Ana Sayfa / Rehberler / Tenkis Davası

TMK m. 560 vd.

Tenkis Davası: Saklı Payın Korunması, Süreler ve Süreç

Son güncelleme: Av. Arif Gölcan Okuma süresi ~9 dk.

Miras bırakan, malvarlığı üzerinde kural olarak dilediği gibi tasarruf edebilir; ancak bu serbestinin kanuni bir sınırı vardır: saklı pay. Miras bırakan, vasiyetname veya sağlararası kazandırmalarla belirli yakınlarının saklı payını zedelerse, bu mirasçılar tenkis davası açarak aşan kısmın indirilmesini isteyebilir. Davanın dayanağı TMK m. 560/1'dir: "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler." Muris muvazaası davasıyla sık karıştırılan bu dava, mirasın "geçerli ama aşırı" kazandırmalara karşı korunmasının aracıdır. Bu yazıda saklı pay oranlarını, tenkise tabi kazandırmaları, hak düşürücü süreleri ve yargılama sürecini ele alıyoruz.

Saklı Pay Nedir, Kimlerin Saklı Payı Vardır?

Saklı pay, belirli yakınların miras payının kanunla korunan asgari kesridir (TMK m. 505-506). Koruma bir yasak biçiminde işlemez: miras bırakan saklı payı aşan bir tasarrufu geçerli olarak yapabilir; saklı pay sahibi de ölümden sonra bu davayla aşan kısmın indirilmesini isteyebilir. 2007 değişikliğinden bu yana saklı pay sahipleri ve oranları şöyledir:

  • Altsoy (çocuklar, torunlar): Yasal miras payının yarısı (1/2).
  • Ana ve baba: Her biri için yasal miras payının dörtte biri (1/4).
  • Sağ kalan eş: Altsoy veya ana-baba ile birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı; diğer hallerde (tek başına veya büyük ana-babalarla birlikte) yasal payının dörtte üçü (3/4).
Saklı pay sahibiSaklı pay oranı (yasal miras payının)
Altsoy (çocuk, torun)1/2
Ana ve baba (her biri)1/4
Sağ kalan eş — altsoy veya ana-baba ile birlikteTamamı
Sağ kalan eş — diğer hâllerde3/4
KardeşlerYok (2007'de kaldırıldı)

Kardeşlerin saklı payı 2007'de kaldırılmıştır; kardeşler ve daha uzak hısımlar tenkis davası açamaz. Miras bırakan, terekesinin saklı paylar dışında kalan kısmı (tasarruf edilebilir kısım) üzerinde tartışmasız biçimde tasarruf edebilir. Bunun ötesinde tasarruf etmesi de mümkündür ve yapılan tasarruf geçerlidir; farkı, tenkis davasına açık olmasıdır. Dava açılmaz ya da süresi geçerse tasarruf olduğu gibi kalır.

Saklı payınızı miras payı ve saklı pay hesaplama aracımızla hesaplayabilirsiniz.

Hangi Kazandırmalar Tenkise Tabidir?

  • Ölüme bağlı tasarruflar: Vasiyetname ile yapılan kazandırmalar ve miras sözleşmeleri, saklı payı zedelediği ölçüde tenkis edilir.
  • Sağlararası kazandırmalar (TMK m. 565): Kural olarak miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler kesindir; ancak kanun dört grubu tenkise tabi tutar. Uygulamada en önemlileri, ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar (âdet üzere verilen hediyeler hariç) ile — süre sınırı olmaksızın — saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalardır. Aynı bentte yer alan ve süre sınırı taşımayan bir hâl daha vardır: miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar, ne zaman yapılmış olursa olsun tenkise tabidir. Mirasçılık sıfatını sonradan kaybeden kişiye miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar ile denkleştirmeye tabi olmayıp miras payının tasfiyesi amacını taşıyan devirler de bu kapsamdadır.
  • Hayat sigortası ve intifa/irat: Miras bırakanın üçüncü kişi lehine kurduğu hayat sigortasında satın alma değeri; terekeyi aşırı yükleyen intifa hakkı ve irat borçları da tenkis hesabına dahil edilir (TMK m. 567-568).

Tapuda satış gibi gösterilen gizli bağışlarda ise öncelikle muvazaa gündeme gelir: İşlem muvazaalıysa baştan geçersizdir ve tapu iptal ve tescil istenir; muvazaa ispatlanamaz veya işlem gerçek bir bağışsa saklı pay ancak tenkisle korunur. Buna karşılık gerçek bir satış gibi ivazlı (bedelli) temliklerde tenkise hükmedilemez; tenkis yalnızca bağış niteliğindeki kazandırmalarda istenebilir. Yargıtay 1. HD, bu kuralı bir dosyada verdiği bozma ilâmında "satış yolu ile yapılan temlikler nedeniyle tenkise hükmedilemeyeceği, ancak bağışlarda tenkis talep edilebileceği" biçiminde ifade etmiş; bozmaya uyularak verilen karar Dairenin 21.12.2017 tarihli, 2015/5346 E. ve 2017/7529 K. sayılı kararıyla onanmıştır. Bu yüzden uygulamada dava çoğunlukla terditli açılır: "öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptali-tescil, olmazsa tenkis."

Vasiyetnamenin şekli ve iptal rejimi için bkz. Vasiyetname: Düzenlenmesi, Türleri ve İptali. Denkleştirme (mirasta iade) ile tenkisin farkı için Miras Taksim Sözleşmesi ve Denkleştirme yazımıza bakın.

Tenkiste Sıra (TMK m. 570)

Tenkis belirli bir sırayla yapılır: Önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; bunlar yetmezse sağlararası kazandırmalara, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru gidilir. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son tenkis edilir.

Tenkisin Sonucu ve Seçim Hakkı (TMK m. 564)

Tenkis kararı kazandırmayı geçersiz kılmaz; yalnızca saklı payı aşan kısmı etkisizleştirir. Konusu bölünmeyen bir mal (örneğin tek bir taşınmaz) olan kazandırmalarda kanun lehtara seçim hakkı tanır: Lehtar dilerse aşan kısmın değerini ödeyerek malı korur, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini alıp malı terekeye iade eder. Bu nedenle tenkis davası her zaman taşınmazın geri dönmesiyle sonuçlanmaz; çoğu zaman bedel ödemesine hükmedilir. Değerleme iki ayrı tarihe bakar ve bu ayrım sonucu değiştirir: sabit tenkis oranı terekenin ölüm tarihindeki değerleri üzerinden hesaplanır, ödenmesine hükmedilecek bedel ise TMK m. 564/2 uyarınca karar günündeki değer üzerinden belirlenir. Tespit keşif ve bilirkişi incelemesiyle yapılır.

Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?

  • Davacı: Saklı payı zedelenen mirasçı (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş). Her saklı paylı mirasçı yalnız kendi payı için dava açar; birinin açtığı dava diğerlerine yaramaz. İstisnaen, saklı paylı mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi de belirli şartlarla dava açabilir (TMK m. 562).
  • Davalı: Saklı payı zedeleyen kazandırmanın lehtarı — vasiyet alacaklısı, kendisine bağış yapılan kişi veya bunların mirasçıları.

Tereke malı haksız bir zilyedin elindeyse miras sebebiyle istihkak davası da değerlendirilmelidir.

Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 571)

İnteraktif Araç

Durumunuzda tenkisin mi yoksa süreye tabi olmayan muris muvazaasının mı uygulanacağını görmek için Miras Yol Haritası'nı kullanabilirsiniz; araç iki yolu karşılaştırır ve terditli dava kurgusuna dikkat çeker.

Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından (ölümden) itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Ölüm tarihini Süre Takvimi aracına girerek tenkis, mirasın reddi ve istihkak davası son tarihlerini bir arada görebilirsiniz. Bu süreler hak düşürücüdür: durmaz, kesilmez ve Yargıtay 1. HD'nin 19.09.2018 tarihli, 2015/14142 E. ve 2018/12582 K. sayılı kararının deyişiyle "hakim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır". Aynı karar sürenin başlangıcı bakımından da bir ölçüt koyar: dava sonradan ıslahla tenkise dönüştürülmüşse hak düşürücü süre ıslah tarihine göre değil dava tarihine göre hesaplanır. Süre savunması işe yaradığında sonuç ağırdır; Yargıtay 7. HD'nin 06.05.2024 tarihli, 2023/2493 E. ve 2024/2375 K. sayılı kararıyla onanan hükümde dava, hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiştir.

Önemli bir istisna vardır: süre geçse bile tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 571/son). Yani tenkis artık dava olarak açılamasa da, size karşı açılmış bir davada savunma olarak ileri sürülebilir. Vasiyetnamenin iptali bakımından da benzer bir kural vardır: iptal davası süreye tabiyken hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559/son).

Muris muvazaası davasının süreye tabi olmamasıyla buradaki fark kritiktir; terditli davalarda tenkis talebinin süresinde ileri sürülmüş olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Harç ve Süreç

  • Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi.
  • Yetkili mahkeme: Miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi; bu yetki kesindir ve taşınmazın bulunduğu yere bakılmaz (HMK m. 11/1-a). Aşağıdaki iki hâl bu kuralı değiştirir.

Terditli dava. Muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle birlikte (olmazsa tenkis biçiminde) açıldığında yetki, tapu iptali talebine göre belirlenir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2012 tarihli, 2012/6930 E. ve 2012/9588 K. sayılı kararında, iki talebin “beraber açılmaları durumunda öncelikle daha geniş kapsamlı olan muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin çözümlenmesi ve yetki konusunda bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekir” denilerek, bu davaların taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilmiş; dosyayı son yerleşim yeri mahkemesine gönderen yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

İki talebin birlikte ileri sürülebilmesinin dayanağı ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.05.1987 tarihli, 1986/4 E. – 1987/5 K. sayılı kararıdır: mirasbırakanın temliki tasarruflarından zarar gören mirasçılar, tenkis davasıyla birlikte kademeli olarak ya da tenkis davasını açtıktan sonra ayrı bir dilekçeyle muvazaa nedeniyle iptal-tescil davası da açabilirler. İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay kurullarını ve mahkemeleri bağlar (2797 s. Yargıtay Kanunu m. 45); karar oy çokluğuyla alınmıştır. Yukarıdaki daire kararı ise bu imkânın yetki bakımından sonucunu belirlemektedir.

Miras bırakan yurt dışında yaşıyorsa ölçüt MÖHUK m. 43'tür: “Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.” Sıra önemlidir ve uygulamada sıkça tersinden okunuyor: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2025 tarihli, 2025/1288 E. ve 2025/5648 K. sayılı yargı yeri belirlenmesi kararında, murisin yerleşim yeri kaydı yurt dışı (İsviçre) olmasına rağmen Daire, dosya kapsamından murisin Türkiye'deki son yerleşim yerini saptayarak o yer mahkemesini yetkili görmüştür. Malların bulunduğu yer ölçütü ancak Türkiye'de hiç son yerleşim yeri yoksa devreye girer.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2025/3758 E. ve 2025/6294 K. sayılı kararı aynı yöndedir ve ölçütü iki noktada netleştirir: murisin yabancı vatandaş olması sonucu değiştirmez — Alman vatandaşı murisin dosyası, Türkiye'de son yerleşim yeri bulunduğu için o yer mahkemesinde görülür — ve nüfus kaydındaki adres belirleyici değildir; aranan ölçüt TMK m. 19'dadır: kişinin “sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer”.

  • Harç: Dava nispi harca tabidir; tenkisi istenen kazandırmanın değeri üzerinden hesaplanır.
  • Süreç: Mahkeme terekenin ölüm tarihindeki tamamını (mevcutlar + tenkise tabi kazandırmalar − borçlar) belirler, saklı payları hesaplar, aşan kısmı sıra kurallarına göre tenkis eder. Tereke tespiti, tapu ve banka kayıtları, mirasçılık belgesi ile keşif-bilirkişi incelemesi sürecin belkemiğidir.

Dava, dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir; doğrudan açılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Babam tüm malvarlığını sağlığında bir kardeşime devretti; tenkis isteyebilir miyim?

Devir tapuda satış gibi gösterilmiş bir bağışsa öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptali istenir; gerçek bir bağışsa ve saklı payınız zedelenmişse tenkis gündeme gelir. İki talebi terditli ileri sürmek en güvenli yoldur.

Miras bırakan hayattayken tenkis davası açılabilir mi?

Hayır. Dava hakkı mirasın açılmasıyla, yani ölümle doğar; sağlıkta yapılan devirler için beklemek gerekir.

Vasiyetnameyle her şey tek çocuğa bırakıldı; diğer çocuk ne alır?

Vasiyetname geçerli olsa bile saklı payı (yasal payının yarısını) zedeleyen kısım tenkis edilir; diğer çocuk süresi içinde dava açarak saklı payını alabilir.

Tenkis davasında taşınmaz bana geri döner mi?

Her zaman değil. Taşınmaz bölünemiyorsa lehtar, aşan kısmın bedelini ödeyerek taşınmazı elinde tutmayı seçebilir; bu durumda saklı pay bedel olarak ödenir.

Bir yıllık süre neyle başlar?

Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesiyle — örneğin vasiyetnamenin okunması veya tapu devrinin öğrenilmesiyle. Her halde on yıllık üst sınır vardır; iki süre de hak düşürücüdür.

Kardeşimin saklı payı var mı?

Hayır; 2007'den bu yana kardeşlerin saklı payı yoktur. Kardeş ancak miras hakkı ihlal edilmişse muris muvazaası davası açabilir.

Sonuç: Pratik Öneriler

  • Süreleri önceliklendirin: Bir yıllık süre öğrenmeyle işlemeye başlar ve kendiliğinden gözetilir; vasiyetname veya şüpheli devirleri öğrenir öğrenmez harekete geçin.
  • Terditli dava kurgusu: Tapuda satış görünen devirler için "önce muvazaa, olmazsa tenkis" kademesi, iki korumadan da yararlanmanızı sağlar.
  • Tereke fotoğrafını erken çekin: Tapu, banka ve sigorta kayıtlarıyla ölüm tarihindeki malvarlığını belgeleyin; tenkis hesabı bu tabloya dayanır.
  • Seçim hakkını hesaba katın: Amacınız taşınmazın kendisiyse, tenkisin bedelle sonuçlanabileceğini bilerek strateji belirleyin.
  • Tenkis hesabı (denkleştirme, sıra, değerleme) teknik bir alandır; dava mutlaka bir avukatla yürütülmelidir.

Dosyanıza Özgü Bir Değerlendirme

Yukarıdaki anlatım genel çerçeveyi verir; hangi sürenin işlediği ve hangi yolun açık olduğu somut belgelere göre değişir. Kendi durumunuz için görüşmek isterseniz: