“riskli yapı olarak tespit edilen ve yapılan anlaşma sonucu yıktırılmasına karar verilen yapının maliklerine kira yardımı yapılabilmesi için söz konusu yapıda ikamet etme şartı getiren 2017 yılına ait Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun 3.1, 3.2, 5.1 ve 5.2. maddelerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
Danıştay 6. Daire
E. 2020/9871 · K. 2021/10346

RİSKLİ YAPI UYGULAMALARINDA ÖNCELİKLİ OLARAK MALİKLERLE ANLAŞMA YOLUNA GİDİLMESİ ESASTIR; ANLAŞMAYLA TAHLİYE EDİLENLERE GEÇİCİ KONUT VEYA KİRA YARDIMI YAPILABİLİR

“Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
Danıştay 6. Daire
E. 2023/2583 · K. 2023/4195

DAVANIN HANGİ İŞLEM YA DA İŞLEMLERE KARŞI AÇILDIĞI HİÇBİR TEREDDÜDE YER BIRAKMAYACAK BİÇİMDE TARİF EDİLMELİDİR

“Diğer bir anlatımla; davanın hangi işlem ya da işlemlere karşı açıldığının hiçbir tereddüte yer bırakılmayacak biçimde tarif edilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
Danıştay İDDK
E. 2021/2707 · K. 2022/384

Sürenin kanunda değil alt düzenlemede yer alması, geçersiz olduğu anlamına gelmez. Danıştay 6. Dairesi, bir yıllık başvuru süresini idarenin iş yükünü ve mali kaynaklarını planlayabilmesi bakımından tamamlayıcı ve kanuna aykırı olmayan bir düzenleme saymış; bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.02.2022 tarihli, 2021/2707 E. ve 2022/384 K. sayılı kararıyla onanmıştır. Dolayısıyla "bu …

Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
Danıştay İDDK
E. 2019/496 · K. 2021/977

Bu sınır yargı denetiminden geçmiştir; ancak denetimin mercii, konusu ve tarihi birlikte okunmalıdır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20.05.2021 tarihli, 2019/496 E. ve 2021/977 K. sayılı kararıyla onanan Danıştay 14. Dairesi'nin 17.10.2018 tarihli, E:2017/4395 ve K:2018/6170 sayılı kararında; üç bağımsız bölümü için kira yardımı isteyen malike yalnızca fiilen ikamet ettiği bir bağımsız b…

Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
Danıştay 6. Daire
E. 2018/4922 · K. 2022/4985

İMAR PLANLARININ HAZIRLANMASINDA YAPILMASI GEREKEN ANALİZ VE SENTEZ ÇALIŞMALARI KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNİN HAZIRLANMASINDA DA YAPILMALIDIR

“Öte yandan, kentsel dönüşüm kararı, devamında buna uygun imar planı kararları üretilmesi sonucunu doğurduğundan, imar planlarının hazırlanması aşamasında yapılması gereken kapsamlı analiz ve sentez çalışmalarının kentsel dönüşüm projelerinin hazırlanması aşamasında da yapılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Kira Yardımı →
AYM
E. 2012/87 · K. 2014/41

6306 UYARINCA TESİS EDİLEN İDARİ İŞLEMLERE KARŞI AÇILAN DAVALARDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA KARAR VERİLEMEYECEĞİNİ ÖNGÖREN KURAL ANAYASA'YA AYKIRIDIR

“Bu durumda, Kanun uyarınca yapılacak idari işlemler yönünden yürütmeyi durdurma kararı verilmesine istisna getirilmesinde, açıkça hukuka aykırı olan bir idari işlemin, idari davanın sonuçlanmasına kadar davanın tarafı olan bireyler üzerinde doğuracağı telafisi güç veya imkânsız zararın göz ardı edilmesini meşru kılacak, derhal gerçekleşmesi gereken üstün bir kamu yararı bulunduğu söylenemez. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, dava konusu kuralla, bireylerin, hak arama özgürlüklerini daha etkili biçimde kullanabilmelerini sağlayan yürütmeyi durdurma kurumundan Anayasa'ya aykırı olarak yoksun bırakıldıkları sonucuna varılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Bölge İdare Mah.
E. 2026/206 · K. 2026/348

KARARA KATILMAYAN MALİKLERE TEKLİF NOTER ARACILIĞIYLA BİLDİRİLİR; ON BEŞ GÜNLÜK SÜREDE KABUL EDİLMEZSE ARSA PAYI SATIŞI USULÜ İŞLETİLİR

“salt çoğunluğu alınan karara katılmayan maliklere, noter vasıtasıyla ilan edildiği, verilen on beş günlük süre içerisinde teklifin davacı tarafından kabul edilmediği veya arsa payının satışı için gerekli usulün yerine getirildiği anlaşılmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/11588 · K. 2024/7646

RİSKLİ YAPI PARSELLERİYLE BİRLEŞTİRİLECEK BOŞ PARSELLERDE BÜTÜN MALİKLERİN OYBİRLİĞİYLE KARAR ALMASI GEREKİR

“Bu parsel veya parsellerin arasında veya bitişiğinde bulunan yapılaşmamış boş parsellerin, riskli yapıların bulunduğu parsellerle tevhit edilmek suretiyle birlikte değerlendirilebilmesi için 3/7/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere boş parsellerdeki bütün maliklerin, oybirliği ile karar alması gerekir.”Kararda aktarılan yönetmelik hükmünden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/12154 · K. 2023/5141

ARSA PAYDAŞLARI TOPLANTISINA VEKİL ARACILIĞIYLA KATILMAYI YASAKLAYAN BİR DÜZENLEME YOKTUR; VEKİLLE TEMSİL GEÇERLİDİR

“arsa paydaşlarınca yapılan toplantıya paydaşlardan herhangi birinin vekili aracılığıyla katılmasını yasaklayan diğer bir ifadeyle arsa paydaşının bizzat katılmasını zorunlu tutan bir düzenleme bulunmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/11571 · K. 2024/2018

İDAREYE TANINAN DÜZENLEME YETKİSİ KAMU YARARI, HUKUK DEVLETİ, HUKUK GÜVENLİĞİ VE KAZANILMIŞ HAKLARA RİAYET İLKELERİNE UYGUN KULLANILMALIDIR

“Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Bölge İdare Mah.
E. 2017/1173 · K. 2017/1346

RİSKLİ YAPI SÜRECİ USULÜNCE TAMAMLANMIŞ, GEREKLİ ÇOĞUNLUKLA KARAR ALINMIŞ VE DEĞERLEME YAPILMIŞSA MUVAFAKAT ETMEYEN MALİKİN HİSSESİNİN SATIŞI HUKUKA UYGUNDUR

“sonrasındaki satış sürecinin mevzuata uygun olarak gerekli çoğunlukla karar alınması ve taşınmazın değerlemesi neticesinde satışın gerçekleştiği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2024/2395 · K. 2024/5934

AYNI TAŞINMAZDA BAŞKA BİR HİSSEDARIN DAVASINDA YAPTIRILAN KEŞİF VE BİLİRKİŞİ RAPORU, KIYMET TAKDİRİNİN YERİNDELİĞİ YÖNÜNDEN DİKKATE ALINIR

“aynı taşınmazdaki başka bir arsa payı hissedarı tarafından açılan ve \[...\] İdare Mahkemesinin E:\[...\] sayılı dosyasına kayıtlı uyuşmazlıkta yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmazın m²'sinin 46.000,00 TL olması gerekirken…”Kararda aktarılan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2024/4179 · K. 2025/6189

KIYMET TAKDİRİNE İTİRAZ YANINDA, YENİ PAYLAŞIM ŞEKLİNE RIZA GÖSTERMEMENİN HAKLI TEMELE DAYANIP DAYANMADIĞI DA İNCELENMELİDİR

“Bu durumda; davacıların arsa payları için yapılan kıymet takdirinin yerinde olmadığı yönünde itirazları olmakla birlikte, teklif edilen yeni paylaşım şeklinin adil olmadığı iddialarının davanın temel sebebini teşkil ettiği, davacıların yeni paylaşım şekline rıza göstermemelerinin haklı bir temele dayanıp dayanmadığı hususunun incelenmesi sonrasında…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2025/4470 · K. 2025/6714

YÜZDE ELLİ MALİK - YÜZDE ELLİ YÜKLENİCİ PAYLAŞIMI, KAT PAYLAŞIM ŞEMASI HAKKANİYETE UYGUNSA MALİKLER ALEYHİNE SAYILMAZ

“% 50 arsa maliki, % 50 yüklenici şeklindeki düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa maliklerinin aleyhine olmadığı, paylaşım oranının makul olduğu, kat paylaşım şemasının hakkaniyete uygun düzenlendiği…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Bölge İdare Mah.
E. 2019/1009 · K. 2020/206

6306 KAPSAMINDAKİ ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUK VE HİSSE SATIŞI SÜRECİ BİR KEZ İŞLETİLEBİLİR; İMAR DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI İMZALANAN YENİ SÖZLEŞME ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİDİR VE ONU İMZALAMAYANIN HİSSESİ 6306 UYARINCA SATILAMAZ

“bu sürecin bir kez mümkün olduğu, yapının imar durumunda sonradan meydana gelen değişiklik nedeniyle bir kısım malik ile müteahhit arasında imzalanan yeni sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğu ve artık 6306 sayılı Yasa ve Uygulama yönetmeliğindeki hükümlerin uygulanamayacağı, yeni sözleşmeyi imzalamayarak üçte birlik kısımda kalan maliklerin hisselerinin 6306 sayılı Kanun kapsamında idarece satışa çıkarılamayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kentsel Dönüşümde Malikin Hakları →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/1083 · K. 2025/1439

KİRA TESPİTİ DAVASININ SEBEPLERİ (ENFLASYON, PARANIN ALIM GÜCÜ, EMSAL KİRALAR) UYARLAMA DAVASININ SEBEBİ OLAMAZ; TBK M. 138'İN KENDİ ŞARTLARI OLUŞURSA HER ZAMAN UYARLAMA DAVASI AÇILABİLİR

“Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde; 6098 sayılı Kanun'un 344. maddesinde düzenlenen kira bedelinin belirlenmesi (tespiti) davası sebepleri ile bu davada uygulanacak ilkelerin, aynı Kanunun 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması davasının sebep ve konusunu oluşturmayacağı, 138. madde düzenlemesindeki diğer sebeplerin ve şartların oluşması halinde ise her zaman uyarlama davası açılmasının mümkün olduğuna…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kira Artışı Nasıl Hesaplanır? →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/925 · K. 2025/385

HAK VE NESAFETE GÖRE KİRA TESPİTİNDE EMSAL SÖZLEŞMELER DOSYAYA ALINIR, KİRALANAN VE EMSALLER BİLİRKİŞİYLE YERİNDE İNCELENİR, HER EMSALİN NİÇİN UYGUN OLDUĞU SOMUT GEREKÇEYLE AÇIKLANIR

“hak ve nesafete göre kira bedeli tespit edilirken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örneği dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı…”Kararda aktarılan içtihadı birleştirme kararından
Kaynak: Kira Artışı Nasıl Hesaplanır? →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/3426 · K. 2025/1209

YÜZDE 25 ARTIŞ SINIRI KİRACI LEHİNEDİR; KİRACI RIZASIYLA FAZLA KİRA ÖDEMİŞSE VE İRADE FESADI İDDİASI YOKSA BU ÖDEMELERİN İADESİNİ İSTEMESİ DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRIDIR

“kiracının rızası ile sözleşmedeki yeni kira bedelinin düzenlenmesi kapsamında ödediği fazla miktardaki kira bedelleri bu sınırlamaya tabi olmadığı gibi kiracı tarafından irade fesadına uğradığına dair bir iddia ve ispat da bulunmadığından talebi TMK'nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Artışı Nasıl Hesaplanır? →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/7214 · K. 2017/16602

TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE İÇİN İSTENEN KİRA VEYA YAN GİDERİN MUACCEL OLMASI GEREKİR

“Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay HGK
E. 2024/785 · K. 2025/426

TBK M. 315: YALNIZCA KİRA BEDELİNİ DEĞİL, YAN GİDERLERİ ÖDEMEDE TEMERRÜDE DÜŞMEK DE FESİH SEBEBİDİR

“TBK'nın 315. maddesinde kiracının sadece kira bedelini ödemede temerrüde düşmesi değil, ayrıca yan giderleri ödemede temerrüde düşmesi de bir fesih sebebi olarak öngörülmüş, adi kira ve konut ve çatılı iş yeri kiralarında kira bedelinin ve yan giderlerin ödenmemesi hâlinde akdin feshinin biçim ve koşulları hüküm altına alınmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay 12. HD
E. 2023/8563 · K. 2024/4902

YALNIZCA KİRA BORCUNU DEĞİL, YAN GİDERİ DE ÖDEMEYEN KİRACININ TEMERRÜDÜ SEBEBİYLE AKDİN FESHİ İSTENEBİLİR

“maddelerinde kira bedeli veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmeyen kiracının temerrüdü düzenlenmiş (Sadece kira borcunu değil yan gideri de ödemeyen kiracının temerrüdü sebebiyle kiralayan alacaklı akdin feshini isteyebili…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/15429 · K. 2014/192

TBK M. 346: KİRACIYA KİRA VE YAN GİDERLER DIŞINDA ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLEMEZ; CEZA KOŞULU VE MUACCELİYET ANLAŞMALARI GEÇERSİZDİR

“Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/949 · K. 2024/1213

KİRAYA VERENİN SÖZLEŞMEYİ FESHEDEBİLMESİ İÇİN ÖNCE KİRACIYA FESİH İHTARNAMESİ GÖNDERMESİ GEREKİR

“göre kiraya verenin kira sözleşmesini feshedebilmesi için öncelikle kiracıya fesih ihtarnamesi göndermesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/3545 · K. 2024/2088

BORÇLU İTİRAZINDA KİRA AKDİNİ VE İMZASINI AÇIKÇA REDDETMEZSE AKDİ KABUL ETMİŞ SAYILIR; ARTIK ÖDEMEYİ İSPAT YÜKÜ ONDADIR

“maddesi gereğince borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılacağından, bu durumda kiralayan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyebilir. Öyleyse, kira akdini kabul eden borçlunun artık kira bedelini ödemiş olduğunu ispat etmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay HGK
E. 2017/1883 · K. 2021/1670

KİRAYA VEREN AYNI İLAMSIZ TAKİPTE HEM ÖDENMEYEN KİRA BEDELLERİNİ HEM TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYEYİ TALEP EDEBİLİR

“Kiraya veren ödenmemiş kiranın tahsili için yaptığı ilamsız takip talebinde, kiracıya (ödeme emri ile) 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 260 veya 288. (TBK m. 315 veya 362) maddelerinde yazılı ihtarın da yapılmasını isteyebilir. Böylece kiracının kira borcunu ödemede geciktiği hâlde kiraya veren aynı takipte hem ödenmeyen kira bedellerini, hem de borçlunun temerrüt nedeniyle tahliyesini talep edebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/13638 · K. 2023/1212

İLAMSIZ KİRA TAKİBİNDE SÖZLEŞMENİN VARLIĞINI KİRAYA VEREN, KİRA BEDELİNİN ÖDENDİĞİNİ VE KİRALANANIN USULÜNCE TAHLİYE EDİLDİĞİNİ KİRACI İSPATLAR

“kira sözleşmenin varlığını ispat külfetinin kiraya verene ait, kira bedelinin ödendiğini, mecurun usulünce tahliye edildiğini ispat külfetinin ise kiracıya ait olduğunu, davalının dava konusu kirayı yasal otuz günlük sürede tamamen ödediğini ispat edemediğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Yargıtay HGK
E. 2018/6-683 · K. 2021/1722

TAHLİYENİN KABULÜ İÇİN KİRALANANIN FİİLEN BOŞALTILMASI VE ANAHTARIN KİRALAYANA TESLİM EDİLMESİ GEREKİR

“Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması ve anahtarın kiralayana teslim edilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/478 · K. 2024/781

YENİ MALİK ÖNCEKİ KİRALAYANIN HAKLARINA HALEF OLUR; ANCAK ÖNCE DEVRALDIĞINI KİRACIYA BİLDİRMESİ GEREKİR

“maddesi uyarınca önceki malik kiralayanın haklarına halef olur ise de, bunun için öncelikle kiralananı devraldığı yönünde kiracıya bildirimde bulunması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) →
Danıştay 9. Daire
E. 2018/5444 · K. 2021/6141

İşyeri kiralarında kiracı (vergi sorumlusu), ödediği brüt kira üzerinden stopaj (tevkifat) yaparak vergi dairesine öder (GVK m. 94/1-5). İşyeri kira geliri, yıllık toplamı GVK m. 86/1-c 'deki beyan sınırını aşıyorsa yıllık beyanname verilir ve kaynağında kesilen stopaj, hesaplanan vergiden mahsup edilir (GVK m. 121). Bu ilişkide yükümlü kiraya veren, vergi sorumlusu ise kiracıdır. Mahsup bir terci…

Kaynak: Kira Gelirinin Vergilendirilmesi (GMSİ) →
Danıştay 3. Daire
E. 2024/6160 · K. 2025/1856

PLATFORM ÜZERİNDEN GÜNLÜK KİRALAMA, OTEL/APART/PANSİYON GİBİ BİR TİCARİ ORGANİZASYON VE KAHVALTI-TEMİZLİK TÜRÜ HİZMETLER İÇERMEDİKÇE TİCARİ KAZANÇ SAYILMAZ; GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI OLARAK KALIR

“Davacının taşınmazlarının kiraya verilmesinden elde ettiği gelirinin ticari kazanç olarak değerlendirilebilmesi için kiralamanın otel, apart veya pansiyon işletmeciliği gibi ticari bir organizasyon dahilinde yapılması ve kahvaltı, yemek, ütü, günlük temizlik gibi bir takım hizmetleri de içermesi gerekmektedir. Belirtilen türde bir ticari organizasyon dahilinde olmaksızın salt daha fazla gelir elde etmek amcıyla taşınmazların \[...\] adlı platform üzerinden günlük, haftalık veya aylık olarak kiraya verilmesi elde edilen kazancın gayrimenkul sermaye iradı niteliğini değiştirmeyeceğinden…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Gelirinin Vergilendirilmesi (GMSİ) →
Danıştay 4. Daire
E. 2020/5207 · K. 2023/4094

İKTİSADİ, TİCARİ VE TEKNİK İCAPLARA UYMAYAN YA DA OLAĞAN SAYILMAYAN BİR DURUM İLERİ SÜRÜLÜYORSA İSPAT KÜLFETİ BUNU İDDİA EDEN MÜKELLEFE AİTTİR

“Bütün bu tespitlerin ve mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa somut olayda da davacı mükellefe ait olduğu açıktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Gelirinin Vergilendirilmesi (GMSİ) →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/7158 · K. 2014/9816

SÖZLEŞMEDE AKSİNE HÜKÜM YOKSA KEFİLİN SORUMLULUĞU ERKEN TAHLİYE TAZMİNATI İSTEKLERİNİ KAPSAMAZ

“Kural olarak kefilin sorumluluğu sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça erken tahliye tazminatı isteklerini kapsamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesi Nasıl Hazırlanmalıdır? →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/172 · K. 2014/10570

KEFİLİN SORUMLULUĞU KURAL OLARAK KİRA SÜRESİYLE SINIRLIDIR; UZAYAN DÖNEMDE DE SÜRMESİ İÇİN HEM BUNUN SÖZLEŞMEDE AÇIKÇA KARARLAŞTIRILMASI HEM DE AZAMİ SÜRE VE MİKTARIN GÖSTERİLMESİ GEREKİR

“Başka bir ifade ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim, bu yönleri resen dikkate almakla yükümlüdür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesi Nasıl Hazırlanmalıdır? →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/5367 · K. 2013/9631

SÖZLEŞMEDEKİ DEPOZİTO ALINDIĞINA İLİŞKİN KAYDIN AKSİ ANCAK YAZILI BELGEYLE KANITLANABİLİR

“Bu yazılı belgenin aksi ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceğinden ve davacı kiralayan depozito alınmadığına ilişkin yazılı bir delil sunamadığından 10.000 USD depozito bedelinin davacı kiralayana verildiğinin kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/8062 · K. 2016/3156

KİRAYA VEREN, SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ NEDENİYLE ALDIKLARINI İADE ETMEKLE YÜKÜMLÜDÜR

“Kiraya veren sözleşmenin sona ermesi nedeniyle aldıklarını iade etmekle yükümlüdür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/14631 · K. 2014/5347

DEPOZİTONUN İADE EDİLMEMESİNİ HAKLI KILACAK SEBEPLERİN BULUNUP BULUNMADIĞI ARAŞTIRILMALIDIR

“Bu nedenle taraflar arasında kira sözleşmesinde depozitoya ilişkin bir hüküm bulunması ve depozito bedelinin iade…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 13. HD
E. 2008/11843 · K. 2009/3235

MEVZUATTA AÇIK HÜKÜM OLMAMAKLA BİRLİKTE SÖZLEŞME SERBESTİSİ GEREĞİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDEKİ DEPOZİTO ANLAŞMALARI KURAL OLARAK GEÇERLİ KABUL EDİLİR

“Mevzuatımızda açık bir hüküm olmamakla birlikte sözleşme serbestisi prensibi gereği, gerek öğretide gerekse yargı kararlarında kira sözleşmelerinde yer alan depozitoya ilişkin anlaşmaların kural olarak geçerli olduğu kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/15914 · K. 2013/9504

DEPOZİTONUN SÖZLEŞME BAŞLANGICINDAKİ KİRA BEDELİNE ORANI BULUNUR, BU ORAN SÖZLEŞMENİN SONA ERDİĞİ TARİHTEKİ KİRA PARASINA UYGULANARAK GÜNCEL DEĞER BELİRLENİR

“sözleşmenin başlangıç tarihindeki kira bedelinin Türk Lirası karşılığı esas alınarak, depozitonun kira parasına olan oranı belirlendikten sonra, bu oran kira sözleşmesinin sona erdiği 08/07/2011 tarihindeki kira parasına tatbik edilerek elde edilecek güncel değer belirlenip, sonucu dairesinde alacak miktarının belirlenmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/2287 · K. 2014/4118

GÜNCEL DEPOZİTO BEDELİ, GEREKİRSE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİYLE ORANLAMA YÖNTEMİNE GÖRE TESPİT EDİLİR

“cel depozito bedelinin tespiti yönünden gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sözleşmenin başlangıç tarihindeki kira bedelinin Türk Lirası karşılığı esas alınarak, depozitonun kira parasına olan oranı belirlendikten sonra, bu oran kira sözleşmesinin sona erdiği 01/01/2011 tarihindeki kira parasına tatbik edilerek elde edilecek güncel değer belirlenip…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/9280 · K. 2016/4902

GÜNCEL DEPOZİTO BEDELİNDEN, MAKUL SÜRE KİRA ALACAĞI VE KİRACININ SORUMLU OLDUĞU HASAR BEDELİ MAHSUP EDİLİR

“tespit edilen bu süreye isabet eden makul süre kira alacağı ve kiracının sorumlu olduğu hasar bedeli olup olmadığı belirlenerek güncel depozito bedelinden mahsup edilmek suretiyle varsa kalan depozito bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/5500 · K. 2021/10204

SÖZLEŞMEDE DEPOZİTODAN FAZLALIK TALEP EDİLEMEYECEĞİ KARARLAŞTIRILMIŞSA GÜNCELLENEN DEĞER HESAPLANAMAZ

“taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 15/11/2011 tarihli sözleşmenin açık hükmü gereği, verilen depozitodan fazlalık talep edilemeyeceğinin kararlaştırılmış olması karşısında, depozito bedelinin güncellenen değerin hesaplanması doğru olmadığı gibi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/5292 · K. 2013/15760

ESKİ MALİK, GÜVENCE PARASINI YENİ MALİKE TESLİM ETTİĞİNİ KANITLAMADIKÇA PARANIN HALEN KENDİSİNDE BULUNDUĞU KABUL EDİLİR

“Davalı eski malik, kira sözleşmesi kurulurken davacı kiracıdan aldığı güvence parasını yeni malike teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece, güvence parasının halen eski malik davalıda bulunduğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/364 · K. 2017/5410

KİRALANAN EL DEĞİŞTİRİRSE YENİ MALİK SÖZLEŞMENİN TARAFI OLUR, ESKİ MALİKLE KİRACI ARASINDAKİ AKDİ İLİŞKİ SONA ERER VE SATIM TARİHİ İTİBARIYLA TASFİYE EDİLİR

“Buna göre sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan her hangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik sözleşmenin tarafı olur. Yasa hükmü uyarınca yeni malik satımla birlikte sözleşmenin tarafı haline gelirken, eski malik ile kiracı arasındaki akdi ilişki de sona erecektir. Sona eren akdi ilişkinin satım tarihi itibariyle tasfiyesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/683 · K. 2014/2075

KİRALANANIN YARGILAMA SIRASINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİYE SATILMASI, KİRACININ DEPOZİTOYU ESKİ MALİKTEN İSTEMESİNE ENGEL DEĞİLDİR

“Davacı kiracının depozito verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığına,kiralananın yargılama sırasında dava dışı 3.kişiye satılmış olması davacı kiracının davalı kiralayandan(eski malik) depozitonun iadesini istemesine engel değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/12535 · K. 2015/8879

KİRACININ TAŞINMAZI TAHLİYE ETTİĞİ SABİT OLDUĞUNDA ÖDEDİĞİ DEPOZİTO BEDELİNİN KENDİSİNE İADESİ GEREKİR

“Davacının taşınmazı tahliye ettiği sabit olduğundan davacı tarafından ödenen depozito bedelinin de davacıya iade edilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Depozito →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/3027 · K. 2013/5010

SÖZLEŞMEDEKİ MUACCELİYET ŞARTI, KİRACININ SIFATINA GÖRE TBK M. 346 GEREĞİNCE GEÇERSİZ HÂLE GELİR

“Taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesinin 6. maddesinde kararlaştırılan muacelliyet şartının, kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi gereğince davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/13856 · K. 2013/6277

TBK M. 346 KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLDUĞUNDAN GÖRÜLMEKTE OLAN DAVALARA DA UYGULANIR; KANUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİKTEN SONRA CEZAİ ŞART KAYDI GEÇERSİZ HÂLE GELİR

“bu düzenleme kamu düzenine ilişkin olduğundan, 6101 sayılı Kanunun 2 ve 7. maddeleri uyarınca eldeki davalara uygulanması gerekmektedir. Mahkemece Kanun hükmü ile cezai şarta ilişkin şartnamenin 15. maddesi geçersiz hale geldiğinden tazminat (cezai şart) istemin reddine karar verilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/15429 · K. 2014/192

TBK M. 346: KİRACIYA KİRA VE YAN GİDERLER DIŞINDA ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLEMEZ; CEZA KOŞULU VE MUACCELİYET ANLAŞMALARI GEÇERSİZDİR

“Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/3253 · K. 2024/1954

Sözleşmenin feshine bağlanan tazminat: Yargıtay 3. HD'nin 12.06.2024 tarihli, 2023/3253 E. ve 2024/1954 K. sayılı kararında, "kiracının cari yıl kira bedelini sözleşmenin feshi hâlinde tazminat olarak ödeyeceğine dair sözleşme hükmünün kiracı aleyhine düzenleme yasağı kapsamında geçersiz olduğu" kabul edilmiştir. Erken tahliye ve fesih hâllerine bağlanan götürü bedeller bu çizgide değerlendirilmek…

Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4264 · K. 2018/11140

TBK M. 346: KİRACIYA KİRA VE YAN GİDERLER DIŞINDA ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLEMEZ; CEZA KOŞULU VE MUACCELİYET ANLAŞMALARI GEÇERSİZDİR

“6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun "Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı" başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/6535 · K. 2025/461

TBK M. 346'YA AYKIRI CEZAİ ŞART İÇEREN ARABULUCULUK ANLAŞMA BELGESİ CEBRİ İCRAYA ELVERİŞLİ DEĞİLDİR; İCRA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİ VERİLEMEZ

“Anlaşma belgesinde düzenlenen cezai şartın açıkça 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesine aykırı olarak düzenlendiğinden arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli değildir. Bu durumda anlaşma belgesi arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/10074 · K. 2015/7971

Geçerli sayan çizgi: Yargıtay 6. HD'nin 06.10.2015 tarihli, 2014/10074 E. ve 2015/7971 K. sayılı kararında, süresinde tahliye etmemeye bağlanan bedelin "TBK 346.maddesinde düzenlenen kiracı aleyhine düzenleme yasağı kapsamında olmayıp TBK 182.maddesi gereğince tarafların sözleşme serbestisi gereği kararlaştırdıkları bir cezai şart olup geçerlidir" denilmiştir. Şu kadar ki Daire bu görüşü somut ola…

Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/1689 · K. 2017/1734

TAHLİYENİN SAĞLANMASI İÇİN KONULAN ŞART CEZAİ ŞART SAYILMAZ; TBK M. 342 YASAĞI ONA UYGULANMAZ

“sözleşmenin 17.maddesindeki şart tahliyenin sağlanması için konulan bir şart olup, cezai şart olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Bölge Adliye Mah.
E. 2018/2099 · K. 2020/2093

Artış sınırı (m. 344): Yenilenen dönem için kararlaştırılan artış, TÜFE on iki aylık ortalamasını aşamaz; aşan kısım geçersizdir, ancak sözleşme ve artış anlaşması bu sınır içinde ayakta kalır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. HD'nin 14.12.2020 tarihli, 2018/2099 E. ve 2020/2093 K. sayılı kararı bu hükmün niteliğini tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya koyar: "Türk Borçlar Kanunu'nun kira …

Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/2200 · K. 2022/8401

KİRALANANI KULLANIMA ELVERİŞLİ DURUMDA TESLİM VE BULUNDURMA BORCU, KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRALARINDA KİRACI ALEYHİNE DEĞİŞTİRİLEMEZ

“Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 1991/10363 · K. 1991/10927

Sözleşmeyle birlikte alınan tahliye taahhüdü: Kira ilişkisi kurulmadan önce veya sözleşmeyle aynı anda alınan tahliye taahhütleri, serbest iradeye dayanmadığı gerekçesiyle geçersizdir. Bu kuralın dayanağı bir daire kararı değil, 04.10.1944 tarih ve 15-20-28 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı dır. Aradaki fark pratiktir: içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay kurullarını, d…

Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/2961 · K. 2023/3320

PAYLI MÜLKİYETTE GEÇERLİ KİRA SÖZLEŞMESİ, TMK M. 691 VE 1955 TARİHLİ İBK UYARINCA PAY VE PAYDAŞ ÇOĞUNLUĞUYLA YAPILIR

“paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda geçerli bir kira sözleşmesinden bahsedilebilmesi için 4721 sayılı TMK'nın 691 inci maddesi ve 1955 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sözleşmenin pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak yapılması gere…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/6369 · K. 2023/6152

PAY VE PAYDAŞ ÇOĞUNLUĞU SAĞLANMADAN TEK TARAFLI YAPILAN KİRA SÖZLEŞMESİ DİĞER PAYDAŞI BAĞLAMAZ

“kira sözleşmesi bakımından pay ve paydaş çoğunluğu davacının iştiraki olmaksızın sağlanamayacağı, davalı ...'nın tek taraflı akdettiği kira sözleşmesi geçersiz olmakla davacıyı bağlamayacağı…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/13651 · K. 2012/15525

PARMAK İZİYLE ONAYLANAN SÖZLEŞME, İHTİYAR HEYETİ VE İKİ TANIKLA TASDİK EDİLMEMİŞSE GEÇERLİ SAYILMAZ

“hükme esas alınan 01.05.2003 başlangıç tarihli sözleşmenin kiralayan sıfatı ile davacıların miras bırakanı ... tarafından parmak izi ile onaylandığı, ancak hukuki işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'nun 297. maddesinde belirtilen şekilde parmak izinin ihtiyar heyeti ve iki tanık ile tasdik edilmediği görülmüştür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Danıştay 2. Daire
E. 2023/159 · K. 2023/332

RUHSAT BAŞVURUSUNDA MÜLKİYET DURUMU İÇİN KİRA SÖZLEŞMESİ YA DA TAPU SURETİ İBRAZI İSTENİR

“ruhsat başvurusu esnasında Örnek-1'de yer alan başvuru ve beyan formunun verilmesi gerektiği, mülkiyet durumuna ilişkin bölümde ise, kira sözleşmesi ya da tapu suretinin ibrazının istendiği…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/1666 · K. 2017/2252

İMZAYA İTİRAZ EDİLİRSE GÖZ KARARI YETMEZ; KRİMİNAL BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILMALIDIR

“Her ne kadar mahkemece savcılık kararı dikkate alınarak karar verilmiş ise de, savcılık dosyasında davalının iddiaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/3536 · K. 2013/13808

KİRA SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİĞİ BAŞKA BİR DAVANIN SONUCUNA BAĞLIYSA O DAVA BEKLETİCİ SORUN YAPILMALI, KESİNLEŞMESİ BEKLENMELİDİR

“Görülmekte olan dava ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmasına göre HMK'nun 165.maddesi gereğince dosyanın bekletici sorun yapılarak kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/13244 · K. 2016/7221

KEFALET, YAZILI YAPILMADIKÇA VE KEFİLİN SORUMLU OLACAĞI AZAMİ MİKTAR İLE KEFALET TARİHİ BELİRTİLMEDİKÇE GEÇERLİ OLMAZ

“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/6488 · K. 2015/2545

KEFİLİN ÖDEYECEĞİ BELİRLİ BİR MİKTARIN GÖSTERİLİP GÖSTERİLMEDİĞİ HÂKİM TARAFINDAN RESEN GÖZETİLİR

“12.4.1944 tarih ve 14/13 sayılı içtihadı birleştirme kararın da"sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hakim tarafından resen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2011/13104 · K. 2012/1423

KEFİLİN SORUMLU OLACAĞI AZAMİ MİKTAR AÇIKÇA GÖSTERİLMEMİŞSE KEFALET, KİRA BEDELİ DIŞINDAKİ BORÇLAR BAKIMINDAN GEÇERSİZDİR; KEFİL HOR KULLANMA TAZMİNATINDAN SORUMLU TUTULAMAZ

“kefilin sorumlu olacağı muayyen miktar açıkça gösterilmediğinden kefaletin kira parasına ilişkin kısmı dışındaki hükümleri geçersizdir. Bu nedenle kefil olan davalıların hor kullanmadan doğan alacaklardan sorumlu tutularak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2010/930 · K. 2010/4343

SÖZLEŞMEDE MÜTESELSİL KEFALET KAYDI YOKSA KEFALET ADİDİR; ALACAK, ANCAK ASIL BORÇLUYA KARŞI TAKİP SEMERESİZ KALIRSA KEFİLDEN İSTENİR

“Kefaletin müteselsil kefalet olduğuna dair sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda kefaletin adi kefalet olduğunun kabulü zorunludur. Borçlar Kanunu'nun 484 ve devam eden maddelerine göre alacağın kefilden istenebilmesi için asıl borçlu hakkında yapılan takibin semeresiz kalması ve alacağın…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/8747 · K. 2012/16305

KİRA PARASININ ÖDENDİĞİNİ İSPAT KÜLFETİ KİRACIYA AİTTİR

“Kira parasının ödendiğini ispat külfeti de davalıya ait olduğuna göre…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/15778 · K. 2012/17372

KEFALETİN GEÇERLİLİĞİ, KEFİLİN SORUMLU OLACAĞI MİKTARIN VE KEFALET SÜRESİNİN BELİRLENMİŞ OLMASINA BAĞLIDIR

“Kefatetin geçerli olabilmesi, kefilin sorumlu olacağı miktar ve kefalet süresinin belirlenmesi koşuluna bağlıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/159 · K. 2013/1081

SÜRELİ KEFALETTE ALACAKLI, SÜRENİN BİTİMİNİ İZLEYEN BİR AY İÇİNDE TAKİBE GEÇMEZSE KEFİL KEFALETTEN KURTULUR

“Öte yandan davalının kefaleti, BK.nun 493.maddesi uyarınca sınırlı süreli bir kefalet olup anılan Yasa hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 3. HD
E. 2018/5760 · K. 2018/10266

SÜRESİ VE KİRA PARASI AÇIKÇA GÖSTERİLMİŞ SÖZLEŞMEYİ KEFİL SIFATIYLA İMZALAYAN KİŞİ, O KİRA SÜRESİ BOYUNCA SORUMLUDUR

“yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; Sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiraya verene karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Bölge Adliye Mah.
E. 2022/1155 · K. 2022/2446

UZAYAN DÖNEMDE KEFALETİN SÜRMESİ İÇİN BU HUSUS SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILMALI VE AZAMİ SÜRE İLE MİKTAR GÖSTERİLMELİDİR

“Uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun sözleşmede kararlaştırılmış olması, bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sını…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/18231 · K. 2013/45

KEFALETİN UZAYAN DÖNEMDE DE SÜRECEĞİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME HÜKMÜ GEÇERSİZDİR; SORUMLULUK İLK KİRA SÜRESİYLE SINIRLIDIR

“Bu nedenle kefilin uzayan dönemde de kefaletinin devam edeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersiz olduğundan, kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıllık kira süresi ile sınırlıdır. Kefil ilk yıl sonrası yenilenen döneme ilişkin kira borcundan sorumlu tutulamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinde Kefillik →
Yargıtay 14. HD
E. 2009/10759 · K. 2009/12212

Şerhin hukuki niteliği, uygulamada "munzam (ek) etki" kavramıyla açıklanır: hak şahsi olmayı sürdürür, ama taşınmaza bağlanarak sonraki maliki de yükümlü kılar. Yargıtay 14. HD'nin 05.11.2009 tarihli, 2009/10759 E. ve 2009/12212 K. sayılı kararı bunu "şerh sonraki maliklere karşı da bir bakıma ayni bir etki gösterir" sözleriyle ifade eder (karar mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 255 ve 277 nci m…

Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/729 · K. 2017/774

KİRA SÖZLEŞMESİ TAPUYA ŞERH EDİLMİŞSE YENİ MALİK İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE SEBEBİNE BİLE DAYANAMAZ

“Bu durumda yeni malik satın almayla sözleşmenin tarafı olacak tapu siciline şerh verilmesi durumunda ihtiyaç nedeniyle tahliye nedenine bile dayanamayacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay HGK
E. 2012/43 · K. 2012/168

YALNIZCA TERCÜMANIN İMZASINI ONAYLAYAN KONSOLOSLUK ŞERHİ SÖZLEŞME METNİNİ KAPSAMAZ; BU HÂLDE SÖZLEŞME ADİ YAZILI SAYILIR VE İİK M. 135/2'NİN ARADIĞI RESMÎ BELGE YERİNE GEÇMEZ

“şikayetçinin delil olarak ileri sürdüğü sözleşme adi yazılı nitelikte olup, bu belge yasanın aradığı anlamda bir resmi belge olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay HGK
E. 2012/516 · K. 2012/1352

ADİ YAZILI KİRA SÖZLEŞMESİ GEÇMİŞE DÖNÜK DÜZENLENEBİLECEĞİNDEN İİK M. 135/2'NİN ARADIĞI BELGE SAYILMAZ; AYNI KONUDA AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI DA ŞİKÂYET İÇİN BEKLETİCİ SORUN YAPILAMAZ

“Şikayetçi tarafın delil olarak ileri sürdüğü 03.09.2009 tarihli kira sözleşmesi adi yazılı nitelikte olup, bu nitelikteki belgeler geçmişe dönük olarak her zaman düzenlenebileceğinden, yasanın aradığı nitelikte bir belge olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay HGK
E. 2012/514 · K. 2012/756

SÖZLEŞME HACİZDEN ÖNCE TAPUYA ŞERH VERİLMİŞ YA DA NOTERCE DÜZENLENMİŞ/ONAYLANMIŞSA TAHLİYE EMRİNİN İPTALİ GEREKİR

“Sözleşmenin hacizden önceki bir tarihte tapuya şerh verilmiş olması veya hacizden önceki bir tarihte noterlikçe düzenlenmiş yada onaylanmış olması hallerinde tahliye emrinin iptali gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 12. HD
E. 2024/2939 · K. 2024/8538

Önceki ipotek şerhi geçersiz kılar. Dayanak İİK m. 132/3 'tür: ipotek yapılmış taşınmazı borçlu, alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve bunu tapuya tescil ettirirse, bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez. Yargıtay 12. HD'nin 14.10.2024 tarihli, 2024/2939 E. ve 2024/8538 K. sayılı kararı maddeyi bu şekilde uygulamıştır; o dosyada kira sözleşmesi ipotekten sonra noterde…

Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/6365 · K. 2019/2246

ŞERH ANLAŞMASI KİRA SÖZLEŞMESİNDEN BAĞIMSIZDIR; KİRA SÖZLEŞMESİ İÇİNDE YA DA AYRI DÜZENLENEBİLİR

“Bu sözleşme kira sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olup, kira sözleşmesi içinde veya ondan ayrı olarak düzenlenebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/5478 · K. 2019/81

KİRACININ TEK BAŞINA ŞERH BAŞVURUSU YAPABİLMESİ İÇİN SÖZLEŞMENİN NOTERDE DÜZENLENMİŞ YA DA İMZALARIN ONAYLANMIŞ OLMASI GEREKİR

“Kira sözleşmesinde, sözleşmenin şerhine ilişkin hüküm bulunması halinde malikin başvurusu olmadan kiracının kira sözleşmesinin şerh edilmesi amacıyla başvuruda bulunabilmesi için kira sözleşmesinin noterde düzenlemiş ya da sözleşmedeki imzaların note…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 14. HD
E. 2006/14184 · K. 2007/418

TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİN NAKLİ VEYA İRTİFAK, REHİN GİBİ AYNİ HAKLA TAKYİDİ TALEBİNİN VEKİLCE YAPILMASI ÖZEL YETKİYİ ZORUNLU KILAR

“Taşınmaz mülkiyetinin nakline veya irtifak, rehin, taşınmaz mükellefiyeti gibi bir ayni hakla takyidine ilişkin talebin vekil tarafından yapılması özel yetkiyi zorunlu kılar.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/4513 · K. 2025/2381

Sözleşme yasal olarak uzarsa şerh de uzar mı? Şerh, şerh belgesinde yazılı süre için işlenir; sözleşmenin zımnen uzaması şerhi kendiliğinden uzatmaz. Bu, tapuya şerh edilen sözleşmesel önalım hakkı bakımından kanunla açıkça sınırlanmıştır: şerhin etkisi, verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer (TMK m. 735/2). Yargıtay 7. HD'nin 05.05.2025 tarihli, 2024/4513 E. ve 2025/2381 K. sayılı …

Kaynak: Kira Sözleşmesinin Tapuya Şerhi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/7525 · K. 2018/3208

SERBEST KOŞULLARDA GETİREBİLECEĞİ KİRA BELİRLENİP, DAVALININ ESKİ KİRACI OLDUĞU GÖZETİLEREK %10-%20 ARASINDA İNDİRİM YAPILMALIDIR

“Dava konusu yerin serbest koşullarda yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası brüt olarak hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bir şekilde yeniden rapor alınarak belirlenmeli, bu bedelden davalının eski kiracı olduğu gözetilerek %10-%20 arasında uygun bir indirim yapılmalı, önceki bozulan hükmün sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve tespit edilen miktarın davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu da dikkate alınarak, kira bedelinin tespitine karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/3054 · K. 2026/57

TESPİTE KONU DÖNEM TBK M. 344/3 UYARINCA HAK VE NESAFET DÖNEMİYSE KİRA BEDELİ HAK VE NESAFET İLKELERİNE GÖRE TESPİT EDİLİR VE TAKDİR EDİLEN HAKKANİYET İNDİRİMİ YERİNDEDİR

“kira tespitine konu dönemin TBK m. 344/3 uyarınca hak ve nesafet dönemi olmakla kira bedelinin hak ve nesafet ilkelerine göre tespitinin ve alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu, takdir edilen hakkaniyet indirimi yönünden de bir isabetsizlik bulunmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2026/117 · K. 2026/1187

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVALARINA İLİŞKİN BİR YARGITAY İLAMININ GENİŞ YORUMLANMASIYLA DAVANIN USULDEN REDDİNE KARAR VERİLEMEZ; İŞİN ESASINA GİRİLMELİDİR

“Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilip, taraf delilleri toplandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarına ilişkin Yargıtay 3. HD'nin 2025/1495 Esas 2025/3048 Karar sayılı ilamı geniş yorumlanarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay İBK
E. 1964/2 · K. 1964/4

KİRA BEDELİNDEKİ BOŞLUK BİLİRKİŞİCE SAPTANACAK OLAĞAN RAYİÇLE, RAYİÇ SAPTANAMAZSA EKONOMİ ESASLARI İLE HAK VE NESAFETE GÖRE DOLDURULUR

“kira parasının sınırlandırılmasına ilişkin boşluğun bilirkişice tespit edilecek olağan rayiç ve bu tespit edilemezse ekonomi esasları ve hak ve nasafet uyarınca bilirkişi tarafından bildirilecek kira parası esas alınarak hakim tarafından doldurulması gerektiğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/925 · K. 2025/385

HAK VE NESAFETE GÖRE KİRA TESPİTİNDE EMSAL SÖZLEŞMELER DOSYAYA ALINIR, KİRALANAN VE EMSALLER BİLİRKİŞİYLE YERİNDE İNCELENİR, HER EMSALİN NİÇİN UYGUN OLDUĞU SOMUT GEREKÇEYLE AÇIKLANIR

“hak ve nesafete göre kira bedeli tespit edilirken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örneği dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı…”Kararda aktarılan içtihadı birleştirme kararından
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/1566 · K. 2026/82

KİRA TESPİTİ DAVALARINDA KARAR VE İLAM HARCI, HÜKMEDİLEN KİRA BEDELİ İLE ÖNCEDEN ÖDENEN KİRA BEDELİ ARASINDAKİ FARK ÜZERİNDEN ALINIR

“aylık kira bedelinin tespiti istemiyle açılan davalarda karar ve ilam harcının, hükmedilen aylık kira bedeli ile önceden ödenmekte olan aylık kira bedeli arasındaki fark üzerinden alınması gerekirken harç konusunda hüküm kurulmaması da doğru olmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/3830 · K. 2018/10863

HAK VE NESAFETE GÖRE BEDEL BELİRLENMESİ İÇİN 4+1 KURALI UYGULANIR: İLK YIL SÖZLEŞME, DÖRT YIL ENDEKS, ALTINCI YIL HAK VE NESAFET

“Bu maddenin 3. fıkrasına göre kira bedelinin hak ve nasafet kuralına göre belirlenebilmesi için 4+1 kuralının uygulanması gerekir; ilk yıl sözleşme hükümleri, uzayan 4 yılda TBK'nun 344/1 maddesine göre üfe oranını geçmemek üzere endeks uygulanmalı, 5 yıldan sonra yani 6.yıl için ise TBK'nun 344/3 maddesine göre hak ve nesafet kuralına göre kira parası belirlenmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/5411 · K. 2018/11236

AYNI KİRACIYLA İMZALANAN YENİLEME SÖZLEŞMESİ BEŞ YILLIK SÜREYİ SIFIRLAMAZ; BEDEL RAYİCE UYGUN DEĞİLSE SÜRE İLK SÖZLEŞMENİN BAŞLANGICINA GÖRE HESAPLANIR

“Yenileme sözleşmesinde kira bedeli emsal ve rayiçlere uygun değil ise yenileme sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 yıl geçmemiş olsa dahi ilk sözleşmenin başlangıcına göre geçen süre gözetilerek şartları varsa kira parasının hak ve nesafete göre tespiti talep edilebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/10330 · K. 2014/5332

KİRA BEDELİNİN BELİRLENMESİ DAVASI HER ZAMAN AÇILABİLİR; SÖZLEŞMENİN ÇEKİLMEZ HÂL ALMASI ŞARTI ARANMAZ

“TBK 344.maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilecek olup, bu davanın açılabilmesi için kira sözleşmesinin taraflar için çekilmez bir hal alma şartı aranmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay İBK
E. 1966/19 · K. 1966/10

KİRA PARASININ TESPİTİNE İLİŞKİN DAVANIN GÖRÜLEBİLMESİ İÇİN DAVADAN ÖNCE KİRACIYA İHTAR YAPILMASI GEREKMEZ

“2- Kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan ve kira parasının tespitine ilişkin davanın görülebilmesi için kiralayan tarafından davadan önce kiracıya bir ihbar (ihtar) yapılması gerekmediğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/8651 · K. 2019/5865

SÖZLEŞMEDE ARTIŞ ŞARTI VARSA DAVA SÜRESİNDE SAYILIR VE KİRA BEDELİNİN TESPİTİNE KARAR VERİLMELİDİR

“Bu durumda sözleşmede kira bedelinin artırılacağı hususunda tarafların iradesi bulunduğundan, 30.12.2014 tarihinde açılan dava süresinde olup, Mahkemece sözleşmede artış şartı olduğu gözetilerek kira bedelinin tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/7682 · K. 2021/11595

HÂKİM TARAFLARIN TALEP SONUCUYLA BAĞLIDIR; KİRA TESPİTİ DAVASINDA TAHLİYE OLGUSUNA VE TAHLİYE TARİHİNİN TESPİTİNE KARAR VERİLEMEZ

“maddesi gereğince; hâkim, tarafların talep sonucuyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda; davacı, kira bedelinin tespiti talebinde bulunmuştur. Buna göre mahkemece; uyulan bozma kararı gereğince kira bedelinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, işbu davanın konusu olmaması nedeniyle taraflarca ayrı bir davaya konu edilebilecek tahliye olgusuna yönelik gerekçeye ve buna bağlı olarak tahliye tarihinin tespitine karar verilmiş olması, taleple bağlılık ilkesin…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1495 · K. 2025/3048

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASINDA ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU, DAVA AÇMA HAKKI DOĞDUKTAN SONRA YAPILMALIDIR; ERKEN BAŞVURU DAVA ŞARTINI YERİNE GETİRMEZ

“belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda , belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kira Tespit Davası →
Yargıtay HGK
E. 2002/13-852 · K. 2002/864

UYARLAMA DAVASI İÇİN SÖZLEŞMENİN UZUN SÜRELİ OLMASI ŞART DEĞİLDİR; YARGITAY KISA SÜRELİ SÖZLEŞMELERDE UYARLAMAYI YASAKLAYAN BİR KURAL KOYMAMIŞTIR

“Görüldüğü gibi Yargıtay kısa süreli sözleşmelerde uyarlama olamayacağına dair yasaklayıcı bir kural koymamıştır. Yabancı ve Türk Öğretisinde hakim fikre göre, bu kuramın hem kısa süreli, hem de uzun süreli sözleşmelerde uygulanabileceği benimsenmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Uyarlama Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/1083 · K. 2025/1439

KİRA TESPİTİ DAVASININ SEBEPLERİ (ENFLASYON, PARANIN ALIM GÜCÜ, EMSAL KİRALAR) UYARLAMA DAVASININ SEBEBİ OLAMAZ; TBK M. 138'İN KENDİ ŞARTLARI OLUŞURSA HER ZAMAN UYARLAMA DAVASI AÇILABİLİR

“Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde; 6098 sayılı Kanun'un 344. maddesinde düzenlenen kira bedelinin belirlenmesi (tespiti) davası sebepleri ile bu davada uygulanacak ilkelerin, aynı Kanunun 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması davasının sebep ve konusunu oluşturmayacağı, 138. madde düzenlemesindeki diğer sebeplerin ve şartların oluşması halinde ise her zaman uyarlama davası açılmasının mümkün olduğuna…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kira Uyarlama Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/2787 · K. 2023/3085

TBK M. 344'TEKİ SİSTEM GEREĞİ BEŞ YIL DOLMADAN KİRA BEDELİ, TBK M. 138 UYARINCA UYARLAMA YOLUYLA ARTIRILAMAZ

“yasa koyucunun TBK.nun 344.maddesinde benimsediği kiranın belirlenmesine ilişkin sistem uyarınca 5 yıl dolmadan önce kira bedelinin TBK.nun 138.maddesi uyarınca uyarlanması suretiyle arttırılması mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Uyarlama Davası →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/5302 · K. 2013/15984

KİRA BEDELİNİN RAYİÇLERİN ALTINDA KALMASI VE SÖZLEŞMEDE ARTIŞ HÜKMÜ BULUNMAMASI TEK BAŞINA UYARLAMA HAKKI VERMEZ; ÖNGÖRÜLEMEYEN OLAĞANÜSTÜ BİR OLAYIN VARLIĞI ORTAYA KONMALIDIR

“sadece kira parasının rayiçlerin altında kalması ve kira sözleşmesinde artış hükmünün bulunmaması, taraflara sözleşmenin uyarlanması hakkını vermez. Öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenemeyen olağanüstü olayların varlığının ortaya konulması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kira Uyarlama Davası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/2590 · K. 2026/237

GENEL HÜKÜMLERE TABİ (ÇATISIZ) KİRADA SÖZLEŞME SÜRENİN DOLMASIYLA KENDİLİĞİNDEN SONA ERER; KİRAYA VEREN BİTİMDEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE TAHLİYE DAVASI AÇABİLİR

“6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 327. maddesinde yer alan düzenlemeye göre genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi belli ise kira sözleşmesinde sürenin dolması ile kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Kiraya veren sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde dava açarak süre bitimi nedeniyle tahliye talep edebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Zorunlu Arabuluculuk →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/3945 · K. 2025/375

KANUNDA ARABULUCULUĞA BAŞVURU SÜRESİ DÜZENLENMEDİĞİNDEN, DAVA AÇMA SÜRESİNDEN ÖNCE ARABULUCUYA BAŞVURULMASINDA YASAL ENGEL YOKTUR

“yasada davacı tarafa arabuluculuğa başvuru süresine ilişkin bir düzenleme getirilmemiş olup, yasada düzenlenmemesine rağmen mahkeme tarafından sınırlama getirilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Zorunlu Arabuluculuk →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1495 · K. 2025/3048

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASINDA ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU, DAVA AÇMA HAKKI DOĞDUKTAN SONRA YAPILMALIDIR; ERKEN BAŞVURU DAVA ŞARTINI YERİNE GETİRMEZ

“belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda , belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Kirada Zorunlu Arabuluculuk →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/2677 · K. 2025/5038

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU, DAVA AÇMA HAKKININ DOĞUMUNDAN SONRA — YANİ DAVA AÇMA SÜRESİ İÇİNDE — YAPILMALIDIR

“dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiğine…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Zorunlu Arabuluculuk →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/8419 · K. 2023/826

TAHLİYE TARİHİ ÇEKİŞMELİYSE, FİİLEN BOŞALTILDIĞINI VE ANAHTARIN TESLİM EDİLDİĞİNİ KANITLAMA YÜKÜ KİRACIDADIR

“kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi, başka bir ifadeyle tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün, kiracıya ait olduğu, kiracının kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunması gerektiği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 8. HD
E. 2017/4799 · K. 2018/11919

KİRALAYAN ANAHTARI ALMAKTAN KAÇINIRSA KİRACI TEVDİ MAHALLİ TAYİNİ İSTEYİP ANAHTARI ORAYA TESLİM ETMELİ VE DURUMU BİLDİRMELİDİR; AKSİ HÂLDE KİRA ÖDEME DÂHİL YÜKÜMLÜLÜKLERİ SÜRER

“Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/6025 · K. 2015/8643

KİRALANANIN TAHLİYE EDİLDİĞİNİN KABULÜ İÇİN FİİLEN BOŞALTILMASI YETMEZ; KİRAYA VERENE TESLİM DE GEREKİR

“Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; kiralanın kiraya verene teslim edilmesi de gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay HGK
E. 2019/472 · K. 2022/386

KİRAYA VEREN ANAHTARI ALMAZSA KİRACI TEVDİ MAHALLİ TAYİNİ İSTER; İADE BORCUNDAN BİLDİRİM TARİHİNDE KURTULUR

“Kiraya verenin anahtarı almaktan kaçınması hâlinde ise, kiracı mahkemeden tevdi mahalli tayinini istemeli, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmeli ve durumu kiraya verene bildirmelidir. Kiracı, kiralananı iade borcundan, anahtarın tevdii mahalline teslim edildiğinin kiraya verene bildirilmesiyle kurtulur ve kiralanan bu tarihte kiraya verene teslim edilmiş sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Bölge Adliye Mah.
E. 2020/852 · K. 2022/934

TAHLİYE TARİHİ ÇEKİŞMELİYSE FİİLEN BOŞALTILDIĞINI VE ANAHTARIN TESLİM EDİLDİĞİNİ KANITLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ KİRACIYA AİTTİR

“Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması hâlinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir.”Kararda aktarılan Hukuk Genel Kurulu ilamından
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/4771 · K. 2026/2442

TAŞINMAZ İÇİNDE HÂLEN EŞYA BULUNUYOR VE ANAHTAR TESLİM EDİLMEMİŞSE EL ATMANIN ÖNLENMESİ TALEBİNİN KABULÜ GEREKİR

“Mahallinde yapılan ikinci keşifte taşınmaz içerisinde (hâlen) birtakım eşyaların olduğu ve anahtarının davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı, \5. El atmanın önlenmesi talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 12. HD
E. 2015/33064 · K. 2016/10386

TAHLİYE VE TESLİMDE ÜÇÜNCÜ KİŞİYE AİT MALLAR YA İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE TAYİN EDİLECEK YEDİEMİNE YA DA BİZZAT ALACAKLIYA TESLİM EDİLİR

“26/4. maddesinde öngörülen koşulların oluşması halinde, 3. kişiye ait malların ya icra müdürlüğü tarafından bizzat tayin olunacak bir yed'i emine veya alacaklının bizatihi kendisine teslimi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/10152 · K. 2023/3483

EŞYANIN MİKTAR VE MAHİYETİ KISA SÜREDE BAŞKA YERDE DEPOLANMAYA ELVERİŞLİ DEĞİLSE MALZEMENİN YERİNDE ALACAKLIYA TESLİM EDİLEREK MUHAFAZASI HUKUKA UYGUNDUR

“taşınmazdaki eşyların miktar ve mahiyeti itibariyle kısa sürede başka bir yerde depo edilmesi mümkün olmadığından, malzemelerin yerinde alacaklıya teslim edilerek muhafaza işlemi yapılması, doğacak ek mali külfet dikkate alındığında her iki taraf menfaatine uygun olduğu…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 4. HD
E. 2022/6113 · K. 2025/13744

ZİLYETLİK YASAL YOLLARLA SONA ERDİRİLMEDİKÇE TMK M. 981'E DAYANARAK TAŞINMAZA ZORLA GİRİLEMEZ; GİREN HAKSIZ FİİL FAİLİ OLARAK SORUMLUDUR

“taşınmaz üzerindeki davacıların zilyetliği yasal yollarla sona erdirilmediği müddetçe, dava dışı taşınmaz malikleri veya davalı yeni kiracının Türk Medeni Kanunu'nun 981. maddesine dayanarak taşınmaza zorla girmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı yeni kiracı, usulünce kendisine teslim edilmeyen ve halen davacıların kullanımında olduğunu bildiği taşınmaza girerek, taşınmazda dikili bulunan ağaçları kesmesi suretiyle davacıların uğradığı zarardan haksız fiil faili olarak sorumlu olduğu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/2919 · K. 2024/1215

KİRACIYI BULUNDUĞU YERDEN TAHLİYEYE ZORLAMAK HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Kiracının bulunduğu yerden tahliyeye zorlaması hukuken mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 13. HD
E. 2009/3816 · K. 2009/13307

KİŞİNİN ONUR VE SAYGINLIĞI GİBİ KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI HÂLİNDE MANEVİ ZARARIN OLUŞTUĞU KABUL EDİLİR

“Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 8. CD
E. 2021/18453 · K. 2023/8310

TAHLİYE SONRASI BIRAKILAN EŞYALARIN ÇIKARILMASI VE KİLİDİN DEĞİŞTİRİLMESİ HUKUKİ UYUŞMAZLIK NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN SUÇUN UNSURLARI OLUŞMAZ

“rasında bırakılan eşyaların çıkartılması ve değiştirilen kilidin anahtarlarını temine yönelik hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olması nedeniyle yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 15. CD
E. 2017/28421 · K. 2019/12482

YEDİEMİN DEPOSUNDAKİ EŞYALARIN AKIBETİNİN BELİRSİZLEŞMESİ MUHAFAZA GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNU OLUŞTURUR

“yönündeki beyanlar da değerlendirilerek sanıklara atılı eylemin TCK'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilip anılan madde gereğince mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/5501 · K. 2012/10339

AYNEN İADESİ MÜMKÜN OLAN EŞYALARIN BEDELİ İSTENEMEZ

“bu eşyaların aynen iadesi mümkün olduğuna ve açılan davada da aynen iadesi değil bedelinin tahsili istendiğine göre, aynen iadesi mümkün olan eşyaların bedeli istenemeyeceğinden…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/13132 · K. 2015/463

TAŞINIR NİTELİKLİ AKSESUARLARIN BEDELİ, HESAPLANAN İMALAT DEĞERLERİNDEN DÜŞÜLÜR

“Bu itibarla mahkemece davacının imalatları arasında yer alan ve tespit bilirkişi raporunda belirlenen taşınır nitelikli aksesuarların bedelinin de hesaplanan imalat değerlerinden düşülmek suretiyle davacının maddi tazminat istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/6845 · K. 2014/1209

KİRACI, KİRALANANA YAPTIĞI FAYDALI VE ZARURİ GİDERLER İLE DEĞER ARTIRICI GİDERLERİN YAPIM TARİHLERİ İTİBARIYLA DEĞERLERİNİ İSTEYEBİLİR; UYUŞMAZLIK VEKALETSİZ İŞ GÖRME HÜKÜMLERİNE GÖRE ÇÖZÜLÜR

“Öte yandan kural olarak kiracı kiralanana yapmış olduğu faydalı ve zaruri giderler ile değer artırıcı giderlerin yapım tarihleri itibari ile değerlerini isteyebilir. Zorunlu ve faydalı masraf alacağına ilişkin uyuşmazlığın dava tarihinde yürürlükte olup, olaya uygulanacak olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 410 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre çözülmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Sonrası Kalan Eşyalar Ne Olur? →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/7831 · K. 2023/31

KİRACI, SÖZLEŞME SÜRESİNE VEYA FESİH DÖNEMİNE UYMAKSIZIN ERKEN TAHLİYE ETTİĞİNDE KİRALANANIN BENZER KOŞULLARLA KİRAYA VERİLEBİLECEĞİ MAKUL SÜRE KİRA BEDELİNDEN SORUMLUDUR

“Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken tahliye ettiği durumda, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/1062 · K. 2013/14853

BİLİRKİŞİCE SAPTANAN YENİDEN KİRAYA VERME SÜRESİ, TAŞINMAZIN FİİLEN YENİDEN KİRAYA VERİLDİĞİ SÜREYİ HİÇBİR KOŞULDA AŞAMAZ

“Ancak bilirkişi tarafından saptanan yeniden kiraya verme süresinin hiçbir koşulda taşınmazın fiilen yeniden kiraya verildiği süreyi aşmaması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay HGK
E. 2018/76 · K. 2023/989

KİRAYA VEREN, YAPMAKTAN KURTULDUĞU GİDERLER İLE KİRALANANI BAŞKA BİÇİMDE KULLANMAKLA ELDE ETTİĞİ YARARLARI KİRA BEDELİNDEN İNDİRMEKLE YÜKÜMLÜDÜR

“kiraya veren yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür"…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Bölge Adliye Mah.
E. 2022/1189 · K. 2024/1605

ERKEN TAHLİYEDE KİRACI ANAHTAR TESLİM TARİHİNE KADAR KİRA BEDELİNDEN, O TARİHTEN SONRA İSE AYNI ŞARTLARDA KİRAYA VERİLEBİLECEK MAKUL SÜRE KİRA BEDELİNDEN SORUMLUDUR

“Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken tahliye ettiği durumda; kural olarak 6098 sayılı Kanun'un 325 inci maddesine göre, anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden, anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/9637 · K. 2016/4175

SÖZLEŞMEDE ERKEN TAHLİYE İÇİN BELİRLİ BİR TAZMİNAT KARARLAŞTIRILMIŞSA MAKUL KİRA BEDELİ O MİKTARLA SINIRLIDIR

“sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 7. maddesinde taraflar erken tahliye halinde otuz günlük kira bedelinin tazminat olarak ödeneceğini kabul ettiklerine göre makul kira bedelinin otuz günle sınırlandırıldığının kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/581 · K. 2025/4480

KİRACI MEMUR İÇİN KİRA SÖZLEŞMESİNİN DEVAMI ÇEKİLMEZ HÂL SAYILIR

“Böyle bir durumda, kiracı memur için kira sözleşmesinin devamı, çekilmez bir hal sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/7609 · K. 2021/13833

RİSKLİ YAPI ÖZELLİĞİ TESLİM SIRASINDA MEVCUT VE MALİKÇE BİLİNMESİ GEREKEN ÖNEMLİ BİR AYIPTIR; KİRAYA VERENİN BİLMEDİĞİ SAVUNMASI İYİNİYET KURALLARIYLA BAĞDAŞMAZ

“riskli yapı özelliği kiralananın teslimi sırasında mevcut olan ve yapı maliki tarafından bilinmesi gereken bir ayıp olması karşısında, kiraya veren malikin taşınmazının hukuki ve fiili durumunu bilmediğini iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olup iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağından, davalının kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/8314 · K. 2022/52

KİRALANAN HAKKINDA YIKIM VE FAALİYETTEN MEN KARARI VERİLİP MÜHÜRLENMİŞSE KİRACI SÖZLEŞMEYİ HAKLI NEDENLE FESHEDEBİLİR VE ONDAN ERKEN TAHLİYE TAZMİNATI İSTENEMEZ

“kiralanan hakkında belediye tarafından yıkım ve faaliyetten men kararı verilmesi ve kiralananın mühürlenmesi nedeniyle kiracı kira sözleşmesini haklı nedenle feshederek kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığından kiraya veren tarafından haksız fesih ve erken tahliye nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay HGK
E. 2017/985 · K. 2021/1368

Sözleşme kurulurken zaten var olan durumlar önemli sebep sayılmaz. Yargıtay 3. HD'nin 23.10.2024 tarihli, 2023/4628 E. ve 2024/3291 K. sayılı kararına göre, kira sözleşmesinin imzalanması sırasında mevcut olan fiziki durumlar feshe haklı sebep oluşturmaz; haklı sebep, sözleşmeden sonra ortaya çıkan bir gelişmeye dayanmalıdır. Kiracı tacirse ölçüt daha da sıkıdır: Hukuk Genel Kurulu'nun 09.11.2021 …

Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/4628 · K. 2024/3291

SÖZLEŞMENİN İMZALANMASI SIRASINDA MEVCUT OLAN FİZİKİ DURUMLAR SÖZLEŞMENİN FESHİ İÇİN HAKLI SEBEP OLUŞTURMAZ

“Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle kira sözleşmesinin imzalanması sırasında mevcut olan fiziki durumların sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturamayacak olmasına…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/240 · K. 2024/1279

BASİRETLİ TACİR OLARAK TAŞINMAZIN HUKUKİ VE FİZİKİ ÖZELLİKLERİNİ ARAŞTIRMADAN SÖZLEŞME İMZALAYAN KİRACI, SÖZLEŞMESEL SORUMLULUKLARINDAN KOLAYLIKLA KAÇINAMAZ

“davacı şirket basiretli bir tacir olarak kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmeyle belirlenen sorumluluklarından kolaylıkla kaçınamayacağı, bu nedenle kira sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinden söz edilemeyeceği…”Kararda aktarılan Hukuk Genel Kurulu ilamından
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/16843 · K. 2014/1383

AYIBIN GİDERİLMESİ İÇİN UYGUN SÜRE TANINMADAN DOĞRUDAN FESİH HAKKININ KULLANILMASI HAKLI FESİH SAYILMAZ

“Borçlar Kanununun 250.maddesi hükmü uyarınca ayıbın giderilmesi için uygun bir süre tanınmadan doğrudan fesih hakkının kullanılması haklı fesih nedeni olarak kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Erken Fesih Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2009/13591 · K. 2009/1629

ÖLEN KİRACIYLA AYNI MESLEĞİ SÜRDÜREN MİRASÇI ALEYHİNE TAHLİYE DAVASI AÇILAMAZ; BU KİŞİ DAVANIN AÇILMASINA SEBEBİYET VERMİŞ SAYILMAZ VE ALEYHİNE YARGILAMA GİDERİ İLE VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLEMEZ

“Somut olayda, ölen kiracı eşi gibi kendisi de eczacı olan davalının, yasanın tanıdığı olanaktan faydalanarak kiralananda eczacılık mesleğini sürdürmesi karşısında, hakkında tahliye davası açılamayacağından davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilemez. Bu nedenle, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Ölümü Halinde Kira İlişkisi →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/220 · K. 2025/3634

KİRACININ ÖLÜMÜNDE SÖZLEŞMEYİ SÜRDÜRECEK ORTAĞIN, SÖZLEŞME KURULURKEN ORTAK OLMASI YA DA SONRADAN KURULAN ORTAKLIĞIN MALİKÇE BENİMSENMİŞ OLMASI GEREKİR; İSPAT YÜKÜ ORTAKTADIR

“bu maddeden yararlanacak olan ortağın kira sözleşmesinin kurulduğu tarihte ortak olması, ya da kira sözleşmesinin devamında meydana gelen bu ortaklığın mülkiyet hakkı sahibi tarafından benimsenmesi gerekmektedir. Her iki hâlde ispat yükü davalıda olup…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Ölümü Halinde Kira İlişkisi →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/775 · K. 2024/1332

DAVALI, DİLEKÇELER AŞAMASINDAN SONRA İLK KEZ İSTİNAFTA KİRA İLİŞKİSİNE DAYANAMAZ; SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİ ANCAK ISLAH YA DA KARŞI TARAFIN AÇIK MUVAFAKATİYLE MÜMKÜNDÜR

“Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141 inci maddesi uyarınca dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra savunmanın genişletilip değiştirilebilmesi ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiracının Ölümü Halinde Kira İlişkisi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/2671 · K. 2026/967

KİRACI, KİRALANANI SÖZLEŞMEYE UYGUN ÖZENLE KULLANMAK VE KOMŞULARA GEREKLİ SAYGIYI GÖSTERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR

“Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/8233 · K. 2023/1092

KİRALANANIN AYNINA VEYA KİRALAYANIN HUKUKUNA ZARAR VERME OLGUSU AKDE AYKIRILIK SAYILIR

“Bu itibarla kiralananın aynına veya kiralayanın hukukuna zarar verme olgusu akde aykırılık sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/1414 · K. 2024/718

ALT KİRACI YALNIZCA KENDİ KİRAYA VERENİNE KİRA ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜDÜR; ALT KİRADAN TAHSİL EDİLEN BEDELLERİN ASIL KİRAYA VERENE ÖDENMESİNİ GEREKTİREN BİR DÜZENLEME YOKTUR

“alt kiracıdan tahsil edilen kira bedellerinin asıl kiraya verene ödenmesine ilişkin yasal bir düzenleme mevcut olmadığı, alt kiracının sadece kendi kiraya verenine (kiracıya) kira bedeli ödemekle yükümlü olduğunun anlaşılmasına göre…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay HGK
E. 1978/223 · K. 1978/259

SON SÖZLEŞMEDE KİRALANANIN MESKEN OLARAK KULLANILACAĞI ÖNGÖRÜLMÜŞSE, BU SÖZLEŞMENİN İHLALİ TAHLİYE SEBEBİDİR

“Önceki kira sözleşmesi serbest irade ile bozularak yeni bir sözleşme yapılıp ve bu son sözleşmede kiralananın mesken olarak kullanılacağı öngörülmüştür. Dava son sözleşmenin ihlali nedenine dayanılarak açılmış ve bu husus sabit olmuştur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/5404 · K. 2022/2608

TAHLİYE DAVASINDA KARAR VE İLAM HARCI BİR YILLIK KİRA BEDELİ ÜZERİNDEN ALINIR; DAVACININ HARÇTAN MUAF OLMASI DAVALIDAN HARÇ ALINMASINA ENGEL DEĞİLDİR

“Dava niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan olduğundan yukarıda açıklandığı üzere Harçlar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca tahliye davası yönünden bir yıllık kira bedeli üzerinden belirlenen karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına yönelik hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/815 · K. 2024/1964

KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRASINDA TAHLİYE İÇİN EN AZ OTUZ GÜNLÜK SÜRE VERİLEREK AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ YAZILI OLARAK İSTENMELİDİR

“Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/9161 · K. 2018/1613

AÇIKTAN FENA KULLANMADA TAHLİYE İÇİN, DAVRANIŞLARIN KİRAYA VEREN YA DA KOMŞULAR İÇİN ÇEKİLMEZ HÂLE GELMESİ YETERLİDİR

“TBK'nun 316/son maddesinde düzenlenen açıktan fena kullanma nedeniyle tahliye şartlarının gerçekleşmesi için kiracının ve onunla birlikte hareket edenlerin davranışlarının kiraya veren ya da komşular için çekilmez bir hale gelmesi yeterlidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/10645 · K. 2014/13322

AÇIKTAN FENA KULLANMA İÇİN DAVRANIŞLARIN CEZA HUKUKU ANLAMINDA SUÇ OLUŞTURMASI GEREKMEZ; KİRAYA VEREN VEYA KOMŞULAR İÇİN ÇEKİLMEZ HÂLE GELMESİ YETERLİDİR

“818 Sayılı BK'nun 256. ve 6098 sayılı TBK'nun 316.maddesinde düzenlenen açıktan fena kullanma nedeniyle tahliye şartlarının gerçekleşmesi için kiracının ve onunla birlikte hareket edenlerin davranışlarının kiraya veren ya da komşular için çekilmez bir hale gelmesi yeterlidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/12744 · K. 2012/14746

TAHLİYE İÇİN AYKIRILIĞIN KİRALANANIN KULLANIMIYLA İLGİLİ OLMASI GEREKİR; SALT SÖZLEŞME HÜKMÜ İHLALİ TAHLİYE SEBEBİ DEĞİLDİR

“Kural olarak akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilebilmesi için akde aykırılığın kiralananın kullanımı ile ilgili olması gerekir. Sözleşmenin bir veya birkaç hükmünün ihlal edilmiş olması kiralananın bizzat kullanımı ile ilgisi olmadıkça akdin feshini gerektirir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/8449 · K. 2016/2877

KULLANIMLA İLGİSİ OLMAYAN SÖZLEŞME İHLALLERİ YALNIZCA FESHİ GEREKTİRİR, TAHLİYEYE KARAR VERİLEMEZ

“Kiralananın kullanılması ile ilgisi olmayan, sadece sözleşmedeki bazı hükümlerin ihlali olarak nitelendirilebilecek olgular yalnızca sözleşmenin feshini gerektirip, tahliyeye karar verilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/1056 · K. 2017/975

AÇIKTAN FENA KULLANMA NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN FESHİ İÇİN MAHKEME KARARI GEREKİR; KİRAYA VEREN TEK TARAFLI FESİH YAPAMAZ

“Bu akde aykırılıktan dolayı sözleşmenin feshedilebilmesi için mahkeme kararı gereklidir. Akde aykırılık nedeni ile kiraya verenin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi TBKnun 316. maddesine uygun düşmez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/15429 · K. 2014/192

TBK M. 346: KİRACIYA KİRA VE YAN GİDERLER DIŞINDA ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLEMEZ; CEZA KOŞULU VE MUACCELİYET ANLAŞMALARI GEÇERSİZDİR

“Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Sözleşmeye Aykırı Kullanım Feshi →
Yargıtay HGK
E. 2005/181 · K. 2005/208

ARSA OLARAK KİRALANAN YERE KİRACININ YETKİSİZ YAPTIĞI BİNA KİRALANANIN NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRMEZ; ANCAK SÖZLEŞMEDE AÇIKÇA YETKİ VERİLMİŞ VE ONAYLI PROJEYLE KALICI YAPI YAPILMIŞSA TAŞINMAZ ÖRTÜLÜ BİNA NİTELİĞİ KAZANIR

“Yargıtay'ın sapma göstermeyen uygulamasına göre, sözleşme anındaki durumu itibariyle 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan bir taşınmazla ilgili olarak kira sözleşmesi düzenlendikten sonra, kiracının, o yönde kendisine tanınmış açık bir yetki olmaksızın, musakkaf (örtülü) nitelikte de olsa, taşınmaz üzerine bina yapmış olması, kiralananın sözleşmedeki niteliğini değiştirmez…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4218 · K. 2018/11316

KİRACININ YAPTIĞI, SÖKÜLÜP GÖTÜRÜLEMEYEN VE KİRAYA VERENCE BENİMSENEN FAYDALI VE ZORUNLU MASRAFLAR ONDAN İSTENEBİLİR; DEĞER İMAL TARİHİNE GÖRE VE KALAN KİRA SÜRESİYLE ORANTILI BELİRLENİR

“mahkemece,davacının yaptırdığını belirttiği tadilatlara ilişkin konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak davacı kiracı tarafından yapıldığı ileri sürülen faydalı ve zorunlu masraflardan sökülüp götürülmesi mümkün olmayan, kalıcı ve davalı kiraya veren tarafından benimsenen imalatların nelerden ibaret olduğu, ayrıntılı olarak tespit edilerek, bu imalatların imal tarihleri itibarıyla değerinin belirlenmesi, davacı kiracının bu taşınmazı tahliye tarihi de dikkate alınıp kalan kira süresi ile orantılı olarak tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/4501 · K. 2024/2900

AZAMİ MİKTAR, KEFALET TARİHİ VE MÜTESELSİL KEFALET İBARESİ KEFİLİN EL YAZISIYLA YAZILMAMIŞSA KEFALET ŞEKİL ŞARTINA AYKIRILIKTAN HÜKÜMSÜZDÜR

“sözleşmede kefillerin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ile müteselsil kefaletin kefillerin el yazısı ile belirtilmediğinden Kanun'da düzenlenen şekil şartına uyulmaması nedeniyle kefaletin hükümsüz olduğunun anlaşılmasına göre…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/565 · K. 2025/67

KİRAYA VEREN KİRACININ FAYDALI İMALATLARINI BENİMSEYİP TAŞINMAZI O HÂLİYLE SATMIŞSA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞEN ESKİ MALİKTİR; BEDEL YAPIM TARİHİNDEKİ DEĞERDEN YIPRANMA PAYI DÜŞÜLEREK ONDAN TAHSİL EDİLİR

“Kiraya veren faydalı imalatları benimsemiş, bu haliyle yeni malike satmış ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/481 · K. 2025/252

Ruhsatsız/imara aykırı imalatlar tazminata konu olmaz. Yapılan tadilatın kiraya veren nezdinde bir zenginleşme sayılabilmesi için ruhsatlandırılabilir olması gerekir; ruhsata bağlanmamış ve hakkında yapı tatil zaptı düzenlenmiş imalatlar nedeniyle malikin zenginleştiği kabul edilmez. Yargıtay 3. HD, bu gerekçeyle verilen kararı 15.01.2025 tarihli, 2024/481 E. - 2025/252 K. sayılı kararıyla onamışt…

Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/4111 · K. 2025/2571

Yukarıdaki masraf iadesi kuralları, imalatın taşınmazın bütünleyici parçası hâline geldiği durumları kapsar (mantolama, çatı yenileme, üst kat ilavesi gibi); bunlar bağımsız bir mülkiyet konusu oluşturmaz; talep bedel/tazminat boyutunda kalır. Yargıtay 7. HD'nin 03.12.2024 tarihli, 2024/554 E. - 2024/5432 K. sayılı kararıyla onanan kararda, çatı, en üst kat ve dış mantolama imalatları "taşınmaza e…

Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/554 · K. 2024/5432

Yukarıdaki masraf iadesi kuralları, imalatın taşınmazın bütünleyici parçası hâline geldiği durumları kapsar (mantolama, çatı yenileme, üst kat ilavesi gibi); bunlar bağımsız bir mülkiyet konusu oluşturmaz; talep bedel/tazminat boyutunda kalır. Yargıtay 7. HD'nin 03.12.2024 tarihli, 2024/554 E. - 2024/5432 K. sayılı kararıyla onanan kararda, çatı, en üst kat ve dış mantolama imalatları "taşınmaza e…

Kaynak: Kirada Tadilat ve Yenilik Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2014/5672 · K. 2014/8746

DEPREM GÜÇLENDİRMESİ ZORUNLU TAMİRAT İŞLERİNDENDİR; MASRAFI VE FAYDASI KİRAYA VERENE AİTTİR, SÖZLEŞMEDEKİ TADİLAT KAYDI BU İŞLERİ KAPSAMAZ

“Deprem güçlendirmesi kapsamında binada yapılan işler kiralananın bozulması, değerinin azalması veya kullanımının önemli ölçüde güçleşmesini önlemeye yönelik zorunlu tamirat işlerinden olup bu tür zorunlu işlerin tüm masraf ve faydası kiraya verene aittir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 3. HD
E. 2018/1205 · K. 2018/8634

TARAFLARIN TACİR OLDUĞU KİRADA, GÜÇLENDİRME VE ESASLI ONARIMIN KİRACIYA AİT OLACAĞINA DAİR SÖZLEŞME HÜKMÜ BASİRETLİ TACİR YÜKÜMLÜLÜĞÜ GEREĞİ KİRACIYI BAĞLAR

“Taraflar Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacir olup basiretli tacir gibi davranmak zorundadırlar. Davalı kiracı bir üniversitedir (vakıftır). Kira sözleşmesinin 13. maddesinde açıkça "kiralanan yerin güçlendirme veya esaslı onarımının kiracı tarafından yapılacağı ve bunun karşılığında bedel talep etmeyeceği..." düzenlenmiştir. Davalı kiracı kira sözleşmesinin 13. maddesi ile kiralanan taşınmazların güçlendirme veya esaslı onarım gerektirdiğini öğrenmiş ve kiralananın bu durumunu bilerek kira sözleşmesi imzalamıştır.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/8422 · K. 2018/1018

TAŞINMAZIN BOYANMASINA İLİŞKİN MASRAFLAR KİRA BEDELİNDEN MAHSUP EDİLEMEZ; ZORUNLU TAMİRAT MASRAFLARI TEREDDÜDE YER VERMEYECEK AYRINTIDA TESPİT EDİLMELİDİR

“taşınmazın boyanmasına ilişkin masrafların kira bedelinden mahsup edilemeyeceği de dikkate alınarak, davacı tarafın itirazlarını da karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınması, gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerden rapor alınıp, yapılması gereken zorunlu tamirat masraflarının tereddüte yer vermeyecek ayrıntılı bir şekilde tespit edilip değerlendirilmesi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay HGK
E. 2020/361 · K. 2022/787

KİRACI, SÖZLEŞMEDE AKSİ KARARLAŞTIRILMADIKÇA VE SÖZLEŞMENİN AMACINA UYGUN DAVRANDIĞI SÜRECE OLAĞAN KULLANIMIN GETİRDİĞİ YIPRANMA VE ESKİMEDEN SORUMLU TUTULAMAZ; TAZMİNAT HESABINDA YIPRANMA PAYI GÖZETİLİR

“davalı, taraflar arasındaki sözleşmede aksi öngülmediğine göre, kira süreci boyunca sözleşmenin amacına uygun hareket etmiş olmak kaydıyla, olağan kullanımın getirdiği yıpranma ve eskimelerden sorumlu tutulamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/466 · K. 2023/511

USULİ KAZANILMIŞ HAK MAHKEMEYE, UYDUĞU BOZMA KARARINDA BELİRTİLEN ÇERÇEVEDE İŞLEM YAPMA VE HÜKÜM KURMA ZORUNLULUĞU GETİRİR

“Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/581 · K. 2025/4480

KİRACI MEMUR İÇİN KİRA SÖZLEŞMESİNİN DEVAMI ÇEKİLMEZ HÂL SAYILIR

“Böyle bir durumda, kiracı memur için kira sözleşmesinin devamı, çekilmez bir hal sayılır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/3359 · K. 2017/10440

KİRACI, KİRA PARASIYLA MÜTENASİP VE ALELADE KULLANIMLA İLGİLİ TAMİR GİDERLERİNDEN SORUMLUDUR

“Bu durumda kiracı taşınmazı kullanmanın karşılığı olarak kira parası ile mütenasip ve alelade kullanımla ilgili tamir giderlerinden sorumlu olmalıdır…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kirada Hangi Masraf Kime Ait? →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/6595 · K. 2019/2530

KİRACI AYIP NEDENİYLE TBK M. 305'E DAYANARAK HAKLI FESHETMİŞSE MAKUL SÜRE TAZMİNATI İSTENEMEZ; ANCAK TAHLİYE TARİHİNE KADARKİ KİRA BEDELİNDEN SORUMLUDUR VE ÖDEMEYİ İSPAT ONA DÜŞER

“Dolayısıyla kiracı, tahliye tarihine kadar kira bedelinden sorumlu olacaktır. Ancak kiracının kiralananı tahliyesi TBK m.305 uyarınca haklı nedene dayandığından davalı karşı davacının makul süre tazminatına ilişkin talebi yerinde değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiralananın Ayıbında Kiracının Hakları →
Yargıtay 3. HD
E. 2019/2519 · K. 2019/10687

FAYDALI VE ZORUNLU MASRAFLAR İMALAT TARİHİNDEKİ DEĞERDEN YIPRANMA PAYI DÜŞÜLEREK İSTENİR; SÖZLEŞMEDE TALEP EDİLEMEYECEĞİ KARARLAŞTIRILMIŞSA ERKEN TAHLİYEDE KULLANILAMAYAN SÜREYLE ORANTILI İSTENEBİLİR

“faydalı zorunlu masraf talebi bakımından tarafların yukarıda açıklanan ilkenin aksine anlaşması yoksa faydalı ve zorunlu masrafların imalat tarihi itibariyle değerinden yıpranma payının düşülmesiyle bulunan bedelin tamamının talep edilebileceği, eğer taraflarca imzalanan kira sözleşmesi ve dekorasyon şartnamesi çerçevesinde kiracının faydalı zorunlu masrafları talep edemeyeceği düzenlenmiş ise bu ihtimalde de sözleşme süresi 10 yıllık olup erken tahliye nedeniyle kiracının kiralananı kullanamadığı süre ile orantılı olarak istemde bulunabileceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiralananın Ayıbında Kiracının Hakları →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/2874 · K. 2025/2817

AÇIK AYIBA RAĞMEN KİRALANANI UZUN SÜRE KULLANAN VE UYUŞMAZLIK ÇIKARMAYAN KİRACI ONU MEVCUT HÂLİYLE KABUL ETMİŞ SAYILABİLİR; BU HÂLDE KİRAYA VEREN AYIPTAN SORUMLU TUTULAMAZ

“Kiralananda mevcut açık nitelikteki ayıplara karşın, kiracının uzun bir süre kiralananı mevcut hali ile kullanması ve bu konuda uyuşmazlık çıkartmaması, kiracının kiralananı mevcut hali ile kabul ettiği şeklinde yorumlanabilir. Böylesi bir durumda kiraya veren ayıptan sorumlu tutulamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kiralananın Ayıbında Kiracının Hakları →
Yargıtay HGK
E. 2022/1113 · K. 2023/1167

TAPULU TAŞINMAZ KURAL OLARAK ZAMANAŞIMIYLA KAZANILAMAZ; ANCAK KANUNUN AÇIKÇA İZİN VERDİĞİ AYRIK HÂLLERDE MÜMKÜNDÜR

“Ancak, Kanun'un açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
AYM
E. 2009/58 · K. 2011/52

ZİLYEDİN TESCİL İSTEYEBİLMESİ İÇİN MİRASÇILARIN, OLAĞANÜSTÜ ZAMANAŞIMI TAMAMLANMADAN AÇIKLAYICI TESCİL YAPTIRMAMIŞ OLMALARI DA GEREKİR

“Zilyet tarafından mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilebilmesini isteyebilmek için maddede belirtilen koşullar yanında mirasçıların, olağanüstü zamanaşımının tamamlanmasından önce açıklayıcı tescil yaptırmamış olmaları da gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay HGK
E. 2017/1671 · K. 2019/973

KOŞULLARI 17.03.2011'DEN ÖNCE TAMAMLANAN HAK SAHİPLERİ İÇİN DAVANIN O TARİHTEN ÖNCE YA DA SONRA AÇILMIŞ OLMASI ÖNEM TAŞIMAZ

“Bu gibi hak sahiplerinin 17.03.2011 tarihinden önce veya sonra dava açmalarının bir önemi bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 8. HD
E. 2016/9856 · K. 2018/10485

YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULDUĞU 17.03.2011 İLE DAVA TARİHİNDEN HANGİSİ ÖNCEYSE, O TARİHE KADAR KOŞULLAR TAMAMLANMIŞSA TESCİLE KARAR VERİLİR

“Kökleşmiş Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarına göre Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.3.2011 tarihi ya da davanın açıldığı tarihten hangisi önce ise, o tarihe kadar kazanma koşulları tamamlanmışsa, tapunun iptaliyle zilyet adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/3973 · K. 2025/3087

KURAL OLARAK TAPULU TAŞINMAZIN VEYA TAPUDA KAYITLI PAYIN KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI VE ZİLYETLİKLE EDİNİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 8. HD
E. 2024/5875 · K. 2025/6933

TMK M. 713/2: MALİKİ TAPU KÜTÜĞÜNDEN ANLAŞILAMAYAN YA DA HAKKINDA GAİPLİK KARARI VERİLMİŞ KİMSE ADINA KAYITLI TAŞINMAZIN ZİLYEDİ DE TESCİL İSTEYEBİLİR

“4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesi; aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın, tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 8. HD
E. 2015/15025 · K. 2016/6672

17.03.2011'E KADAR MALİK YİRMİ YIL ÖNCE ÖLMÜŞ VE YİRMİ YILLIK KAZANMA SÜRESİ DE DOLMUŞSA HAK SAHİBİNİN KAZANILMIŞ HAKKI VARDIR

“Dairenin sapma göstermeyen uygulamalarında, Anayasa Mahkemesi'nce yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/18948 · K. 2013/18132

ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE BİR MİRASÇININ SAĞ KALMASI, TMK M. 713/2 UYARINCA TAŞINMAZIN EDİNİLMESİNE ENGEL OLUŞTURUR

“Böyle bir mülkiyet türünde bir mirasçının sağ kalması yeterli olup, TMK'nun 713/2. fıkrası uyarınca taşınmazın edinilmesine engel oluşturur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 8. HD
E. 2017/11187 · K. 2017/9820

BİR MİRASÇININ SAĞ KALMASI EDİNİME ENGELDİR; KURAL BOZMA İLAMIYLA BELİRLENMİŞTİR

“Böyle bir mülkiyet türünde bir mirasçının sağ kalması yeterli olup, TMK'nun 713/2. fıkrası uyarınca taşınmazın edinilmesine engel oluşturur.”Kararda aktarılan 2013/18948 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/3895 · K. 2024/4766

KANUNLAR UYARINCA DEVLETE KALAN TAŞINMAZ ZAMANAŞIMIYLA KAZANILAMAZ; MİRAS YOLUYLA DEVLETE KALAN DA BU KAPSAMDADIR

“Kanunlar uyarınca Devlete kalan bir taşınmazın mülkiyetinin zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi mümkün olmayıp miras yoluyla Devlete kalan bir taşınmaz da bu kapsam dahilindedir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/7328 · K. 2023/1019

GEREKLİ DİKKATİ GÖSTEREN HERKESİN KAYITLARDAN MALİKİN KİM OLDUĞUNU ANLAYAMAYACAĞI HÂLLERDE MALİK BİLİNMİYOR SAYILIR

“Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Maliki Ölmüş Tapulu Taşınmazın Kazanılması →
Yargıtay HGK
E. 2011/709 · K. 2011/735

PAYLI MÜLKİYETTE PAYDAŞLAR BİRBİRİNE KARŞI ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDA OLDUĞUNDAN ARALARINDA KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI İŞLER

“Açıklanan bu olgular gözetildiğinde paylı (müşterek) mülkiyette paydaşlar birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda olduklarından paydaşlar arasında kazandırıcı zamanaşımının işleyeceğinin ve birbirlerinin paylarını zamanaşımı ile kazanabileceklerinin kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Sebebiyle İstihkak Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/14078 · K. 2016/6413

MİRASÇILIK SIFATI ÇEKİŞMELİ DEĞİLSE İSTEM ADİ İSTİHKAK NİTELİĞİNDEDİR VE MİRAS SEBEBİYLE İSTİHKAKIN ZAMANAŞIMI SÜRELERİ UYGULANMAZ

“tarafların mirasçılık sıfatına dair herhangi bir çekişme mevcut olmayıp istem, murise ait hesaptan davalı tarafından çekilen bedelin tahsili istemine ilişkin olup adi istihkak niteliğindedir. Adi istihkak davasında ise zamanaşımı süresi söz konusu değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Sebebiyle İstihkak Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/615 · K. 2018/5557

MİRASÇILIK SIFATI GİZLENEREK TEREKE MALI SATILMIŞSA MİRASÇILAR PAYLARI ORANINDA TAZMİNATA HAK KAZANIR; TAŞINMAZIN DOĞRUDAN MURİS ADINA KAYITLI OLMAMASI DAVA HAKKINI ORTADAN KALDIRMAZ

“Davacıların miras payının ketmedildiği anlaşıldığından mahkemece, davacıların miras payları oranında tazminata karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Sebebiyle İstihkak Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/6202 · K. 2023/674

MİRASÇILAR ARASINDA GÖRÜLEN ADİ İSTİHKAK DAVASI ZAMANAŞIMINA UĞRAMAZ

“Somut olayda, davanın mirasçılar arasında adi istihkak davası olması karşısında davanın zamanaşımına uğraması söz konusu değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Sebebiyle İstihkak Davası →
Yargıtay HGK
E. 2020/220 · K. 2020/726

TAKSİMİN GEÇERLİ OLMASI İÇİN TÜM MİRASÇILAR ARASINDA EŞİT BİR PAYLAŞIM GEREKLİ DEĞİLDİR

“TMK'nın 676. maddesi uyarınca terekeye tabi taşınmazların yazılı olmak koşuluyla mirasçılar arasında taksimi geçerli olup, taksimin geçerli olması için tüm mirasçılar arasında eşit bir paylaşım gerekli değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay İBK
E. 1950/2 · K. 1952/4

TAKSİM MUKAVELESİNDE MEDENİ KANUN M. 634'ÜN UYGULANMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ

“Bu itibarla taksim mukavelesinde, 634 üncü maddesinin tatbiki bahis mevzuu olamaz.”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay HGK
E. 2012/1512 · K. 2013/704

TAKSİM SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİĞİ BÜTÜN MİRASÇILARIN KATILMASINA VE YAZILI ŞEKİLDE YAPILMASINA BAĞLIDIR

“Taksim (paylaşma) sözleşmesinin geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/15957 · K. 2014/17596

MİRASÇILAR ARASINDA KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ; BİRİNİN ZİLYETLİĞİ TÜM MİRASÇILAR ADINA SÜRDÜRÜLMÜŞ SAYILIR

“Kural olarak mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Mirasçılardan biri ve birkaçının taşınmaz üzerindeki zilyetliği tüm mirasçılar adına sürdürdüğü kabul edilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 2. HD
E. 2009/625 · K. 2009/6776

MİRASÇININ YASAL MİRASÇILIK SIFATINA DAYANARAK ELİNDE TUTTUĞU TEREKE MENKULLERİ İÇİN DENKLEŞTİRME KOŞULLARI OLUŞMAZ; PAYLAŞMA İSTENMEDİKÇE İADE TALEBİ REDDEDİLİR

“Davalı da davacıyla birlikte yasal mirasçı olduğuna ve davalının bu menkul malları elinde bulundurması yasal mirasçılık sıfatına dayandığına göre, eşyalara ilişkin istek, Türk Medeni Kanunu'nun 637. maddesine de dayanmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/1115 · K. 2024/1782

Altsoy dışındaki yasal mirasçılarda karine tersinedir: Sağ kalan eş dâhil altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalar, ancak miras payına mahsuben verildiği kanıtlanırsa denkleştirmeye tabidir (TMK m. 669/1). Yargıtay 2. HD'nin 09.04.2009 tarihli, 2009/625 E. ve 2009/6776 K. sayılı kararı bunu açıkça kurar ve olayda uygular: mirasbırakanın eşine aktardığı paranın miras payına mahsuben…

Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/6114 · K. 2022/6690

MİRAS PAYINA MAHSUBEN KAZANDIRMA İDDİASINDA, HESAPLARDAKİ PARANIN KİME VE KİM TARAFINDAN ÖDENDİĞİ DAYANAK BELGELERLE GÖSTERİLEREK DENETİME ELVERİŞLİ BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMALIDIR

“mirasbırakan tarafından davalıya devredilen hesaplardaki paraların hangi işlemlerle kimlere ve kim tarafından gönderildiğinin veya ödendiğinin dayanak belgeleri de bilirkişi raporlarında gösterilmek ve rapora eklenmek suretiyle denetime elverişli nitelikte ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenerek davalıya miras payına mahsuben bir kazandırma yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/7103 · K. 2023/2414

MÜŞTEREK HESAPTAKİ PAYLAR AKSİ KANITLANMADIKÇA BİRBİRİNE EŞİTTİR; MÜLKİYET YARI YARIYA HAK SAHİPLERİNE AİTTİR

“müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşittir. Zira, para müşterek hesaba yatırıldığına ve pay bakımından bir anlaşma bulunmadığına göre mülkiyetin yarı yarıya olmak üzere hak sahiplerine ait olması gerekir.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/16992 · K. 2020/7494

Noterden alınan belgeye itiraz: Menfaati ihlal edilen kişi, Noterlik Kanunu m. 71/C uyarınca sulh hukuk mahkemesine itiraz eder. Yargıtay 14. HD'nin 19.11.2020 tarihli, 2016/16992 E. ve 2020/7494 K. sayılı kararı, noterlerin verdikleri mirasçılık belgeleri hakkında menfaati ihlal edilenlerin başvuracağı yerin sulh hukuk mahkemesi olduğunu bu hükme dayandırır.

Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 17. HD
E. 2013/18551 · K. 2013/18320

MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ DAVASI, VERİLECEK KARARLA MİRAS PAYLARININ DEĞİŞMESİ SÖZ KONUSU OLABİLECEĞİNDEN ÇEKİŞMELİ YARGI İŞİDİR

“Dava iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler aleyhinde açılmış olup, yargılama sonucunda verilecek kararla miras paylarının değişmesi söz konusu olabileceğinden, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nin Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi başlıklı 4. maddesinde sayılan davalardan olmadığı gibi, 382/II. maddesinde de sayılmayan mirasçılık belgesinin iptali davası çekişmeli yargı işi niteliğindedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/16223 · K. 2016/2633

GÖREV KAMU DÜZENİNE İLİŞKİNDİR VE MAHKEMECE DAVANIN HER AŞAMASINDA RESEN GÖZETİLİR

“Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/11879 · K. 2014/8159

RET SÜRESİNİN UZATILMASI İSTEMİNDE MAHKEME, ÖNEMLİ SEBEPLERİN AÇIKLANMASI VE DELİLLERİN SUNULMASI İÇİN SÜRE TANIMALI, MİRASI KABUL ANLAMINA GELEN TASARRUF OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRMALIDIR

“Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş, talepte bulunana ret süresinin uzatılmasını gerektiren önemli sebeplerini açıklaması ve buna ilişkin delillerini sunması için imkan ve süre tanımak, ret süresinin uzatılması için gösterilen sebeplerin önemli olup olmadığını ve mirasçıların mirası kabul anlamına gelebilecek açık ya da zımni beyan ya da tasarruflarının bulunup bulunmadığını araştırmak ve gerçekleşecek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/12439 · K. 2016/3994

RET SÜRESİ SONA ERMEDEN TEREKE İŞLEMLERİNE KARIŞAN, OLAĞAN YÖNETİM DIŞINDA İŞ YAPAN YA DA TEREKE MALLARINI GİZLEYEN MİRASÇI MİRASI REDDEDEMEZ

“Ret süresi sona ermeden, mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/13527 · K. 2020/3370

MİRASÇILIK BELGESİ ALINMASI TEREKEYİ SAHİPLENMEK ANLAMINA GELMEZ

“Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra mirasın reddinin tespitini istemeleri Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz. Somut olayda ise, talep eden ... mirasçılık belgesi almıştır. Mirasçılık belgesi alınması terekeyi sahiplenmek anlamına gelmemektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/16065 · K. 2020/6541

ÖLÜM TARİHİ İTİBARIYLA TEREKENİN PASİFİNİN AKTİFİNDEN FAZLA OLMASI ÖDEMEDEN ACZİ, DOLAYISIYLA BORCA BATIKLIĞI GÖSTERİR

“Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay HGK
E. 2019/719 · K. 2022/752

BORCA BATIKLIK ARAŞTIRMASINDA TAPU, VERGİ DAİRESİ, BANKA VE SGK KAYITLARI SORULMALIDIR; BU ARAŞTIRMA HÂKİMİN DAVAYI AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN GEREĞİDİR

“hindeki mal varlığının ve terekesinin, ikamet ettiği ve nüfusa kayıtlı olduğu yerlerden kapsamlı ve objektif olarak araştırılması, tapu müdürlüklerinden, vergi dairelerinden ve bankalardan sorulması, SGK Başkanlığından maaşının bulunup bulunmadığının sorulması ve zabıta araştırması dâhil her türlü araştırma ile durumun teyit edilmesi gerekir. Zira yapılacak olan bu araştırmalar hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/361 · K. 2024/5332

MİRASIN HÜKMEN REDDİ DAVALARI SÜREYE BAĞLI DEĞİLDİR

“mirasın hükmen reddi davalarının süreye bağlı olmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle pasifinin aktifinden fazla olduğu, terekenin sahiplenildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, dosyada mirası kabul anlamında bir tasarrufun bulunmadığı, murisin ölümü tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğu…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/1353 · K. 2024/1413

HACİZ TEHDİDİ VE BASKISI ALTINDA YAPILAN ÖDEME TEREKE İŞLEMLERİNE KARIŞMA SAYILMAZ

“söz konusu ödemelerin bir kısmının kendilerine yönelik haciz tehdidi ve baskısı altında yapıldığı, yapılan ödemenin tereke işlemlerine karışma olarak nitelendirilemeyeceği…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/4043 · K. 2025/3861

TEREKENİN OLAĞAN YÖNETİMİ DIŞINDA BİR İŞLEM VE EYLEMİ TESPİT EDİLEMEYEN MİRASÇININ RET HAKKI DÜŞMEZ

“davacının terekenin olağan yönetimi dışında davacının işlem ve eyleminin tespit edilemediği, neticeten davacı murisi \[...\]'in terekesinin borca batık olduğu, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddolunan mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 11. HD
E. 2013/18050 · K. 2014/7308

MİRASIN REDDİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANAN YASAL MİRASÇILAR MİRAS BIRAKANIN BORÇLARINDAN SORUMLU TUTULAMAZ; BORCA BATIKLIK AYRI DAVAYLA İSTENEBİLECEĞİ GİBİ AÇILMIŞ DAVADA SAVUNMA OLARAK DA İLERİ SÜRÜLEBİLİR

“mirasın reddi hükümlerinden faydalanan yasal mirasçılar, miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulamayacağı, terekenin borca batık olduğunun tespiti müstakil bir davayla istenebileceği gibi açılmış bir davada da savunulabileceği…”Onanan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/14860 · K. 2020/5039

MİRASIN HÜKMEN REDDİNİN VELAYETEN İLERİ SÜRÜLEBİLMESİ İÇİN KÜÇÜĞE KAYYIM ATANMASI GEREKİR

“Mirasın hükmen reddinde mirasın velayeten reddedilebilmesi için küçüğe kayyım atanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/6751 · K. 2016/8260

MİRASÇILAR TARAFINDAN BİR SAHİPLENME OLUP OLMADIĞI TÜM TEREKE MEVCUDU GÖZETİLEREK ARAŞTIRILIP TESPİT EDİLMELİDİR

“Mirasçılar tarafından bir sahiplenme olup olmadığının tüm tereke mevcudu gözetilerek araştırılıp tespitinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/5474 · K. 2025/5386

TMK M. 617'DEKİ ALTI AYLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE, MİRASIN REDDİNİN ÖZEL KÜTÜĞE KAYDEDİLDİĞİ TARİHTEN BAŞLAR; RET DAVASININ AÇILDIĞI TARİH ESAS ALINAMAZ

“maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin, mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesi tarihinden itibaren başlayacağı gözetilmeksizin, mirasın reddi davasının açıldığı tarih esas alınarak, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Mirasçılık Belgesi ve Mirasın Reddi →
Yargıtay HGK
E. 2023/53 · K. 2024/464

AİLE HUKUKU YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ, AĞIR SUÇ İŞLENMİŞ GİBİ CEZALANDIRMAYI HAKLI KILACAK AĞIRLIK VE YOĞUNLUKTA OLMALIDIR

“aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemiş olması, ağır bir suç işlenmiş gibi miras bırakanın mirasçısını saklı payından mahrum bırakarak cezalandırmasını haklı kılacak ağırlık ve yoğunlukta olmalı, bazı yükümlülüklerin ihlâl edilmiş olması tek başına yeterli kabul edilmemeli ve ağır bir ihlâlin varlığı aranmalıdır”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 3. HD
E. 2019/5571 · K. 2021/471

ÇIKARMA SEBEBİ BELİRLİ BİR EYLEME DAYANMALIDIR; GEREKÇESİZ SÖZLER YETERLİ SAYILMAZ

“Sadece mirasdan ıskat ettim, miras dışı bıraktım, bana ilgi göstermedi v.b. gibi gerekçesiz sözler yeterli sayılmamalıdır”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/4284 · K. 2025/2708

YETİŞKİNLİKTE HİÇ GÖRÜŞMEME, HASTALIKTA VE ÖZEL GÜNLERDE ARAMAMA TMK M. 510/2 KAPSAMINDA SAYILDI

“yetişkinlik döneminde de davacı, muris dedesi ile hiç bir şekilde görüşmediği, murisin hastalığı döneminde dahi aramadığı, bayram ve özel günlerde de aramadığı”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/280 · K. 2017/513

ISKATA YOL AÇAN OLAYLARA MİRASBIRAKAN KENDİ KUSURUYLA SEBEP OLMUŞSA ÇIKARMA ŞARTLARI OLUŞMAYABİLİR

“muris kusurlu davranışı ile ıskata neden olan olaylara sebep olmuş ise iskat şartları oluşmayabilir”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 14. HD
E. 2018/2478 · K. 2021/2215

Bu kural, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2026 tarihli, 2025/2901 E. ve 2026/960 K. ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2021 tarihli, 2018/2478 E. ve 2021/2215 K. sayılı kararlarında da aynen uygulanmıştır. Dağılım şöyle özetlenebilir: Kim Neyi ispatlar

Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2901 · K. 2026/960

Bu kural, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2026 tarihli, 2025/2901 E. ve 2026/960 K. ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2021 tarihli, 2018/2478 E. ve 2021/2215 K. sayılı kararlarında da aynen uygulanmıştır. Dağılım şöyle özetlenebilir: Kim Neyi ispatlar

Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 3. HD
E. 2011/5504 · K. 2011/16427

ÇIKARMA SEBEBİ İSPATLANAMAZSA ISKAT TASARRUF NİSABI ORANINDA GEÇERLİ OLUR; DAVA TENKİS OLARAK SÜRER

“Türk Medeni Kanununun 512/3.maddesi uyarınca mirastan ıskatın mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edileceği”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 14. HD
E. 2018/3409 · K. 2021/3708

Aynı kural Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2022 tarihli, 2021/6254 E. ve 2022/876 K. sayılı kararında da aynen tekrarlanır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2021 tarihli, 2018/3409 E. ve 2021/3708 K. sayılı kararı da kuralı anar; ne var ki o dosyada sonuç başka bir sebeple belirlenmiştir: mirasbırakan taşınmazı sattığı için vasiyetnameden dönmüş sayılmış ve dava bu nedenle reddedilmelidir …

Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/6254 · K. 2022/876

Aynı kural Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2022 tarihli, 2021/6254 E. ve 2022/876 K. sayılı kararında da aynen tekrarlanır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2021 tarihli, 2018/3409 E. ve 2021/3708 K. sayılı kararı da kuralı anar; ne var ki o dosyada sonuç başka bir sebeple belirlenmiştir: mirasbırakan taşınmazı sattığı için vasiyetnameden dönmüş sayılmış ve dava bu nedenle reddedilmelidir …

Kaynak: Mirastan Çıkarma (Iskat) →
Yargıtay İBK
E. 1994/1 · K. 1995/3

YABANİ AĞAÇLARIN AŞILANARAK MEYVE AĞACINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ DE KÜTÜĞÜN BEYANLAR HANESİNDE GÖSTERİLECEK MUHDESATTIR

“Yabani ağaçların aşılanarak meyve ağacı haline dönüştürülmesi durumunda, bunun 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 19/2. Maddesinde öngörülen ve tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gereken bir "muhdesat" olarak kabul edilmesi gerekir.”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay HGK
E. 2023/654 · K. 2024/530

BAŞKASININ ARAZİSİNE YAPI YAPAN KİŞİNİN, HARCADIĞI MALZEME NEDENİYLE YAPI ÜZERİNDE KİŞİSEL HAKKI VARDIR

“Çünkü davacının inşa ettiği yapı üzerinde sarfettiği malzeme nedeniyle kişisel bir hakkı bulunmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay HGK
E. 2017/8-1854 · K. 2019/1096

MUHDESATIN TESPİTİ DAVASI ANCAK GÜNCEL HUKUKİ YARAR VARSA GÖRÜLÜR; ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ, KENTSEL DÖNÜŞÜM VEYA KAMULAŞTIRMA GİBİ İSTİSNAİ BİR DURUM YOKSA DAVA DİNLENMEZ

“Tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (HMK m. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması, Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi hükmünün uygulanma imkânının bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2019/74 · K. 2019/1842

TAPU MALİKİ YA DA MİRASÇISI OLMAYANLARIN EDA DAVASI AÇMASI GEREKİR; MUHDESAT TESPİT DAVASINDA HUKUKİ YARARLARI YOKTUR

“dosyaya getirilen tapu kaydı ve veraset ilamları göz önüne alındığında davacı olan ... ve ...'nin tapu maliki olmadıkları ve tapu maliklerinin de mirasçısı olmadıkları anlaşılmıştır. Bu kişilerce taleplerine ilişkin olarak eda davası açılması gerekirken, muhdesat tespit davası açılmasında hukuki yararları da bulunmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2012/7240 · K. 2013/617

MUHDESAT TESPİTİ DAVALARI TAŞINMAZIN AYNINA İLİŞKİN DEĞİLDİR; UYUŞMAZLIK ÇIKARMAYAN PAYDAŞLARIN DAVADA TARAF OLMASI GEREKMEZ

“Muhdesatın tespiti davaları taşınmazın aynına ilişkin davalardan olmadığından, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğini başka bir şekilde kabul eden ve uyuşmazlık çıkarmayan taşınmaz paydaşlarının davada taraf olmalarının gerekmediği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/4029 · K. 2024/3080

MUHDESAT TESPİTİ İSTENEBİLMESİ İÇİN ÖNCE SATIŞ SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASININ BULUNMASI ARANIR

“muhdesatın tespitinin istenebilmesi için öncelikle paylı mülkiyete veya miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmaz veya taşınmazlar için açılmış "satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olması…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/22991 · K. 2014/2679

TESPİT DAVASI SATIŞ AŞAMASINDA VE SATIŞTAN SONRA DA AÇILABİLİR; ARDINDAN PAYDAŞLARA RÜCU DAVASI MÜMKÜNDÜR

“Ortaklığın giderilmesi davası kesinleşmiş olsa dahi satış aşamasında da açılabileceği gibi satıştan sonra da önce tespit davası açılarak olumlu karar alındıktan sonra diğer paydaşlara karşı eda davası niteliğindeki alacak (rücu) davasının açılması da mümkündür. Bu konuda kanuni bir engel bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2012/2836 · K. 2012/5205

ON GÜNLÜK DAVA AÇMA SÜRESİ, ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNE BAKAN MAHKEMEYİ BEKLETİCİ MESELE YAPIP YAPMAMA YÖNÜNDEN BAĞLAR

“1086 sayılı HMUK'nun 567/2.maddesinde öngörülen on günlük dava açma süresinin, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin açılacak tespit davasını bekletici mesele (ön sorun) yapıp yapmaması yönünden mahkemeyi bağlayıcı bir süre olmasına…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/417 · K. 2022/5401

MUHDESATIN KAMULAŞTIRMA ALANINDA KALIP KALMADIĞI VE MUHDESAT NİTELİĞİ, KEŞİF VE UZMAN BİLİRKİŞİ HEYETİYLE DURAKSAMAYA YER VERMEYECEK ŞEKİLDE TESPİT EDİLMELİDİR

“kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirdildikten sonra, bozma ilamı doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak, talep konusu muhdesatların kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı ve muhdesat niteliğinde bulunup bulunmadığı hususları duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/12546 · K. 2014/3121

KEŞİFTE HER TAŞINMAZ İÇİN YEREL BİLİRKİŞİ VE TANIKLAR TEK TEK DİNLENİP MUHDESATIN KİM TARAFINDAN, NE ZAMAN VE KİMİN ADINA İNŞA EDİLDİĞİ SAPTANMALIDIR

“yerel ve teknik bilirkişiler ile taraf tanıkları aracılığı ile yeniden dava konusu ve parsellerin bulunduğu yerlerde keşif yapılarak, parsel numarası da belirtilmek suretiyle her bir taşınmaz hakkında yerel bilirkişi ve tanıklar tek tek dinlenilerek muhdesatın kim veya kimler tarafından, ne zaman, ne şekilde ve kimin adına inşa edildi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/19737 · K. 2015/869

HENÜZ YIKILMAMIŞ KAÇAK YAPI NİTELİĞİNDEKİ MUHDESATIN DA EN AZINDAN ENKAZ DEĞERİ BULUNUR

“Bundan ayrı tespit davalarının sonucunda verilecek hükmün infaz olanağı bulunmadığı, bu hükümle sadece bir olgunun tespit edileceği, henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen kaçak yapı niteliğindeki muhdesatın da bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/4492 · K. 2023/5126

KADASTRO TESPİTİNDEN SONRA YAPILAN MUHDESATTA DAVA, TAPU PAYDAŞLARI ARASINDA HUKUKİ YARAR VARSA GÖRÜLÜR; MALİK OLMAYAN ANCAK SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE DAYANABİLİR

“Şu halde dava konusu muhdesatın kadastro tespit tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından, bu hallerde açılacak muhtesat tespiti davaları, paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti hükmüne tabi taşınmazlarda tapu paydaşları arasında hukuki yararın bulunması durumunda görülen bir dava olup, malik olmayan davacının ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre t…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2021/226 · K. 2021/1284

TAPUDA ŞERH VARSA YA DA PAYDAŞLAR İTTİFAK EDİYORSA ARZ VE MUHDESATIN DEĞERLERİ DAVA TARİHİ İTİBARIYLA AYRI AYRI TESPİT EDİLİR

“Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (Ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/7478 · K. 2021/3498

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNDE MUHDESAT ÇEKİŞMESİ VARSA AİDİYET DAVASI İÇİN SÜRE VERİLİR; SATIŞ BEDELİNDEN MUHDESATA İSABET EDEN ORAN BİLİRKİŞİYLE BELİRLENİP MUHDESAT SAHİBİ PAYDAŞLARA AYRILIR

“bilirkişiden rapor alınmak suretiyle satış bedelinden ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi, muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/14176 · K. 2015/23312

DERDEST ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI MUHDESAT TESPİTİNDE HUKUKİ YARAR DOĞURAN İSTİSNAİ HÂLLERDENDİR; ALT KİRACININ İYİLEŞTİRME MASRAFI TESPİT DEĞİL SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASINA KONU OLUR (OYÇOKLUĞU; "SATIŞ KARARI VERİLMİŞSE HUKUKİ YARAR KALMAZ" İFADESİ KARŞI OYDADIR)

“Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası →
Yargıtay İBK
E. 1974/1 · K. 1974/2

SAKLI PAYI OLSUN OLMASIN MİRAS HAKKI ÇİĞNENEN TÜM MİRASÇILAR, GÖRÜNÜRDEKİ SATIŞIN MUVAZAALI OLDUĞUNU İLERİ SÜREREK DAVA AÇABİLİR

“sicil memuru önünde iradesini Satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olsun miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanununun 507. ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay HGK
E. 2022/1014 · K. 2023/1004

MURİS MUVAZAASI NİSPİ (VASIFLI) MUVAZAADIR: DEVİR GERÇEKTEN İSTENİR, GİZLENEN ŞEY BAĞIŞLAMA AMACIDIR

“Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/10641 · K. 2022/1940

GİZLİ BAĞIŞ ŞEKİL ŞARTLARINDAN YOKSUN OLDUĞUNDAN, SAKLI PAYI OLSUN OLMASIN MİRAS HAKKI ÇİĞNENEN TÜM MİRASÇILAR DAVA AÇABİLİR

“görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay HGK
E. 2021/1 · K. 2023/168

TEMLİKTEKİ GERÇEK İRADE VE AMACIN MAL KAÇIRMAK OLDUĞUNU, BUNU İLERİ SÜREN DAVACI KANITLAMAK ZORUNDADIR

“Gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesindeki "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" hükmü ve gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1 inci maddesindeki "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" hükmü uyarınca, miras bırakanın yaptığı temlikteki gerçek irade ve amacının mirasçıdan mal kaçırmak olduğunu, bu hususu ileri süren davacı taraf kanıtlamalıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/18141 · K. 2015/3683

AKİTTE GÖSTERİLEN BEDEL İLE GERÇEK BEDEL ARASINDAKİ AŞIRI ORANSIZLIK TEK BAŞINA MUVAZAANIN KANITI DEĞİLDİR

“Öte yandan; akitte gösterilen bedel ile saptanan gerçek bedel arasındaki aşırı oransızlık tek başına muvazaanın kanıtı değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2015/478 · K. 2017/3410

MURİSİN ARAYA MALİK SOKARAK YAPTIĞI TEMLİK DE MİRASTAN MAL KAÇIRMA AMAÇLI VE MUVAZAALI SAYILABİLİR

“murisin ara malik kullanmak suretiyle temlikinin mirastan mal kaçırma ve muvazaalı olduğu saptanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2009/12676 · K. 2010/276

ZİNCİRDEKİ SON MALİK DURUMU BİLEN KONUMUNDAYSA İYİNİYETLİ SAYILMAZ, TMK M. 1023 KORUMASINDAN YARARLANAMAZ

“miras bırakanın çekişmeli taşınmazı diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak eşi...'ya temlik ettiği, son kayıt maliki ...'nin de durumu bilen konumunda bulunması nedeniyle iyiniyetli olmadığı, dolayısıyla Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinden yararlanamayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay HGK
E. 2022/821 · K. 2023/1222

MİRASÇILARDAN MAL KAÇIRMA AMACI YOKSA 1974 TARİHLİ İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI UYGULANMAZ

“Bu nedenle, mirasbırakanın muvazaalı işlemi yaparken gerçek irade ve amacı mirasçılarından mal kaçırmak olmalıdır. Murisin mirasçılarından mal kaçırma amacının bulunmaması hâlinde 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını uygulama olanağı bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2025/5470 · K. 2025/5745

TEMLİKLERİN MUVAZAA İLE İLLETLİ OLDUĞU SAPTANIRSA İŞLEM ZAMANAŞIMI HÜKÜMLERİNE TABİ OLMAZ

“eksik araştırma yapıldığı ve temliklerin muvazaa ile illetli olduğunun saptanması halinde zamanaşımı hükümlerine tabi olmayacağı…”Kararda aktarılan 2014/12883 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2012/6930 · K. 2012/9588

Terditli davada yetki ayrıca düşünülmelidir. İki talep iki ayrı kesin yetki kuralına tabidir: tapu iptali ve tescil talebi, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin; tenkis talebi ise HMK m. 11/1-(a) uyarınca miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisindedir. İkisi çakışmadığında hangisinin üstün geldiğini Yargıtay 1. Hukuk Dair…

Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2012/14204 · K. 2013/3938

HARÇ VE VEKÂLET ÜCRETİ TAŞINMAZIN TAMAMI ÜZERİNDEN DEĞİL, DAVACININ MİRAS PAYI ORANINDAKİ DAVA DEĞERİ ÜZERİNDEN HESAPLANIR

“isteğin miras payı oranında olduğu gözetildiğinde, davacının veraset ilamındaki miras payı 3/16 oranında bulunduğuna göre,, dava değerinin 15.763,88.-TL olduğu kabul edilerek harç ve vekalet ücretinin buna göre hesaplanması gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay 1. HD
E. 2010/6072 · K. 2010/8120

MUVAZAALI TAPU İPTAL EDİLİNCE TAŞINMAZ ÖLÜ KİŞİ ADINA DEĞİL, TÜM MİRASÇILAR ADINA PAYLARI ORANINDA TESCİL EDİLİR

“TMK 28. maddesi hükmü uyarınca ölüm ile hukuki şahsiyet son bulduğu halde tüm mirasçılar adına payları oranında tescile karar verilmesi gerekirken ölü kişi adına tescile karar verilmiş olması doğru olmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) →
Yargıtay İBK
E. 1952/4 · K. 1952/5

TAŞINMAZ DEVRİ İÇEREN ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNİ SULH HÂKİMİ, NOTER VE TAPU SİCİL MUHAFIZI VEYA MEMURU DÜZENLEMEYE YETKİLİDİR

“Âkıdlardan birinin, ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartıyle diğerine bir gayrimenkul temlikini mutazammın olarak yapmak istediği mukaveleleri tanzime sulh hâkimleriyle, noterlerin ve tapu sicil muhafız veya memurlarının salahiyetli bulundukları hakkında.”Resmî Gazete'de yayımlanan karar özetinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/1518 · K. 2024/2103

BAKIM ALACAKLISININ ÖLÜMÜ SÖZLEŞMEYİ SONA ERDİRİR; BAKIM BORÇLUSUNUN ÖLÜMÜYLE SÖZLEŞME SON BULMAZ, BORÇ MİRASÇILARINA İNTİKAL EDER

“Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde, bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1118 · K. 2025/4559

BAKIM ALACAKLISINA, BORÇLUNUN MİRASÇILARIYLA BİRLİKTE YAŞAMAYA ZORLANMAMASI İÇİN ÖLÜM TARİHİNDEN İTİBAREN BİR YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇİNDE FESİH HAKKI TANINMIŞTIR

“Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölüm tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma (fesh etme) hakkı tanımıştır…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 1. HD
E. 2019/980 · K. 2021/1327

BAKIM BORÇLUSUNUN ÖLÜMÜ HÂLİNDE ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNE DAYALI DAVA ÖLÜMDEN İTİBAREN BİR YIL İÇİNDE AÇILMALIDIR; SÜRE GEÇMİŞSE O BORÇLUNUN PAYI YÖNÜNDEN DAVA REDDEDİLİR

“acının bakım borçlularından ...'un 25.09.2013 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 23.10.2015 tarihinde açıldığı, bu durumda ...'un ölümü üzerine 1 yıl içesinde dava açılmadığı açık bulunmakla, ...'un payı yönünden açılan davanın reddi doğru ise de…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/1749 · K. 2025/236

BAKIM GÖREVİ YERİNE GETİRİLMİŞSE DAVA AÇILMAKLA TBK M. 618 GEREĞİNCE İRAT BAĞLANMASINA KARAR VERİLMELİDİR

“Ancak dava açılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 618. maddesi gereğince irat bağlanması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/6029 · K. 2023/6348

FESİH HÂLİNDE BAKIM BORÇLUSUNA VERİLEN MAL AYNEN GERİ İSTENEMEZ; YALNIZCA BORÇLUNUN İFLASI HÂLİNDE İFLAS MASASINDAN İSTENEBİLECEK MİKTARA EŞİT PARA TALEP EDİLEBİLİR

“nde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılardan geri istemesine yasal olanak yoktur. Bu durumda Borçlar Kanunu'nun 518 inci maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 05.06.1957 tarihli 25/22 sayılı içtihatları birleştirme kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay İBK
İBK 25/22

Fesih hâlinde taşınmaz aynen geri alınamaz. Bu, konunun en kritik ve en çok karıştırılan yönüdür. Bakım alacaklısı ölüm nedeniyle sözleşmeyi feshetse dahi, bakım borçlusuna devrettiği malı aynen mirasçılardan geri isteyemez; tapu iptali ve tescil isteyemez. Talep edebileceği tek şey, TBK m. 618'de açıkça belirtildiği üzere borçlunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir p…

Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/10740 · K. 2015/9169

BAKIM BORÇLUSU EDİMİNİ YERİNE GETİRMİŞSE, ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİYLE TEMLİK EDİLEN PAYIN TAMAMI BAKIM BORÇLUSUNUN MİRASÇISI ADINA TESCİL EDİLİR

“sözleşme gereğince edimini yerine getirdiği anlaşıldığından, ölünceye kadar bakma akti gereğince temlike konu edilen dava s konusu 419 ada 7 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki bakım alacaklısı A..D..'na ait tüm payın bakım borçlusu N... D..'nun (Y mirasçısı Ö .Y. (U) adına tesciline karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 14. HD
E. 2021/1527 · K. 2021/3368

TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİNDE HUSUMETİN BAKIM ALACAKLISININ MİRASÇILARINA YÖNELTİLMESİ GEREKLİ VE YETERLİDİR; TAPU MÜDÜRLÜĞÜNÜN HUSUMET EHLİYETİ YOKTUR

“davacı tarafından dava konusu 17.06.2011 tarihli ölünceye kadar bakım akdinden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiği ileri sürülerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğuna göre, husumetin bakım alacaklısının mirasçılarına yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, tapu müdürlüğünün bu davada husumet ehliyeti bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/8051 · K. 2022/2687

BAKIM BORCU YERİNE GETİRİLMİŞSE TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINI BAKIM BORÇLUSU YA DA KÜLLİ HALEFLERİ, BAKIM ALACAKLISININ MİRASÇILARINA KARŞI AÇABİLİR

“Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2512 · K. 2025/4389

MURİS GEREKMEDİĞİ HÂLDE MALVARLIĞININ TAMAMINI YA DA BÜYÜK KISMINI DEVRETMİŞSE BU, DİĞER DELİLLERLE BİRLİKTE MUVAZAANIN GÖSTERGESİ SAYILABİLİR

“Ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde, bakım alacaklısı ile bakım borçlusu arasında diğer mirasçılardan mal kaçırma iradesinin bir ispat yolu da sözleşme gereği tarafların yüklendiği edimler arasındaki nispetsizliktir. Muris gerekmediği halde tüm mal varlığını ya da mal varlığının büyük bir kısmını ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereği devretmiş ise diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle bu husus, muvazaalı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/11030 · K. 2016/3933

SÖZLEŞMEDE FESİH İHBARI İÇİN SÜRE ÖNGÖRÜLMÜŞSE BU ŞART GEÇERLİDİR; İHBAR YAPILMAZSA SÖZLEŞME UZAR VE TAHLİYE DAVASI SÜRESİNDE SAYILMAZ

“Kira sözleşmesinde tahliye için sözleşme sona ermeden belli süre önce feshi ihbar koşulu öngörülmüş ise, bu şart geçerli olduğundan buna uyularak uygun süreli ihbarı takiben kira sözleşmesinin sonunda dava açılması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/2656 · K. 2017/13648

TARAFLAR YENİ BİR YAZILI KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLEMİŞSE ON YILLIK UZAMA SÜRESİ O SÖZLEŞMENİN KENDİLİĞİNDEN YENİLENMEYE BAŞLADIĞI TARİHTEN HESAPLANIR

“Bu sözleşmeye göre, Türk Borçlar Kanununun 347.maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde öngörülen hükmün uygulanabilmesi için 01.01.2015 tarihinden itibaren sözleşmenin kendiliğinden yıldan yıla yenilenerek uzaması, bu şekildeki yenilemenin on yıllık uzama süresine ulaşması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2017/458 · K. 2021/614

6101 SAYILI KANUN GEÇİCİ M. 2 UYARINCA TBK M. 347, 01.07.2012'DEN İKİ YIL SONRA UYGULANMAYA BAŞLAR

“TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde on yıllık uzama süresinin dolduğu ve 6101 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca TBK'nın 347. maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren iki yıl sonra uygulanmaya başlayacağı, bu durumda davanın 01.07.2014 tarihinden sonra açılması gerektiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/6087 · K. 2017/14808

KİRA SÜRERKEN İMZALANAN TAHLİYE TAAHHÜDÜ YENİ BİR KİRA SÖZLEŞMESİ DEĞİLDİR; ON YILLIK UZAMA SÜRESİ İLK SÖZLEŞMEYE GÖRE İŞLEMEYE DEVAM EDER

“Davalı tarafından 17.08.2010 tarihinde imzalanan tahliye taaahhüdü, Mahkemenin kabulünün aksine yeni bir kira sözleşmesi niteliğinde olmayıp davalının taşınmazı 31.12.2014 tarihinde tahliye edeceğine dair TBK nun 352/1. fıkrasına göre düzenlenen tahliye taahhüdüdür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/2524 · K. 2025/3655

SONRAKİ SÖZLEŞMELER TEMDİT MAHİYETİNDEYSE YENİ SÖZLEŞME SAYILMAZ; ON YILLIK UZAMA SÜRESİ İLK SÖZLEŞME TARİHİNDEN İŞLER

“ilk kira sözleşmesi 01/01/2008 ve sonraki yapılan sözleşmelerin temdit mahiyetinde olması nedeniyle yeni sözleşme kabul edilemeyeceği gözetilmeden taraflar arasında en son yapılan 01/01/2019 -31/12/2019 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesine göre on yıllık sürenin dolmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmesi hatalıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/172 · K. 2015/851

KİRA İLİŞKİSİ ARKA ARKAYA YENİ SÖZLEŞMELERLE SÜRDÜRÜLMÜŞSE TARAFLAR ARASINDA GEÇERLİ OLAN SÖZLEŞME SONUNCUSUDUR; SÜRE BİTİMİNE DAYALI TAHLİYE BU SÖZLEŞMEYE GÖRE DEĞERLENDİRİLİR

“10.6.2003 başlangıç tarihli iki yıl süreli sözleşmeden sonra son olarak 10.6.2011 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmeyle kira ilişkisinin sürdürüldüğü görülmektedir. Bu durumda taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin son sözleşme olan 10.06.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: On Yıllık Uzama Süresiyle Tahliye →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/6535 · K. 2023/727

SATIŞIN TARAFI OLAN DAVALI, ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDAKİ ÖNALIM DAVACISINA KARŞI BEDELDE MUVAZAA İDDİASINDA BULUNAMAZ

“Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı, 3. kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay HGK
E. 2023/85 · K. 2023/369

ÜÇ AYLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRENİN BAŞLAMASI İÇİN ÖĞRENME YETMEZ; SATIŞIN NOTER ARACILIĞIYLA BİLDİRİLMESİ GEREKİR

“TMK'nin 733/3 maddesi gereğince üç aylık hak düşürücü sürenin başlaması için öğrenme yeterli olmayıp yapılan satışın, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/5340 · K. 2025/5473

Savunmanın kabulü için aranan somut ölçüt şudur: Yargıtay 7. HD'nin 18.12.2025 tarihli, 2025/5340 E. ve 2025/5473 K. sayılı kararıyla onanan ilk derece kararına göre, "fiili taksimin kabul edilebilmesi için davalının ve davalıya bu yeri satan önceki maliklerin zeminde fiilen kullandıkları bir alanın bulunmasının gerektiği" kabul edilmiştir. Yani savunma, yalnızca alıcının kendi kullanımına değil, …

Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay HGK
E. 2023/218 · K. 2025/30

FİİLİ TAKSİM SAVUNMASI DAVANIN HER AŞAMASINDA İLERİ SÜRÜLEBİLİR; TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLMESE DE DOSYADAN ANLAŞILIYORSA GÖZETİLİR

“Vurgulamakta fayda var ki, eldeki davada hem İlk Derece Mahkemesinin hem de Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde olduğu üzere fiili taksim olgusunun varlığı sabit olup, davanın her aşamasında fiili taksim savunmasında bulunulabileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi fiili taksimin varlığı dosya kapsamından anlaşılıyor ise hâkim tarafından da resen dikkate alınması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2014/15054 · K. 2015/11622

FİİLÎ TAKSİM VARSA ÖNALIM DAVASI REDDEDİLİR; KÖTÜNİYET İDDİASI DAVANIN HER AŞAMASINDA İLERİ SÜRÜLEBİLİR VE MAHKEMECE RESEN GÖZETİLİR

“Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
AYM
E. 2024/152 · K. 2025/116

NOTER BİLDİRİMİ TEBLİGATIN GEÇERLİLİĞİ BAKIMINDAN ŞEKİL ŞARTIDIR; BAŞKA YOLLA ÖĞRENME ÜÇ AYLIK SÜREYİ BAŞLATMAZ

“Pay satışının noter aracılığıyla diğer paydaşlara bildirilmesi tebligatın geçerliliği bakımından bir şekil şartı olup diğer paydaşların noter dışında herhangi bir yolla satışı öğrenmesi hâlinde önalım hakkı davası için öngörülen üç aylık süre başlamamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/8378 · K. 2023/1056

RESMÎ SENETTEKİ BEDEL, SATIŞ MASRAFLARIYLA BİRLİKTE VADELİ MEVDUATTA DEPO EDİLEREK DEĞER KAYBI ÖNLENİR

“Mahkemelerce, ön inceleme tarihi itibariyle resmi senetteki bedelin, satış masraflarıyla birlikte, vadeli bir mevduat hesabında depo edilmesine karar verilerek yargılama sürecinin uzaması nedeniyle önalım bedelinde meydana gelecek değer kaybının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/7262 · K. 2022/5323

ÖNALIM BEDELİ RESMÎ SATIŞ SÖZLEŞMESİNDEKİ BEDEL VE MASRAFLAR ÜZERİNDEN BELİRLENİR

“Bu nedenle resmi satış sözleşmesindeki bedel ve masraflar üzerinden önalım bedeli belirlenerek karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2014/1703 · K. 2014/4542

ÖNALIM BEDELİ TAPUDAKİ RESMÎ SENETTE GÖSTERİLEN BEDELDİR; DAVALI, BEDELDE MUVAZAA İDDİASINI ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDAKİ ÖNALIM HAKKI SAHİBİNE KARŞI İLERİ SÜREMEZ

“Davalı, önalım bedelinin daha yüksek olduğuna ilişkin bedelde muvazaa iddiasını aktin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacılara karşı ileri süremez. Önalım bedeli tapuda düzenlenen resmi senette gösterilen bedeldir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Önalım (Şufa) Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/2504 · K. 2022/365

TAPU KAYDI GÜNCEL GETİRTİLİP TARAF TEŞKİLİ DENETLENMELİ, ÖLMÜŞ PAYDAŞLARIN MİRASÇILARI DAVAYA DÂHİL EDİLMELİDİR

“Mahkemece, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı paydaşların kimlik numaralarını da gösterir şekilde tapu müdürlüğünden getirtilerek, davanın tüm tarafları açısından taraf teşkili kontrol edilerek, ölü olan paydaşların veraset ilamlarının temini ile……”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/2334 · K. 2023/3551

DAVADA BÜTÜN PAYDAŞLAR YER ALMALIDIR; BİR PAYDAŞ ÖLÜRSE MİRASÇILARI KATILMADAN İŞİN ESASINA GİRİLEMEZ

“Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nun 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2013/9004 · K. 2013/9814

BORÇLU PAYDAŞIN ALACAKLISI, İCRA HÂKİMLİĞİNDEN ALDIĞI YETKİ BELGESİNE DAYANARAK ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇABİLİR

“Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K'nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/12736 · K. 2017/3856

PAYDAŞLAR ANLAŞMADIKÇA HÂKİM, KENDİLİĞİNDEN BAZI TAŞINMAZLARI BİR KISIM PAYDAŞLARA VEREREK AYNEN PAYLAŞTIRMAYA KARAR VEREMEZ

“Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/1198 · K. 2024/1998

AYNEN BÖLME KARARI İÇİN YÜZÖLÇÜMÜ, NİTELİK, PAY VE PAYDAŞ SAYISI, TARIM ARAZİSİ NİTELİĞİ VE İMAR MEVZUATI ARAŞTIRILMALIDIR

“Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzua…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 6. HD
E. 2011/9008 · K. 2011/13106

SATILARAK ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNE KARAR VERİLEBİLMESİ İÇİN TARAFLARDAN BİRİNİN BU YÖNDE TALEPTE BULUNMASI GEREKİR

“Satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilebilmesi için taraflardan herhangi birisinin bu yönde bir talepte bulunması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/13356 · K. 2019/4786

AYNEN BÖLÜNEN PARÇALARIN DEĞERLERİ DENK DEĞİLSE, EKSİK DEĞERDEKİ PARÇAYA PARA EKLENEREK DENKLEŞTİRME SAĞLANIR

“Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/1201 · K. 2018/230

TARAFLARDAN BİRİ AYNEN TAKSİM İSTERSE ASIL OLAN AYNEN TAKSİMDİR; TARAFLAR BUNDA ANLAŞAMAZSA SATIŞA GİDİLİR

“Taraflardan birinin aynen taksim talebinde bulunması halinde asıl olan paylaştırmanın aynen taksim yoluyla yapılmasıdır. Ancak taraflar aynen taksim hususunda anlaşamazlarsa ortaklığın satış yoluyla giderilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/4245 · K. 2022/7337

AYNEN TAKSİMDE TEK İFRAZ KROKİSİ BELEDİYE ENCÜMENİNE ONAYLATILIR; BİRDEN ÇOK ALTERNATİF ÜZERİNDEN KURA ÇEKİLEMEZ

“belirlenen bu ifrazın krokisinin bilirkişilere hazırlatılarak Belediye Encümenine gönderilmesi ve Belediye Encümeninden bu ifraz krokisinin imar mevzuatına uygun olup olmadığının tespit edilmesi hatta varsa denkleştirme miktarının uygun olup olmadığının tespiti ile onaylanan tek ifraz krokisi üzerinden tarafların uyuşup uyuşmadıklarının taraflara sorulması, tarafların uyuşmadıklarının anlaşılması halinde bu tek ifraz krokisi üzerinden bölümler hakkında kura çekilmesi olmalıdır. Yukarıda açıklanan yönteme aykırı olacak şekilde birden fazla aynen taksim alternatifi oluşturularak bu alternatifler üzerinden kura çekilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/2360 · K. 2023/2923

ÇİFT TARAFLI DAVADA DAVACININ SATIŞ İSTEMESİ, DAVALININ AYNEN PAYLAŞMA İSTEMESİNE ENGEL DEĞİLDİR

“Mahkemece, niteliği gereği çift taraflı olan ortaklığın giderilmesi davasında, davacının satış suretiyle paylaşma istemesinin davalının aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmeyeceği…”Kararda aktarılan 2016/12703 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/10469 · K. 2017/3534

PAYDAŞ AYNEN TAKSİMİ KABUL ETMİYOR VE YOLA TERKE MUVAFAKAT ETMİYORSA ORTAKLIK SATIŞ SURETİYLE GİDERİLMELİDİR

“davalının ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini kabul etmediği ve yola terk edilen kısma muvafakatının bulunmadığı göz önüne alınarak ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2018/4581 · K. 2021/3169

Yola terk / muvafakat gereken durumlar: Aynen taksim için imar mevzuatı gereği bir kısım alanın yola terki gerekiyorsa, buna itiraz eden paydaşın muvafakati olmadan aynen taksim kararı verilemez; bu durumda satışa gidilir (Yargıtay 14. HD'nin 02.05.2017 tarihli, 2016/10469 E. ve 2017/3534 K. sayılı bozma ilâmı; bu bozmaya uyularak satış yönünde kurulan hüküm, aynı Dairenin 29.04.2021 tarihli, 2018…

Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 18. HD
E. 2009/3234 · K. 2009/10716

ORTAKLARDAN HİÇBİRİ KAT MÜLKİYETİ KURULMASINI İSTEMİYORSA HÂKİM BUNU RESEN YAPAMAZ; ORTAKLIK SATIŞ SURETİYLE GİDERİLİR

“Somut olayda davada taraf olan ortaklardan hiç birisi taşınmaz mal üzerindeki ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesini istemediklerine göre, mahkemece davacının istemi gözönünde tutularak ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 5. HD
E. 2023/3402 · K. 2023/11886

ORTAKLIĞIN KAT MÜLKİYETİ KURULMASIYLA GİDERİLMESİ MÜMKÜNSE BU YOL ARAŞTIRILMADAN SATIŞA KARAR VERİLEMEZ

“ortaklığın kat mülkiyeti kurulması sureti ile giderilmesinin mümkün olması karşısında özel daire bozma ilâmına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.”Kararda aktarılan Hukuk Genel Kurulu ilamından
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay HGK
E. 1990/110 · K. 1990/268

YASAL ÖNALIM HAKKI, TAŞINMAZA ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN PAYDAŞ OLARAK GİRMESİNİ VE BÜTÜNLÜĞÜN BOZULMASINI ÖNLEMEYE YÖNELİKTİR

“Paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda paydaşa tanınan Yasal Şufa hakkı tamamen, taşınmaza üçüncü kişinin paydaş olarak girmesini ve bütünlüğünü bozmasını önleme amacını sağlamaya yöneliktir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay HGK
E. 2005/358 · K. 2005/470

ÖNALIM HAKKI İRADİ SATIŞLARDA KULLANILABİLİR; SATIŞ CEBRİ ARTIRMAYA DAYANIYORSA KULLANILAMAZ

“Bununla önalım hakkının, paylı mülkiyetteki payın, pay sahibinin iradî satışlarında kullanılabileceği vurgulanmış, bu satış pay sahibinin kendi serbest iradesine dayanmıyor, cebrî arttırmaya dayanıyorsa önalım hakkının kullanılamayacağı öngörülmüştür.”Kararda aktarılan madde gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 12. HD
E. 2016/29576 · K. 2018/4043

DERDEST ÖNALIM DAVASI, İHTİYATİ TEDBİR KARARI ALINMADIKÇA CEBRİ İCRA YOLUYLA SATIŞI ENGELLEMEZ

“cebri icra yolu ile satışı önlemeye ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından cebri icra yolu ile satışı engellemez…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/2964 · K. 2023/4446

CEBRİ ARTIRMADA ÖNALIM HAKKININ KULLANILAMAYACAĞI KURALI, İHTİYARİ İHALE YOLUYLA YAPILAN SATIŞLARA UYGULANMAZ

“cebri artırma suretiyle satılan taşınmazlar üzerinde önalım hakkının kullanılamayacağına ilişkin kuralın ihtiyari ihale yolu ile yapılan satışlarda uygulanma kabiliyeti yoktur…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay HGK
E. 2023/654 · K. 2024/530

BAŞKASININ ARAZİSİNE YAPI YAPAN KİŞİNİN, HARCADIĞI MALZEME NEDENİYLE YAPI ÜZERİNDE KİŞİSEL HAKKI VARDIR

“Çünkü davacının inşa ettiği yapı üzerinde sarfettiği malzeme nedeniyle kişisel bir hakkı bulunmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/5914 · K. 2022/6737

MUHDESAT ÜZERİNDE HAK İDDİA EDEN PAYDAŞA, HMK M. 165 UYARINCA AYRI DAVA AÇMASI İÇİN SÜRE VERİLİR

“Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/1086 · K. 2024/1739

MUHDESAT TAPUDA ŞERHLİ YA DA PAYDAŞLAR İTTİFAK HÂLİNDEYSE ARZ VE MUHDESAT DEĞERLERİ AYRI AYRI TESPİT EDİLİR

“Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/22991 · K. 2014/2679

TESPİT DAVASI SATIŞ AŞAMASINDA VE SATIŞTAN SONRA DA AÇILABİLİR; ARDINDAN PAYDAŞLARA RÜCU DAVASI MÜMKÜNDÜR

“Ortaklığın giderilmesi davası kesinleşmiş olsa dahi satış aşamasında da açılabileceği gibi satıştan sonra da önce tespit davası açılarak olumlu karar alındıktan sonra diğer paydaşlara karşı eda davası niteliğindeki alacak (rücu) davasının açılması da mümkündür. Bu konuda kanuni bir engel bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/23561 · K. 2014/16474

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ KESİNLEŞMİŞ OLSA DA MUHDESATIN TESPİTİ DAVASINDA HUKUKİ YARAR VARDIR; HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN RET, HAKKIN ÖZÜNÜ ŞEKLE FEDA EDER

“Böyle bir durumda davacının hakkın özünden de yoksun kalacağı ve başka davalar açmak zorunda bırakılacağı her türlü kuşkudan uzaktır, Satış parasından tek katlı ev ve iki adet kuruluğun parasını alması için yine davacının böyle bir davayı açma zorunluluğu vardır. Yapılan tüm bu açıklamalar gözetildiğinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmesi hakkın özünü şekle feda edilmesi anlamına gelebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/14176 · K. 2015/23312

DERDEST ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI MUHDESAT TESPİTİNDE HUKUKİ YARAR DOĞURAN İSTİSNAİ HÂLLERDENDİR; ALT KİRACININ İYİLEŞTİRME MASRAFI TESPİT DEĞİL SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASINA KONU OLUR (OYÇOKLUĞU; "SATIŞ KARARI VERİLMİŞSE HUKUKİ YARAR KALMAZ" İFADESİ KARŞI OYDADIR)

“Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/4029 · K. 2024/3080

MUHDESAT TESPİTİ İSTENEBİLMESİ İÇİN ÖNCE SATIŞ SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASININ BULUNMASI ARANIR

“muhdesatın tespitinin istenebilmesi için öncelikle paylı mülkiyete veya miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmaz veya taşınmazlar için açılmış "satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olması…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2014/15703 · K. 2016/961

Yargılama sırasında pay oranlarını veya paydaş çevresini değiştirebilecek davalar açılırsa, tarafların mülkiyet hakkı doğrudan etkileneceğinden bu davaların sonucu ortaklığın giderilmesi davasında bekletici mesele yapılır (Yargıtay 14. HD'nin 26.01.2016 tarihli, 2014/15703 E. ve 2016/961 K. sayılı bozma ilâmı; ilam, aynı Dairenin 23.06.2020 tarihli, 2019/4447 E. ve 2020/3929 K. sayılı kararında ak…

Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 14. HD
E. 2019/4447 · K. 2020/3929

PAY VE PAYDAŞ DURUMUNU DEĞİŞTİREBİLECEK DAVALAR AÇILMIŞSA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA SONUÇLARI BEKLENİR

“Ortaklığın giderilmesi davasında yargılama sırasında pay oranlarının ve paydaşların değişmesine neden olacak türde davalar açılması halinde tarafların mülkiyet hakları etkileneceğinden açılacak davaların sonucunun beklenmesi gerekir. Görülmekte olan ortaklığın giderilmesine konu taşınmazdaki pay ve paydaş durumu değişebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasında mahkemenin ret gerekçesinin aksine bu davanın sonucunun beklenmesi gerekir.”Kararda aktarılan 2014/15703 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/7091 · K. 2023/146

DAVA ÇİFT TARAFLIDIR: DAVACI FERAGAT ETSE BİLE DAVALILARDAN BİRİ DEVAM ETMEK İSTERSE YARGILAMA SÜRDÜRÜLÜR

“Davacı davasından feragat etse bile davalılardan birinin davaya devam etmek istemesi halinde mahkemece davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) →
Bölge İdare Mah.
E. 2020/171 · K. 2020/653

RİSKLİ YAPI TESPİT KRİTERLERİNE UYGUN HAZIRLANMAYAN RAPOR ÜZERİNE YAPILAN İTİRAZIN KABULÜ GEREKİR

“Bu durumunda, teknik heyet tarafından, riskli yapı belirleme kriterlerine uygun olarak hazırlanmayan rapor neticesinde yapılan itiraza ilişkin bir değerlendirme yapılarak, davacının itirazının kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde itirazın zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay İDDK
E. 2024/439 · K. 2024/1201

SAHA ARAŞTIRMALARINA DAYANAN DETAYLI ÇALIŞMAYLA RİSK TEŞKİL EDİP ETMEDİĞİ BELİRLENMEDEN TAŞINMAZ RİSKLİ ALAN SINIRINA DAHİL EDİLEMEZ

“üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği sonucuna varıldığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 2. Daire
E. 2021/13866 · K. 2022/5677

RİSKLİ YAPI TESPİTİ ÖNCELİKLE MALİKLERCE, MASRAFLARI KENDİLERİNE AİT OLMAK ÜZERE LİSANSLI KURULUŞLARA YAPTIRILIR

“riskli yapıların tespitinin, yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlığa veya İdareye bildirileceği…”Kararda aktarılan yönetmelik hükmünden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 4. Daire
E. 2023/11051 · K. 2024/2889

ALANDAKİ HER BİNA İÇİN AYRI HIZLI DEĞERLENDİRME FORMU DÜZENLENMEMİŞSE RİSKLİ ALAN KARARI TEMSİL GÜCÜNDEN YOKSUNDUR

“Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'a göre alandaki her bina açısından düzenlenmesi gereken hızlı değerlendirme formlarının (betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı belirlenen veri toplama formu) hazırlanmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Bölge İdare Mah.
E. 2019/1201 · K. 2020/306

İTİRAZLAR, ÜNİVERSİTELERCE GÖREVLENDİRİLEN DÖRT ÖĞRETİM ÜYESİ VE BAKANLIKTAN ÜÇ KİŞİDEN OLUŞAN TEKNİK HEYETÇE KARARA BAĞLANIR

“Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.”Kararda aktarılan yönetmelik hükmünden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 6. Daire
E. 2019/13097 · K. 2021/12683

TEKNİK HEYET İTİRAZ SEBEBİYLE BAĞLI DEĞİLDİR; RAPORU BÜTÜN UNSURLARIYLA ESASLARA UYGUNLUK YÖNÜNDEN İNCELER

“Teknik heyet, itiraz dilekçesinde gösterilen itiraz sebebi ile bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunun teknik yönden bütün unsurları ile Ek-2'de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını inceler." kuralına yer verilmiştir.”Kararda aktarılan yönetmelik hükmünden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 6. Daire
E. 2020/5347 · K. 2022/6573

RAPORDA TEKNİK EKSİKLİK VARSA RAPOR LİSANSLI KURULUŞA GERİ GÖNDERİLİR; NİHAİ KARAR EKSİKLİKLER GİDERİLDİKTEN SONRA VERİLİR

“Riskli yapı tespit raporunda teknik yönden eksiklik tespit edilmesi halinde gerekli düzeltmelerin yapılması için raporun lisanslı kurum veya kuruluşa gönderilmesine karar verilir ve rapordaki eksikliklerin tamamının düzeltmesinin sağlanmasından sonra yapının riskli ya da risksiz olduğuna ilişkin nihai karar verilir.”Kararda aktarılan yönetmelik hükmünden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 13. Daire
E. 2022/1577 · K. 2022/2596

TESPİTİN KESİNLEŞMESİ İÇİN İTİRAZIN REDDEDİLMESİ YA DA HİÇ İTİRAZ EDİLMEMİŞ OLMASI YETERLİDİR

“maddesinde riskli yapı tespitinin kesinleşmesi için, bu tespite karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi şartlarından birisinin gerçekleşmesi yeterli görülmüştür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Bölge İdare Mah.
E. 2019/1500 · K. 2020/175

7471 SAYILI KANUN ÖNCESİ REJİM: TESPİT KESİNLEŞİNCE ALTMIŞ GÜNDEN AZ OLMAMAK ÜZERE VERİLEN SÜREDE TAHLİYE VE YIKIM İSTENİR

“yukarıda anılan düzenlemeye göre riskli yapı tespitinin kesinleşmesi üzerine altmış günden az olmamak üzere verilen sürede yapının tahliyesi ve yıkımının maliklerden isteneceği açık olduğundan…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Danıştay 6. Daire
E. 2021/735 · K. 2022/995

GÜÇLENDİRMEYLE RİSKLİ YAPI ŞERHİ KALDIRILIP DAVA KONUSUZ KALIRSA, DAVANIN AÇILMASINDA İDARENİN KUSURU YOKSA VEKÂLET ÜCRETİ İDARE LEHİNE HÜKMEDİLİR

“ancak davanın açılmasında davalı idareye atfedilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usule uygunluk…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Yargıtay 5. HD
E. 2023/7715 · K. 2023/11211

Yargıtay 5. HD'nin 20.11.2023 tarihli, 2023/7715 E. ve 2023/11211 K. sayılı kararı, sonucu çıplak biçimde ortaya koyar: binanın güçlendirilmesi "teknik anlamda mümkün ise de", Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki biçimde bir güçlendirme kararı alınmadığı ve "arsa payı dikkate alındığında, davacının güçlendirme …

Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
AYM
E. 2012/87 · K. 2014/41

6306 UYARINCA TESİS EDİLEN İDARİ İŞLEMLERE KARŞI AÇILAN DAVALARDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA KARAR VERİLEMEYECEĞİNİ ÖNGÖREN KURAL ANAYASA'YA AYKIRIDIR

“Bu durumda, Kanun uyarınca yapılacak idari işlemler yönünden yürütmeyi durdurma kararı verilmesine istisna getirilmesinde, açıkça hukuka aykırı olan bir idari işlemin, idari davanın sonuçlanmasına kadar davanın tarafı olan bireyler üzerinde doğuracağı telafisi güç veya imkânsız zararın göz ardı edilmesini meşru kılacak, derhal gerçekleşmesi gereken üstün bir kamu yararı bulunduğu söylenemez. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, dava konusu kuralla, bireylerin, hak arama özgürlüklerini daha etkili biçimde kullanabilmelerini sağlayan yürütmeyi durdurma kurumundan Anayasa'ya aykırı olarak yoksun bırakıldıkları sonucuna varılması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz →
Yargıtay HGK
E. 2017/2906 · K. 2017/1723

MALİK EŞİN ÖLÜMÜ, RIZA ALINMADIĞI İÇİN GEÇERSİZ OLAN İPOTEĞE GEÇERLİLİK KAZANDIRMAZ; SAĞ KALAN EŞİN HUKUKİ YARARI VE TMK M. 240 İLE 652'DEKİ HAKLARI ÖLÜMDEN SONRA DA DEVAM EDER

“geçerli bir işlemin olmadığının kabul edildiği hallerde, malik olan eşin ölümünün bu işleme hukukilik kazandırması düşünülemez. Diğer bir anlatımla ölü olan bir işlem diriltilemez. O hâlde, sağ kalan eşin mirasçı sıfatıyla, yukarıda açıklanan hakları (TMK m. 240 ve 652) bulunmaktadır ve davacının bu davayı açtığı sırada var olan hukuki yararı, yargılama sırasında davalı eşin ölümünden sonra da devam etmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakları →
Yargıtay 8. HD
E. 2012/4130 · K. 2012/12982

SAĞ KALAN EŞ TMK M. 240'A DAYANARAK KONUTUN MÜLKİYETİNİ ANCAK MAL REJİMİ TASFİYESİNDEN ALACAKLI ÇIKARSA İSTEYEBİLİR; TMK M. 652'DE BÖYLE BİR KOŞUL ARANMAZ

“sağ kalan eşin TMK.nun 240. maddesi gereğince mülkiyet hakkını talep edebilmesi için bu rejimin tasfiyesi sonucunda ölen eşten alacaklı olması koşuluna bağlıdır. Aksi halde bu hakkı talep etmeyecektir. TMK.nun 652. maddesinde, böyle bir koşul söz konusu olmayıp miras hakkı karşılığında mülkiyet hakkının tanınması istenilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakları →
Yargıtay 8. HD
E. 2011/6790 · K. 2012/2847

EŞİN ÖLÜMÜYLE EVLİLİK BİRLİĞİ SONA ERDİĞİNDEN TAPUYA AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMASININ HUKUKİ NEDENİ ORTADAN KALKAR

“evlilik birliği kadının 26.08.2006 tarihinde ölmesi üzerine kendiliğinden sona erdiğine göre ½ pay sahibi olan ölen kadının tasarrufta bulunmasına hukuken ve fiilen imkan kalmamış kayıt nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydına TMK.nun 194/3. maddesi uyarınca konutla ilgili olarak aile konutu şerhi konulmasının hukuki nedeni ortadan kalktığından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakları →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/12852 · K. 2023/4034

Kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt) — TBK m. 315: Kiracıya yazılı ihtarla en az otuz gün ödeme süresi verilir ve süre sonunda ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilerek tahliye davası açılır. Aynı sonuca, otuz günlük ödeme süreli ödeme emri içeren tahliye talepli icra takibiyle (Örnek 13) dava açmadan da ulaşılabilir. Ödeme emrine itiraz edilmez ve otuz günlük süre içinde ödeme de yapılmazsa, sürenin…

Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay HGK
E. 2017/1289 · K. 2021/1314

İKİ HAKLI İHTAR İÇİN KİRACININ AYNI SÜRE İÇİNDE İKİ AY KİRASINI ÖDEMEMESİ VE HER AY İÇİN AYRI İHTAR ÇEKİLMİŞ OLMASI GEREKİR

“İki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, aynı süre içinde kiracının muaccel olduğu hâlde iki ayın kira bedelini ödememesi, kiraya verenin de ödenmeyen her bir ay kira bedeli için kiracıya ayrı ayrı ödeme ihtarında bulunmuş olması gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/2741 · K. 2025/5408

KİRALANANIN TESLİMİNDEN ÖNCE VEYA SÖZLEŞME TARİHİNDE DÜZENLENEN TAHLİYE TAAHHÜDÜ, KİRACININ ÖZGÜR İRADESİNİ YANSITMADIĞINDAN GEÇERSİZDİR

“Yerleşik dairemiz kararlarına göre kiralananın tesliminden önce ve kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte düzenlenerek verilen yazılı tahliye taahhütleri kiracının özgür iradesini yansıtmayacağından geçerli olmadığı kabul edilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4366 · K. 2017/12337

TBK M. 352/SON: KİRACININ AYNI İLÇEDE OTURMAYA ELVERİŞLİ KONUTU BULUNMALI VE KONUT SOSYAL DURUMU İLE AİLE NÜFUSUNA DA ELVERİŞLİ OLMALIDIR

“Türk Borçlar Kanununun 352/son maddesi uyarınca açılacak davada dava hakkı kiraya verene ait olup, açılan tahliye davasında tahliye kararı verilebilmesi için kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması ve davalının sosyal durumu, aile nüfus sayısı itibariyle oturmasına elverişli bulunması gerekir. Bu iki koşulun bir arada bulunması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/9161 · K. 2018/1613

AÇIKTAN FENA KULLANMADA TAHLİYE İÇİN, DAVRANIŞLARIN KİRAYA VEREN YA DA KOMŞULAR İÇİN ÇEKİLMEZ HÂLE GELMESİ YETERLİDİR

“TBK'nun 316/son maddesinde düzenlenen açıktan fena kullanma nedeniyle tahliye şartlarının gerçekleşmesi için kiracının ve onunla birlikte hareket edenlerin davranışlarının kiraya veren ya da komşular için çekilmez bir hale gelmesi yeterlidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/2159 · K. 2021/4476

DAVA YALNIZCA KENDİSİ, EŞİ, ALT-ÜST SOYU VE BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİŞİLER İÇİN AÇILABİLİR; İHTİYAÇ GERÇEK, SAMİMİ VE ZORUNLU OLMALIDIR

“Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin, alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut veya iş yeri ihtiyacı için dava açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın; gerçek, samimive zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/10024 · K. 2013/12186

TAVAN-ZEMİN KAPLAMASI, SIVA, BOYA, TESİSAT BAKIMI VE DOĞRAMA DEĞİŞİMİ ESASLI ONARIM DEĞİL BASİT TADİLATTIR

“İzin belgesinde yapılacak işler tavan ve zemin kaplamalarının yenilenmesi, iç kısımda sıva tamiri ve boya badana yapımı, elektrik ve sıhhi tesisatın bakım ve yenilenmesi, eskiyen kapı ve pencere doğramalarının değişimi, iç dekorasyonun yenilenmesi olarak belirtilmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/1372 · K. 2017/2218

TAMİRAT, TADİLAT VE GENİŞLETMENİN İMAR AMAÇLI VE ESASLI OLDUĞU BİLİRKİŞİ MARİFETİYLE TESPİT EDİLMELİDİR

“TBK'nun 350/2 maddesine dayanılarak açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için yapılmak istenilen tamirat tadilat ve genişletmenin imar amaçlı ve esaslı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Danıştay 6. Daire
E. 2020/2160 · K. 2022/1329

İPTAL DAVASI, İŞLEMLE MEŞRU, KİŞİSEL VE GÜNCEL MENFAAT İLGİSİ KURABİLENLER TARAFINDAN AÇILABİLİR

“idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay HGK
E. 2017/458 · K. 2021/614

6101 SAYILI KANUN GEÇİCİ M. 2 UYARINCA TBK M. 347, 01.07.2012'DEN İKİ YIL SONRA UYGULANMAYA BAŞLAR

“TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde on yıllık uzama süresinin dolduğu ve 6101 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca TBK'nın 347. maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren iki yıl sonra uygulanmaya başlayacağı, bu durumda davanın 01.07.2014 tarihinden sonra açılması gerektiği…”Kararda aktarılan ilk derece mahkemesi kararından
Kaynak: Tahliye Davaları Rehberi →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1292 · K. 2025/2650

ÖNCEKİ KİRACININ HALEFİ OLAN KİRACI DA TAAHHÜDE UYMAKLA YÜKÜMLÜDÜR

“dava konusu 14.05.2018 tarihli sözleşmenin, kira sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin ikinci ek protokol olarak hazırlandığı ve taraflarca imzalandığı, sözleşme ile kararlaştırılan tahliye tarihinin açık ve net olarak yazılı olduğu, davalının önceki kiracının halefi olması nedeniyle taahhüde uymakla yükümlü oldu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliyede Kiracının Savunma Hakları →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/547 · K. 2015/1556

TAMİRAT VE TADİLATIN İMAR AMAÇLI VE ESASLI OLMASI, BU SIRADA İKAMETİN MÜMKÜN OLMAMASI VE PROJE-RUHSATIN UYGULANABİLİR OLMASI ARANIR

“Anılan madde gereğince kiralananda yapılması düşünülen tamirat ve tadilatın imar amaçlı ve aynı zamanda esaslı işlerden olması, bu sırada kiralananda ikametin mümkün olmaması, proje ve ruhsatın imar mevzuatına göre uygulanabilir o…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliyede Kiracının Savunma Hakları →
Danıştay 4. Daire
E. 2024/2888 · K. 2024/5576

RİSKLİ YAPI TESPİTİNE İTİRAZ HAKKI YALNIZCA MALİKLERE VE KANUNİ TEMSİLCİLERİNE TANINMIŞTIR; İŞLEMİN DOĞRUDAN MUHATABI OLMAYAN KİRACININ DAVA AÇMA EHLİYETİ YOKTUR

“dava konusu yapı hakkında tesis edilen riskli yapı tespit işlemi ile ilgili itiraz hakkının sadece maliklere ve kanuni temsilcilerine tanındığı, işlemin doğrudan muhatabı olmayan kiracı olan davacının, riskli yapı tespitine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı…”Kararda aktarılan idare mahkemesi kararından
Kaynak: Tahliyede Kiracının Savunma Hakları →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/4122 · K. 2019/282

TBK M. 355 TAZMİNATI İÇİN TAŞINMAZIN YARGI KARARI YA DA İCRA YOLUYLA TAHLİYE EDİLMİŞ OLMASI GEREKİR

“Davalı kiraya veren gereksinim, yeniden inşaa ve imar amacıyla bir tahliye davası açmamıştır. Davacı kiracı taşınmazı bir yargı kararı veya icra marifetiyle tahliye etmemiştir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 355. maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliyede Kiracının Savunma Hakları →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/10662 · K. 2023/3212

On günlük sürenin kaynağı İİK m. 269/c'nin son fıkrasıdır: tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren on gün geçmesi lazımdır; borçlu, tahliye kararı hakkında aynı Kanunun 36 ncı maddesi hükmünden faydalanabilir. Yargıtay 12. HD'nin 09.05.2023 tarihli, 2022/10662 E. ve 2023/3212 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararı bu hükmü uygulamış; ayrıca İİK m. …

Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay HGK
E. 2014/264 · K. 2015/1671

İCRA MAHKEMESİNİN TAHLİYE KARARININ İNFAZI İÇİN KESİNLEŞME BEKLENMEZ; TEFHİM VEYA TEBLİĞDEN İTİBAREN ON GÜN GEÇMESİ GEREKİR

“Merciin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi lazımdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/332 · K. 2024/491

İCRA MAHKEMESİNİN TAHLİYEYE İLİŞKİN KARARININ İNFAZI İÇİN KESİNLEŞMESİ BEKLENMEZ

“İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay 12. HD
E. 2012/33168 · K. 2013/8763

TAHLİYE KARARININ BİR KİRA DÖNEMİNİ AŞAN SÜRE İNFAZI İSTENMEZSE SÖZLEŞME YENİLENMİŞ SAYILIR; İNFAZ ARTIK O TAKİPTE İSTENEMEZ

“Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tahliye kararının bir kira dönemini aşkın süre infazının istenmemesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir. Bu nedenle tahliyenin infazı artık bu takipte istenemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay 12. HD
E. 2025/4272 · K. 2025/6445

BİR KİRA DÖNEMİ İÇİNDE TAHLİYE İLAMININ İNFAZI İSTENMELİDİR; SÜRE AŞILIRSA SÖZLEŞME YENİLENMİŞ SAYILIR VE İNFAZ MÜMKÜN OLMAZ

“Kural olarak bir kira dönemi içinde alacaklı tarafından tahliye ilamının infazınının istenmesi gerekir. Bu süre aşılarak icra dosyasından tahliyeye yönelik infaz istenmesi bu aşamadan sonra kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir ve infazı mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay 12. HD
E. 2024/5376 · K. 2024/10498

TAHLİYE KARARI MAKUL SÜREDE İCRAYA KONULMAZSA AKDİN YENİLENMESİNE YOL AÇAR; DAİRENİN YERLEŞİK İÇTİHADINDA MAKUL SÜRE BİR YILLA SINIRLIDIR

“alacaklının tahliye kararını aldığı 17.12.2020 tarihinden icraya konulduğu 11.05.2022 tarihleri arasında bekleyerek bu hakkını makul bir sürede kullanmayarak akdin yenilenmesine sebebiyet vermiş bulunduğu, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre makul sürenin 1 yıl ile sınırlandırıldığı, böylece tahliye kararının borçluyu sürekli bir tahliye tehdidi altında bırakmamasının amaçlandığı içtihatla sabittir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/2820 · K. 2024/3586

Makul süre kuralının nasıl işletileceği, icra müdürlüğünün yetkisinin sınırıyla doğrudan bağlantılıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD'nin 20.11.2024 tarihli, 2023/2820 E. ve 2024/3586 K. sayılı kararında bu sınır şöyle çizilir: "icra müdürlüğünün resen tahliye talebinin geçerliliğini ya da geçerlilik süresini denetleyemeyeceği, alacaklı tarafından dayanak icra mahkemesi ilamı uyarınca tah…

Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay HGK
E. 2017/1852 · K. 2019/982

KİRA AKDİ DIŞINDAKİ İTİRAZLARDA BORÇLU, KİRANIN İSTENEMEYECEĞİNİ İİK M. 269/C'DEKİ BELGELERLE İSPATLAMAK ZORUNDADIR

“Bu durumda borçluların ödeme emrine itirazları kira akdi dışındaki itirazlardan olup, kiranın sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK'nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle ispatlamaları zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay 12. HD
E. 2022/5110 · K. 2023/2829

TAHLİYE KARARI SONRADAN KALDIRILSA BİLE, AYNI KONUDA KESİNLEŞMİŞ VE MADDİ ANLAMDA KESİN HÜKÜM OLUŞTURAN BİR TAHLİYE KARARI VARSA İİK M. 40 UYARINCA İCRANIN İADESİ İSTENEMEZ

“temyiz aşamasında İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 11.12.2018 tarihli tahliye kararının kesinleştiği ve bu kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi bağlayacağından İİK 40. maddesi gereğince icranın iadesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tahliye Kararının İcrası →
Yargıtay HGK
E. 2017/1246 · K. 2018/1557

GERÇEK İRADE YÖRE GELENEKLERİ, SATIŞ İÇİN MAKUL NEDEN, ALICININ ALIM GÜCÜ, BEDEL FARKI VE BEŞERİ İLİŞKİ BİRLİKTE TARTILARAK BELİRLENİR

“Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/3517 · K. 2022/7017

EYLEM VE İŞLEMLERİNİN SEBEP VE SONUÇLARINI AYIRT EDEMEYEN KİŞİNİN HAK KURMA VE BORÇ ALTINA GİRME EHLİYETİNDEN SÖZ EDİLEMEZ

“Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2013/3836 · K. 2013/9347

EHLİYETSİZLİĞE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREYE VE ZAMANAŞIMINA TABİ DEĞİLDİR, HER ZAMAN AÇILABİLİR

“Hemen belirtmek gerekir ki, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı açılacak tapu iptal ve tescil davalarının herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresine tabi olmaksızın her zaman açılabileceği tartışmasızdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/4237 · K. 2024/1884

AYIRT ETME GÜCÜ KİŞİYE VE İŞLEME GÖRE DEĞİŞTİĞİNDEN ADLİ TIP KURUMU DÖRDÜNCÜ İHTİSAS KURULUNDAN RAPOR ALINMASI GEREKİR

“Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK'nın 409/2 nci maddesi de akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/1789 · K. 2022/768

MÜSTAKBEL MİRASÇILAR EHLİYETSİZLİK DAVASI AÇABİLİR; KİŞİ KISITLANMIŞSA DAVA VASİ ELİYLE SÜRER, KISITLANMAMIŞSA DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDEDİLİR

“Hemen belirtilmelidir ki, ehliyetsizlik iddiası ile müstakbel mirasçıların dava açması mümkün olup ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişinin kısıtlanması halinde açılan davanın takip yetkisi kendisine geçen vasi vasıtasıyla devam ettirilebileceği, ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişinin kısıtlanmaması halinde ise davada dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/7949 · K. 2023/3971

KADASTRO TUTANAKLARININ KESİNLEŞMESİNDEN ON YIL SONRA KADASTRO ÖNCESİ SEBEPLERE DAYANARAK DAVA AÇILAMAZ

“Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." \2.”Kararın "İlgili Hukuk" bölümünden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/6935 · K. 2022/8563

KADASTRO TUTANAKLARININ KESİNLEŞMESİNDEN İTİBAREN ON YIL GEÇTİKTEN SONRA KADASTRO ÖNCESİ SEBEPLERE DAYANARAK DAVA AÇILAMAZ; BU HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE MAHKEMECE RESEN GÖZETİLİR

“3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmünde, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü niteliğinde olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği tartışmasızdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 16. HD
E. 2016/7827 · K. 2018/4331

MURİS KADASTRO TESPİTİNDEN SONRA ÖLMÜŞSE DAVA HAKKI ÖLÜMLE DOĞDUĞUNDAN ON YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İŞLEMEZ

“taşınmazın tespitinin 1974 yılında yapıldığı, asıl maliki murisi ...'nin tespit tarihinden sonra öldüğü, davacının muris muvazaasına dayalı dava açma hakkının da murisin ölüm gününden sonra doğması karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/5775 · K. 2022/8244

ÖLÜM KADASTRO TESPİTİNDEN ÖNCEYSE DAVA, TESPİTİN KESİNLEŞMESİNDEN İTİBAREN ON YIL İÇİNDE AÇILMALIDIR

“Ölümün kadastro tespitinden önce gerçekleşmesi halinde mirasçılar tarafından açılacak davanın kadastro tespitinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/3356 · K. 2021/5943

DAVA HAKKI MURİSİN ÖLÜMÜYLE DOĞAR; HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRENİN UYGULANMASINDA ÖLÜM TARİHİ BELİRLEYİCİDİR

“Hemen belirtilmelidir ki, tereke miras bırakanın ölümü ile intikal edeceğinden ve terekenin açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi olacaklarından, bu tür isteklerde dava hakkı murisin ölümüyle ortaya çıkar.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/4018 · K. 2025/2003

KADASTRO TUTANAĞININ TANZİMİNDEN SONRA DOĞAN HAKLARA DAYALI DAVALARDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE UYGULANMAZ

“Başka bir ifadeyle, dayanılan hakkın kadastro tespit tutanağının tanzim tarihinden önce doğması halinde anılan sürenin uygulama imkanına kavuşacağı açıktır. Tutanağın tanziminden sonra doğan haklara ilişkin açılan davalarda hak düşürücü sürenin uygulama yeri yoktur.”Kararda aktarılan 2021/3356 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/5091 · K. 2022/6695

ON YILLIK SÜRE HAK DÜŞÜRÜCÜDÜR; YARGILAMANIN HER AŞAMASINDA HÂKİM TARAFINDAN RESEN GÖZETİLİR

“Kanunda öngörülen bu süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, dava konusu 107 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 19/05/2005 tarihinde kesinleştiği, davanın açıldığı 22/01/2019 tarihi ile taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında yasada öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tapu İptal ve Tescil Davası →
Yargıtay 12. HD
E. 2013/17607 · K. 2013/23570

5403 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ EMREDİCİDİR VE KAMU DÜZENİNE İLİŞKİNDİR

“Yasanın amacı tarım arazilerinin çok küçük parçalara bölünerek ülke tarımının zarar görmesini engellemeye yöneliktir. Emredici hükümler içerdiği ve ülkenin geleceğine yönelik düzenlemeler taşıdığı için bu yasa hükümleri kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/3923 · K. 2025/1784

GEÇİCİ MADDE: YAYIM TARİHİNDE MİRASÇILAR ARASINDA HENÜZ PAYLAŞIMI YAPILMAMIŞ TARIMSAL ARAZİLERİN DEVRİ ÖNCEKİ KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE TAMAMLANIR

“Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 14. HD
E. 2013/11104 · K. 2013/11790

PARSEL BÜYÜKLÜĞÜ MUTLAK VE ÖZEL ÜRÜN ARAZİLERİNDE 2 HEKTAR, DİKİLİ TARIM ARAZİLERİNDE DAHA DÜŞÜK BELİRLENMİŞTİR

“Tarım arazileri, doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmış; belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde…”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2022/790 · K. 2022/4221

AYNEN BÖLÜŞMENİN MÜMKÜN OLUP OLMADIĞI; YÜZÖLÇÜMÜ, NİTELİK, PAY VE PAYDAŞ SAYISI İLE İMAR MEVZUATI ÜZERİNDEN ARAŞTIRILIR

“Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında, mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüz ölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 14. HD
E. 2018/4591 · K. 2019/5655

TAKSİMİN MÜMKÜN OLMADIĞI BELİRLENMİŞSE DAVANIN REDDİ DEĞİL, SATIŞ YOLUYLA GİDERİLMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR

“maddesinin 3.fıkrası gereğince taksiminin mümkün olmadığı belirlendiğine göre ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/137 · K. 2017/192

EHİL MİRASÇININ TESPİTİ SATIŞ MEMURLUĞUNA BIRAKILAMAZ; MAHKEMECE BELİRLENMELİ, AKSİ HÂLDE TARIMSAL ARAZİNİN AÇIK ARTIRMAYLA SATIŞINA KARAR VERİLMELİDİR

“tarımsal arazinin veya yeter gelirli tarımsal arazinin açık artırmayla satılmasına karar verilmesi gerekirken, ehil mirasçının tespitinin satış memurluğuna bırakılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/3822 · K. 2024/4998

Bu engel kaldırılmıştır. Yargıtay 7. HD'nin 07.11.2024 tarihli, 2024/3822 E. ve 2024/4998 K. sayılı kararıyla onanan hükümde, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin aynı dosyada verdiği bozma ilamına dayanılarak "15 Mayıs 2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 sayılı Yasanın 9 uncu maddesi ile 3083 sayılı ... Kanununun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasının 'Ayrıca mahkem…

Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/4434 · K. 2024/5508

ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI YAPILMIŞSA, OLUŞAN YENİ TAPU KAYITLARI GÖZETİLEREK KARAR VERİLMELİDİR

“O halde; arazi toplulaştırma işlemi suretiyle oluşan yeni tapu kayıtları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tarım Arazisinde Ortaklığın Giderilmesi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2021/1183 · K. 2024/1454

KAPALI FATURA BEDELİN ÖDENDİĞİNE KARİNE OLUŞTURUR; ANCAK DAVALI O KALEM BAKIMINDAN ÖDEME SAVUNMASINDA BULUNMUYORSA BU KARİNE UYGULANAMAZ

“bu iki faturada açıklama kısmının hemen altında davacı satıcının imzasının bulunduğu, dolayısıyla faturanın kapalı fatura olarak düzenlendiği görülmekte ise de davalının, satış bedelinin 690.000 TL olarak kararlaştırıldığını, 1.199.981 TL ödeme yaparak aslında fazla ödeme yaptığını, KDV'den sorumlu olmadığını savunduğu, buna göre esasında davacının talep ettiği ve faturalarda yer alan KDV bedellerine ilişkin davalının ödeme savunmasında bulunmadığı anlaşıldığından, bu karinenin somut olaya uygulanabilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay İBK
E. 1987/2 · K. 1988/2

TMK M. 2/2 KURALI TALÎ OLDUĞUNDAN HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI ANCAK FEVKALADE ZARURİ HÂLLERDE UYGULANIR

“ikinci fıkrasında düzenlenen kuralın taliliğinin (ikincilliğinin) tabii bir sonucudur ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralı ancak fevkalade zaruri hallerde uygulama yeri bulabilir.”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay HGK
E. 2017/2618 · K. 2020/184

İADEYE KARAR VERİLİRKEN SATIŞ BEDELİNİN ALIM GÜCÜNÜN İLK ÖDEME TARİHİNDEKİ ALIM GÜCÜNE ULAŞTIRILMASI GEREKİR

“Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 8. HD
E. 2011/3020 · K. 2011/3784

ŞEKLE AYKIRILIĞIN DÜRÜSTLÜK KURALIYLA AŞILMASI, ADALETE UYGUN HÜKÜM KURMANIN ZORUNLU OLDUĞU HÂLLERDE VE TALÎ OLARAK UYGULANIR

“Bu istisnai durum, adalete uygun düşecek hüküm kurmanın zorunlu olduğu durumlarda kendini gösterir ve talidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2023/1150 · K. 2025/2608

SATIŞ VAADİNE DAYALI TESCİLDE BAKİYE BEDEL, EKSİK ÖDEMENİN SÖZLEŞME BEDELİNE ORANININ DAVA TARİHİNDEKİ RAYİÇ BEDELLE ÇARPILMASIYLA BULUNUR VE DAVACIYA DEPO ETTİRİLİR

“mahkemenin TBK'nin 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereğince bakiye satış bedeli konusunda davacının sözleşmedeki satış bedeli ile eksik ödenen bedeli oranlaması , ( eksik kalan ödeme miktarı /sözleşme bedeli ) bulunan oranın dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile çarpılması sonucu oluşan bakiye satış bedelini davacıya ayrıca depo ettirmesi ve oluşan sonuca göre hüküm tesis etmesi gerektiği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/2666 · K. 2025/1676

ALICI İFA EDİP TAŞINMAZI KULLANIYORSA SÖZLEŞMENİN USULÜNE UYGUN OLMADIĞI YÖNÜNDEKİ GEÇERSİZLİK İDDİASI DİNLENMEZ

“Bu halde, sözleşmenin usulüne uygun olmadığı yönündeki geçersizlik iddiası dinlenemeyecektir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay HGK
E. 2022/1195 · K. 2023/507

YÜKLENİCİ EDİMİNİ TAMAMEN YA DA REDDOLUNMAYACAK ORANDA YERİNE GETİRMİŞSE ARSA SAHİBİ GEÇERSİZLİĞİ İLERİ SÜREMEZ

“Şekil zorunluluğunun birinci istisnası; "Sözleşme adi yazılı şekilde olsa bile, yüklenici edimini (bina meydana getirme borcunu) tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmişse, arsa sahibi artık bu sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 13. HD
E. 2015/20159 · K. 2017/9309

KAT MÜLKİYETİNE TABİ OLMAK ÜZERE BAŞLANAN BİNADA RESMÎ ŞEKLE UYULMADAN MÜTEAHHİTTEN BAĞIMSIZ BÖLÜM SATIN ALAN KİŞİ BÜTÜN BORÇLARINI YERİNE GETİRMİŞSE, SÖZLEŞMENİN GEÇERSİZLİĞİNİN İLERİ SÜRÜLMESİ HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASIDIR

“kat mülkiyetine tabi olmak üzere başlanılan bir binada resmi şekle uyulmadan satıcıdan (müteahhitten) bağımsız bölümü satın alan kişinin bütün borçlarını yerine getirdikten sonra sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkının kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 14. HD
E. 2019/4774 · K. 2020/4

ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNE TABİ PAYLAR BAKIMINDAN SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNİN İFA OLANAĞI YOKTUR; DAVA İÇİN TÜM ELBİRLİĞİ MALİKLERİNİN MUVAFAKATİ YA DA TEREKE TEMSİLCİSİ GEREKİR

“elbirliği mülkiyetine tabi hisseleri yönünden satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığı gözetilmeksizin, elbirliği halindeki paylarının da iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/3597 · K. 2023/4408

5403 SAYILI KANUN'DA 2014'TE YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN SONRA, ASGARİ TARIMSAL ARAZİ BÜYÜKLÜĞÜNÜN ALTINDAKİ ARAZİLERDE DE PAYIN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE SATIŞI VE DEVRİ MÜMKÜN HÂLE GELMİŞTİR

“şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hâle gelmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi →
Yargıtay 1. HD
E. 2015/5346 · K. 2017/7529

SATIŞ YOLUYLA YAPILAN TEMLİKLER NEDENİYLE TENKİSE HÜKMEDİLEMEZ; TENKİS YALNIZCA BAĞIŞLARDA İSTENEBİLİR

“Satış yolu ile yapılan temlikler nedeniyle tenkise hükmedilemeyeceği, ancak bağışlarda tenkis talep edilebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca tenkis isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2015/14142 · K. 2018/12582

SABİT TENKİS ORANINA GÖRE BÖLÜNEMEYEN MALDA, KARAR TARİHİNDEKİ RAYİÇ DEĞER BELİRLENİP TENKİS ORANIYLA ÇARPILARAK BULUNACAK NAKİT ÖDETİLİR

“sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/2493 · K. 2024/2375

Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından (ölümden) itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Ölüm tarihini Süre Takvimi aracına girerek tenkis, mirasın reddi ve istihkak davası son tarihlerini bir arada görebilirsiniz. Bu süreler hak düşürücüdür : durmaz, kes…

Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 1. HD
E. 2012/6930 · K. 2012/9588

Terditli dava. Muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle birlikte (olmazsa tenkis biçiminde) açıldığında yetki, tapu iptali talebine göre belirlenir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2012 tarihli, 2012/6930 E. ve 2012/9588 K. sayılı kararında, iki talebin “beraber açılmaları durumunda öncelikle daha geniş kapsamlı olan muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin çözümlenmes…

Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay İBK
E. 1986/4 · K. 1987/5

MURİS MUVAZAASINA DAYALI İPTAL-TESCİL İLE TENKİS, BİRLİKTE KADEMELİ OLARAK YA DA AYRI DİLEKÇEYLE SONRADAN İSTENEBİLİR

“Miras bırakanın yaptığı temliki tasarruflardan zarar gören mirasçıların tenkis davası ile birlikte kademeli olarak veya tenkis davası açtıktan sonra ayrı bir dilekçe ile Borçlar Kanununun 18. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle iptal-tescil davası da açabileceklerine”İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünden
Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/1288 · K. 2025/5648

Miras bırakan yurt dışında yaşıyorsa ölçüt MÖHUK m. 43'tür: “Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.” Sıra önemlidir ve uygulamada sıkça tersinden okunuyor: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2025 tarihli, 2025/1288 E. ve 2025/5648 K. sayılı yargı yeri be…

Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/3758 · K. 2025/6294

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2025/3758 E. ve 2025/6294 K. sayılı kararı aynı yöndedir ve ölçütü iki noktada netleştirir: murisin yabancı vatandaş olması sonucu değiştirmez — Alman vatandaşı murisin dosyası, Türkiye'de son yerleşim yeri bulunduğu için o yer mahkemesinde görülür — ve nüfus kaydındaki adres belirleyici değildir ; aranan ölçüt TMK m. 19'dadır: kişinin “sürekli kal…

Kaynak: Tenkis Davası →
Yargıtay 2. HD
E. 2012/13200 · K. 2013/10516

BİR AYLIK SÜRE AŞILMIŞ OLSA DA TEREKENİN TESPİTİ VE YAZIMI, OLANAKSIZ VEYA YARARSIZ HÂLE GELMEDİKÇE PAYLAŞTIRMAYA KADAR İSTENEBİLİR

“maddesindeki bir aylık süre aşılmış olsa dahi, koruma önlemi olarak terekenin tespiti ve yazımı işlemi, olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe, terekenin paylaştırılmasına kadar talep edilebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/2087 · K. 2015/11163

TMK M. 590'DAKİ BİR AYLIK SÜRE HAK DÜŞÜRÜCÜ DEĞİL DÜZENLEYİCİ NİTELİKTEDİR

“590. maddesinde yer alan bir aylık süre hak düşürcü süre olmayıp, düzenleyici niteliktedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/5311 · K. 2017/2635

TMK M. 590/3'TEKİ BİR AYLIK SÜRE GEÇMİŞ OLSA DA, OLANAKSIZ VEYA YARARSIZ HÂLE GELMEDİKÇE TEREKENİN TESPİTİ PAYLAŞTIRMAYA KADAR İSTENEBİLİR

“Yasanın 590/3. maddesindeki bir aylık süre aşılmış olsa dahi, koruma önlemi olarak terekenin tespiti ve yazımı işlemi, olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe, terekenin paylaştırılmasına kadar talep edilebilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2017/2137 · K. 2019/8850

TEREKE TESPİTİ DAVASINDA MAHKEME TESPİTLE YETİNİP DOSYADAN EL ÇEKMELİDİR; TEREKEDEKİ MENKULLERİN TESLİMİNE KARAR VEREMEZ

“Mahkemece, talep doğrultusunda terekenin tespiti ve dosyadan el çekilmesi ile yetinilmesi gerekirken terekede bulunan menkullerin teslimine karar verilmiş olması doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/18367 · K. 2014/13160

MURİSTEN KALAN TÜM MALVARLIĞI TESPİT EDİLİP DEFTER TUTULDUĞUNDA TEREKENİN KAPATILMASINA VE İŞTEN EL ÇEKİLMESİNE KARAR VERİLİR

“Mahkemece murise ait tüm mal varlığı tespit edilip menkul taşınır ve taşınmaz malvarlığına ilişkin defter tutularak terekenin tespit edildiği anlaşıldığından terekenin kapatılmasına işten el çekilmesine karar verilmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/6319 · K. 2016/193

TEREKENİN TESPİTİNE DAİR SULH HÂKİMİ KARARI NİHAİ KARAR DEĞİL TEDBİR NİTELİĞİNDEDİR; TEMYİZ EDİLEMEZ

“Sulh hakiminin terekenin tespitine dair verdiği karar nihai karar niteliğinde olmayıp tedbir niteliğinde olduğundan kararın temyizi kabil değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 14. HD
E. 2017/5336 · K. 2021/1748

TEREKE TEDBİRLERİNE İLİŞKİN KARARLAR TEMYİZ EDİLEMEZ; HAKKINI ARAYAN TARAF HER ZAMAN İSTİHKAK DAVASI AÇABİLİR

“Mahkemece yapılan işlem terekenin muhafazası ve hak sahiplerine intikal etmesini temin için alınması gereken tedbirlere ilişkindir (TMK m. 589). Davalının istihkak davası açması her zaman imkan dahilindedir (TMK m. 640).”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Terekenin Tespiti Davası →
Yargıtay 3. HD
E. 2014/6060 · K. 2014/14006

VASİYETNAME İPTAL EDİLİNCEYE KADAR GEÇERLİDİR; HÂKİM TENFİZ DAVASINDA ONU KENDİLİĞİNDEN GEÇERSİZ SAYAMAZ VE İPTAL SEBEPLERİ TENFİZ DAVASINDA TARTIŞILAMAZ

“vasiyetnamenin iptal edilinceye kadar geçerli beyanlardan olduğu mirasbırakanın düzenlediği vasiyetname, dava açılıp iptal edilmedikçe hakim tenfiz davasından kendiliğinden vasiyetnameyi geçersiz sayamayacağı, iptal sebeplerinin tenfiz davasında tartışılamayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Vasiyetname Türleri ve İptali →
Yargıtay 3. HD
E. 2015/18066 · K. 2016/7184

BU İLKE KAMU DÜZENİNE İLİŞKİNDİR VE YARGITAY'CA KENDİLİĞİNDEN DİKKATE ALINIR

“Bu ilke, kamu düzeni ile ilgili olup; Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Vasiyetname Türleri ve İptali →
Yargıtay 3. HD
E. 2018/3535 · K. 2018/5858

VASİYETNAMENİN İPTAL SEBEPLERİ TMK M. 557'DE SINIRLI SAYIDADIR; İFA İMKÂNSIZLIĞI VEYA VASİYET KONUSUNUN MİRASBIRAKANA AİT OLMAMASI İPTAL SEBEBİ DEĞİLDİR

“Ölüme bağlı tasarrufun ifasının mümkün olmaması, vasiyet konusunun vasiyetçiye ait olmaması ise bir iptal sebebi oluşturmaz. Vasiyetnamenin ifa imkansızlığının vasiyetnamenin yerine getirilmesine yönelik olarak açılacak olan davada (TMK.m. 600) değerlenlendirilebilir. TMK.nun 557.maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı (tahdidi) olarak açıklanmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Vasiyetname Türleri ve İptali →
Yargıtay 7. HD
E. 2023/4143 · K. 2024/1307

Şekil eksikliği: El yazılı vasiyetnamede tarih veya imzanın bulunmaması, metnin el yazısıyla olmaması; resmî vasiyetnamede tanık yasağının ihlali veya beyan-imza usulüne uyulmaması. Resmî vasiyetnamede ayrıca işlemde birlik prensibi aranır: Yargıtay 7. HD'nin 04.03.2024 tarihli, 2023/4143 E. ve 2024/1307 K. sayılı kararına göre, okumadan sonraki aşamalar araya fasıla girmeksizin ve baştan sona ayn…

Kaynak: Vasiyetname Türleri ve İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/5567 · K. 2023/2130

DİLEDİĞİ BEDELLE DİLEDİĞİNE SATMA YETKİSİ BİLE VEKİLE, MAKUL ÖLÇÜLER DIŞINA ÇIKARAK SATIŞ YAPMA HAKKI VERMEZ

“Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2024/5597 · K. 2025/4806

VEKÂLET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILDIĞI İDDİASINDA İSPAT YÜKÜ DAVACIDADIR

“görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacının tanık bildirmediği, dosyadaki mevcut delillerle davalının dava konusu taşınmazları temlikinde davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2025/3065 · K. 2025/3389

VEKÂLETNAMENİN HİLE İLE ALINDIĞI İDDİASI, VEKÂLET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI İDDİASINI DA İÇERİR

“özellikle vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasını da içerdiği, HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca iddianın ispatlanamadığı gözetildiğinde davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2024/144 · K. 2025/443

SATIŞ BEDELİNİN ÖDENDİĞİ SAVUNMASI, YAZILI BELGE YA DA DELİL BAŞLANGICI OLMADAN TANIKLA İSPATLANAMAZ

“satış bedelinin ödendiğine yönelik savunmanın HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı belge ya da delil başlangıcı var ise tanıkla ispat edebileceği ancak bu yönde bir delilin sunulamadığı…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/991 · K. 2021/2509

OLAYLARI BİLDİRMEK TARAFLARA, HUKUKİ NİTELEMEYİ YAPIP UYGULANACAK HÜKMÜ BELİRLEMEK HÂKİME AİTTİR

“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ve 33. maddelerine göre; olayları bildirmek ve ileri sürmek taraflara, bu kapsamda nitelemeyi yapmak ve belirlenecek hukuki tavsifle ilgili olarak tatbik edilecek kanun hükümlerini tesbit ve tayin ederek uygulamak hakime aittir.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2016/10743 · K. 2017/954

TAŞINMAZ BEDELİNİ MALİKE DEĞİL BAŞKASINA ÖDEYEN ALICI İYİNİYETLİ SAYILMAZ, TMK M. 1023 KORUMASINDAN YARARLANAMAZ

“bu durumda iktisabının iyiniyetli olmadığı ve TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı anlaşılmaktadır.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/7784 · K. 2021/7185

VEKİL İLE ALICININ EL VE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE DAVACININ İRADESİNE AYKIRI DEVİR YAPMASI TAPU İPTALİNE DAYANAK OLUR

“davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacının iradesine aykırı olacak şekilde satış ve devir işlemlerini gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2019/2881 · K. 2021/1862

İPOTEK ALACAKLISI BANKA, TAPU KAYDINA GÜVENEN İYİNİYETLİ ÜÇÜNCÜ KİŞİ OLARAK KORUNUR

“davalı bankanın tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğu, davacı ile dava dışı vekili arasındaki iç ilişkiden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/1847 · K. 2022/5214

AZLİ BİLMEYEN VEKİLİN İŞLEMİ GEÇERLİDİR; VEKİLİN KÖTÜNİYETİNİ İSPAT YÜKÜ VEKÂLET VERENDEDİR

“512. maddesinde vekalet veren ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği belirtilmiştir. Azil ve istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu yenilik doğurucu işlemlerdir. Vekalet görevinin sona erdiğini bilmeyen vekilin yapmış olduğu işlemler geçerlidir. (TBK m. 514) Aksi halde vekaletsiz iş görme hükümleri tatbik alanı bulur. Vekilin sona ermeyi bildiği yani kötüniyetli olduğunun ispatında ispat yükü vekalet veren üzerindedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/1620 · K. 2021/5484

VEKİL AZLİ BİLMESE BİLE, İŞLEM YAPTIĞI ÜÇÜNCÜ KİŞİ BİLİYORSA İŞLEM VEKÂLET VERENİ BAĞLAMAZ

“Vekilin sona ermeyi bilmemesine rağmen, işlem yapmış olduğu üçüncü kişinin sona ermeyi bilmesi veya bilmesinin gerekmesi halinde de yapılan işlem, vekalet verenin icazeti bulunmadığı sürece kendisini bağlamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/7961 · K. 2023/5342

VEKÂLET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASINA DAYALI DAVA ZAMANAŞIMINA VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREYE TABİ DEĞİLDİR

“özellikle vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı eldeki davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadığı ancak davacının iddiasını ispatlayamadığı açık olup…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2020/2602 · K. 2021/6717

VEKİLDEN TAZMİNAT İSTENMEDİKÇE DAVA KAYIT MALİKİNE AÇILIR; VEKİLİN DAVADA YER ALMASI ZORUNLU DEĞİLDİR

“Öte yandan, tapu iptali ve tescil davaları kural olarak kayıt maliki aleyhine açılır. Vekâlet görevini kötüye kullandığı ileri sürülen vekilden tazminat talep edilmediği sürece, -yine kural olarak- vekilin davada yer alma zorunluluğu bulunmamaktadır.”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay 1. HD
E. 2015/14598 · K. 2018/12318

DAVACI YARGILAMA SIRASINDA ÖLÜRSE TESCİL ÖLÜ KİŞİ ADINA DEĞİL, DAVAYI TAKİP EDEN MİRASÇI ADINA YAPILIR

“davacının yargılama sürerken ölmesi karşısında, şahsiyetin ölümle son bulacağına ilişkin TMK.'nun 28. maddesi hükmü ile Devletin, bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek doğru sicile bağlama yolunda benimsediği genel ilke "dolu pafta sistemi" gözetilerek, davayı takip eden mirasçı adına tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescile karar verilmesi isabetsizdir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Kötüye Kullanılan Vekâletle Tapu İptali →
Yargıtay HGK
E. 2019/272 · K. 2019/1396

TENFİZ İÇİN KARARI VEREN DEVLETLE TÜRKİYE ARASINDA AKDİ, HUKUKİ YA DA FİİLİ KARŞILIKLILIK BULUNMALIDIR; FEDERAL DEVLETLERDE KARŞILIKLILIK FEDERE DEVLETLE ARANIR

“Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için kararın verildiği devletle Türkiye arasında ya ilamların tenfizine dair bir anlaşma (akdi karşılıklılık) veya o devlette Türk mahkeme kararlarının tenfizine imkân veren kanun hükmünün (hukuki karşılıklılık) ya da fiili uygulamanın (fiili karşılıklılık) bulunması gerekir. Yabancı mahkeme kararının verildiği devletin federal yapıda olması hâlinde MÖHUK'nın 54/a maddesi anlamında karşılıklılığın federal devlet ile değil, kararı veren mahkemenin bulunduğu federe devlet ile Türkiye arasında aranması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2024/1851 · K. 2024/2469

TANIMA-TENFİZ DAVASINDA DAVALI ÖN İNCELEME DURUŞMASINDAN ÖNCE DAVAYI KABUL EDERSE ALEYHİNE HÜKMEDİLECEK VEKÂLET ÜCRETİ YARI ORANINDA BELİRLENİR

“tarafların yabancı mahkeme kararı ile boşanmalarına yönelik davacı tarafından açılan tanıma ve tenfiz davasında davalı vekili tarafından ön inceleme duruşmasından önce davanın kabul edilmesi sebebiyle davalı aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin yarı oranında olması gerektiği…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/10093 · K. 2024/2353

YABANCI NOTERLİKÇE VERİLEN BOŞANMA BELGESİ MAHKEME KARARI SAYILMAZ; BAŞSAVCILIK TASDİKİ ONA BU VASFI KAZANDIRMAZ

“kararın Mahkeme kararı değil idari bir merci kararı olduğu, kararın İstinaf Mahkemesi Başsavcılığı tarafından tasdik edilmesinin karara Mahkeme Kararı vasfı kazandırmayacağı”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/5479 · K. 2022/6321

TANIMA-TENFİZ DAVASI AÇMAK İÇİN NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE İDARİ BAŞVURU YOLUNUN TÜKETİLMESİ DAVA ŞARTI DEĞİLDİR; İDARİ BAŞVURU SEÇİMLİK BİR HAKTIR

“MÖHUK hükümleri kapsamında tanıma ve tenfiz davasının açılması için idari başvuru yolunun tüketilmesi dava şartı olarak öngörülmemiştir. Söz konusu idari başvuru taraflara sunulmuş seçimlik bir hak olarak mevcuttur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay İBK
E. 2010/1 · K. 2012/1

KAMU DÜZENİ DENETİMİNDE İÇERİĞİ TETKİK YASAĞI DEVREYE GİRER VE BU YASAK TAKDİR HAKKIYLA ORTADAN KALDIRILAMAZ

“Yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında içeriği tetkik yasağı devreye girmekte olup, bu yasağın takdir hakkı ile ortadan kaldırılamayacağı açıktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2013/16635 · K. 2014/3011

YABANCI İLAMIN GEREKÇE İÇERMEMESİ KAMU DÜZENİNE AÇIKÇA AYKIRILIK OLARAK KABUL EDİLEMEZ

“Yabancı ilamın gerekçeyi (HUMK 388; HMK 297) ihtiva etmemesi kamu düzenine açıkça aykırılık olarak kabul edilmemelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay HGK
E. 2013/1136 · K. 2014/974

TÜRK TENFİZ HÂKİMİ KURAL OLARAK YABANCI MAHKEME KARARININ DOĞRULUĞUNU İNCELEYEMEZ

“Buna göre örneğin Türk tenfiz hakimi "kural olarak" yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı).”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2025/6336 · K. 2025/10236

KAMU DÜZENİNE AYKIRILIK ANCAK TÜRK HUKUK DÜZENİNİN VAZGEÇİLMEZ İLKELERİNE AÇIK, AĞIR VE KATLANILAMAZ BİR AYKIRILIK HÂLİNDE SÖZ KONUSU OLUR

“Kamu düzenine aykırılık, ancak Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan vazgeçilmez ilkelere açık, ağır ve katlanılamaz bir aykırılık halinde söz konusu olabilir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2011/19791 · K. 2012/16687

TANIMA TALEBİNİN REDDİ İÇİN AYKIRILIĞIN TÜRK KAMU DÜZENİNE AÇIKÇA AYKIRI OLMASI, YANİ TAHAMMÜL EDİLEMEZ BİR DURUM DOĞURMASI GEREKİR

“maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık nedeniyle tanıma talebinin reddine karar verilebilmesi için, aykırılığın Türk kamu düzenine aykırı olması yeterli olmayıp, aykırılığın Türk kamu düzenine "açıkça" aykırı olması, "yani benimsendiği takdirde Türk hukuku bakımından "tahammül edilemez bir durumun ortaya çıkması" gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/9092 · K. 2023/978

YABANCI BOŞANMA DAVASINDA İKİ EŞİN AYNI VEKİLLE TEMSİL EDİLMESİ TÜRK KAMU DÜZENİNE AÇIKÇA AYKIRI DEĞİLDİR

“Bu çerçevede aynı vekille temsil durumunun, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlal ettiğini söylemek mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/873 · K. 2023/3310

TANIMA HÂKİMİ, DAVETİN USULÜNE UYGUNLUĞUNU TÜRK TEBLİGAT HUKUKUNA GÖRE DEĞİL KARARI VEREN MAHKEMENİN KENDİ USUL KURALLARINA GÖRE DEĞERLENDİRİR

“tanıma kararını veren hâkimin, kendisine karşı tanıma istenen kişinin kararı veren mahkemeye usulüne uygun olarak davet edilip edilmediğini tespit ederken, Türk Tebligat hukukunun kurallarına göre bir değerlendirme yapamayacağı…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2024/108 · K. 2024/2251

İLGİLİSİNE TEBLİGAT YAPILMAKSIZIN SAVUNMA HAKKI KISITLANARAK VERİLEN HÜKÜM TANIMA VE TENFİZE ENGELDİR; TALEP REDDEDİLİR

“maddesinin ( ç) bendi gereğince ilgilisine tebligat yapılmaksızın savunma hakkı kısıtlanarak hüküm verilmiş olması tanıma ve tenfiz istemine engel teşkil edeceği, yabancı mahkemede aleyhine hüküm verilen tarafın savunma hakkının kısıtlanması ilgili tarafa usulü dairesinde tebligat yapılmaması halinde tanıma ve tenfiz talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği…”Onanan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/1759 · K. 2024/1884

SAVUNMA HAKLARININ İHLAL EDİLDİĞİNE İLİŞKİN İTİRAZ, KARARI VEREN YABANCI MAHKEMENİN USUL KURALLARINA GÖRE DEĞERLENDİRİLİR

“Madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin itirazın, kararı veren yabancı mahkemenin usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 11. HD
E. 2011/10936 · K. 2012/17286

TENFİZ DAVALARI EDA DEĞİL TESPİT DAVASI NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN MAKTU HARCA VE MAKTU VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLİR

“Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası olarak değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, mahkemece maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 11. HD
E. 2023/2909 · K. 2024/5692

YABANCI MAHKEME KARARININ TANINMASI VE TENFİZİNDE MAKTU HARÇ VE MAKTU VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLİR; NİSPİ HARÇ BOZMA SEBEBİDİR

“Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde nispi harca ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 6. HD
E. 2022/3590 · K. 2022/4280

TENFİZ DAVASI MAKTU HARCA TABİ OLDUĞUNDAN, NİSPİ KARAR HARCI YATIRILMADIĞI GEREKÇESİYLE İSTİNAF BAŞVURUSU REDDEDİLEMEZ

“İlk Derece Mahkemesince davanın nispi harca tabi olduğu gerekçesiyle davalı vekiline muhtıra çıkarılarak nispi karar harcının yatırılmadığı gerekçe gösterilerek istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmekte olup maktu harca tabidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/447 · K. 2025/929

TANIMA VE TENFİZ İSTEMİ TESPİT DAVASI NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN MAKTU HARCA VE MAKTU VEKÂLET ÜCRETİNE TABİDİR

“Davalı davanın nispi harca tabi olduğunu belirtmiş ise de, eldeki dava tanıma ve tenfiz istemine ilişkin olup, tespit davası niteliğinde olduğundan maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay HGK
E. 2023/780 · K. 2024/189

KESİNLEŞME BELGESİ SUNULMAMIŞSA MAHKEME DAVACIYA SÜRE VERMELİ, EKSİK İNCELEMEYE DAYALI HÜKÜM KURMAMALIDIR

“Bu durumda mahkemece, davacı tarafa tenfizi istenilen kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inecelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş…”Kararda aktarılan bozma ilamından
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/816 · K. 2023/2152

KESİN SÜREYE RAĞMEN EKSİKLİK GİDERİLMEZSE DAVA USULDEN REDDEDİLİR; FOTOKOPİ BELGEYE DAYANILARAK TANIMA KARARI VERİLEMEZ

“Hal böyle iken, Mahkemece eksikliklerin giderilmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken fotokopi esas alınarak yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/15616 · K. 2015/23014

TANIMA-TENFİZ KARARI SONRADAN VERİLSE DAHİ EŞLER YABANCI MAHKEME KARARININ KESİNLEŞTİĞİ TARİH İTİBARIYLA BOŞANMIŞ SAYILIR

“tanıma tenfiz kararı verilmek koşuluyla, eşler yabancı mahkemenin boşanmanın kabulüne ilişkin verdiği kararının kesinleştiği tarih itibarıyla boşanmış sayılırlar. Bu yasal düzenlemeye göre, tanıma tenfiz kararı daha sonraki tarihlerde verilse dahi, evlilik birliği yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği tarihte sona ermiş kabul edilecektir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2023/8422 · K. 2024/7491

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ VE ALACAK HAKKINDA KARAR VERİLEBİLMESİ İÇİN EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ GEREKİR

“mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 8. HD
E. 2013/12969 · K. 2014/10996

ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI BOŞANMA KARARININ KESİNLEŞTİĞİ TARİHTİR

“Yani zamanaşımının başlangıç tarihinin saptanan bu olgu karşısında boşanma kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 8. HD
E. 2014/4434 · K. 2014/4886

TANIMA KARARLARI GERİYE ETKİLİDİR; TARAFLAR YABANCI MAHKEME KARARININ KESİNLEŞTİĞİ ANDAN İTİBAREN BOŞANMIŞ KABUL EDİLİR

“Bir başka deyişle, tanıma kararları nitelikleri gereği, verildikleri andan geriye etkili olarak yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibariyle hüküm ifade edecektir. Bunun sonucu olarak da; boşanma kararının tanınması halinde taraflar, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren boşanmış kabul edilecek; boşanmanın kesinleşmesine bağlı hukuki sonuçlar da, yine bu tarihten itibaren hüküm ifade edecektir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2022/3663 · K. 2023/3041

BOŞANMA SEBEBİYLE SONA EREN EVLİLİKTE MAL REJİMİ, YABANCI MAHKEMEDEKİ BOŞANMA DAVASININ AÇILDIĞI TARİHTEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE SONA ERER

“ikinci fıkrasında, mal rejiminin, Mahkemece evliliğin boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde, mal rejiminin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ereceği düzenlenmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2009/11856 · K. 2009/15801

TANINMASI İSTENEN İLAMDA TARAF OLAN KİŞİ ÖLMÜŞSE MİRASÇILARI DAVAYA DAHİL EDİLMELİDİR

“Mahkemece tanınması istenilen yabancı mahkeme ilamında taraf olan ölen kişinin mirasçıları da davaya dahil edilip gösterdikleri takdirde delillerin toplanması yabancı mahkeme ilamının ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi de celbedilip deliller hep birlikte değerlendirip sonucu itibarıyla karar vermek gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2015/787 · K. 2015/11676

BOŞANMA KARARININ TARAFLARINDAN BİRİNİN SONRADAN ÖLMÜŞ OLMASI O İLAMIN TANINMASINA ENGEL DEĞİLDİR

“Yabancı mahkemece verilmiş olan boşanma kararın kesinleşme tarihi, boşanma tarihi olarak kabul edilir. (Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 58) Dolayısıyla, yabancı mahkemece verilen boşanma kararının taraflarından birinin sonradan ölmüş olması, o ilamın tanınmasına engel değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 2. HD
E. 2016/19230 · K. 2017/8979

YABANCI İLAMIN KESİN DELİL VEYA KESİN HÜKÜM SAYILABİLMESİ, TENFİZ ŞARTLARINI TAŞIDIĞININ MAHKEMECE TESPİTİNE BAĞLIDIR

“Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yabancı Boşanma Kararı: Tanıma-Tenfizi →
Yargıtay 23. HD
E. 2015/7892 · K. 2017/189

GİZLİ AYIP, ESERİN TESLİMİ SIRASINDA İLK BAKIŞTA GÖRÜLEMEYEN, MUAYENEYLE HEMEN ANLAŞILAMAYAN, SONRADAN KULLANILMAKLA YA DA DEPREM GİBİ BİR OLAY VESİLESİYLE ORTAYA ÇIKAN AYIPTIR

“Gerçekten de gizli ayıp, eserin teslimi sırasında ilk bakışta görülemeyen, muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla veya somut uyuşmazlıkta görüldüğü gibi deprem ve benzeri bir olay vesilesiyle ortaya çıkan ayıptır. Ayıplı iş ise vasıf eksikliğini ifade eder…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Bölge Adliye Mah.
E. 2021/805 · K. 2023/2538

KESİNLEŞMİŞ BİR HÜKMÜN BAŞKA DAVADA KESİN HÜKÜM OLUŞTURMASI İÇİN TARAFLARIN, DAVA SEBEPLERİNİN VE TALEP SONUCUNUN AYNI OLMASI GEREKİR; AYIPLI İŞ OLARAK İLERİ SÜRÜLEN HUSUSLAR FARKLIYSA KESİN HÜKÜM OLUŞMAZ

“Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bu hali ile ilk davada, ayıplı iş olarak dava konusu yapılmayan bu hususun zamanaşımı süresi içinde sonradan eldeki dava ile ileri sürülmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. İlk açılan dava ile eldeki davada eksik ve ayıplı iş olarak ileri sürülen hususlarda farklılık olması nedeniyle ilk davada verilen kararın ikinci dava için kesin hüküm oluşturmayacağı kabul edilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Bölge Adliye Mah.
E. 2025/1514 · K. 2025/1972

AYIPTAN DOĞAN SORUMLULUKTA İKİ, BEŞ VE YİRMİ YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRELERİ UYGULANIR; İLK BAKIŞTA GÖRÜLEMEYEN VE SONRADAN ORTAYA ÇIKAN AYIPLAR GİZLİ AYIPTIR

“şeklindeki düzenlemeyle ayıptan doğan sorumlulukta iki, beş ve yirmi yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bilindiği üzere, ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Yargıtay 6. HD
E. 2022/4164 · K. 2023/3686

İŞ SAHİBİ AÇIK AYIPLARI TESLİMDEN SONRA MAKUL SÜREDE, GİZLİ AYIPLARI ORTAYA ÇIKINCA DERHAL İHBAR ETMEK ZORUNDADIR; AKSİ HÂLDE ESERİ OLDUĞU GİBİ KABUL ETMİŞ SAYILIR

“iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK'nın 362/son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Yargıtay HGK
E. 2023/71 · K. 2024/156

KOOPERATİF ÜYELİK İLİŞKİSİNDE AYIBIN AÇIK YA DA GİZLİ OLMASINA BAKILMAKSIZIN BEŞ YILLIK ZAMANAŞIMI, ÜYENİN TAŞINMAZI TESLİM ALIP KULLANMAYA BAŞLADIĞI TARİHTEN İŞLER

“kooperatif üyelik ilişkisi" olduğundan, ayıbın açık ya da gizli ayıp olup olmadığına bakılmaksızın somut olayda uygulanması gereken beş yıllık zamanaşımı süresinin davacının dava konusu taşınmazı teslim alarak kullanmaya başladığı 2004 yılından itibaren başlatılması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Yargıtay HGK
E. 2024/92 · K. 2025/562

YÜKLENİCİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ AĞIR KUSURUYLA HİÇ YA DA GEREĞİ GİBİ İFA ETMEMESİ HÂLİNDE TBK M. 146'DAKİ ON YILLIK GENEL ZAMANAŞIMI UYGULANIR

“Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirdiği takdirde uygulanacak olan 478/1. maddesi hükmü saklı kalmak üzere 147/6. maddede istisna tutulan yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâlinde TBK'nın 146. maddesinde yer alan on yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Yargıtay 12. CD
E. 2020/12133 · K. 2022/10714

YAPI DENETİMİNDE DİKKAT VE ÖZEN YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANAN SORUMLULAR BAKIMINDAN BİLİNÇLİ TAKSİR KOŞULLARI OLUŞUR VE CEZA TCK M. 22/3 UYARINCA ARTIRILIR

“dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yapı Kusuru ve Müteahhidin Sorumluluğu →
Yargıtay 3. HD
E. 2024/4052 · K. 2025/1108

KİRA İLİŞKİSİ KURULDUKTAN SONRA ALINAN TAAHHÜTNAMENİN KİRACININ SERBEST İRADESİ ÜRÜNÜ OLDUĞU KABUL EDİLİR

“Kural olarak kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesi ürünü olduğu kabul edilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1918 · K. 2025/5080

TAAHHÜTNAMEDEKİ TARİHLERİN SONRADAN DOLDURULDUĞUNU İSPAT YÜKÜ, BUNU İLERİ SÜREN KİRACIDADIR

“kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesini yansıtmasına, yansıttığının kabul edilmesine, taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu iddiasını ispatla yükümlü olan davalının…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/1191 · K. 2024/4499

TAAHHÜTNAMEDEKİ "KİRACI OLARAK OTURMAKTA BULUNDUĞUM" İBARESİ, KİRACILIK İLİŞKİSİNİN KABULÜNÜ VE TAAHHÜDÜN SONRADAN VERİLDİĞİNİ GÖSTERİR

“Keza dosyada mevcut tahliye taahhütnamesi içeriğinde "yukarıda adresi yazılı gayrimenkulde kiracı olarak oturmakta bulunduğum mecuru" ibaresinin yazılı bulunması karşısında davalının kiracılık ilişkisini kabul ettiği ve tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra,kiracının kiralanan taşınmazda kiracı sıfatıyla oturmakta olduğu esnada t…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/397 · K. 2024/385

TAHLİYE TAAHHÜDÜNE DAYALI DAVA, TAAHHÜT EDİLEN TARİHİ İZLEYEN BİR AY İÇİNDE AÇILMALI YA DA BU SÜREDE İCRA TAKİBİ YAPILMIŞ OLMALIDIR

“Ayrıca tahliye taahhüdü nedeniyle açılacak tahliye davasının TBK'nın 352/1 maddesi gereğince taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1292 · K. 2025/2650

ÖNCEKİ KİRACININ HALEFİ OLAN KİRACI DA TAAHHÜDE UYMAKLA YÜKÜMLÜDÜR

“dava konusu 14.05.2018 tarihli sözleşmenin, kira sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin ikinci ek protokol olarak hazırlandığı ve taraflarca imzalandığı, sözleşme ile kararlaştırılan tahliye tarihinin açık ve net olarak yazılı olduğu, davalının önceki kiracının halefi olması nedeniyle taahhüde uymakla yükümlü oldu…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2022/8302 · K. 2023/167

İİK M. 272 UYARINCA İLAMSIZ TAHLİYE TAKİBİ İÇİN YAZILI KİRA SÖZLEŞMESİ YA DA TAHLİYE TAAHHÜDÜ GEREKİR

“İİK'nın 272 nci maddesi hükmü gereği, kiraya verenin kira sözleşmesinin yazılı olması halinde, kira süresinin bitmesi nedeniyle, taşınmaz kiracısının tahliyesi için ilamsız icra takibi yapabileceği, bu takibin yapılabilmesi için yazılı bir kira sözleşmesinin veya tahliy…”Kararda aktarılan bölge adliye mahkemesi kararından
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2017/975 · K. 2021/1108

TAAHHÜTNAMENİN KİRA SÖZLEŞMESİNDEN ÖNCE İMZALATILDIĞINI İDDİA EDEN KİRACI BUNU İSPATLA YÜKÜMLÜDÜR

“Tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesinden önce imzalatıldığını iddia eden davalı bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olup…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2017/13-619 · K. 2018/919

İMZALI BOŞ BELGE VEREN KİMSE, ÜZERİNE KENDİSİNİ ZARARLANDIRICI İLAVELER YAPILABİLECEĞİ TEHLİKESİNİ PEŞİNEN KABUL ETMİŞ SAYILIR

“Zira genel hayat tecrübesi, imzalı boş kâğıdı karşısındakine veren kimsenin onun üzerine kendisini zararlandırıcı mahiyette ilaveler yapılabileceğini bilmesini gerektirir. Buna rağmen imzalı boş kâğıdı veren kimse, ki imzalı boş belge vermek de bir hukuki işlemdir, tehlikeleri peşinen kabul etmiş sayılacağı gibi, kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukukun himayesinden yararlanamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 12. HD
E. 2025/6714 · K. 2025/7775

KİRACI OLMAYAN EŞİN AÇIK RIZASI OLMADIKÇA AİLE KONUTU İÇİN KİRACI EŞİN VERDİĞİ TAHLİYE TAAHHÜDÜ GEÇERSİZDİR

“Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere aile konutu ile ilgili olarak kiracı olmayan eşin açık rızası olmadığı sürece kiracı eşin verdiği tahliye taahhüdü geçersizdir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/4389 · K. 2026/1078

MANEVİ CEBİR İDDİASI, TBK M. 39'DAKİ SÜRE VE USULDE İHTAR, İHBAR YA DA DAVA YOLUNA BAŞVURULMADIYSA DİNLENMEZ

“tahliye taahhüdünün manevi cebir altında zorla imzalatıldığı ileri sürülmüşse de, TBK 39 maddesi uyarınca yasanın öngördüğü süre ve usulde bir ihtar, ihbar, dava veya benzeri bir yasa yoluna müraca…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/5889 · K. 2019/1841

BELGEDEKİ YAZILARIN AYNI ELDEN ÇIKIP ÇIKMADIĞI ÇEKİŞMELİYSE, TARAF DELİLLERİ TOPLANMADAN VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILMADAN KARAR VERİLEMEZ

“gerekirse dava konusu kira sözleşmesi üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, sözleşme üzerindeki yazıların aynı kişinin eli ürünü olup olmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturularak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf delilleri toplanılmadan, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/6214 · K. 2013/15017

TAHLİYE TAAHHÜDÜNDE, TAAHHÜT EDİLEN TARİHİ İZLEYEN BİR AY İÇİNDE BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ DAVA AÇMA SÜRESİNİ KORUR

“davacı tarafından taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde 11.11.2011 tarihinde ... 1\. İcra Müdürlüğünün 2011/5998 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, yapılan bu icra takibinin dava açma süresini koruyacağı 13.01.2012 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay HGK
E. 2017/1291 · K. 2021/1412

GEÇ TAHLİYE VE TESLİMDEN DOĞAN ZARARIN KAPSAMI OBJEKTİF ÖLÇÜTLERE GÖRE BELİRLENİR

“Kiralananın geç tahliye ve teslim edilmesinden kaynaklanan zararın kapsamının objektif ölçütlere göre belirlenmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yazılı Tahliye Taahhüdü ile Tahliye →
Yargıtay 3. HD
E. 2023/4817 · K. 2024/2908

KİRA ÖNCESİNDE ZATEN PAYDAŞ OLAN KİŞİNİN SONRADAN HİSSE DEVRALMASI YENİ İKTİSAP SAYILMAZ; TBK M. 351'DEN YARARLANILAMAZ

“kiralama öncesinde verasette iştirak veya paylı mülkiyette belli bir paya sahipken kira sonrası bir kısım hissenin devralınması yeni iktisap sayılmadığından 6098 sayılı Kanun'un 351 inci maddesinden yararlanılamaz.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/2849 · K. 2024/2591

İHTİYAÇ İDDİASINA DAYALI DAVALARDA TAHLİYE İÇİN İHTİYACIN GERÇEK, SAMİMİ VE ZORUNLU OLDUĞU KANITLANMALIDIR

“İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay HGK
E. 2022/990 · K. 2023/51

İŞYERİ İHTİYACI KURAL OLARAK DAVA AÇILMADAN ÖNCE DOĞMUŞ OLMALI VE DAVA SONUNA KADAR SÜRMELİDİR

“İşyeri ihtiyacının kural olarak dava açılmadan önce doğmuş olması gerekir. Yakında gerçekleşecek işyeri ihtiyacı için de tahliye davası açılabilir. Dava açıldığında ihtiyacın bulunması, bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, dava sonuna kadar ihtiyacın devam etmesi gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/5469 · K. 2017/13735

EDİNMEYİ İZLEYEN BİR AY İÇİNDE BİLDİRİMİN TEBLİĞİ ZORUNLUDUR VE SONRADAN GİDERİLEMEZ; AYRICA İHTİYACIN VARLIĞI KANITLANMALIDIR

“Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Bölge Adliye Mah.
E. 2024/778 · K. 2024/1096

BU DAVALARDA DAVA AÇMA SÜRESİ KAMU DÜZENİNE İLİŞKİNDİR; DAVALI İLERİ SÜRMESE BİLE MAHKEMECE KENDİLİĞİNDEN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULUR

“Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Bölge Adliye Mah.
E. 2017/729 · K. 2017/774

KİRA SÖZLEŞMESİ TAPUYA ŞERH EDİLMİŞSE YENİ MALİK İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE SEBEBİNE BİLE DAYANAMAZ

“Bu durumda yeni malik satın almayla sözleşmenin tarafı olacak tapu siciline şerh verilmesi durumunda ihtiyaç nedeniyle tahliye nedenine bile dayanamayacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay 8. HD
E. 2019/3473 · K. 2021/3023

DAVA AÇILDIKTAN SONRA SEBEP, KONU, DELİLLER VE USULE İLİŞKİN İŞLEMLER ISLAH YOLUYLA DÜZELTİLEBİLİR

“Kural olarak; dava açıldıktan sonra sebebinde, konusunda, delillerde ve diğer hususlarda usulüne ilişkin işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğu gibi davanın konusunda da ıslah mümkündür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/1495 · K. 2025/3048

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASINDA ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU, DAVA AÇMA HAKKI DOĞDUKTAN SONRA YAPILMALIDIR; ERKEN BAŞVURU DAVA ŞARTINI YERİNE GETİRMEZ

“belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda , belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiğine…”Kararın sonuç bölümünden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/3292 · K. 2025/5039

DAVA AÇMA SÜRESİNDEN ÖNCE ARABULUCUYA BAŞVURULMASINDA YASAL ENGEL YOKTUR

“Aynı yasada davacı tarafa arabuluculuğa başvuru süresine ilişkin bir düzenleme getirilmemiş olup, yasa ile getirilmeyen bir düzenleme nedeniyle dava açma süresinden önce arabulucuya başvurulmasında yasal engel bulunmamaktadır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeni Malikin Tahliye Hakkı →
Yargıtay 6. HD
E. 2008/5745 · K. 2008/7437

YENİDEN İNŞA VE İMAR AMAÇLI TAHLİYEDE DÖRT ŞART BİRLİKTE ARANIR: İMAR AMACI, İŞİN ESASLI OLMASI, ONAYLI PROJEYE BAĞLANMASI VE KİRALANANDA İKAMETİN FENNEN İMKÂNSIZ OLDUĞUNUN BİLİRKİŞİYLE SAPTANMASI

“6570 sayılı Yasa'nın 7/ç maddesi gereğince açılan tahliye davalarında tahliye kararı verilebilmesi için taşınmazda yeniden inşaa ve imar amacıyla esaslı bir surette onarım, genişletme ve değişiklik yapılmak istenmesi, onarımın ilgili belediye tarafından onaylanmış projeye bağlanması, imar amaçlı ve esaslı olduğunun ve de yapılacak işlemler sırasında kiralananda ikametin fennen imkansız olduğunun uzman bilirkişi aracılığı ile saptanması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2011/2507 · K. 2011/7409

TADİL, TEVSİ VEYA TAMİRİN İMAR AMAÇLI VE ESASLI OLMASI İLE BU SIRADA KİRALANANDA İKAMETİN MÜMKÜN OLMAMASI ARANIR

“7/ç maddesi hükmü uyarınca taşınmazın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı surette tamir, tevsi ve tadil nedeniyle açılacak davalarda, tadil, tevsi veya tamirin imar amaçlı olması, yapılac…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/10024 · K. 2013/12186

TAVAN-ZEMİN KAPLAMASI, SIVA, BOYA, TESİSAT BAKIMI VE DOĞRAMA DEĞİŞİMİ ESASLI ONARIM DEĞİL BASİT TADİLATTIR

“İzin belgesinde yapılacak işler tavan ve zemin kaplamalarının yenilenmesi, iç kısımda sıva tamiri ve boya badana yapımı, elektrik ve sıhhi tesisatın bakım ve yenilenmesi, eskiyen kapı ve pencere doğramalarının değişimi, iç dekorasyonun yenilenmesi olarak belirtilmiştir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2012/12365 · K. 2012/14805

YENİDEN İNŞA NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI, KİRA SÖZLEŞMESİNİN BİTİMİNDEN İTİBAREN BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“6570 sayılı Yasanın 7/ç maddesi uyarınca yeniden inşa nedeniyle açılacak tahliye davasının ...nun 272.maddesine kıyasen yerleşik içtihatlar gereğince kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/547 · K. 2015/1556

TAMİRAT VE TADİLATIN İMAR AMAÇLI VE ESASLI OLMASI, BU SIRADA İKAMETİN MÜMKÜN OLMAMASI VE PROJE-RUHSATIN UYGULANABİLİR OLMASI ARANIR

“Anılan madde gereğince kiralananda yapılması düşünülen tamirat ve tadilatın imar amaçlı ve aynı zamanda esaslı işlerden olması, bu sırada kiralananda ikametin mümkün olmaması, proje ve ruhsatın imar mevzuatına göre uygulanabilir o…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/2565 · K. 2016/25

İHTİYAÇLININ KENDİSİ DE KİRACIYSA İHTİYACIN KABULÜ İÇİN YA TAHLİYE TEHDİDİ ALTINDA OLMASI YA DA KİRALANANIN ÜSTÜN VEYA EN AZINDAN EŞDEĞER NİTELİKTE BULUNMASI GEREKİR; EŞDEĞERLİKTE MÜLKİYET HAKKINA ÜSTÜNLÜK TANINIR

“işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2007/7971 · K. 2007/10165

DÖRT DÜKKÂNIN BİRLEŞTİRİLEREK TEK BAĞIMSIZ BÖLÜM HÂLİNE GETİRİLMESİ, ONAYLI PROJE VE KİRALANANDA OTURMANIN İMKÂNSIZLIĞI SAPTANMIŞSA İMAR AMAÇLI ESASLI TADİLATTIR; SALT ARA DUVAR KALDIRMA SAYILMAZ

“Zira yapılmak istenen şey sadece ara duvarları kaldırmak olmayıp dört adet dükkanı birleştirip tek bir bağımsız bölüm haline getirmekle aynı zamanda mimari açıdan daha estetik bir yapıya kavuşmak amaçlanmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2010/12568 · K. 2011/3256

İKİ DÜKKÂNIN ARASINDAKİ DUVARIN KALDIRILMASINDAN İBARET TADİLAT İMAR AMAÇLI VE ESASLI SAYILMAZ; TAHLİYE SEBEBİ OLUŞTURMAZ

“İki dükkanın arasındaki duvarın kaldırılmasından ibaret tadilatın imar amaçlı ve esaslı olduğu kabul edilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2003/4479 · K. 2003/4648

BELEDİYECE TASDİKLİ PROJE İBRAZ EDİLMEDEN KEŞİF YAPILIP TAHLİYEYE KARAR VERİLMESİ HATALIDIR

“6570 sayılı Kanunun 7/ç maddesinde hükme bağlanan yeniden inşa, imar amaçlı esaslı surette tamir, tadil ve tevsii sebebiyle tahliye kararı verilebilmesi için yeniden inşa yapılacak ise yeniden inşaat projesinin, mevcut bina muhafaza edilerek esaslı surette tamir, tadil ve tevsi edilecekse bununla ilgili belediyece tasdikli projenin ibrazı, ibraz edilen projenin mahalline uygulanması gerekir. Böyle bir proje ibraz edilmeden mahallinde keşif yapılması ve bu nedenle tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/16718 · K. 2018/4453

PROJE VE RUHSATIN DAVA AÇILIRKEN SUNULMASI ŞART DEĞİLDİR; DAVA TARİHİNDEN SONRA DA İBRAZ EDİLEBİLİR

“Ne var ki söz konusu projenin davanın açıldığı sırada verilmesi şart olmayıp dava tarihinden sonra da ibrazı mümkündür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 3. HD
E. 2017/1372 · K. 2017/2218

TAMİRAT, TADİLAT VE GENİŞLETMENİN İMAR AMAÇLI VE ESASLI OLDUĞU BİLİRKİŞİ MARİFETİYLE TESPİT EDİLMELİDİR

“TBK'nun 350/2 maddesine dayanılarak açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için yapılmak istenilen tamirat tadilat ve genişletmenin imar amaçlı ve esaslı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2013/6421 · K. 2013/10229

DEPREM GÜVENLİĞİ İÇİN TADİLAT GEREKSE BİLE, TADİLATIN GEÇİCİ TAHLİYEYLE MÜMKÜN OLUP OLMADIĞI BİLİRKİŞİYE SORULMADAN TAHLİYEYE KARAR VERİLEMEZ

“Bu nedenle tadilatın geçici tahliye ile mümkün olup olmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2015/9594 · K. 2016/3228

YENİ MALİKE İMAR, İNŞA VE ESASLI ONARIM SEBEBİYLE TAHLİYE DAVASI AÇMA HAKKI TANINMAMIŞTIR

“TBK.nun 350/2.maddesi (6570 Sayılı Kanunun 7/d) yeni malike imar inşaat ve esaslı onarım sebebiyle tahliye davası açma hakkı tanımamaktadır. Anılan madde yeni malike sadece kiralananı olduğu gibi kullanma ihtiyacı nedeniyle dava hakkı tanımıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 1991/10883 · K. 1991/10610

DAVA, KİRA AKDİNİN HİTAMINI TAKİP EDEN BİR AY İÇİNDE AÇILMALIDIR

“maddesinin kıyasen uygulanması ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca kira akdinin hitamını takip eden bir ay içinde açılması gerekir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 6. HD
E. 2004/2575 · K. 2004/2693

İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE, KİRALANANIN OLDUĞU GİBİ KULLANILMASINI GEREKTİRİR; BİNA YIKILIP YENİDEN İNŞA EDİLECEKSE İHTİYACA DAYANILARAK TAHLİYE KARARI VERİLEMEZ

“Yerleşen içtihatlara göre bu durumda ihtiyaçtan tahliye kararı verilebilmesi kiralananın olduğu gibi kullanılmasına bağlıdır. Mahallinde yapılan keşifte binanın yıkımına başlandığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ihtiyaçtan tahliye kararı verilmesi doğru değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay 3. HD
E. 2021/157 · K. 2021/4732

TAHLİYEDEN SONRA ESASLI TAMİRATIN YAPILMAMASI TEK BAŞINA KİRACIYA TAZMİNAT HAKKI DOĞURMAZ

“dava konusu taşınmazın tahliyeden sonra, tahliye kararına dayanak esaslı tamirat faaliyetleri gerçekleştirilmeksizin, davalı kiraya veren tarafından kullanılmasının, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü maddi zararlara ilişkin tazminat hakkı doğurmadığı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yeniden İnşa/Esaslı Onarım Tahliyesi →
Yargıtay HGK
E. 2020/291 · K. 2022/1801

AYNÎ HAKLAR TESCİLLE DOĞAR; TESCİLİN SONUÇ DOĞURMASI GEÇERLİ BİR HUKUKİ SEBEBE BAĞLIDIR (İLLİLİK İLKESİ)

“Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/10339 · K. 2022/7762

SİCİLİN HUKUKEN GEÇERLİ BİR SEBEBİ YOKSA TESCİL YOLSUZDUR VE SİCİLİN İPTALİ GEREKİR

“Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2024/4241 · K. 2024/5944

SİCİLİN DAYANAĞI İDARİ İŞLEM YARGI KARARIYLA İPTAL EDİLİRSE TESCİL YOLSUZ HÂLE GELİR

“dava konusu taşınmazın satışına dair Belediye Meclis Kararının idarî yargı merciinde iptal edilmesi ile sicilin dayanağı işlemin ortadan kalktığı ve davalı ... adına oluşan tescilin yolsuz hale geldiği…”Kararda aktarılan 2022/3833 E. sayılı bozma ilamından
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 6. HD
E. 2023/3944 · K. 2025/859

TMK M. 1023 İLE TAPU KÜTÜĞÜNE GÜVEN İLKESİNE DAYALI İYİNİYETLİ İKTİSAP KORUMA ALTINA ALINMIŞTIR

“Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" hükmüne haiz olup, bu düzenleme ile tapu kütüğüne güven ilkesine dayalı olarak yapılan iyiniyetli iktisap koruma altına alınmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 14. HD
E. 2015/18379 · K. 2016/4408

ARANAN İYİNİYET OBJEKTİFTİR: ASGARİ ÖZENİ GÖSTERSE TESCİLİN YOLSUZ OLDUĞUNU BİLEBİLECEK KİŞİ KORUNMAZ

“Madde hükmünde sözü edilen iyiniyet anılan yasanın 3. maddesindeki objektif iyiniyettir. Başka bir deyişle, taşınmazı edinen (davalı) asgari özeni gösterse idi adına yapılan tescilin yolsuz tescil olduğunu bilebilecek durumda ise iyiniyetli kazanımından sözedilemez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay HGK
E. 2020/136 · K. 2020/895

YÜZEYSEL VE ŞEKİLCİ ARAŞTIRMA YETERLİ DEĞİLDİR; KORUNAN, ŞEKLEN DEĞİL GERÇEKTEN İYİNİYETLİ OLAN KİŞİDİR

“Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmekte…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2009/1287 · K. 2009/4526

İLK ELİN İYİNİYETİ ARAŞTIRILMAZ; SİCİLİN İLLETİNİ OLUŞTURAN İŞLEM SAHTEYSE EDİNİMİ KORUNMAZ

“27.12.1939 tarih 11/60 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ilk el konumundaki davalılar H. ve Ö.'in iyi veya kötü niyetli olmasının araştırılmasına gerek bulunmadığı gibi iyiniyetli olsalar bile, sicilin illetini teşkil eden işlemlerin sahte olması sebebiyle edinimlerinin hukuken korunmasına olanak yoktur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 20. HD
E. 2017/9646 · K. 2017/10468

YOLSUZ TESCİLLE EDİNEN KİŞİDEN SATIN ALAN ÜÇÜNCÜ KİŞİ İYİNİYETLİYSE TMK M. 1023 UYARINCA KORUNUR

“yolsuz tescille edinen kişilerden taşınmaz satın alan ve 3. kişi konumunda olanların iyiniyetli olması halinde Türk Medenî Kanununun 1023. maddesi hükmünce taşınmazdaki haklarının korunacağında kuşku yoktur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/6644 · K. 2024/1005

BASİT BİR ARAŞTIRMAYLA ÖĞRENİLEBİLECEK, BASINA YANSIMIŞ BİR YOLSUZLUKTA İYİNİYET İDDİA EDİLEMEZ

“ilgili meclis kararının yerel ve ulusal basında haber konusu yapıldığı, kamuoyunun bilgi sahibi olduğu, yatırım amacıyla taşınmaz satın alan kişinin sarf edeceği basit bir araştırmayla yolsuzluğu ve uyuşmazlığı bilebilecek durumda olduğu, bu durumda iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/4204 · K. 2023/6338

MADDİ HATAYA DAYALI BİR BOZMA KARARINA UYULMUŞSA USULİ KAZANILMIŞ HAKKA DEĞER VERİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Bu kapsamda vurgulanmalıdır ki, maddi hataya dayalı olan bir bozma kararına uyulmuş olunması halinde usuli kazanılmış hakka değer verilmesi mümkün değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 6. HD
E. 2022/5172 · K. 2024/2208

TAŞINMAZIN SIK EL DEĞİŞTİRMESİ, ZİNCİRDEKİ ALICILARIN HİÇBİRİNİN İYİNİYETLİ SAYILMAMASINA YOL AÇABİLİR

“Dosya kapsamında bulunan sözleşme metni, tanık beyanları, taşınmazın sık şekilde el değiştirmesi, dikkate alındığında devirlerin iyiniyet ile yapılmadığı bu itibarla da gerek son alıcının gerekse son alıcıdan önce taşınmaza malik olan 3. kişilerin iyi niyetli olduklarından bahsedilemeyeceği açıktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2023/5632 · K. 2025/4640

CEBRİ İHALEDEN SATIN ALAN KİŞİ İŞLEMİN MUVAZAALI OLDUĞUNU BİLEBİLECEK KONUMDAYSA TMK M. 1023 KORUMASINDAN YARARLANAMAZ

“Ne var ki, taşınmazı cebri ihaleden satın alan kişinin işlemin muvazaalı olduğunu bilen veya bilebilecek konumda bulunması halinde…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2025/1653 · K. 2025/2362

KÖTÜNİYET İDDİASI İTİRAZDIR; HER ZAMAN İLERİ SÜRÜLEBİLİR VE MAHKEMECE RESEN GÖZETİLİR

“kötüniyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınacağı" ilkeleri 08.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 1. HD
E. 2021/2160 · K. 2022/1110

İHALENİN DAYANAĞI İDARİ İŞLEM İPTAL EDİLMİŞSE İLK ELDE OLUŞAN TESCİL YOLSUZDUR VE İKİNCİ EL TMK M. 1023'ÜN KORUYUCULUĞUNDAN YARARLANAMAZ

“14/01/2010 tarihli ihaleye dayanak olan Belediye Meclis kararının idari yargıda açılan dava sonucunda iptal edildiği dikkate alındığında ilk el konumunda olan davalı ... yönünden oluşan tescilin yolsuz olduğu, ikinci el konumunda bulunan davalı ...'nin ise Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay İBK
İBK 17/1

Dahası, dosyadaki olgular kötüniyeti zaten ortaya koyuyorsa ayrıca ispat aranmaz. Yargıtay 1. HD'nin 14.02.2022 tarihli, 2021/2160 E. ve 2022/1110 K. sayılı kararında anılan 14.02.1951 tarihli 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, "vakıa ve karinelerden, olayda kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacağı belirlenmiş olan kimsenin kötüniyetinin, diğer tarafa ispat ettirilmesine artık seb…

Kaynak: Yolsuz Tescil ve İyiniyetli Üçüncü Kişi →
Yargıtay 11. HD
E. 2012/10513 · K. 2013/8906

APOSTİL ŞERHİ TAŞIYAN DAVA VEKÂLETNAMESİ AYRICA TÜRK KONSOLOSLUĞUNCA ONAYLANMAK ZORUNDA DEĞİLDİR

“Türkiye'nin de taraf olduğu 1961 tarihli ... Konvansiyonu hükümleri gereğince Konvansiyona taraf devletler yetkili kurumları tarafından düzenlenip, apostil şerhini havi olan dava vekaletnamelerinin ayrıca kullanılacağı ilgili ülke konsolosluğu tarafından onaylanma zorunluluğu kaldırılmıştır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Yargıtay 14. HD
E. 2011/5035 · K. 2011/9154

TAPUDA İŞLEM GEREKTİREN VEKÂLETNAME YABANCI ÜLKEDE KONSOLOSLUKÇA VE DÜZENLEME ŞEKLİNDE YAPILMALIDIR; YABANCI NOTERCE DÜZENLENEN VEKÂLETNAMEYE DAYANAN SATIŞ VAADİ HÜKÜM DOĞURMAZ

“Satış vaadi sözleşmesine dayanak vekaletname, yabancı ülkede düzenlenmiş ise de konsolosluk tarafından değil, yabancı noter tarafından yapıldığından ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89.maddesi hükmüne göre "düzenleme şeklinde" yapılmadığından, bu vekaletnameye dayanılarak tanzim olunan satış vaadi sözleşmesi hüküm ve sonuç meydana getirmez.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Yargıtay 3. HD
E. 2020/5025 · K. 2021/2396

VEKİLİNİ SÖZLEŞME TARİHİNDEN ÖNCE AZLETMEYEN MÜVEKKİL, VEKİLİN AD VE HESABINA YAPTIĞI GEÇERLİ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİYLE BAĞLIDIR VE İFADAN SORUMLUDUR

“sözleşmeyi kendilerine vekaleten imzalayan dava dışı ...'ü sözleşme tarihinden önce azletmediklerinden vekilin kendileri ad ve hesabına yapmış olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle hukuken geçerli bahse konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile bağlı olup edimini gereği gibi ifa etmemiş olmaları nedeniyle davacıya karşı sorumludurlar.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Yargıtay 3. HD
E. 2025/3007 · K. 2026/340

AZİLNAME VEKİLE TEBLİĞ EDİLEMEMİŞSE, VEKİLİN AZLİ BİLDİĞİNİ İSPAT YÜKÜ BUNU İLERİ SÜRENE DÜŞER; İSPATLANAMAZSA VEKÂLETNAMEYE DAYANAN İŞLEM GEÇERLİ KALIR

“azilnamenin davalı \[...\]'e tebliğ edilemeden iade edildiğinin tüm dosya kapsamından sabit olduğu, vekaletname uyarınca davalı \[...\]'in dava konusu araçları 20.07.2018 tarihinde diğer davalılara bedeli karşılığında devrettiği, davalı \[...\]'in azledildiğini bildiği ileri sürülmüş ise de, davacının iddiasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Yargıtay 1. HD
E. 2022/1847 · K. 2022/5214

AZLİ BİLMEYEN VEKİLİN İŞLEMİ GEÇERLİDİR; VEKİLİN KÖTÜNİYETİNİ İSPAT YÜKÜ VEKÂLET VERENDEDİR

“512. maddesinde vekalet veren ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği belirtilmiştir. Azil ve istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu yenilik doğurucu işlemlerdir. Vekalet görevinin sona erdiğini bilmeyen vekilin yapmış olduğu işlemler geçerlidir. (TBK m. 514) Aksi halde vekaletsiz iş görme hükümleri tatbik alanı bulur. Vekilin sona ermeyi bildiği yani kötüniyetli olduğunun ispatında ispat yükü vekalet veren üzerindedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Bölge Adliye Mah.
E. 2022/1444 · K. 2026/396

AZLEDİLEN VEKİLDEN VEKÂLETNAME GERİ ALINMAZSA TEMSİL OLUNAN, İYİNİYETLİ ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ZARARINDAN SORUMLUDUR

“Yine TBK'nın temsile ilişkin 44.maddesi uyarınca, temsilciye yetki belgesi verilmişse, yetkinin sona ermesi durumunda temsilci, bu belgeyi temsil olunana geri vermekle veya hâkimin belirleyeceği yere bırakmakla yükümlü olup temsil olunan, temsilcinin belgeyi geri vermesi için gerekeni yapmazsa, bundan dolayı iyiniyetli üçüncü kişilerin zararını gidermekle yükümlüdür.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Vekâletname →
Yargıtay 7. HD
E. 2021/2182 · K. 2022/734

MÖHUK M. 20: MİRAS ÖLENİN MİLLÎ HUKUKUNA TABİDİR; TÜRKİYE'DEKİ TAŞINMAZLARDA TÜRK HUKUKU, AÇILMA-İKTİSAP-TAKSİMDE TEREKENİN BULUNDUĞU ÜLKE HUKUKU UYGULANIR

“Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.”Kararda aktarılan kanun hükmünden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 14. HD
E. 2018/2863 · K. 2021/2943

SURİYE UYRUKLU MİRASÇILARA TÜRKİYE'DEKİ TAŞINMAZLAR YÖNÜNDEN MİRASÇILIK BELGESİ VERİLMEZ; ANCAK SOYBAĞI VE TEMSİL GİBİ DİĞER AMAÇLAR İÇİN BELGE VERİLMELİDİR

“Murisin ve mirasçılarının Suriye uyruklu olmaları halinde Türkiye'de bulunan gayrimenkuller yönünden mirasçılık belgesi isteminin reddi doğruysa da bunun dışındaki sebepler için mirasçılık belgesi verilmesi gerekmektedir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/13302 · K. 2017/5712

UYGULANACAK YABANCI HUKUKUN MUHTEVASI ADALET BAKANLIĞI ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN SORULMALI, CEVAP ALINAMAZSA TARAFLARIN YARDIMI İSTENMELİDİR

“mahkemece, 5718 sayılı Kanunun 2/1. maddesi dikkate alınarak olayla ilgili uygulanacak Alman Hukuku hükümlerinin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden sorulup getirtilmeli, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden bir cevap alınamaması halinde yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını istenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/18145 · K. 2020/8365

ÇEKİŞMELİ YARGIYA TABİ DAVALARDA TARAFLARCA HAZIRLAMA İLKESİ GEÇERLİDİR; HÂKİM TARAFLARIN TALEPLERİYLE BAĞLIDIR

“Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/3837 · K. 2025/5166

Araştırmanın sonucu her zaman mirasçı bulunması yönünde olmaz. Yargıtay 7. HD'nin 03.12.2025 tarihli, 2025/3837 E. ve 2025/5166 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararına konu olayda, ilgili ülke makamlarıyla yapılan yazışmalar sonucunda mirasçı bulunmadığı tespit edilmiş ve "5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 20/3 hükmü uyarınca Türkiye'de bul…

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/1288 · K. 2025/5648

Hangi yer mahkemesi? Bu, yurt dışında ölen bir yakının dosyasında ilk sorulan ve en çok vakit kaybettiren sorudur. MÖHUK m. 43 iki kademeli bir ölçüt koyar: mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye'de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Kademe atlanmamalıdır: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2025 tarihli…

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 5. HD
E. 2025/3758 · K. 2025/6294

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2025/3758 E. ve 2025/6294 K. sayılı kararı ölçütü iki noktada daha netleştirir. Birincisi, yabancı vatandaşlık tek başına yetkiyi taşımaz : muris Alman vatandaşıdır, buna rağmen Türkiye'de bir son yerleşim yeri bulunduğu için uyuşmazlık o yer mahkemesinde görülür. İkincisi, nüfus kaydındaki adres belirleyici değildir : iki mahkeme birbirine farklı …

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 1. HD
E. 2012/6930 · K. 2012/9588

Buna karşılık dava, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle birlikte açılıyorsa yetki tapu iptali talebine göre kurulur ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (Yargıtay 1. HD, 18.09.2012, 2012/6930 E. ve 2012/9588 K. ); ayrıntı için tenkis davası ve muris muvazaası yazılarımıza bakabilirsiniz. Yabancı Mirasçının Taşınmaz Edinme Sınırları

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2291 · K. 2025/5467

Değişikliğin kaynağı kanunun kendisidir: 18.05.2012'de yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanun ile Tapu Kanunu m. 35 değiştirilmiş, karşılıklılık ilkesi kaldırılmış ve yerine Bakanlar Kurulunca — 698 sayılı KHK'nın 9. maddesiyle yapılan değişiklikten sonra Cumhurbaşkanınca — belirlenen ülke vatandaşlarının taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilmesi esası getirilmiştir. Aynı formülasyon yukarıda anılan 14…

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 14. HD
E. 2016/14561 · K. 2020/4348

MİRASBIRAKAN YA DA MİRASÇILAR YABANCI UYRUKLUYSA, TAŞINMAZLARIN İKTİSABI YÖNÜNDEN KARŞILIKLILIK MİRASBIRAKANIN ÖLÜM TARİHİ İTİBARIYLA ARANIR

“Miras bırakan yada mirasçıları yabancı ülke uyrukluğunda olduğunda ise içinde yabancılık unsuru, diğer bir anlatımla milletlerarası unsur taşıdığından, terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacaktır.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 7. HD
E. 2024/1330 · K. 2024/2250

Buna karşılık eski kural tümüyle tarihe karışmış değildir, çünkü ölçüt ölüm anına bağlanır. Yargıtay 14. HD'nin yukarıda anılan 2016/18145 E. sayılı kararına göre "terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacaktır"; aynı ölçüt, Dairenin 02.07.2020 tarihli, 2016/14561 E. ve 2020/4348 K. sayılı bozma ilâmında da yer almış ve bu …

Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 14. HD
E. 2017/1775 · K. 2021/1158

TAPU KANUNU M. 35'TEKİ SINIRLAMA YALNIZCA TAŞINMAZ MALLAR YÖNÜNDEN UYGULANIR

“Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere Tapu Kanununda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uyg…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Yurt Dışından Miras İşlemleri →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/154 · K. 2025/437

GEÇİT HAKKI DAVALARINDA DAVA DEĞERİ GEÇİT İRTİFAKININ BEDELİDİR; GÖREVLİ MAHKEME BUNA GÖRE BELİRLENİR

“Geçit hakkı tesisi davalarında dava değeri, geçit irtifakının bedelidir. Somut olayda, geçit hakkı tesis edilen güzergah bedelinin 109.116,17 TL belirlendiği dikkate alındığında görev hususunun düşünülmesi gerekirken Mahkemece karar verilmesi doğru görülmemiş…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →
Yargıtay 14. HD
E. 2017/4361 · K. 2018/5125

TAŞINMAZ YOLA CEPHELİ HÂLE GELMİŞSE MALİK, KOT FARKINI KENDİ MASRAFIYLA GİDERİP YOLA ULAŞMAK ZORUNDADIR; KOMŞU TAŞINMAZLARDAN GEÇİT HAKKI İSTEYEMEZ

“Davacının fedakarlığı denkleştirilmesi ilkesi gereğince belirtilen yerdeki kot farkının giderilmesi için kendi lehine olacak şekilde eğimi indirerek yola ulaşabileceği ve bu işlemin masraflarına katlanması gerektiği; taşınmazının yola cepheli hale gelmesi nedeniyle komşu taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını isteyemeyeceği…”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →
Yargıtay HGK
E. 2023/272 · K. 2024/240

ZORUNLU GEÇİT GÜZERGÂHI BELİRLENİRKEN YALNIZCA LEHİNE GEÇİT KURULAN TAŞINMAZIN EN ELVERİŞLİ YOLU DEĞİL, YÜKLÜ TAŞINMAZA EN AZ ZARAR VERECEK ALTERNATİFLER DE DEĞERLENDİRİLMELİDİR

“zorunlu geçit güzergâhı belirlenirken lehine irtifak tesis edilen taşınmazın ihtiyaçlarının mahiyeti yanında komşuluk hukukunun yarattığı kanuni zorunluluk nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlanacak taşınmazın durumu ve irtifakın bu taşınmaz üzerinde yaratacağı yükün ağırlığı da göz önünde bulundurulmalı, yalnızca lehine geçit hakkı tesis edilen taşınmaz için en elverişli güzergâh değil üzerinde geçit kurulacak taşınmaza en az zararı verecek alternatifler de değerlendirilmelidir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2206 · K. 2025/3077

GEÇİT HAKKI DAVALARI 01.09.2023'TEN SONRA ZORUNLU ARABULUCULUK KAPSAMINDADIR; ŞART YERİNE GETİRİLMEDEN AÇILAN DAVA USULDEN REDDEDİLİR

“Temyizen incelenen geçit hakkı tesisine ilişkin dava, zorunlu arabuluculuğun getirildiği 01.09.2023 tarihli düzenlemeden sonra açılmış olup, bu şart yerine getirilmediğinden karar usul ve yasaya uygundur.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/2955 · K. 2025/3928

KOMŞU HAKKINA İLİŞKİN ZORUNLU ARABULUCULUK SONRADAN TAMAMLANABİLECEK BİR DAVA ŞARTI DEĞİLDİR; DAVA AÇILDIKTAN SONRA SÜRE VERİLEMEZ

“Bu davadaki arabuluculuk şartı, yargılama esnasında tamamlanması gereken bir müessese olmayıp bu doğrultuda, davacıya dava açıldıktan sonra dava şartının tamamlanması hususunda süre verilmesi doğru değildir. Bu nedenle; kanuni dayanağını 6325 sayılı Kanun'un 18/B-1-(ç) hükmünden alan komşu hakkına yönelik zorunlu dava şartı, 6100 sayılı Kanun'un 115/2 hükmüne göre sonradan tamamlanabilecek usulî bir işlem niteliğinde değildir.”Kararın gerekçesinden
Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →
Yargıtay 7. HD
E. 2025/1593 · K. 2025/5240

İstisna — dava esastan reddedilirse: Davalı arabuluculuk eksikliğine itiraz etmiş olsa da, geçit ihtiyacının bulunmadığı gerekçesiyle verilen esastan ret kararının onandığı bir örnek vardır (Yargıtay 7. HD, 08.12.2025 tarihli, 2025/1593 E. - 2025/5240 K. ); yani eksikliğin sonuca etkisi olmayabilir. Kararda bu yönde açık bir kural konmuş değildir. Ancak bu istisnaya güvenmeden, her hâlükârda dava …

Kaynak: Zorunlu Geçit Hakkı →