Bir ev veya arsa alım satımında taraflar çoğu zaman tapuda devirden önce alıcının "ciddi olduğunu göstermesi" için bir miktar parayı elden ya da havaleyle öderler. Halk arasında kapora denilen bu ödeme, aslında Türk Borçlar Kanunu'nda tek bir isimle geçmez. "Kapora" günlük dildeki bir kelimedir; hukuken karşılığı, tarafların ne kararlaştırdığına göre değişir. Daha da önemlisi, taşınmaz satışının resmî şekle bağlı olması nedeniyle, adi (elden/yazılı) bir kapora anlaşması çoğu halde baştan geçersizdir ve bu durum ödenen paranın akıbetini kökten değiştirir.
Bu yazıda kaporanın iki hukuki yüzünü (bağlanma parası ve cayma parası), taşınmaz satışındaki şekil şartının kaporayı nasıl etkilediğini, vazgeçme hâlinde paranın geri istenip istenemeyeceğini, cayma ile sözleşmeden dönme arasındaki farkı ve emlakçıya verilen kaporanın durumunu ele alıyoruz.
Kapora Geri Alınır mı? Kısa Cevap
Cevap, kaporanın neye dayanarak verildiğine bağlıdır. Aşağıdaki tablo özettir; her satırın gerekçesi ilgili bölümde.
| Durum | Kapora geri alınır mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Elden makbuz, WhatsApp yazışması, adi yazılı "satış sözleşmesi" ya da sözlü anlaşma ile verilen kapora (taşınmaz satışı) | Evet. Sözleşme şekle aykırı olduğu için geçersizdir; para sebepsiz zenginleşme kurallarıyla geri istenir. "Kapora yandı" ve "iki katını öderim" kayıtları hüküm doğurmaz. | TMK m. 706, TBK m. 237; sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) |
| Noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi + açık "cayma parası" kaydı | Geçerli bir sözleşme vardır. Veren cayarsa parayı bırakır; alan cayarsa iki katını öder. | TBK m. 178 |
| Noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi, cayma parası kaydı yok | Para bağlanma parasıdır; sözleşme ayaktadır. Kimse "cayamaz": sözünde durmayan taraf genel hükümlere göre sorumludur, alıcı dilerse tescili de isteyebilir. | TBK m. 177; cebrî tescil |
| Emlakçıya verilen kapora | Satış tapuda gerçekleşmediyse emlakçı komisyona hak kazanmaz; kaporayı iade eder. Komisyona mahsup çoğu hâlde dayanaksızdır. | TBK m. 521; Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği m. 20 |
| Kiralık ev için verilen kapora | Kira sözleşmesi şekle bağlı değildir, sözleşme kurulmuştur. "Cayma parası" denmişse yanar; denmemişse bağlanma parasıdır ve vazgeçen taraf sözleşmeye aykırılıktan sorumlu olur. | TBK m. 177–178 |
Kısacası: taşınmaz satışında adi kapora hemen her zaman geri alınır; kirada ve noterli sözleşmede ise ne yazıldığı belirleyicidir.
Kaporanın İki Hukuki Yüzü: Bağlanma Parası ve Cayma Parası
"Kapora" sözcüğü, hukukta iki farklı kuruma karşılık gelebilir:
- Bağlanma parası (pey akçesi) – TBK m. 177: Sözleşme yapılırken verilen para, taraflar aksini kararlaştırmadıkça cayma parası değil, sözleşmenin yapıldığına kanıt sayılır. Bağlanma parası kimseye sözleşmeden dönme hakkı vermez; aksine sözleşmeyi güçlendirir. Sözleşme ifa edilirse bu para asıl bedelden mahsup edilir. Taraflardan biri borcunu yerine getirmezse, genel hükümlere (ifa veya tazminat) başvurulur; verilen para geri istenebilir.
- Cayma parası – TBK m. 178: Taraflar açıkça "bu para cayma parasıdır" derse, ödeme bir sözleşmeden dönme bedeline dönüşür. Bu hâlde parayı veren cayarsa verdiğini bırakır; parayı alan cayarsa aldığının iki katını geri verir. Yani cayma parası, tarafların belirli bir bedel ödeyerek sözleşmeden kurtulma hakkını satın almasıdır.
| Ölçüt | Bağlanma parası (pey akçesi) – m. 177 | Cayma parası – m. 178 |
|---|---|---|
| Niteliği | Sözleşmenin yapıldığının kanıtı; sözleşmeyi güçlendirir | Bedel karşılığı sözleşmeden dönme hakkı |
| Dönme hakkı verir mi | Hayır | Evet |
| İfa edilirse | Asıl bedelden mahsup edilir | Asıl bedelden mahsup edilir |
| Veren cayarsa | Dönme hakkı yok | Verdiğini bırakır |
| Alan cayarsa | Dönme hakkı yok | Aldığının iki katını öder |
| Karine | Aksi yazılmadıkça bu sayılır | Yalnızca açıkça kararlaştırılırsa |
Kanunun kurduğu karine bağlanma parası yönündedir: aksi açıkça yazılmadıkça verilen para cayma parası sayılmaz. Bu ayrım, uyuşmazlığın sonucunu belirlediği için sözleşmede paranın niteliğinin net yazılması büyük önem taşır.
Asıl Mesele: Taşınmaz Satışı Resmî Şekle Tabidir
Kapora tartışmalarının çoğu, bu iki maddenin uygulanıp uygulanmayacağından önce gelen bir sorunda düğümlenir: geçerli bir sözleşme var mı?
Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan satış sözleşmeleri, geçerli olmak için resmî şekilde yapılmak zorundadır (TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26). Bu zorunluluk içtihatta da tekrarlanır: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD'nin 17.10.2024 tarihli, 2021/1183 E. ve 2024/1454 K. sayılı kararına göre taşınmaz satış işlemlerinin bu maddeler gereğince resmî şekilde yapılması gereklidir. Aynı karar, şekil eksikliğinin sonradan nasıl etkisizleştiğini de gösterir ve bu, kaporasını vermiş alıcı bakımından doğrudan işe yarar: satış resmî senetle gerçekleşmişse, Daireye göre artık resmî şekilde yapılmayan satış vaadi sözleşmesinde taraflara yüklenen satış dışındaki ikincil edimler tarafları bağlayacaktır; aksine dayanmak TMK m. 2'ye aykırı olur. Yani devir tamamlandıktan sonra karşı taraf, şekle aykırılığı öne sürerek sözleşmedeki yan yükümlülüklerden sıyrılamaz. Bu şekil ya tapu müdürlüğünde resmî senetle ya da ileriye dönük bir taahhüt söz konusuysa noterde düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle sağlanır.
Uygulamada verilen kaporaların büyük kısmı ise adi yazılı bir "satış sözleşmesi", bir "kapora makbuzu" ya da hiçbir yazılı belge olmaksızın ödenir. Bu tür bir anlaşma taşınmaz satışı bakımından geçersizdir ve taraflara hak veya borç doğurmaz; resmî şekil zorunluluğu TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26 ile Noterlik Kanunu m. 60 ve 89'dan birlikte doğar (Yargıtay 3. HD'nin 16.05.2023 tarihli, 2022/5144 E. ve 2023/1475 K. sayılı kararı). Sözleşme geçersiz olunca, ona bağlı olan bağlanma parası veya cayma parası kayıtları da hüküm doğurmaz. Dolayısıyla "kapora yanar" ya da "iki katı geri alınır" gibi kabuller, adi yazılı taşınmaz kaporalarında çalışmaz.
Vazgeçme Hâlinde Kaporanın Akıbeti: Sebepsiz Zenginleşme
Geçersiz bir sözleşme uyarınca ödenen para, hukuki bir sebebe dayanmadığından geri istenebilir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, resmî şekilde yapılmayan taşınmaz satışında verilen kaporaya cayma parası/bağlanma parası hükümleri değil, sebepsiz zenginleşme hükümleri (TBK m. 77 vd.) uygulanır (Yargıtay 3. HD'nin 25.02.2025 tarihli, 2024/967 E. ve 2025/1115 K. sayılı kararı). Bunun pratik sonuçları şunlardır:
- Alıcı vazgeçse dahi ödediği kaporayı kural olarak geri isteyebilir; satıcının "kapora yandı" savunması geçerli sözleşme bulunmadığından sonuç doğurmaz.
- Satıcı satıştan vazgeçerse, aldığı kaporayı iade etmekle yükümlüdür; ancak geçerli bir sözleşme olmadığından "iki katı" değil, kural olarak aldığı miktar kadar iade söz konusudur.
- Taraflardan birinin uğradığı somut zarar varsa, bu ancak ayrı bir haksız fiil veya culpa in contrahendo (sözleşme görüşmelerindeki kusur) değerlendirmesiyle gündeme gelebilir; kaporanın kendisi otomatik bir cezaya dönüşmez.
İstisna: Dürüstlük Kuralı
Bu katı sonucun bir istisnası vardır. Taraflar edimlerini büyük ölçüde ifa etmiş (örneğin bedelin önemli kısmı ödenmiş, taşınmaz teslim edilmiş ve fiilen kullanılmaya başlanmış) ise, sonradan yalnızca şekle aykırılığı ileri sürerek sözleşmeyi geçersiz saydırmak dürüstlük kuralına aykırı (TMK m. 2) bulunabilir.
Ne var ki bu istisnanın sınırı sanıldığından çok dardır ve kapora uyuşmazlıklarında pratikte işlemez. Üç sebebi vardır:
Birincisi, kural talî niteliktedir. Ölçütü koyan metin, 30.09.1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıdır: şekle aykırılık emredici olup hâkim tarafından resen gözetilir; hakkın kötüye kullanılması yasağıyla çatıştığında TMK m. 2/2'deki kuralın talî (ikincil) olması nedeniyle bu kural "ancak fevkalade zaruri hallerde uygulama yeri bulabilir". Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.02.2020 tarihli, 2017/2618 E. ve 2020/184 K. sayılı kararı bu pasajı aynen aktarır. Ancak aynı karar, istisnanın ölü bir hüküm olmadığını da gösterir: edimini tümüyle ifa etmiş bir tüketici karşısında, inşaatı su basmanı seviyesinde bırakan satıcının şekle aykırılığa sığınması hakkın kötüye kullanılması sayılmış ve yerel mahkemenin direnme kararı yerinde bulunmuştur.
İkincisi, eşik yüksektir. Yargıtay 8. HD'nin 28.06.2011 tarihli, 2011/3020 E. ve 2011/3784 K. sayılı kararı, 25.01.1984 tarih ve 3/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak şekle aykırılığın ancak "adalete uygun düşecek hüküm kurmanın zorunlu olduğu durumlarda" bertaraf edilebileceğini, aksi hâlde emredici kuralların talî, hakkın kötüye kullanılması kuralının öncelikli hâle geleceğini belirtmiştir. O dosyada edimler tapuda resmî şekilde yerine getirilmiş olduğundan geçersiz sözleşmeye dayalı istem reddedilmiş, aksi yöndeki hüküm bozulmuştur.
Üçüncüsü ve en önemlisi, istisnanın çekirdeği başka bir olaya aittir. Uygulamanın dayanağı olan 30.09.1988 tarihli, 1987/2 E. ve 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkindir: alıcı tüm borçlarını ödemiş, satıcı bağımsız bölümü teslim etmiş ve alıcı onu malik gibi kullanıyorken satıcı devirden kaçınıyorsa hâkim tescil davasını kabul edebilir. Görüldüğü gibi çözüm paranın iadesi değil, taşınmazın davacı adına tescilidir.
Kaporanın tipik hikâyesi bu tabloya uymaz: ödenen tutar bedelin küçük bir kısmıdır, taşınmaz teslim edilmemiştir ve talep tescil değil paranın iadesidir. Bu nedenle kapora uyuşmazlıklarında doğru zemin dürüstlük kuralı değil, sebepsiz zenginleşmedir. İstisnanın ayrıntısı için Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi yazımızdaki "Şekil Şartı Ne Zaman Aşılabilir?" bölümüne bakabilirsiniz.
Doğru yol her hâlde aynıdır: işi baştan tapuda veya noterde usulüne uygun yapmak.
Cayma mı, Sözleşmeden Dönme mi?
Uygulamada "cayma" ve "sözleşmeden dönme" sıkça karıştırılır; oysa hukuki temelleri farklıdır:
- Cayma (TBK m. 178): Geçerli bir sözleşmede, taraflara önceden kararlaştırılmış bir bedel karşılığında sözleşmeden serbestçe kurtulma imkânı verir. Kusur aranmaz; cayan taraf cayma parasını göze alarak vazgeçer.
- Sözleşmeden dönme (temerrüt – TBK m. 125): Geçerli bir sözleşmede taraflardan biri borcunu ifa etmezse (temerrüde düşerse), diğer taraf süre verip yine de ifa edilmezse sözleşmeden döner. Dönme geriye etkilidir; verilenler iade edilir ve kusurlu taraftan menfi zarar (dönmeden doğan zarar) istenebilir. Ayıplı ifa hâlinde ise dönme hakkı ayıba ilişkin hükümlere (TBK m. 227) dayanır.
Kısacası cayma, bedelini ödeyerek çıkma hakkıdır; dönme ise karşı tarafın sözleşmeye aykırılığına verilen bir tepkidir. Bu ayrımların hepsi, geçerli bir sözleşmenin varlığını varsayar; adi yazılı taşınmaz kaporasında ise mesele en baştan sebepsiz zenginleşmeye döner.
Emlakçıya Verilen Kapora
Kapora çoğu kez satıcıya değil, aracılık eden emlak danışmanına (komisyoncuya) verilir. Burada iki ilişki birbirinden ayrılır: alıcı ile satıcı arasındaki satış ilişkisi ve iş sahibi ile emlakçı arasındaki simsarlık (aracılık) sözleşmesi.
Emlakçının hizmet bedeline (komisyona) hak kazanması, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik m. 20 ve TBK m. 521 uyarınca kural olarak alım satımın tapuda tesciliyle (kirada ise kira sözleşmesinin kurulmasıyla) gerçekleşir. Satış tapuda tamamlanmadan taraflar vazgeçerse, emlakçı kural olarak komisyona hak kazanmaz ve elindeki kaporayı iade etmelidir. Emlakçının kaporayı kendi komisyonuna mahsup edip alıkoyması, çoğu halde hukuki dayanaktan yoksundur. Alıcının haklı bir sebep olmaksızın vazgeçtiği ve sözleşmede geçerli bir cezai şart kararlaştırıldığı özel durumlar ayrık tutulmalı, her olay kendi belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir.
Kiralık Evde Verilen Kapora
Satış kaporası için söylenenler kirada geçerli değildir; aynı kelime kira ilişkisinde de kullanılır ve sonuç tam tersine döner. Fark şekilde: kira sözleşmesi hiçbir şekle bağlı değildir. Sözlü anlaşma bile geçerli bir kira sözleşmesidir. Dolayısıyla "şu daireyi tutuyorum, işte kaporası" diyerek verilen para, geçersiz bir sözleşmeye dayanmaz; TBK m. 177 ve 178 burada olduğu gibi işler.
- Taraflar açıkça "cayma parası" demişse: kiracı adayı vazgeçerse parayı bırakır, ev sahibi vazgeçerse iki katını öder.
- Bir şey denmemişse para bağlanma parasıdır: sözleşme kurulmuştur, kimsenin "cayma" hakkı yoktur. Vazgeçen kiracı adayı sözleşmeye aykırılıktan sorumludur; ev sahibi dairenin boş kaldığı makul süre için zararını isteyebilir ve kaporayı buna mahsup edebilir. Ev sahibi vazgeçerse kaporayı iade eder ve kiracı adayının zararından sorumlu olur.
- Kapora, depozito değildir. Depozito, kurulmuş kira ilişkisinde kiracının borçlarına güvencedir ve TBK m. 342'nin kendi rejimine tabidir; kapora ise sözleşme kurulurken verilir.
Uygulamada kira kaporası uyuşmazlıkları küçük tutarlı olduğu için mahkemeye taşınmaz; ama ilke bilinmeli, çünkü "kapora geri alınır" genellemesi kirada yanıltır.
Görevli–Yetkili Mahkeme, Zamanaşımı ve Arabuluculuk
- Dava türü: Kapora iadesi, bir alacak (sebepsiz zenginleşme veya sözleşmeden doğan iade) davasıdır.
- Görevli mahkeme: Kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi. Taraflardan biri tüketici (konutu kişisel amaçla satın alan kişi) ise uyuşmazlık tüketici işlemi sayılır; parasal sınıra göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Her iki taraf da tacir ve uyuşmazlık ticari ise Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
- Yetkili mahkeme: Davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi (HMK m. 6, 10).
- Zamanaşımı: Sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade, zenginleşmenin ve borçlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde 10 yıl (TBK m. 82); sözleşmeye dayalı iade taleplerinde ise genel 10 yıllık süre (TBK m. 146) işler.
- Arabuluculuk: Ticari uyuşmazlıklarda ve tüketici uyuşmazlıklarında dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk zorunludur. Ayrıntı için kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yazımızdaki genel çerçeveye bakılabilir.
- Deliller: Kapora makbuzu/dekontu, banka havale kayıtları, yazışmalar (WhatsApp/e-posta), tanık beyanları ve varsa yazılı sözleşme.
Kaporayı Geri Almak İçin Adımlar
Kapora iadesi davası basit bir alacak davasıdır; kaybedilen dosyaların çoğu hukuktan değil belgeden kaybedilir.
- Ödemeyi belgeleyin. Havale dekontu, makbuz, karşı tarafın "kaporayı aldım" yazışması. Elden ve belgesiz ödeme, davanın en zayıf hâlidir; o zaman tanık ve dolaylı yazışmalarla ispat gerekir.
- Sözleşme belgesini saklayın — geçersiz olsa bile. Adi yazılı sözleşme satışı geçerli kılmaz ama paranın hangi taşınmaz için, kime, ne amaçla verildiğini kanıtlar. "Sözleşme geçersiz, o yüzden belgeyi atayım" yanlıştır.
- Noterden ihtarname çekin. İade talebinizi, tutarı, banka hesabınızı ve makul bir süreyi (uygulamada 7–15 gün) yazın. İhtarın iki işlevi vardır: karşı tarafı temerrüde düşürür ve o tarihten itibaren yasal faiz işlemeye başlar (TBK m. 117); iade borcu belirli bir vadeye bağlanmadığı için faiz kendiliğinden değil, ihtarla başlar. Güncel oran için yasal faiz sayfasına, hesap için gecikme faizi hesaplama aracına bakın.
- Doğru mercii seçin. Konutu kişisel ihtiyaç için alan tüketici karşısında satıcı bir şirketse uyuşmazlık tüketici işlemidir: parasal sınırın altında Tüketici Hakem Heyeti (harçsız, kısa süreli), üstünde Tüketici Mahkemesi. İki taraf da gerçek kişi ve tacir değilse Asliye Hukuk Mahkemesi. Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır; atlanırsa dava usulden reddedilir.
- Süreyi kaçırmayın. Sebepsiz zenginleşmede iki yıl, öğrenmeden itibaren; her hâlde on yıl. İhtar zamanaşımını kesmez — keser sanılıp beklenen dosyalar vardır; zamanaşımını kesen dava ya da icra takibidir.
- Masrafı önceden bilin. Nispi harç ve gider avansı tutar üzerinden hesaplanır; dava masrafı hesaplama aracı bunu verir. Küçük tutarlarda ihtar sonrası anlaşma çoğu kez davadan ucuzdur.
Kapora Makbuzu Nasıl Yazılmalı
Kapora vermekten vazgeçirilemeyen okur için: belge satışı geçerli kılmaz, ama iade davasını kazandırır. Makbuzda ya da havale açıklamasında şunlar olmalı:
- taşınmazın açık tanımı (il, ilçe, mahalle, ada/parsel ya da açık adres);
- toplam satış bedeli ve kaporanın bu bedelden mahsup edileceği;
- paranın kime verildiği — satıcının kendisine mi, emlakçıya mı; emlakçıya veriliyorsa satıcı adına aldığı;
- devrin yapılacağı tarih ve devir gerçekleşmezse kaporanın kaç gün içinde iade edileceği;
- paranın niteliği: "bağlanma parası" ya da "cayma parası" — yazılmazsa kanun bağlanma parası sayar, ama taşınmaz satışında bu kayıtların şekil eksikliği yüzünden zaten hüküm doğurmayacağını unutmayın;
- ödeme banka üzerinden, açıklamaya "… taşınmazı satışı için kapora".
Bu liste bir güvence değil, ispat aracıdır. Güvence isteniyorsa yol bellidir: noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve tapuya şerh.
Benzer Konularla İlişkisi
Kapora, sitemizde ele aldığımız çeşitli gayrimenkul konularıyla kesişir. Alıcının ödediği parayı güvence altına almak istediği hâllerde asıl çözüm, kaporayı bir makbuza bağlamak değil, satışı noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle taahhüt altına almaktır. Satıcının devirden kaçındığı ve geçerli bir sözleşmenin bulunduğu hâllerde cebrî tescil, tapu iptal ve tescil davasıyla aynı çatı altında değerlendirilir. Konut projelerinde daire alımında verilen kaporalar ise sıklıkla kat karşılığı (arsa payı karşılığı) inşaat sözleşmelerinin hukuki zemini üzerinde şekillenir.
Devir Anındaki Ödeme: Tapu Takas
Yukarıdaki tavsiyenin — "satışı tapuda gerçekleştirin" — bir de ödeme ayağı vardır: devir anında parayı kim, ne zaman verecek? Uygulamada elden ödeme, çek ya da devirden önce yapılan havale hâlâ yaygın ve üçü de aynı riski taşıyor: mülkiyet ile bedelin el değiştirdiği anlar birbirinden ayrılıyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Takasbank arasındaki protokolle işleyen Tapu Takas sistemi tam bu sorunu çözmek için kurulmuştur. İşleyişi sadedir:
- Devir başvurusu tapu müdürlüğünde her zamanki gibi yapılır; müdürlük taraflara SMS ile bir ödeme numarası gönderir.
- Alıcı ve satıcı sisteme kaydolur — internet sitesi, mobil uygulama ya da e-Devlet üzerinden — ve satış bedelini girer.
- Alıcı bedeli sistemin bildirdiği hesaba gönderir; para Takasbank'ta bloke edilir. Satıcıda değildir, emlakçıda hiç değildir.
- Tapu müdürlüğü devri tamamlayıp işlemi TAKBİS'e işlediğinde bloke tutar kendiliğinden çözülür ve satıcının hesabına gönderilir.
Sınırlarını da bilmek gerekir, çünkü kaporayı kurtarmaz: sistem yalnızca devir anındaki ödemeyi güvenceye alır. Aylar önce verilen kaporaya, ön ödemeli konut alımına ya da devirden bağımsız taksitlere etkisi yoktur. Ayrıca işlemler yalnız Türk lirası ve yurt içi bankalar üzerinden yürür, kredili alımlarda kullanılamaz, ve taraflar tutarları eşleştirdikten sonra iptal edilemez. Ücreti taraf başına küçük ve sabit bir komisyondur.
Kısacası: kaporayı mümkünse hiç ödemeyin, devri tapuda ve Tapu Takas üzerinden yapın; ödemek zorundaysanız yukarıdaki noter–şerh yolunu kullanın.
Sık Sorulan Sorular
Kapora verdim, vazgeçtim; param yanar mı?
Taşınmaz satışı için verdiğiniz kapora adi yazılı bir belgeye veya sözlü anlaşmaya dayanıyorsa, sözleşme geçersiz olduğundan kural olarak paranızı geri isteyebilirsiniz; "kapora yandı" savunması bu hâlde sonuç doğurmaz.
Satıcı vazgeçerse iki katını alabilir miyim?
İki kat iadesi, ancak geçerli bir sözleşmede açıkça "cayma parası" kararlaştırılmışsa söz konusudur. Resmî şekle uyulmamış taşınmaz satışında geçerli sözleşme bulunmadığından, kural olarak yalnızca ödediğiniz miktarın iadesini isteyebilirsiniz.
Kapora ile cayma parası aynı şey mi?
Hayır. Aksi açıkça kararlaştırılmadıkça verilen para, cayma parası değil bağlanma parası (sözleşmenin kanıtı) sayılır (TBK m. 177). Cayma parası ancak taraflarca özellikle öyle belirlenmişse doğar (TBK m. 178).
Emlakçıya verdiğim kaporayı geri alabilir miyim?
Satış tapuda tamamlanmadan taraflar vazgeçerse, emlakçı kural olarak komisyona hak kazanmaz ve kaporayı iade etmelidir. Geçerli bir cezai şart yoksa emlakçının parayı alıkoyması çoğu halde dayanaksızdır.
Kaporayı güvenceye almanın doğru yolu nedir?
Elden makbuz yerine, satışı tapuda yapmak ya da devir ileri tarihe bırakılacaksa noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenleyip tapuya şerh koydurmaktır.
Kaporayı geri almak için ilk adım nedir?
Dekont ve sözleşme belgesini toplayıp noterden ihtarname çekmek. İhtar, karşı tarafı temerrüde düşürür ve yasal faizi başlatır; iade gelmezse tutara göre Tüketici Hakem Heyeti'ne ya da mahkemeye gidilir. İhtar zamanaşımını kesmez; iki yıllık süre için dava ya da icra takibi gerekir.
Kiralık ev için verdiğim kapora geri alınır mı?
Satıştaki gibi kendiliğinden değil. Kira sözleşmesi şekle bağlı olmadığından sözleşme kurulmuştur: "cayma parası" denmişse vazgeçen taraf parayı bırakır (ev sahibi vazgeçerse iki katını öder); denmemişse para bağlanma parasıdır ve vazgeçen taraf sözleşmeye aykırılıktan sorumlu olur, kapora zarara mahsup edilebilir.
Kapora iadesinde faiz isteyebilir miyim?
Evet, ama kendiliğinden değil. İade borcu belirli bir vadeye bağlı olmadığından faiz, karşı tarafın temerrüde düşürüldüğü — yani ihtarın ulaştığı ya da davanın açıldığı — tarihten itibaren yasal faiz oranıyla işler. Bu yüzden ihtar erken çekilir.
Sonuç: Pratik Öneriler
- Taşınmaz alımında güvence istiyorsanız, kaporayı adi makbuza bağlamak yerine satışı tapuda gerçekleştirin veya devir ileriye bırakılacaksa noterde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıp tapuya şerh koydurun.
- Devir anındaki ödemeyi Tapu Takas ile yapın: bedel Takasbank'ta bloke kalır ve ancak devir tapuya işlendiğinde satıcıya geçer.
- Yine de kapora ödeyecekseniz, ödemeyi banka üzerinden yapın; açıklamaya "… taşınmazı için kapora" yazın ve makbuzu/dekontu saklayın. İspatın belkemiği budur.
- Sözleşmede paranın niteliğini açıkça belirtin: "bağlanma parası" mı yoksa "cayma parası" mı olduğu yazılmazsa kanun bunu bağlanma parası sayar.
- Vazgeçme veya iade uyuşmazlığında, karşı tarafa yazılı ihtar çekerek iade talebinizi ve süresini belgeleyin; zamanaşımı sürelerini (sebepsiz zenginleşmede 2/10 yıl) kaçırmayın.
- Tutar yüksekse ve taraflar arasında tacir/tüketici sıfatı varsa, dava öncesi arabuluculuk ve doğru mahkemenin belirlenmesi için önceden hukuki destek alın.
İlgili Yazılar
Dosyanıza Özgü Bir Değerlendirme
Yukarıdaki anlatım genel çerçeveyi verir; hangi sürenin işlediği ve hangi yolun açık olduğu somut belgelere göre değişir. Kendi durumunuz için görüşmek isterseniz: