Av. Arif Gölcan Hukuk Bürosu İletişim
+90 542 312 01 02 WhatsApp SMS info@arifgolcan.av.trE-posta Konum İletişim Formu

Ana Sayfa / Rehberler / El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men'i) Davası

TMK m. 683

El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men'i) Davası: Şartları ve Süreci

Son güncelleme:

Tarlanıza komşunuz ekin ekiyor, arsanızın bir bölümüne bitişik parselin sahibi duvar örmüş, hisseli taşınmazı paydaşlardan biri tek başına kullanıp diğerlerini sokmuyor… Bu örneklerin ortak noktası, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına hukuka aykırı bir müdahalenin bulunmasıdır. Türk Medeni Kanunu, malike bu müdahaleyi mahkeme eliyle sona erdirme imkânı tanır: el atmanın önlenmesi, klasik adıyla müdahalenin men'i davası.

Bu yazıda davanın dayanağını, kimlerin açabileceğini, birlikte ileri sürülebilecek talepleri (yıkım, ecrimisil) ve yargılama sürecini ele alıyoruz.

İçindekiler
  1. Hukuki Dayanak: TMK m. 683
  2. Davanın Ön Koşulları ve İspat Yükü
  3. Hangi Durumlar El Atma Sayılır?
  4. Rızaya Dayalı Kullanım: İzin Verdiyseniz Müdahale Haksız Değildir
  5. Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?
  6. Birlikte İleri Sürülebilecek Talepler
  7. Görevli ve Yetkili Mahkeme
  8. Arabuluculuk Şartı Var mı?
  9. Yargılama Süreci Nasıl İşler?
  10. Uzun Süreli İşgal Mülkiyet Kazandırır mı? Kazandırıcı Zamanaşımıyla İlişki
  11. Sık Sorulan Sorular
  12. Sonuç: Pratik Öneriler

Hukuki Dayanak: TMK m. 683

Mülkiyet hakkının içeriğini düzenleyen TMK m. 683'ün ikinci fıkrasına göre malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli, 2022/820 E. ve 2023/1074 K. sayılı kararı davanın dayanağını bu hükümde göstermektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli, 2024/101 E. ve 2025/299 K. sayılı kararına göre davanın amacı "aynî hakka el atmanın sona erdirilmesi veya el atma tehlikesinin önlenmesi"dir; dava, "mülkiyet hakkına elatılan taşınır veya taşınmaz malın maliki tarafından eşyaya haksız olarak elatan kişiye karşı" açılır. İki dava arasındaki fark şudur: İstihkak davasında taşınmaz tamamen başkasının elindedir ve geri alınması istenir; el atmanın önlenmesinde ise malik zilyetliğini korumaktadır ancak mülkiyet hakkı bir müdahaleyle ihlal edilmektedir. Müdahale fiilî bir kullanımdan değil de bizzat tapu kaydının hukuka aykırı (yolsuz) olmasından kaynaklanıyorsa, açılması gereken dava el atmanın önlenmesi değil tapu iptal ve tescil davasıdır.

Davanın en önemli özelliklerinden biri, mülkiyet hakkına dayandığı için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmamasıdır. Müdahale devam ettiği sürece dava her zaman açılabilir. Yargıtay 7. HD'nin 07.02.2024 tarihli, 2023/3690 E. ve 2024/641 K. sayılı kararının gerekçesiyle, mülkiyet herkese karşı ileri sürülebilen bir ayni hak olduğundan, hakka yönelik bir müdahalede "ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebilir."

Davanın Ön Koşulları ve İspat Yükü

Yargıtay 8. HD'nin 08.05.2024 tarihli, 2022/1349 E. ve 2024/3115 K. sayılı kararına göre davanın ön koşulu iki unsurdur: davalı tarafından fiilî bir el atmanın bulunması ve bu el atmanın haksız olması. Salt bir ihtimal veya niyet yeterli değildir; müdahalenin somut olarak gerçekleşmiş olması aranır.

İspat yükü davacıdadır. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli, 2022/820 E. ve 2023/1074 K. sayılı kararının ifadesiyle, TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca "davacı, aynî hakkını ve davalının aynî hakka el attığını ispatla yükümlüdür." Yani iki ayrı olgu kanıtlanacaktır: taşınmazın maliki olduğunuz ve karşı tarafın bu hakka müdahale ettiği. Müdahalenin varlığı tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporlarıyla sübut bulabilir (Yargıtay 7. HD, 01.12.2025 tarihli, 2025/1214 E. ve 2025/5118 K.).

Hangi Durumlar El Atma Sayılır?

Uygulamada en sık karşılaşılan müdahale biçimleri şunlardır:

  • Fiili işgal: Taşınmazın tamamının veya bir bölümünün izinsiz kullanılması — ekilmesi, üzerine yapı ya da baraka konulması, otopark veya depo olarak kullanılması. Sözleşmesiz oturanın çıkarılmasında izlenebilecek tüm yollar için Fuzuli İşgalde Tahliye yazımıza bakabilirsiniz. El atan bir kamu idaresi ise (yol, park, tesis yapımı gibi), kamulaştırma yapılmaksızın gerçekleşen bu müdahaleye karşı da el atmanın önlenmesi davası açılabilir; Yargıtay 5. HD'nin yerleşik uygulamasında müdahalenin tespiti mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayandırılır (19.03.2012 tarihli, 2011/20003 E. ve 2012/5103 K.; 27.06.2011 tarihli, 2011/8078 E. ve 2011/11512 K.; 12.02.2013 tarihli, 2012/24933 E. ve 2013/1908 K.). Bedel ve dava seçenekleri için Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma yazımıza bakabilirsiniz.
  • Taşkın yapı: Komşu parseldeki inşaatın sınırı aşarak taşınmaza taşması (TMK m. 725). Taşkın yapıda iyiniyet ve ödenecek bedele ilişkin özel kurallar devreye girer; sınırı aşan kısmın kaldırılması veya bedel karşılığında irtifak kurulması gündeme gelebilir.
  • Komşuluk hukukuna aykırılık: Taşınmazdan sızan su, koku, gürültü, toz gibi taşkınlıklar ile ağaç dallarının ve köklerinin sınırı aşması (TMK m. 737 vd.). Malik, komşusunu olumsuz etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlüdür.
  • Paydaşın müdahalesi: Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmazın tamamını tek başına kullanarak diğer paydaşların yararlanmasını engellemesi. Paydaşlar birbirlerine karşı da el atmanın önlenmesi davası açabilir; bu senaryo çoğu zaman ecrimisil ve ortaklığın giderilmesi talepleriyle iç içe geçer. Apartman ve sitelerde ortak alanların (çatı, bahçe, otopark) bir kat malikince işgali veya projeye aykırı kullanımı da benzer biçimde el atmanın önlenmesiyle giderilir; bu özel rejim için Kat Mülkiyeti ve Apartman/Site Yönetimi Uyuşmazlıkları yazımıza bakabilirsiniz.
  • Hukuki el atma: Fiili işgal olmaksızın, örneğin taşınmazın imar planında kamu alanına ayrılıp uzun süre kamulaştırılmaması gibi hukuki işlemler yoluyla mülkiyetin kullanılamaz hale getirilmesi (hukuki el atma) ayrı bir dava türü olarak idare hukukuyla kesişir; ayrıntılar için Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma yazımıza bakabilirsiniz. Bu yazının kapsamı fiili el atmadır.

İntifa veya oturma hakkı sona erdiği hâlde taşınmazı boşaltmayan kişiye karşı da bu dava açılabilir; bkz. İntifa ve Oturma Hakkı.

Rızaya Dayalı Kullanım: İzin Verdiyseniz Müdahale Haksız Değildir

Uygulamada en sık gözden kaçan nokta budur. Malikin izin verdiği bir kullanım, ne kadar uzun sürerse sürsün haksız el atma sayılmaz. Yargıtay 7. HD'nin 26.12.2023 tarihli, 2023/5521 E. ve 2023/6536 K. sayılı kararında, davacının davalının dava konusu yeri kullanmasına izin verdiği sabit olduğuna göre, davalının bu rızanın geri alınmasına kadar olan kullanımının haksız işgal oluşturmayacağı kabul edilmiştir.

Bunun pratik sonucu şudur: yıllardır süren bir kullanıma göz yumduysanız, doğrudan dava açmak yerine önce rızanızı geri almanız gerekir. Yargıtay 7. HD'nin 24.11.2025 tarihli, 2025/543 E. ve 2025/4931 K. sayılı kararına konu olayda kullanım yirmi üç yıl sürmüş, malikin gönderdiği ihtarname ile rıza sona erdirilmiş ve "ihtarnameden sonra davalının müdahalesinin haksız duruma geldiği" kabul edilmiştir.

Bu nedenle rızaya dayanarak başlamış kullanımlarda ilk adım noter ihtarnamesidir: hem müdahaleyi haksız hâle getiren an, hem de ecrimisilin başlangıç tarihi bu bildirimle belirlenir.

Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?

  • Davacı: Taşınmazın tapu maliki. Paylı mülkiyette her paydaş, payı oranına bakılmaksızın taşınmazın tamamı için üçüncü kişilere karşı tek başına dava açabilir. Elbirliği (iştirak halinde) mülkiyetinde kural mirasçıların/ortakların birlikte hareket etmesidir; ancak Yargıtay, üçüncü kişinin haksız müdahalesine karşı her ortağın tek başına dava açabileceğini kabul etmektedir. İntifa hakkı sahibi gibi sınırlı ayni hak sahipleri de hakkını koruyacak ölçüde bu davayı açabilir.
  • Davalı: Müdahaleyi gerçekleştiren kişi — işgalci, taşkın yapının maliki, taşkınlığa yol açan komşu veya müdahalede bulunan paydaş.

Harici (senetsiz) satın alan kişi malik sayılmaz. Tapulu taşınmazların devri resmî şekle tabidir; TMK m. 706, TBK m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26 uyarınca resmî şekilde yapılmayan temliklere hukuken değer verilemez. Bu nedenle taşınmazı harici bir sözleşmeyle satın alıp yıllardır kullanan kişi, kayıt malikine karşı mülkiyet iddiasında bulunamaz ve kayıt maliki ona karşı el atmanın önlenmesi davası açabilir; harici alıcının elinde kalan hak, ödediği satış bedeli üzerinden hapis hakkıdır (Yargıtay 1. HD, 19.11.2012 tarihli, 2012/9581 E. ve 2012/13319 K.).

Birlikte İleri Sürülebilecek Talepler

El atmanın önlenmesi davası uygulamada nadiren tek başına açılır; genellikle şu taleplerle birleştirilir:

  • Yıkım (kal): Taşınmaz üzerine izinsiz yapılan yapının, duvarın veya tesisin kaldırılması.
  • Ecrimisil: İşgal süresi için haksız işgal tazminatı; geriye dönük beş yıllık dönem istenebilir. Ayrıntılar için ecrimisil yazımıza bakabilirsiniz.
  • Eski hale getirme: Taşınmazda müdahale nedeniyle oluşan değişikliklerin giderilmesi. Burada bir sınır vardır: müdahale teşkil eden yapının korunması gereken kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olup olmadığı araştırılmalıdır; yapı bu nitelikteyse eski hâle getirme kararı verilemez (Yargıtay 7. HD, 16.10.2024 tarihli, 2024/3074 E. ve 2024/4599 K.).

Bu taleplerin tek dilekçede birleştirilmesi, ayrı ayrı dava açmaya göre hem masraf hem zaman tasarrufu sağlar.

Dilekçede talebi eksik bırakmayın. Yargıtay 7. HD'nin 27.02.2025 tarihli, 2024/2803 E. ve 2025/1121 K. sayılı kararına göre, dava dilekçesinde yalnızca el atmanın önlenmesi talep edilmişse, usulüne uygun bir ıslah veya ek dava olmaksızın sonradan ecrimisil istenemez. Hiç ileri sürülmemiş bir talebi yargılamanın ilerleyen aşamasında eklemek mümkün değildir; bu nedenle ecrimisil talebiniz varsa baştan dilekçeye yazılmalıdır.

Bundan ayrı tutulması gereken durum, talebin baştan ileri sürülüp tutarının eksik gösterilmesidir: 7589 sayılı Kanun'la (RG 31.07.2026, S. 33326) HMK m. 109'a eklenen fıkra uyarınca, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir. Yani kısmi olarak istenmiş bir ecrimisil bilirkişi raporundan sonra artırılabilir; hiç istenmemiş bir ecrimisil ise bu yoldan eklenemez.

Ecrimisil tutarını ecrimisil hesaplama aracımızla önceden tahmin edebilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi.
  • Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi. Bu yetki kesindir (HMK m. 12); tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Arabuluculuk Şartı Var mı?

Salt mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi davası, zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir; doğrudan dava açılabilir. Ancak iki istisnaya dikkat edilmelidir: Müdahale komşu hakkından kaynaklanıyorsa (TMK m. 737 vd. — su, koku, gürültü taşkınlıkları gibi) veya uyuşmazlık kira ilişkisinden doğuyorsa, dava öncesi arabuluculuk şartı uygulanır. Davanın hangi hukuki sebebe dayandırıldığı bu nedenle usul açısından da önem taşır.

Yargılama Süreci Nasıl İşler?

  • Dava dilekçesinde taşınmazın tapu bilgileri, müdahalenin niteliği ve başlangıcı ile talepler (men, yıkım, ecrimisil) açıkça gösterilir.
  • Mahkeme tapu kayıtlarını, kadastro paftalarını ve gerekiyorsa imar durumunu getirtir.
  • Uyuşmazlığın kalbi genellikle keşif ve bilirkişi incelemesidir: Fen bilirkişisi müdahalenin hangi parsele, ne kadarlık alana taştığını ölçerek krokiye bağlar; gerekirse inşaat ve ziraat bilirkişileri yapı değeri ile ürün gelirini hesaplar.
  • Müdahale sabit görülürse mahkeme el atmanın önlenmesine, varsa yıkıma ve ecrimisile hükmeder. Taşınmazın aynına ilişkin olan el atmanın önlenmesi ve yıkım kararları, kesinleşmeden icra edilemez.
  • Hükmün infazda tereddüt yaratmayacak açıklıkta kurulması gerekir: müdahalenin hangi parselde, hangi alanda ve hangi krokiye göre önleneceği kararda somut biçimde gösterilmelidir. Yargıtay 7. HD'nin 29.02.2024 tarihli, 2024/582 E. ve 2024/1246 K. sayılı kararı, HMK m. 297/2 gözetilerek hüküm oluşturulmasını aramaktadır. Uygulamada infaz edilemeyen kararların başlıca sebebi bu eksikliktir.

Dava, nispi harca tabidir; harç ve yargılama giderleri dava değeri (müdahale edilen kısmın değeri) üzerinden hesaplanır ve sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir.

Uzun Süreli İşgal Mülkiyet Kazandırır mı? Kazandırıcı Zamanaşımıyla İlişki

Sık sorulan bir soru, taşınmazı uzun yıllardır kullanan kişinin mülkiyeti kazanıp kazanamayacağıdır. Cevap, taşınmazın tapulu olup olmadığına ve zilyedin durumuna göre değişir:

  • Olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı (TMK m. 713): Esas olarak tapusuz taşınmazlara ilişkindir; davasız ve aralıksız yirmi yıl malik sıfatıyla zilyetlik aranır, iyiniyet aranmaz. Ayrıca maliki tapudan anlaşılamayan, yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş kişi adına kayıtlı taşınmazlar da bu kapsamdadır.
  • Olağan kazandırıcı zamanaşımı (TMK m. 712): Tapuda kayıtlı bir taşınmazı, geçersiz bir sebeple de olsa adına tescil yapılmış olan kişi, iyiniyetle, davasız ve aralıksız on yıl malik sıfatıyla zilyet kalırsa mülkiyeti kazanır. Yani tapulu taşınmazlarda kazanım imkânı tümüyle kapalı değildir; ancak sicilde adına bir tescil bulunmayan basit bir işgalci bu hükümden yararlanamaz.

Kısacası: tapulu bir taşınmazın, adına hiçbir tescil bulunmayan kişi tarafından işgali, ne kadar sürerse sürsün tek başına mülkiyet kazandırmaz. Ayrıntılar ve kazanılması yasak yerler için Kazandırıcı Zamanaşımı ile Tescil yazımıza bakabilirsiniz.

Bazı alanlar ise niteliği gereği özel mülkiyete hiç konu olamaz; buralarda ne kazanım ne de kullanıcı lehine bir hak iddiası mümkündür:

  • Orman alanları: Orman Yönetimine tahsisli veya eylemli orman niteliğindeki yerlerde, tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ya da gerçek kişilerin kendi lehlerine hak doğuracak biçimde dava açması olanağı yoktur (Yargıtay 8. HD, 08.05.2024 tarihli, 2022/1349 E. ve 2024/3115 K.).
  • Kıyılar: Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; deniz, göl ve akarsu kıyılarından yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarda hiçbir yapı yapılamayacağı gibi duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek ve kazık gibi engeller de oluşturulamaz (Yargıtay 1. HD, 28.03.2022 tarihli, 2021/9578 E. ve 2022/2492 K.).

Sık Sorulan Sorular

Dava açmak için bir süre sınırı var mı?

Hayır. Dava mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına uğramaz; müdahale devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Ancak ecrimisil talebi geriye dönük beş yılla sınırlıdır.

Tapu bende ama taşınmazı hiç kullanmıyorum; yine de dava açabilir miyim?

Evet. Malikin taşınmazı fiilen kullanması şart değildir; mülkiyet hakkının ihlal edilmesi yeterlidir.

Yıllardır izin verdiğim kullanıma şimdi son vermek istiyorum; doğrudan dava açabilir miyim?

Önce rızanızı geri almanız gerekir. İzne dayalı kullanım, rıza geri alınana kadar haksız işgal sayılmaz; bu nedenle dava açmadan önce noter ihtarnamesiyle rızanızın sona erdiğini bildirin. Müdahale ihtarnameden sonra haksız hâle gelir ve ecrimisil de bu tarihten itibaren işler.

Hisseli taşınmazda diğer paydaşların onayı olmadan dava açabilir miyim?

Paylı mülkiyette evet; her paydaş üçüncü kişilere karşı taşınmazın tamamı için tek başına dava açabilir. Elbirliği mülkiyetinde kural birlikte hareket olmakla birlikte, üçüncü kişinin haksız müdahalesine karşı tek ortağın dava açabileceği kabul edilmektedir.

Komşumun ağaç dalları bahçeme taşıyor; doğrudan kesebilir miyim?

TMK m. 740, belirli şartlarla taşan dal ve kökleri kesme hakkı tanır; ancak önce komşuya uygun bir süre verilmesi gerekir. İhtilaf halinde kendiliğinden hareket etmek yerine el atmanın önlenmesi davası açmak daha güvenlidir; komşu hakkına dayalı bu uyuşmazlıkta önce arabulucuya başvurulmalıdır.

İşgalci taşınmazı uzun yıllardır kullanıyor; mülkiyeti kazanabilir mi?

Tapulu taşınmazda, adına hiçbir tescil bulunmayan bir işgalci bakımından hayır; işgal ne kadar sürerse sürsün tek başına mülkiyet kazandırmaz. Buna karşılık tapuda adına geçersiz bir sebeple tescil yapılmış iyiniyetli kişi TMK m. 712 uyarınca on yılda, tapusuz taşınmazın zilyedi ise TMK m. 713 uyarınca yirmi yılda mülkiyeti kazanabilir.

Sonuç: Pratik Öneriler

  • Müdahaleyi fark eder etmez fotoğraf, tanık ve tarih kaydıyla belgelendirin; keşifte müdahalenin başlangıcını ispat, ecrimisil hesabını doğrudan etkiler.
  • Dilekçede el atmanın önlenmesiyle birlikte yıkım ve ecrimisil taleplerini de değerlendirin; tek davada birleştirmek zaman ve masraf tasarrufu sağlar.
  • Uyuşmazlık komşuluk ilişkisinden kaynaklanıyorsa dava öncesi arabuluculuk şartını atlamayın; salt mülkiyete dayalı işgalde ise doğrudan dava açabilirsiniz. Kurulmuş bir geçit hakkının komşu tarafından engellenmesi de bu davayla giderilebilir.
  • Sınır uyuşmazlıklarında dava öncesinde bir harita mühendisine ölçüm yaptırmak, davanın kapsamını doğru belirlemenize yardımcı olur.
  • Taşkın yapı senaryolarında acele etmeyin; iyiniyet ve bedel kuralları (TMK m. 725) sonucu önemli ölçüde değiştirebilir, mutlaka hukuki destek alın.

Dosyanıza Özgü Bir Değerlendirme

Yukarıdaki anlatım genel çerçeveyi verir; hangi sürenin işlediği ve hangi yolun açık olduğu somut belgelere göre değişir. Kendi durumunuz için görüşmek isterseniz: