Ana Sayfa / Rehberler / Geri Gönderme Merkezinde Yakınınız Varsa

YUKK m. 57–59

Geri Gönderme Merkezinde Yakınınız Varsa: İdari Gözetime İtiraz, Görüşme, Vekâletname ve Süre

Son güncelleme: Av. Arif Gölcan Okuma süresi ~23 dk.

Bir yakınınız kolluk tarafından alındı, telefonu kapalı, sonra bir geri gönderme merkezinden aradı. Bu andan itibaren iki ayrı hukuki süreç aynı anda işler ve ikisinin takvimi farklıdır: hakkında alınan sınır dışı etme kararına karşı yedi gün içinde idare mahkemesinde dava; onu merkezde tutan idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine, süreye bağlı olmayan ve beş günde karara bağlanan itiraz. Birincisi kişinin ülkede kalıp kalmayacağını, ikincisi bu süreçte nerede bekleyeceğini belirler. Sınır dışı davası ayrı bir rehberde yer alıyor; aşağıdaki sayfa merkezdeki yakının ve dışarıdaki ailenin ilk haftasına, gözetime itiraza, görüşme ve vekâletname pratiğine, altı artı altı aylık sürenin denetimine ve merkez koşullarıyla tazminat konusundaki hukuki boşluğa ayrılmıştır.

Dayanak, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun (YUKK) 57, 57/A, 58 ve 59. maddeleri ile Anayasa Mahkemesi'nin bu maddeleri on yıldır işleyen bireysel başvuru kararlarıdır; ikisi pilot karardır ve Meclis'e bildirilmiş, henüz düzenleme getirilmemiş iki yapısal soruna işaret eder.

İdari Gözetim Nedir, Kim, Neden Alınır?

Hakkında sınır dışı etme kararı alınabilecek bir yabancı kolluk tarafından yakalandığında derhâl valiliğe bildirilir; valilik en geç kırk sekiz saat içinde sınır dışı etme kararı alıp almayacağını değerlendirir (m. 57/1). Karar alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, giriş-çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, Türkiye'yi terk için tanınan sürede mazeretsiz çıkmayan ya da kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik idari gözetim kararı alır ya da 57/A maddesindeki alternatif yükümlülüklerden birini getirir (m. 57/2). Gözetim kararı alınan yabancı, yakalamayı yapan kolluk birimince kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür.

Bu kurgudan üç kural çıkar. Gözetim, sınır dışı etme kararının aracıdır: sınır dışı kararı olmadan gözetim olmaz; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bir sınır dışı kararı bulunmaksızın ve savcı emri olmadan fiilen tutulan yabancı için kişi hürriyeti hakkının ihlaline karar vermiştir (30.11.2017 tarihli karar, B. No: 2014/15769). Gözetim, "istisnai bir yetkidir" ve sınır dışı işlemleri "gerekli özen içinde yürütülmezse" tutmanın meşruiyeti kalmaz (11.11.2015 tarihli karar, B. No: 2014/13044). Ve gözetim tek seçenek değildir: Kanun 2019'dan beri gözetime alınmayan yabancıya alternatif yükümlülüklerden birinin getirilmesini zorunlu kılar (m. 57/A-3), yani idarenin önünde her dosyada iki yol vardır ve neden ağır olanı seçtiğini gerekçelendirmesi gerekir.

Gözetim kararı, süre uzatma kararı ve her ay yapılan değerlendirmelerin sonucu gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir; avukatı yoksa yabancıya kararın sonucu, itiraz usulü ve süreleri anlatılır (m. 57/5). Merkezdeki yakınınızın elinde iki ayrı belge olmalıdır: sınır dışı etme kararı ve idari gözetim kararı. İkisinin de tebliğ tarihleri ilk gün avukata ulaştırılır; birincisinde yedi günlük süre işler.

İlk Yirmi Dört Saat: Yakının Yapacakları

  • Hangi merkezde olduğunu öğrenin. Kişi yakalandığı ilin merkezinde olmayabilir; merkezler arasında sevk olağandır — Anayasa Mahkemesi'nin 2024 tarihli bir ziyaret tutanağında tek bir merkezden bir ayda 959 yabancının başka merkezlere sevk edildiği kayıtlıdır (08.07.2025 tarihli karar, B. No: 2025/10406). Merkezdeki yabancının telefon hizmetine erişim hakkı vardır (m. 59/1-b); aramadıysa İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nden avukat aracılığıyla sorulur.
  • Tebliğ belgelerinin fotoğrafını alın. Sınır dışı ve gözetim kararlarının tebliğ tarihleri, dayanak bentleri ve gönderilecek ülke ilk görüşmede not edilir. Yedi günlük dava süresi buradan işler; sınır dışı rehberi o takvimi adım adım verir.
  • İlaç ve sağlık belgelerini hazırlayın. Düzenli kullanılan ilaçlar, reçeteler, epikriz ve hamilelik ya da engellilik belgeleri hem merkez idaresine hem avukata verilir. Merkezde acil ve temel sağlık hizmeti ücretsizdir (m. 59/1-a); süregelen tedavi için belgenin dosyada olması gerekir.
  • "Hiçbir belgeyi anlamadan imzalama" mesajını iletin. Merkezde imzalatılan "gönüllü geri dönüş" formu, açılmış davayı bile boşa çıkarır. Anayasa Mahkemesi önüne gelen bir dosyada başvurucunun sözleri kayda geçmiştir: "bana anlamadığım kağıtlar imzalattılar" (B. No: 2014/13044). Bu cümlenin sonradan söylenmesi işe yaramaz; imzanın atılmaması gerekir.
  • Avukatı ilk gün belirleyin. Gözetime itiraz süreye bağlı değildir ama sınır dışı davası yedi güne bağlıdır; ikisini aynı avukat, aynı hafta yürütür. Avukatlık ücretini karşılayamayanlar için Kanun, idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlara talepleri hâlinde adli yardım kapsamında avukat sağlanmasını öngörür (m. 57/7); talep baroya ya da merkez idaresi aracılığıyla iletilir.

Merkezde Görüşme, Telefon, Noter ve Avukat Hakları (m. 59)

Kanun merkezdeki yabancıya "yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme" imkânının sağlanacağını söyler (m. 59/1-b); ziyaretçileriyle, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilir (m. 59/1-c); çocukların yüksek yararı gözetilir ve aileler ayrı yerlerde barındırılır (m. 59/1-ç). Göç alanında uzman sivil toplum kuruluşları Genel Müdürlüğün izniyle merkezleri ziyaret edebilir (m. 59/2).

Bu haklar kâğıt üzerinde kalmış olsaydı bile Anayasa Mahkemesi'nin bir kararı onları ayakta tutar. Merkezde avukat, doktor ve aile fertleriyle görüşmesi, kalem, kâğıt, mevzuat, sözlük ve internete erişimi tümüyle engellenen başvurucular hakkında Mahkeme şunu söylemiştir: yabancıların "iddialarını resmî makamlar önünde usulüne uygun şekilde ileri sürebilmelerinde destek sağlayacak kişilere (avukat, doktor, aile fertleri vb.) veya materyallere (kalem, kâğıt, mevzuat, sözlük, internet vb.) erişimlerinin tamamen engellenmesi etkili başvuru hakkının ihlaline neden olabilir" ve ihlal bulmuş, yeniden yargılama bitene kadar sınır dışı edilmemelerine karar vermiştir (24.05.2018 tarihli karar, B. No: 2016/5604). Dava açılmasına rağmen avukatına bilgi verilmeyen ve görüşme talebi sürüncemede bırakılan bir yabancının sınır dışı edilmesi de ihlal sayılmıştır (03.12.2020 tarihli karar, B. No: 2017/29420).

Pratikte üç not. Avukatla görüşme hakkı vekâletnameye bağlı değildir; vekâletname zaten o görüşmeden sonra düzenlenir. Görüşmeler merkezin belirlediği gün ve saatlerde, kimlik gösterilerek yapılır; ziyaretçi sayısı ve süresi merkezden merkeze değişir, gitmeden önce aranır. Yabancı Türkçe bilmiyorsa avukat görüşmesine tercüman götürülmesi gerekir; merkezin tercümanı her zaman bulunmaz ve bulunduğunda idarenin tercümanıdır.

Merkezde Vekâletname: Noter Gelir

Sınır dışı davasını avukat açacaksa vekâletname gerekir; merkezdeki yabancı noter dairesine gidemez, bu yüzden noter merkeze gelir — m. 59/1-b'deki "notere erişme" hakkının karşılığı budur ve uygulamada işler. Avukat noter randevusunu alır, yabancı Türkçe bilmiyorsa yeminli tercümanı ayarlar; noter kimlik tespiti için pasaport ya da kimlik belgesi ister. Belge merkez idaresindeyse noter gelmeden önce işlem için hazır edilmesi talep edilir. Kimlik belgesi hiç yoksa sorun büyür; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kimlik belgesi olmadığı için notere vekâlet veremeyen ve bu yüzden hukuk yollarına erişemeyen bir yabancı hakkında Türkiye'yi mahkûm etmiştir (Babajanov/Türkiye, 10.05.2016, 49867/08). Böyle bir durumda konsolosluktan kimlik belgesi ya da pasaport çıkarılması ilk iş olur; bu arada dava, aşağıda anlatılan dilekçe reddi yoluyla açılır.

Noter yedi güne yetişmezse ikinci yol vardır: avukat davayı vekâletnamesiz açar, mahkeme dilekçeyi reddeder, otuz gün içinde vekâletname eklenerek yenilenir ve dava tarihi ilk dilekçenin kayıt tarihi olarak kalır (İYUK m. 15/1-d; Anayasa Mahkemesi'nin 07.03.2018 tarihli kararı, B. No: 2015/1188). Bu iki yolun ayrıntısı ve neden üçüncü bir yol olmadığı sınır dışı rehberinde yer alır. Gözetime itiraz için ise vekâletname şart değildir: Kanun dilekçenin idareye verilmesine izin verir, aşağıda görüleceği gibi.

Gözetim Kararına İtiraz: Sulh Ceza Hâkimliği (m. 57/6)

İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru gözetimi durdurmaz. "Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır." Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır; kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı ya da değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir (m. 57/6). İtiraz mercii münhasıran sulh ceza hâkimliğidir; idare mahkemesine ya da doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne götürülen gözetim şikâyetleri "başvuru yolları tüketilmedi" diye kabul edilemez bulunmuştur (11.06.2018 tarihli karar, B. No: 2014/16575; 17.06.2020 tarihli karar, B. No: 2016/23688).

Dört özelliği vardır, dördü de yakınlar için önemlidir. Süreye bağlı değildir: yedi günlük sınır dışı süresi gibi bir hak düşürücü süre yoktur; ilk gün de, üçüncü ayda da yapılabilir. Merkezden yapılabilir: yabancının kendi imzasıyla yazdığı dilekçe merkez idaresine verildiğinde idare onu hâkime derhâl ulaştırmak zorundadır; vekâletname beklenmez, avukat sonra katılır. Hızlıdır: beş gün. Tekrarlanabilir: ret kesindir ama yeni bir olgu — dava açılması, adres, sağlık raporu, üçüncü ülke kabulü, sürenin dolması — yeni bir başvurudur.

Dilekçenin ne söyleyeceğini Anayasa Mahkemesi'nin ihlal bulduğu ve bulmadığı kararlar birlikte gösterir:

  • Gerekçe somut mu? Kanundaki ifadelerin tekrarı gerekçe değildir. 2001'den beri Türkiye'de yaşayan, eşi ve çocuğu Türk vatandaşı olan bir yabancı hakkında "kamu düzeni ve kamu güvenliği gibi mevzuattaki somutlaştırılmaya muhtaç kavramlar soyut şekilde tekrarlanarak" verilen gözetim kararında Mahkeme kişi hürriyeti hakkının ihlaline ve 30.000 TL tazminata hükmetmiştir (02.05.2019 tarihli karar, B. No: 2016/35009). Karşı örnek: DEAŞ bağlantısına ilişkin somut bir kolluk tutanağı bulunan dosyada gözetim hukuka uygun bulunmuştur (03.12.2020 tarihli karar, B. No: 2020/12454).
  • Kaçma riski gerçek mi? Sabit adres, Türkiye'de aile, işyeri, kayıtlı statü, düzenli imza geçmişi. Sulh ceza hâkimliklerinin "ulaşılabilir adres var, kaçma riski yok" gerekçesiyle gözetimi kaldırdığı kararlar Uyuşmazlık Mahkemesi dosyalarına yansımıştır (20.06.2022 tarihli, 2022/285 E. ve 2022/387 K. sayılı karar). Dilekçeye adres belgesi, kira sözleşmesi, aile kayıtları eklenir.
  • Alternatif değerlendirildi mi? Kanun idareye "gözetim ya da alternatif yükümlülük" seçeneğini verir ve gözetime almadığı yabancıya alternatif getirmeyi zorunlu tutar (m. 57/A). Anayasa Mahkemesi pilot kararında orantılılık ölçütünü buradan kurar: yabancının özel bir savunmasızlık durumu (sağlık, yaş, hamilelik, çocuk) varsa alternatif tedbirlerin öngörülmesi gerekir; o dosyada böyle bir durum bulunmadığı için gözetim "orantılı olmadığı söylenemez" diye onanmıştır (B. No: 2025/10406). Dilekçede hangi alternatifin yeteceği — belirli adreste ikamet, haftalık bildirim, teminat — somut olarak yazılır.
  • Aylık değerlendirme yapıldı mı? Valilik gözetimin devamında zaruret olup olmadığını her ay değerlendirmek, sonucu gerekçesiyle tebliğ etmek zorundadır (m. 57/4-5). Değerlendirmenin dokuz gün gecikmesi bile ihlal gerekçesinde yer almıştır (B. No: 2016/35009); sulh ceza hâkimliklerinin aylık değerlendirme yapılmadığı için gözetimi kaldırdığı kararlar vardır (07.02.2019 tarihli karar, B. No: 2014/17572; B. No: 2014/16575). Dilekçede son değerlendirmenin tarihi sorulur.

İki uyarı. Gözetim kararında kaçma gerekçesinin bulunmaması tek başına yetmez: Mahkeme, sınır dışı süreci yürütülürken "suç işlemesinin veya kaçmasının önlenmesi gibi gerekçelere ihtiyaç bulunmaksızın, sadece bu işlemlerin yürütülmesi sürecine dayanılarak" gözetim uygulanabileceğini, ama sürecin gerekli özenle yürütülmesi gerektiğini söyler (B. No: 2016/35009, § 111; 22.07.2020 tarihli karar, B. No: 2017/21761). Ve sulh ceza hâkiminin dosya üzerinden, yabancıyı dinlemeden karar vermesi tek başına ihlal değildir; yeterli gerekçeyle verilen ret kararı hakkında başvuru açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur (12.01.2021 tarihli karar, B. No: 2020/12633). Sınır dışı edilemeyecek kişi olduğunu (m. 55) soyut biçimde ileri sürmek de gözetimi kendiliğinden bitirmez (03.12.2020 tarihli karar, B. No: 2020/12457). Dilekçe belgeyle kurulur, iddiayla değil. Davayla birlikte yapılan insani ikamet izni başvurusu da bu belgelerden biridir.

Kırk Sekiz Saat: Yakalama ile Merkez Arasındaki Süre

Valiliğin karar süresi kırk sekiz saati, kolluğun merkeze götürme süresi kırk sekiz saati geçemez (m. 57/1-2). Bu sürelerin aşılması, karar alınmadan nezarethanede ya da şubede tutulma demektir. Anayasa Mahkemesi karar olmaksızın fiilen tutulmayı (B. No: 2014/15769) ve tutulma nedeninin bildirilmemesini (B. No: 2014/13044) ihlal saymıştır. Bu iddia için yol farklıdır: gözetim kararı alındıktan sonraki tutma sulh ceza hâkimliğine, karar alınmadan önceki günler için tazminat talebi ise önce tam yargı davasına götürülür; doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne giden başvurular bu gerekçeyle kabul edilemez bulunmuştur (17.12.2024 tarihli karar, B. No: 2023/50162). Yakalama saati, karakol kayıtları ve merkeze giriş saati ilk günden not edilir; sonradan bulunmaz.

Süre: Altı Ay, Gerekçeli Uzatmayla Altı Ay Daha

Merkezdeki gözetim süresi altı ayı geçemez; yalnızca sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamıyorsa en fazla altı ay daha uzatılabilir (m. 57/3). İkinci altı ay kendiliğinden işlemez; uzatma kararı gerekçeli olmalı ve tebliğ edilmelidir (m. 57/5). Anayasa Mahkemesi süreyi üç aşamada denetler: ilk altı ay, yabancının tutumundan kaynaklanan ikinci altı ay ve on ikinci aydan sonrası. Uzatmanın gerekçesiz olduğu ve on ikinci aydan sonra tutmanın hiçbir dayanağının kalmadığı dosyada ihlal bulunmuştur (B. No: 2016/35009). Altı ay dört gün tutulan ve bu sürede hiçbir usul güvencesi işletilmeyen başvurucular için de ihlal kararı vardır (22.09.2016 tarihli karar, B. No: 2014/15824). Danıştay, yeni bir hukuki gerekçe gösterilmeden merkezde tutmaya devam edilmesini hukuka aykırı bulmuştur (Danıştay 10. Dairesi'nin 29.12.2020 tarihli, 2016/2511 E. ve 2020/7073 K. sayılı kararı).

"İş birliği yapmama" gerekçesi de belgeyle ayakta durur: bir sulh ceza hâkimliği, uzatma için yabancının iş birliği yapmadığına dair somut veri bulunmadığını ve tahdit kaydının gerekçesiz olduğunu söyleyerek tahliyeye karar vermiştir (11.07.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında aktarılan olay, B. No: 2018/35803). Seyahat belgesi çıkarılamıyor, menşe ülke kabul etmiyor ya da gönderilecek ülke belirsizse süre işlemeye devam eder ama gözetimin amacı kaybolur; Anayasa Mahkemesi'nin bu durumu doğrudan ele alan bir kararı yoktur, denetim "gerekli özen" ölçütüyle yapılır. Süre dolunca yabancı serbest bırakılır ve alternatif yükümlülüklere tabi tutulur (m. 57/4).

Merkezin Dışı: Alternatif Yükümlülükler (m. 57/A)

Gözetime alternatif yükümlülükler yedi tanedir: belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllü görev, teminat ve elektronik izleme (m. 57/A-1). Bir ya da birkaçı birlikte getirilebilir; toplam süre yirmi dört ayı geçemez (m. 57/A-2). Gözetime alınmayan yabancıya bunlardan birinin getirilmesi zorunludur (m. 57/A-3); kararı ve gerekçesi tebliğ edilir (m. 57/A-4); elektronik izleme kararına karşı sulh ceza hâkimine beş günde sonuçlanan itiraz vardır (m. 57/A-5). Uygulamada en yaygın biçim, İl Göç İdaresi'ne belirli aralıklarla — bir dosyada "dört haftada bir" — gidip imza ya da parmak izi vermektir (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 18.12.2023 tarihli, 2023/625 E. ve 2023/733 K. sayılı kararında aktarılan uygulama).

Yükümlülüğe uymamanın sonucu ağırdır: yabancı yeniden gözetime alınabilir (m. 57/A-6) ve teminat Hazineye irat kaydedilir (m. 57/A-7). Anayasa Mahkemesi önüne gelen bir dosyada, haftalık imza yükümlülüğüyle bir ilde ikamete bağlanan yabancı başka bir ile taşınınca hakkında sınır dışı kararı alınmış; Mahkeme ihlali sınır dışı kararına karşı etkili başvuru yönünden bulmuştur, olay ise yükümlülüğe uymamanın nasıl bir sınır dışı kararına dönüştüğünü gösterir (08.05.2019 tarihli karar, B. No: 2015/17761). Merkezden alternatif yükümlülükle çıkan yakınınıza söylenecek ilk şey, imza gününü ve ili hiçbir sebeple kaçırmamasıdır; adres değişikliği önceden ve yazılı olarak bildirilir.

Merkez Koşulları: Pilot Karar ve Henüz Kapanmayan Boşluk

Anayasa Mahkemesi'nin geri gönderme merkezi koşullarına ilişkin içtihadı 2012–2014 Kumkapı dönemiyle başlar: kişi başına dört metrekarenin altına düşen, üç metrekarenin altında tek başına ihlal sayılan alan; açık hava, gün ışığı, hijyen ve sağlık hizmetinin bütüncül değerlendirilmesi; 13.000 ile 20.000 TL arasında tazminatlar (20.01.2016 tarihli karar, B. No: 2013/1649; 18.02.2016 tarihli karar, B. No: 2013/8810; B. No: 2013/655; 09.06.2016 tarihli karar, B. No: 2014/2841). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aynı dönemi 2025'te bir kez daha mahkûm etmiştir (Kunshugarov/Türkiye, 14.01.2025, 60811/15). Bunlar o dönemin kararlarıdır; merkezler değişti, ölçütler değişmedi. Meşru bir amaç olmadan on gün "ilgi odasında" tek başına tutulan yabancı hakkında ise eziyet yasağının ihlaline ve 30.000 TL tazminata hükmedilmiştir (02.06.2020 tarihli karar, B. No: 2016/14347).

Güncel durumu 08.07.2025 tarihli pilot karar (B. No: 2025/10406) verir. Mahkeme, kapasite üstü barındırma, yerde yatak, yetersiz hijyen malzemesi gibi tespitlerin yer aldığı ziyaret tutanaklarını inceledikten sonra asıl sorunu koşullarda değil, koşullara karşı gidilecek bir yerin olmamasında bulmuştur: merkez koşullarına ilişkin şikâyetler için "başvuru yapılabilecek etkili bir yolun ihdas edilmesi gerektiği" tespitiyle kötü muamele yasağıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlaline, 115.000 TL manevi tazminata, yapısal sorunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bildirilmesine ve benzer başvuruların incelenmesinin dört ay ertelenmesine karar vermiştir. Aynı kararda kişi hürriyeti yönünden ihlal bulunmamış, sulh ceza hâkiminin yalnızca gözetimin hukukiliğini incelediği, koşulları incelemediği not edilmiştir. Eylül 2026 itibarıyla Kanun'un 57 ve 59. maddelerinde bu karara karşılık gelen bir değişiklik yapılmamıştır; boşluk sürmektedir.

Boşluk, yakınların elini bağlamaz, yolu değiştirir. Koşullara ilişkin şikâyet — kalabalık, hijyen, ilaç, tercüman, görüşme engeli — merkez idaresine ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne yazılı ve tarihli verilir, alındısı saklanır; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (ulusal önleme mekanizması olarak merkezleri ziyaret eder) ve Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurulabilir; sonuç alınamazsa Anayasa Mahkemesi'ne gidilir ve pilot karar sonrası ertelenen başvurular kümesine girilir. Şikâyetin yazılı olması, ileride "hiç ileri sürülmedi" itirazını kapatır: koşul iddiasını incelemeyen idare ve mahkeme hakkında ihlal kararı vardır (B. No: 2017/21761).

Sağlık konusunda dürüst bir ölçü: merkezde ilaç ya da tedaviye erişim engelinin tek başına kötü muamele sayıldığı bir Anayasa Mahkemesi kararı henüz yoktur. Ölçüt, tıbbi yardımın yokluğunun acil bir tehlike ya da ağır acı doğurması veya kişide insan haysiyetiyle bağdaşmayan düzeyde bir aşağılanma hissi yaratmasıdır (30.07.2025 tarihli karar, B. No: 2020/33319 — o dosyada sağlık kolu dayanaktan yoksun bulunmuş, ihlal sınır dışı kararından çıkmıştır). Eşik yüksektir; bu yüzden sağlık belgeleri koşul şikâyetinden çok, gözetime itirazda (alternatif yükümlülük) ve sınır dışı davasında (m. 55/1-b, c) kullanılır.

Merkezde Uluslararası Koruma Başvurusu

Menşe ülkesine dönmesi hâlinde zulüm ya da ciddi zarar riski taşıyan yabancı, merkezde de uluslararası koruma başvurusu yapabilir; başvuru sınır dışı sürecini kendi usulüne bağlar. Sorun başvurunun yapılıp yapılmadığının ispatıdır. Anayasa Mahkemesi, idare mahkemesinin "koruma başvurusu yok" diyerek reddettiği bir dosyada başvurunun dosyada bulunduğunu tespit edip ihlal kararı vermiş (18.12.2024 tarihli karar, B. No: 2021/32172); gözetimdeyken yaptığı başvurunun kayda alınmadığını iddia eden yabancı hakkında mahkemenin esasa girmeden ret vermesini eksik inceleme saymıştır (12.03.2025 tarihli karar, B. No: 2020/17855). Başvuru yazılı yapılır, tarih ve alındı istenir, bir örneği avukata verilir; sözlü "başvurmak istiyorum" beyanı sonradan kanıtlanamaz.

Örnek olay (varsayımsal; uyruk, il ve tarihler kurgudur). Iraklı H., iki yıldır bir İç Anadolu ilinde ailesiyle yaşıyor; eşi ve iki çocuğu geçici koruma altında değil, ikamet izinli. İkamet izni uzatma başvurusu reddedildikten sonra çıkış yapmadığı için bir perşembe günü yakalanıyor; cuma sınır dışı ve gözetim kararları tebliğ ediliyor, komşu ildeki merkeze götürülüyor. Eşi Türkçe biliyor ama merkeze gitmekten çekiniyor; cumartesi bir avukata ulaşıyor. Avukat pazartesi merkezde görüşüyor: gözetim kararında gerekçe olarak yalnızca "kaçma ve kaybolma riski" yazıyor, adres ve aile hiç değerlendirilmemiş. Aynı gün H.'nin kendi imzasıyla yazdığı sulh ceza dilekçesi merkez idaresine veriliyor; ekinde kira sözleşmesi, eşin ikamet kartı, çocukların okul kayıtları, çalışma izni başvurusu. Salı noter ve tercüman merkeze geliyor, vekâletname düzenleniyor; çarşamba sınır dışı davası UYAP'tan açılıyor ve İl Göç İdaresi'ne bildiriliyor. Sulh ceza hâkimliği cuma günü gözetimi kaldırıyor, valilik haftalık bildirim yükümlülüğü getiriyor. H. merkezden çıkıyor; sınır dışı davası sürerken evinde, her hafta imzaya giderek bekliyor. Dava reddedilirse Anayasa Mahkemesi yolu, kabul edilirse ikamet başvurusu — ama bu dosyanın kazanılmış kısmı, dört ayı merkezde değil evde geçirmesidir.

Hukuka Aykırı Gözetimde Tazminat: Yapısal Boşluk

Gözetimin hukuka aykırı olduğu sulh ceza hâkimliğince ya da Anayasa Mahkemesi'nce tespit edilince tazminat nasıl alınır sorusunun bugün tek bir cevabı yoktur ve bunu Anayasa Mahkemesi'nin kendisi söylemektedir. Zincir şöyle kurulmuştur: Yargıtay, gözetimin bir ceza muhakemesi tedbiri olmadığını söyleyerek tazminatı idari yargıya yollamış (12. Ceza Dairesi'nin 13.06.2023 tarihli, 2021/7896 E. ve 2023/2148 K. sayılı kararı); Uyuşmazlık Mahkemesi 2022'den 2025'e üç kararda, sonuncusu oybirliğiyle ve kesin olmak üzere, görevli yargı yerinin adli yargı olduğuna hükmetmiş (22.12.2025 tarihli, 2025/312 E. ve 2025/739 K. sayılı karar); idare mahkemeleri bunun üzerine tam yargı davalarını görevden reddetmeye başlamış; Anayasa Mahkemesi bu reddi mahkemeye erişim hakkının ihlali saymış (08.07.2025 tarihli karar, B. No: 2020/38849) ve sulh ceza hâkimliğinin hukuka aykırılık tespitine rağmen tazminat vermeyen idare mahkemesi hakkında Anayasa'nın 19/9. maddesinin ihlaline karar vermiştir (21.01.2025 tarihli karar, B. No: 2021/38395).

Sonra 20.11.2025 tarihli ikinci pilot karar gelir (B. No: 2022/8989): idare mahkemesi Uyuşmazlık Mahkemesi çizgisiyle görevsizlik verip sulh ceza hâkimliği de görevsiz olduğunu söyleyince ortada tazminat talebini inceleyecek merci kalmamış; Mahkeme, hukuka aykırı gözetimden doğan zararın tazmini için etkili bir yol bulunmadığını tespit ederek Anayasa'nın 19/9. maddesinin ihlaline, 10.000 TL tazminata, yapısal sorunun Meclis'e bildirilmesine ve benzer başvuruların dört ay ertelenmesine karar vermiştir. Eylül 2026 itibarıyla bu karara karşılık gelen bir kanun değişikliği de yoktur.

Yakınlar için pratik sonuç üç cümledir. Tazminatın ön şartı hukuka aykırılık tespitidir; o tespit sulh ceza itirazında alınır, oradan alınamazsa Anayasa Mahkemesi'nde. Tespit alındıktan sonra tam yargı davası ve asliye hukuk mahkemesi ikisi de denenir — biri görevsizlik verirse öbürüne gidilir, ikisi de verirse Anayasa Mahkemesi'ne başvurulur ve dosya pilot karar kümesine girer. Tazminat beklenerek plan yapılmaz; Anayasa Mahkemesi'nin bugüne kadar hükmettiği tutarlar tutmanın süresine göre 10.000 ile 30.000 TL arasında kalmıştır, koşullar için pilot kararda 115.000 TL'dir.

MALİYET ÇERÇEVESİ — GÖZETİM DOSYASINDA KALEMLER
  1. Sulh ceza itirazı. Harca tabi değildir; yabancı kendi dilekçesiyle merkezden başvurabilir. Avukatla yürütülürse avukatlık ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili kaleminden az olamaz; avukatlık ücretini karşılayamayanlar için Kanun adli yardım kapsamında avukat sağlanmasını öngörür (m. 57/7).
  2. Sınır dışı davası. İdare mahkemesi başvuru harcı ve posta avansı. Ayrıntı sınır dışı rehberindeki kutuda.
  3. Noter ve tercüman. Vekâletname ücreti, noterin merkeze gelmesi için dairesi dışında işlem ücreti ve yol gideri; Türkçe bilmeyen yabancı için yeminli tercüman hem noterlik işleminde hem avukat görüşmelerinde ayrıca ücretlendirilir.
  4. Ziyaret. Merkez çoğu zaman başka ildedir; görüşme ziyaretlerinin yol gideri dosyanın en değişken kalemidir. Belgeler ve talimat avukat aracılığıyla ulaştırılabilir, her belge için gidilmez.
  5. Anayasa Mahkemesi. Bireysel başvuru harcı ve ayrı iş kalemi olarak avukatlık ücreti.

Ücretlendirme ilkeleri için maliyet şeffaflığı sayfasına bakılabilir. Bu dosyalarda masraf, sürecin ortasında değil ilk gün konuşulur: gözetime itirazın harçsız ve merkezden yapılabilir olması, avukatı olmayan yakının bile ilk hafta içinde bir adım atabilmesi demektir.

Yakınlar İçin: Türkiye'de Türk Aile, Türkiye'de Yabancı Aile, Yurt Dışında Aile

Türkiye'deki Türk vatandaşı yakın. Görüşme, belge toplama ve noter organizasyonu sizden yürür. Evlilik cüzdanı, çocukların nüfus kayıtları, aile ikamet izni (m. 34) belgeleri ya da başvurusu, ortak adres ve işyeri kayıtları hem sulh ceza dilekçesinin hem sınır dışı davasının ekidir; aile hayatı savunması bu belgelerle kurulur ve Anayasa Mahkemesi'nin en sık ihlal bulduğu alandır. Merkezdeki eşle görüşmede söylenecek iki şey: hiçbir belgeyi anlamadan imzalama, sulh ceza dilekçesini kendi imzanla merkez idaresine ver.

Türkiye'deki yabancı yakın. Kendi statünüz — geçici koruma, uluslararası koruma, ikamet izni — ne kadar sağlamsa aile birliği savunması o kadar güçlüdür; kimlik ve kayıt belgeleriniz dosyanın ekidir. Merkeze gitmekten çekinmeniz anlaşılır ama iki ayrı durum vardır. Kaydınız düzgünse ziyarette kimlik gösterirsiniz ve sorgulanacak bir şey yoktur; yalnız geçici koruma kimliğiyle kayıtlı ilin dışına çıkmak yol izni gerektirir, merkez başka ildeyse izin alınmadan gidilmez. Kaydınız yoksa ya da statünüz düşmüşse merkeze gitmeyin; görüşmeyi avukat yapar, belgeleri avukat götürür, siz dışarıda kalırsınız. Birlikte yakalanan aile üyeleri için her biri adına ayrı gözetim ve sınır dışı kararı vardır; aileler merkezde ayrı barındırılır (m. 59/1-ç), her karar için ayrı dilekçe yazılır, çocuklar için çocuğun yüksek yararı ayrıca ileri sürülür.

Yurt dışındaki aile. Sürecin sahibi merkezdeki yakınınız ve vekâlet verdiği avukattır; siz belge ve ödeme kanalısınız. İlk gün Türkiye'de bir temas kişisi belirlenir; pasaport ve kimlik kopyaları, ülkedeki riske dair belgeler, sağlık raporları, üçüncü bir ülkeye kabulü gösterecek vize ya da ikamet belgeleri e-posta ile gönderilir. Merkezdeki yakının telefon hakkı vardır (m. 59/1-b); düzenli arama saati belirlenir, arama gelmezse avukat merkezle görüşür. Ödeme uzaktan yapılır; uzaktan yürüyen bir dosyanın işleyişi için ayrı bir yazı vardır. Yurt dışından vekâletname vermeniz gerekmez ve işe yaramaz: vekâletnameyi merkezdeki kişi verir.

Sık Sorulan Sorular

Geri gönderme merkezindeki yakınım için itiraz süresi var mı?

Gözetim kararına itiraz için hak düşürücü süre yoktur; sulh ceza hâkimliğine her zaman ve şartlar değiştikçe yeniden başvurulabilir (m. 57/6). Sınır dışı etme kararına dava ise tebliğden itibaren yedi güne bağlıdır; iki kararın tebliğ tarihleri ilk gün avukata verilmelidir.

Sulh ceza itirazı için vekâletname gerekir mi, merkezden yapılabilir mi?

Gerekmez. Yabancının kendi imzasıyla yazdığı dilekçe merkez idaresine verildiğinde Kanun gereği yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır; hâkim beş gün içinde karar verir. Avukat vekâletname düzenlendikten sonra dosyaya katılır.

İtiraz reddedilirse ne olur, kararı temyiz edebilir miyiz?

Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir; istinaf ve temyiz yoktur. İki yol kalır: gözetim şartlarının değiştiği iddiasıyla yeniden başvuru (yeni belge, adres, dava, sağlık, sürenin dolması) ve otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru. Yeterli gerekçeyle verilen ret kararlarında Anayasa Mahkemesi ihlal bulmamaktadır; ret gerekçesi soyutsa ya da alternatif yükümlülük hiç değerlendirilmemişse başvuru anlamlıdır.

Merkezde en fazla ne kadar tutulabilir?

Altı ay; sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması ya da doğru bilgi ve belge vermemesi yüzünden tamamlanamıyorsa gerekçeli kararla en fazla altı ay daha (m. 57/3). Valilik her ay gözetimin gerekli olup olmadığını değerlendirip sonucu tebliğ etmek zorundadır. On ikinci aydan sonra tutmanın hiçbir dayanağı yoktur; süre dolunca alternatif yükümlülükle serbest bırakılır.

Noter merkeze gerçekten geliyor mu?

Evet; Kanun merkezdeki yabancıya notere erişim hakkı tanır (m. 59/1-b) ve uygulamada noter merkeze gelerek vekâletnameyi düzenler. Türkçe bilmeyen yabancı için yeminli tercüman gerekir; kimlik tespiti için pasaport ya da kimlik belgesi merkez idaresinden hazır edilir. Kimlik belgesi hiç yoksa önce konsolosluktan belge çıkarılır, dava bu arada dilekçe reddi yoluyla açılır.

Sınır dışı davası açıldı; yakınım merkezden çıkar mı?

Kendiliğinden çıkmaz; dava sınır dışını durdurur, gözetimi bitirmez. Ama davanın açılması yeni bir olgudur: sınır dışının aylarca yürütülemeyeceği, sabit adresi ve ailesi olduğu, alternatif yükümlülüğün yeteceği anlatılarak sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Davayla birlikte insani ikamet izni başvurusu da (m. 46/1-ç) yapılır.

Merkez koşulları kötü; nereye şikâyet edilir?

Anayasa Mahkemesi 2025 tarihli pilot kararında koşullara karşı etkili bir başvuru yolu bulunmadığını tespit edip Meclis'e bildirdi; Eylül 2026 itibarıyla düzenleme yok. Bu yüzden şikâyet merkez idaresine ve İl Göç İdaresi'ne yazılı ve tarihli verilir, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ile Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurulur, sonuç alınamazsa Anayasa Mahkemesi'ne gidilir. Yazılı şikâyet, "hiç ileri sürülmedi" itirazını kapatır.

Gözetim hukuka aykırı bulundu; tazminatı kimden, nerede isteriz?

Bugün açık bir cevap yok: Uyuşmazlık Mahkemesi adli yargı diyor, idare mahkemeleri görevsizlik veriyor, Anayasa Mahkemesi 20.11.2025 tarihli pilot kararında etkili yol bulunmadığını tespit edip Meclis'e bildirdi. Pratik yol, hukuka aykırılık tespitini sulh ceza ya da Anayasa Mahkemesi'nden almak, tam yargı ve asliye hukuk yollarını denemek, ikisi de kapanırsa Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaktır. Tutarlar bugüne kadar 10.000–30.000 TL bandında kalmıştır.

Sonuç: Pratik Öneriler

  • İki kararı ayırın. Sınır dışı kararına yedi günde idare mahkemesi; gözetim kararına süresiz, harçsız, beş günlük sulh ceza itirazı. Biri öbürünün yerine geçmez.
  • Sulh ceza dilekçesini ilk hafta merkezden verdirin. Yabancının kendi imzası yeter; idare hâkime ulaştırmak zorundadır.
  • Dilekçeyi belgeyle kurun. Adres, aile, statü, sağlık, çalışma; "kaçma riski" gerekçesinin soyut kaldığını ve alternatif yükümlülüğün değerlendirilmediğini gösterin.
  • Noteri merkeze getirin. Kimlik belgesi merkez idaresinden önceden hazır edilir; tercüman avukatın işidir.
  • Hiçbir belge anlamadan imzalanmaz. İlk görüşmenin ilk cümlesi budur.
  • Aylık değerlendirmeyi ve uzatma gerekçesini takip edin. Tebliğ edilmeyen değerlendirme ve gerekçesiz uzatma, yeniden başvurunun konusudur.
  • Koşul şikâyetlerini yazılı ve tarihli yapın. Etkili yol henüz yok; kayıt, ileride Anayasa Mahkemesi'nde tek dayanağınızdır.
  • Alternatif yükümlülük alındıysa imza gününü kaçırmayın. Uymamak yeniden gözetim demektir; adres değişikliği önceden yazılı bildirilir.
  • Tazminat beklenerek plan yapılmaz. Tespit alınır, yollar denenir, dosya pilot karar kümesine girer.

Dosyanıza Özgü Bir Değerlendirme

Yukarıdaki anlatım genel çerçeveyi verir; hangi sürenin işlediği ve hangi yolun açık olduğu somut belgelere göre değişir. Kendi durumunuz için görüşmek isterseniz:

Metin, 6458 sayılı Kanun'un 16.09.2026 tarihli metnine (son değişiklikler 7533 sayılı Kanun ve 7547 sayılı Kanun; 57–59. maddeler 7196 sayılı Kanun'dan bu yana değişmedi) ve anılan kararların tam metinlerine dayanır; Anayasa Mahkemesi'nin 2025/10406 ve 2022/8989 sayılı pilot kararlarında Meclis'e bildirilen iki yapısal sorun için yazının tarihinde henüz düzenleme yapılmamıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; merkezdeki yakınınızın durumu için bir avukata başvurulmalıdır.